"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[Imitált arab] -- Tutti Frutti!"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[Imitând araba] - Tutti Frutti!"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[Imiteert Arabisch] -- tutti frutti!"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[imite l'arabe] -- Tutti Frutti! "
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[Imitiert Arabisch] - Tutti Frutti!"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[meniru bahasa Arab] -- Tutti Frutti!"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[Napodobuje Arabštinu] -- Tutti Frutti!"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[아랍어] - 투티 프루티(Tutti Frutti)!"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""(Udawany arabski)... Tutti Frutti!"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[στα αραβικά] --Τούτι φρούτι!"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[Имитирайки арабски]--тути фрути!"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[Имитирует арабскую речь] фруктовое мороженое!"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!"Туті Фруті! Морозиво!
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[חיקוי לערבית] -- טוטי-פרוטי!"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[يقلد العربية]" -- توتي فروتي !"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!"アメリカ人乗客:
Artı 4 çarpı y de meyveli şekerlerin fiyatı oldu.+ 4y, 프룻롤업의 가격.
Artı 4 çarpı y de meyveli şekerlerin fiyatı oldu.Además 4 veces y, el costo de una fruta acumulados.
Artı 4 çarpı y de meyveli şekerlerin fiyatı oldu.Mais 4 vezes y, o custo de um Roll-Up de frutas.
Artı 4 çarpı y de meyveli şekerlerin fiyatı oldu.Plus 4 krát y, cena kyselého pásku.
Artı 4 çarpı y de meyveli şekerlerin fiyatı oldu.Vi har alts plus 4y, fordi y er prisen på et frugtbånd.
Artı 4 çarpı y de meyveli şekerlerin fiyatı oldu.Плюс 4 по y, цената на плодово руло.
Artı 4 çarpı y de meyveli şekerlerin fiyatı oldu.Плюс 4у, ціна фруктового рулету.
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.De fapt este cel mai gras dintre fructe.
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.En fait, c'est le plus gras de tous les fruits.
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.Es el fruto con más grasa
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.- jest to pyszny owoc i jest najbardziej tłusty ze wszystkich owoców.
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.Je to nejtučnější ovoce ze všech.
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.아보카도는 가장 기름진 과일이에요
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.Konkrétne je to najtučnejšie ovocie zo všetkých.
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.Rasvaisin hedelmä mitä löytyy.
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.Sebenarnya alpukat adalah buah yang banyak mengandung karbohidrat
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.Sie sind genau genommen die fetthaltigste Frucht die es gibt.
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.Είναι, για την ακρίβεια, το πιο παχυντικό από όλα τα φρούτα.
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.Він також напевне найжирніший фрукт.
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.Съдържа повече мазнини от останалите плодове.
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.זהו למעשה עבור fattiest של כל הפירות.
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.واحدة من أكثر الفواكه المليئة بالدهون
Aslinda, meyvelerin en sismanidir.果物だってことも知らなかったでしょ
- Ateşli Seol? - Taze meyveler geldi! - Ateşli Seol mu?Βίντεο της Σεολ;
- Ateşli Seol? - Taze meyveler geldi! - Ateşli Seol mu?احظرت الفاكهة سول المثيرة, سول المثير لنشاهد الفيديو
Avrupa'daki meyveleri yerleştirdim.그후 저는 목장주를 위해 유럽산 과일을 만들었고
Avrupa'daki meyveleri yerleştirdim.עבור החוואים.
Avrupa'daki meyveleri yerleştirdim.لأصحاب المزارع
Avrupa'daki meyveleri yerleştirdim.世界の果実は現代のシリコンバレーです
Avrupa'dan gelen kuru meyvelerin유럽의 말린 과일들을 모은
Avrupa'dan gelen kuru meyvelerinמשמש כאתר מנוחה זמני
Avrupa'dan gelen kuru meyvelerinيعتبر مكانا للراحة المؤقتة
Avrupa'dan gelen kuru meyvelerinヨーロッパ産ドライフルーツが
Avrupa'ya meyve suyu satmak için 17 yıllık kontratlar imzalıyorlar.17년짜리 계약을 시작했는데,
Avrupa'ya meyve suyu satmak için 17 yıllık kontratlar imzalıyorlar.למכירת מיץ לאירופה,
Avrupa'ya meyve suyu satmak için 17 yıllık kontratlar imzalıyorlar.ليبيعوا العصار في أوروبا،
Avrupa'ya meyve suyu satmak için 17 yıllık kontratlar imzalıyorlar.ヨーロッパの市場の近くから
Aynı şeyi meyveler için de yapacağız.To samo zrobimy z owocami.
Aynı şeyi meyveler için de yapacağız.Zvláště se zaměříme na mezní užitek.
Aynı şeyler meyve için de geçerli.Tak samo ma się sprawa z owocami.
Aynı şeyler meyve için de geçerli.Z první libry ovoce jsem z ovoce docela nadšen.
‹‹Ayrıca her yıl toprağımızın ve meyve ağaçlarımızın ilk ürününü RABbin Tapınağına götüreceğiz.해마다 우리 토지 소산의 맏물과 각종 과목의 첫 열매를 여호와의 전에 드리기로 하였고
‹‹Ayrıca her yıl toprağımızın ve meyve ağaçlarımızın ilk ürününü RABbin Tapınağına götüreceğiz.Me sitoudumme tuomaan maamme uutiset ja kaikkinaisten hedelmäpuiden uutiset joka vuosi Herran temppeliin
‹‹Ayrıca her yıl toprağımızın ve meyve ağaçlarımızın ilk ürününü RABbin Tapınağına götüreceğiz.Vi vil År for År bringe Førstegrøden af vor Jord og af alle Frugttræer til HERRENs Hus,