Ana içeriğe geç
Sözlük

migren ile cümle

migren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Dünya genelinde, toplumun %10'undan fazlası hayatlarının bir döneminde migrenden etkilenmektedir.У всьому світі більше, ніж 10 % населення, страждає на мігрень у тому чи іншому періоді життя.
72 saatten uzun süren migren status migrenozus olarak adlandırılır.Migréna trvající déle než 72 hodin je označována pojmem status migrenosus.
Migrenler ilk olarak 1988 yılında kapsamlı bir şekilde sınıflandırılmıştır.Poprvé byla migréna zevrubně klasifikována v roce 1988.
William Harvey 17. yüzyılda, trepanasyonun bir migren tedavi yöntemi olarak kullanılmasını önermiştir.William Harvey doporučoval trepanaci jako léčbu migrény ještě v 17. století.
Çoğunlukla tipik kişisel ya da ailesel migren geçmişi olan kimselerde meydana gelir.Často se vyskytují u lidí s osobní nebo rodinnou historií typických migrén.
Abdominal migren tanısının konması tartışmalıdır.Diagnóza abdominální migrény je kontroverzní.
Migren ağrısı ile çalışmaya devam edenlerde ise yaklaşık üçte bir oranında iş verimliliği azalmaktadır.U těch, kteří jdou navzdory migréně do práce, klesá efektivita přibližně o jednu třetinu.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.Přesný mechanismus bolesti hlavy, která migrénu provází, není znám.
Kronik migren, nüfusun yaklaşık olarak %1,4’ünden %2,2’sine kadar görülür.Chronická migréna se objevuje u přibližně 1,4 až 2,2 % populace.
Migren eğilimi genellikle gebelik esnasında azalır.Náchylnost k migrénám se obvykle snižuje během těhotenství.
Aspirin orta şiddette-şiddetli migren ağrılarını giderebilir ve etkisi sumatriptan ile benzerdir.Aspirin může ulevit středně těžkým až těžkým migrenózním bolestem; jeho účinnost je podobná sumatriptanu.
Çift taraflı ağrı özellikle aurasız migreni olan kişilerde yaygındır.Oboustranná bolest je obzvláště běžná u těch osob, které trpí migrénou bez aury.
Bu hormonal etkilerin aurasız migrende daha çok rol oynadığı görülmektedir.Zdá se, že tyto hormonální faktory hrají větší roli u migrény bez aury.
Dünya genelinde, toplumun %10'undan fazlası hayatlarının bir döneminde migrenden etkilenmektedir.Obecně migrénou v určitém okamžiku života trpí více než 10 % populace.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.Dlouhodobá prognóza u osob trpících migrénou je proměnlivá.
Bergamalı Galen, hemikrani (yarım baş) terimini kullanmış ve migren kelimesi buradan türemiştir.Galén z Pergamu používal pojem hemikranie (polovina hlavy), z něhož se nakonec vyvinul termín migréna.
Migren tanısı belirti ve semptomlara dayanır.Diagnóza migrény je založena na příznacích a symptomech.
Migren, önemli derecede hem tıbbi masraflara hem de verimlilik kaybına neden olmaktadır.Migréna je významnou příčinou zvýšených léčebných nákladů a ztracené produktivity.
Aura nadiren, nadiren ardışık baş ağrısı olmadan da meydana gelir; buna sessiz migren denir.K auře bez následné bolesti hlavy dochází pouze vzácně; tento jev je známý jako aura bez migrény.
Ancak genel olarak migrenin, felç veya kalp hastalığından doğan ölüm riskini arttırdığı görülmemektedir.Celkově se však jeví, že migrény nezvyšují riziko úmrtí na následky mozkové příhody nebo srdeční choroby.
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.Preventivní léčba migrény u pacientů trpících migrénami s aurou může zabránit následným mozkovým příhodám.
Dünya genelinde, migren insanların %10’undan fazlasını etkilemektedir.Celosvětově ovlivňuje migréna více než 10 % lidí.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.Migréna není v Asii a Africe tak široce rozšířena jako v západních zemích.
72 saatten uzun süren migren status migrenozus olarak adlandırılır.Migrena cu o durată mai mare de 72 de ore poartă denumirea de stare migrenoasă.
Migrenler ilk olarak 1988 yılında kapsamlı bir şekilde sınıflandırılmıştır.Migrenele au fost clasificate prima oară în anul 1988.
Çoğunlukla tipik kişisel ya da ailesel migren geçmişi olan kimselerde meydana gelir.Ele apar frecvent la persoanele cu antecedente personale sau familiale de migrenă tipică.
Çift taraflı ağrı özellikle aurasız migreni olan kişilerde yaygındır.Durerea bilaterală este frecventă îndeosebi în cazul persoanelor cu migrenă fără aură.
Abdominal migren tanısının konması tartışmalıdır.Diagnosticul migrenei abdominale este controversat.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.Prognosticul pe termen lung pentru persoanele cu migrene este variabil.
Migrene yol açan tek gen bozukluğu nadiren görülür.Tulburările cauzate de o singură genă ce provoacă migrene sunt rare.
Bu hormonal etkilerin aurasız migrende daha çok rol oynadığı görülmektedir.Se pare că aceste influențe hormonale joacă un rol mai important în cazul migrenelor fără aură.
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.Terapia de prevenire a migrenelor la persoanele cu migrene cu aură poate preveni atacurile cerebrale asociate.
Migren eğilimi genellikle gebelik esnasında azalır.De obicei, tendința de apariție a migrenelor scade în timpul sarcinii.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.Ratele de apariție a migrenelor sunt ușor mai scăzute în Asia și Africa față de țările vestice.
Dünya genelinde, toplumun %10'undan fazlası hayatlarının bir döneminde migrenden etkilenmektedir.Peste 10% din populația globală suferă de migrenă la un moment dat în decursul vieții.
Bu genetik ilişki, auralı migrenler için aurasız migrenlere göre daha güçlüdür.Această relație genetică este mai puternică în cazul migrenelor cu aură, decât în cel al migrenelor fără aură.
Aurasız migren, bir faktör olarak görünmüyor.Migrenele fără aură nu constituie un factor.
Kronik migren, nüfusun yaklaşık olarak %1,4’ünden %2,2’sine kadar görülür.Migrenele cronice apar la aproximativ 1,4-2,2% din populație. , ed. Jes Olesen, ...
Auralı migrenler, iskemik inme için riski iki katına çıkararak bir risk faktörü olarak görülmektedir.Migrenele cu aură reprezintă un factor de risc pentru accidentul vascular cerebral dublând riscul.
Migrenin gerçek mekanizması bilinmemektedir.Mecanismele migrenei nu sunt cunoscute cu exactitate.
Migren tanısı belirti ve semptomlara dayanır.Diagnosticul migrenei se bazează pe semne și simptome.
72 saatten uzun süren migren status migrenozus olarak adlandırılır.Μια ημικρανία που διαρκεί περισσότερο από 72 ώρες ονομάζεται χρόνια ημικρανία.
Migren ağrısı ile çalışmaya devam edenlerde ise yaklaşık üçte bir oranında iş verimliliği azalmaktadır.Όσοι τελικά πηγαίνουν στην εργασία τους με ημικρανία, έχουν μειωμένη αποδοτικότητα κατά περίπου ένα τρίτο.
Migrenler ilk olarak 1988 yılında kapsamlı bir şekilde sınıflandırılmıştır.Οι ημικρανίες ταξινομήθηκαν σφαιρικά για πρώτη φορά το 1988.
William Harvey 17. yüzyılda, trepanasyonun bir migren tedavi yöntemi olarak kullanılmasını önermiştir.Ο William Harvey συνιστούσε τον τρυπανισμό ως θεραπεία για τις ημικρανίες τον 17ο αιώνα.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.Η μακροπρόθεσμη πρόγνωση σε ανθρώπους με ημικρανία ποικίλλει.
Çoğunlukla tipik kişisel ya da ailesel migren geçmişi olan kimselerde meydana gelir.Συχνά εμφανίζονται σε άτομα που έχουν προσωπικό ή οικογενειακό ιστορικό κοινής ημικρανίας.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.Τα ποσοστά της ημικρανίας είναι ελαφρά χαμηλότερα στην Ασία και την Αφρική σε σχέση με τις δυτικές χώρες.
Migren tanısı belirti ve semptomlara dayanır.Η διάγνωση της ημικρανίας βασίζεται στα σημάδια και συμπτώματα.
Kronik migren, nüfusun yaklaşık olarak %1,4’ünden %2,2’sine kadar görülür.Η χρόνια ημικρανία εμφανίζεται σε περίπου 1,4 με 2,2% του πληθυσμού.
Bu genetik ilişki, auralı migrenler için aurasız migrenlere göre daha güçlüdür.Αυτή η γενετική σχέση είναι ισχυρότερη για τις ημικρανίες με αύρα από όσο στις ημικρανίες χωρίς αύρα.
Migrenin etkileri, ana baş ağrısı geçtikten sonraki birkaç gün devam edebilir.Τα συμπτώματα της ημικρανίας μπορεί να διαρκέσουν για μερικές ημέρες μετά τη λήξη της κύριας κεφαλαλγίας.
Aurasız migren, bir faktör olarak görünmüyor.Οι ημικρανίες χωρίς αύρα δεν φαίνεται να αποτελούν παράγοντα κινδύνου.
Migren, önemli derecede hem tıbbi masraflara hem de verimlilik kaybına neden olmaktadır.Οι ημικρανίες αποτελούν σημαντική αιτία για αυξημένα ιατρικά έξοδα και απώλεια παραγωγικότητας.
72 saatten uzun süren migren status migrenozus olarak adlandırılır.Migrain yang berlangsung hingga lebih dari 72 jam disebut status migrainosus.
Migrenler ilk olarak 1988 yılında kapsamlı bir şekilde sınıflandırılmıştır.Migrain pertama kali diklasifikasikan secara komprehensif pada tahun 1988.
William Harvey 17. yüzyılda, trepanasyonun bir migren tedavi yöntemi olarak kullanılmasını önermiştir.William Harvey merekomendasikan trepanasi sebagai suatu pengobatan untuk migrain pada abad ke-17.
Bergamalı Galen, hemikrani (yarım baş) terimini kullanmış ve migren kelimesi buradan türemiştir.Galen dari Pergamon menggunakan istilah hemicrania (separuh kepala), di mana istilah migrain kemudian berasal.
Migrene yol açan tek gen bozukluğu nadiren görülür.Jarang ada gangguan-gangguan gen tunggal yang mengakibatkan migrain.
Kronik migren, nüfusun yaklaşık olarak %1,4’ünden %2,2’sine kadar görülür.Migrain kronis terjadi pada sekitar 1,4 sampai 2,2% populasi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod