Migren, önemli derecede hem tıbbi masraflara hem de verimlilik kaybına neden olmaktadır.Le emicranie sono una significativa causa sia di spese mediche che di perdita di produttività.
Çift taraflı ağrı özellikle aurasız migreni olan kişilerde yaygındır.Il dolore bilaterale è particolarmente frequente in coloro che presentano emicrania senza aura.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.L'esatto meccanismo del dolore alla testa durante un attacco di emicrania è sconosciuto.
Kronik migren, nüfusun yaklaşık olarak %1,4’ünden %2,2’sine kadar görülür.Le emicranie croniche si verificano tra il circa 1,4% e il 2,2% della popolazione.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.La prognosi a lungo termine per le persone con emicrania è variabile.
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.La terapia preventiva dell'emicrania nei pazienti con emicrania con aura può prevenire gli ictus associati.
Migrenin gerçek mekanizması bilinmemektedir.Il preciso meccanismo della miostatina rimane ancora sconosciuto.
Migren tanısı belirti ve semptomlara dayanır.La diagnosi di emicrania si basa su segni e sintomi.
72 saatten uzun süren migren status migrenozus olarak adlandırılır.Приступы продолжительностью более 72 часов называются мигренозным статусом.
William Harvey 17. yüzyılda, trepanasyonun bir migren tedavi yöntemi olarak kullanılmasını önermiştir.В XVII веке Уильям Гарвей рекомендовал трепанацию как способ лечения мигрени.
Migrenler ilk olarak 1988 yılında kapsamlı bir şekilde sınıflandırılmıştır.Впервые комплексная классификация мигрени была проведена в 1988 году.
Ancak genel olarak migrenin, felç veya kalp hastalığından doğan ölüm riskini arttırdığı görülmemektedir.Тем не менее, мигрень в целом не увеличивает риск смертности от инсульта или заболевания сердца.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.Распространенность мигрени в Азии и Африке несколько ниже, чем в западных странах.
Kronik migren, nüfusun yaklaşık olarak %1,4’ünden %2,2’sine kadar görülür.Хроническая мигрень развивается приблизительно у 1,4–2,2 % населения.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.Пациенты с мигренью имеют различный долгосрочный прогноз.
Migrenin semptomatik tedavisinde kullanılır.Используется для лечения симптомов мигрени.
Migren ağrısı ile çalışmaya devam edenlerde ise yaklaşık üçte bir oranında iş verimliliği azalmaktadır.Эффективность пациентов, способных работать во время мигренозного приступа, снижается примерно на треть.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.Точный механизм мигренозной головной боли неизвестен.
Migrenin etkileri, ana baş ağrısı geçtikten sonraki birkaç gün devam edebilir.آثار الصداع النصفي قد تستمر لعدة أيام بعد انتهاء الصداع الرئيسي.
Vakaların üçte ikisinde aile içinde migren vardır ve nadiren tek gen bozukluğuna bağlı olarak meydana gelir.وتظهر الحالة عائليا في نحو ثلثي الحالات ونادرا ما تحدث بسبب وجود خلل في جين واحد.
Aura nadiren, nadiren ardışık baş ağrısı olmadan da meydana gelir; buna sessiz migren denir.نادرا ما تحدث الأورة دون صداع لاحق؛ وهذا ما يعرف باسم الصداع النصفي الصامت.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.تنخفض معدلات الإصابة بالصداع النصفي قليلا في آسيا وأفريقيا عما هي عليه في البلدان الغربية.
Kronik migren, nüfusun yaklaşık olarak %1,4’ünden %2,2’sine kadar görülür.ويحدث الصداع النصفي المزمن لدى حوالي 1.4 إلى 2.2٪ من السكان.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.ما تزال الآلية الدقيقة لحدوث آلام الصداع خلال الصداع النصفي غير معروفة.
Nadiren migren de menenjite sebep olur ama teşhis ancak diğer sebepler elendiğinde yapılabilir.ونادرا قد يسبب الصداع النصفي التهاب السحايا، ولكن عادة ما يتم هذا التشخيص فقط عند نفي الأسباب الأخرى.
Dünya genelinde, toplumun %10'undan fazlası hayatlarının bir döneminde migrenden etkilenmektedir.على الصعيد العالمي، يتأثر أكثر من 10٪ من الناس بالصداع النصفي في مرحلة ما من الحياة.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.O prognóstico a longo prazo de pessoas com enxaquecas é variável.
Kronik migren, nüfusun yaklaşık olarak %1,4’ünden %2,2’sine kadar görülür.As enxaquecas crónicas aetam entre 1,4 e 2,2% da população.
Migren, önemli derecede hem tıbbi masraflara hem de verimlilik kaybına neden olmaktadır.Outra razão racional é a possibilidade de problemas de saúde e enormes despesas médicas.
Aspirin orta şiddette-şiddetli migren ağrılarını giderebilir ve etkisi sumatriptan ile benzerdir.A aspirina pode aliviar dores moderadas a graves, com eficácia idêntica ao sumatriptano.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.A prevalência da doença é ligeiramente menor na Ásia e em África do que nos países ocidentais.
Migrenin adet kanaması döneminde meydana gelmesi daha olasıdır.A hemólise também pode ocorrer durante a coleta de sangue.
Migren eğilimi genellikle gebelik esnasında azalır.O risco de enxaquecas geralmente diminui durante a gravidez.
Migren eğilimi genellikle gebelik esnasında azalır.Groeipijn verdwijnt meestal in de late kindertijd.
72 saatten uzun süren migren status migrenozus olarak adlandırılır.Stan migrenowy – to napad migreny przedłużający się powyżej 72 godzin.
Abdominal migren tanısının konması tartışmalıdır.Podstawą uznania wobec rządu emigracyjnego jest rzeczywistość.
72 saatten uzun süren migren status migrenozus olarak adlandırılır.Migrän som varar längre än 72 timmar kallas status migrainosus.
Migrenin etkileri, ana baş ağrısı geçtikten sonraki birkaç gün devam edebilir.Effekterna av migrän kan kvarstå några dagar efter att den främsta huvudvärken har upphört.
Çift taraflı ağrı özellikle aurasız migreni olan kişilerde yaygındır.Tvåsidig smärta är särskilt vanligt hos dem som har migrän utan aura.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.Den exakta mekanismen för huvudvärken som uppstår vid migrän är okänd.
Vakaların üçte ikisinde aile içinde migren vardır ve nadiren tek gen bozukluğuna bağlı olarak meydana gelir.Migrän är ärftligt i cirka två tredjedelar av fallen, och beror då sällan på en enda genetisk defekt.
Kronik migren, nüfusun yaklaşık olarak %1,4’ünden %2,2’sine kadar görülür.Kronisk migrän förekommer hos ungefär 1,4 till 2,2 % av populationen.
William Harvey 17. yüzyılda, trepanasyonun bir migren tedavi yöntemi olarak kullanılmasını önermiştir.William Harvey rekommenderade trepanation som behandling av migrän på 1600-talet.
Aura nadiren, nadiren ardışık baş ağrısı olmadan da meydana gelir; buna sessiz migren denir.En aura uppträder sällan utan efterföljande huvudvärk, men då det förekommer kallas det för en tyst migrän.
Bergamalı Galen, hemikrani (yarım baş) terimini kullanmış ve migren kelimesi buradan türemiştir.Galenos från Pergamon använde termen hemikrani (halvt huvud), från vilket ordet migrän härrör.
Migren tanısı belirti ve semptomlara dayanır.Diagnosen migrän ställs baserat på tecken och symtom.
Bu hormonal etkilerin aurasız migrende daha çok rol oynadığı görülmektedir.Denna hormonella påverkan verkar spela en större roll vid migrän utan aura.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.Förekomsten av migrän är något lägre i Asien och Afrika än i västvärlden.
Migren ağrısı ile çalışmaya devam edenlerde ise yaklaşık üçte bir oranında iş verimliliği azalmaktadır.Hos de som arbetar under migränanfall har man uppskattat att effektiviteten sjunker med cirka en tredjedel.
Migren tedavisinde akupunktur da etkilidir.Akupunktur kan förebygga migrän.
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.Förebyggande behandling av migrän med aura kan eventuellt förebygga associerad stroke.
Migren eğilimi genellikle gebelik esnasında azalır.Infektionen börjar vanligen under barndomen.
Ancak genel olarak migrenin, felç veya kalp hastalığından doğan ölüm riskini arttırdığı görülmemektedir.Generellt verkar dock inte migrän öka risken för dödlighet till följd av stroke eller hjärtsjukdom.
Migrenin adet kanaması döneminde meydana gelmesi daha olasıdır.Det är mer sannolikt att migrän uppträder i samband med menstruation.
Dünya genelinde, toplumun %10'undan fazlası hayatlarının bir döneminde migrenden etkilenmektedir.Globalt sett drabbas mer än 10 % av befolkningen någon gång i livet av migränanfall.
72 saatten uzun süren migren status migrenozus olarak adlandırılır.Мігрень, що триває більше, ніж 72 години, називають мігренозним станом.
Migrenin etkileri, ana baş ağrısı geçtikten sonraki birkaç gün devam edebilir.Наслідки мігрені можуть тривати кілька днів після того, як минув головний біль.
Kronik migren, nüfusun yaklaşık olarak %1,4’ünden %2,2’sine kadar görülür.Хронічна мігрень уражає приблизно у 1,4-2,2 % населення.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.В Азії та Африці рівень мігрені дещо нижчий порівняно із західними країнами.
Migrenler ilk olarak 1988 yılında kapsamlı bir şekilde sınıflandırılmıştır.Мігрень була вперше докладно класифікована у 1988 році.