Dördüncü yıl ağacın bütün meyvesi şükran sunusu olarak RAB için kutsal sayılacak.But in the fourth year all its fruit shall be holy, for giving praise to Yahweh.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.They will still bring forth fruit in old age. They will be full of sap and green,
Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.He waters the mountains from his rooms. The earth is filled with the fruit of your works.
Dağlar, bütün tepeler, Meyve ağaçları, sedir ağaçları,mountains and all hills; fruit trees and all cedars;
Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.Therefore they will eat of the fruit of their own way, and be filled with their own schemes.
Meyvem altından, saf altından, Ürünüm seçme gümüşten daha iyidir.My fruit is better than gold, yes, than fine gold; my yield than choice silver.
Doğru kişinin işleri yaşam ağacının meyvesine benzer, Bilge kişi insanları kazanır.The fruit of the righteous is a tree of life. He who is wise wins souls.
İnsanın karnı ağzının meyvesiyle, Dudaklarının ürünüyle doyar.A man's stomach is filled with the fruit of his mouth. With the harvest of his lips he is satisfied.
Dil ölüme de götürebilir, yaşama da; Konuşmayı seven, dilin meyvesine katlanmak zorundadır.Death and life are in the power of the tongue; those who love it will eat its fruit.
İncir ağacını budayan meyvesini yer, Efendisine hizmet eden onurlandırılır.Whoever tends the fig tree shall eat its fruit. He who looks after his master shall be honored.
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.I made myself gardens and parks, and I planted trees in them of all kinds of fruit.
Fidanların nar bahçesidir; Seçme meyvelerle, Kına ve hintsümbülüyle,Your shoots are an orchard of pomegranates, with precious fruits: henna with spikenard plants,
Doğru kişiye iyilik göreceğini söyleyin. Çünkü iyiliklerinin meyvesini yiyecek.Tell the righteous "Good!" For they shall eat the fruit of their deeds.
İşayın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.A shoot will come out of the stock of Jesse, and a branch out of his roots will bear fruit.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Then justice will dwell in the wilderness; and righteousness will remain in the fruitful field.
Evler yapıp içlerinde yaşayacak, Bağlar dikip meyvesini yiyecekler.They shall build houses, and inhabit them; and they shall plant vineyards, and eat their fruit.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Thus the Lord Yahweh showed me: behold, a basket of summer fruit.
Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin.Therefore bring forth fruit worthy of repentance!
Bunun gibi, her iyi ağaç iyi meyve verir, kötü ağaç ise kötü meyve verir.Even so, every good tree produces good fruit; but the corrupt tree produces evil fruit.
Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanıyacaksınız.Therefore by their fruits you will know them.
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.Jesus told it, "May no one ever eat fruit from you again!" and his disciples heard it.
Gelecek yıl meyve verirse, ne iyi; vermezse, onu kesersin.› ››If it bears fruit, fine; but if not, after that, you can cut it down.'"
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz."In this is my Father glorified, that you bear much fruit; and so you will be my disciples.
Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.for the fruit of the Spirit is in all goodness and righteousness and truth,
Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.Have no fellowship with the unfruitful works of darkness, but rather even reprove them.
Orada, güven içinde, her meyveyi isterler.They will call for every kind of fruit with satisfaction.
Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin.Look at the fruits, how they appear on the trees, and they ripen.
Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir.With which He makes crops grow, and olives, dates and grapes and fruits of every kind for you.
Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver.And suck from all fruits and flit about the unrestricted paths of their Lord.
Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır.For them will be fruits and whatever they ask.
Çeşitli-meyveler. Onlar ikram görenlerdir.Fruits of every kind, and they will be honoured
İçinde yaslanıp-dayanmışlardır; orda birçok meyve ve şarap istemektedirler.Where they will take their ease, calling for fruits in plenty, and for wine,
"Orda sizin için birçok meyveler vardır; onlardan yiyeceksiniz."You will have fruits in abundance there to eat.
Orda, güvenlik içinde her türlü meyveyi istiyorlar;They will call for every kind of fruit with satisfaction.
Onlara, istek duyup-arzuladıkları meyvelerden ve etten bol bol verdik.We shall give them fruits and meats, and what they desire.
Onda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var.There are fruits of all kinds on it, and date-palms with their clusters sheathed,
İkisinde de her meyveden iki çift vardır.In both of them there will be every kind of fruits in pairs. --
İçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır.With fruits in them, and dates and pomegranates --
Arzulayıp-seçecekleri meyveler,And such fruits as they fancy,
Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları,And acacia covered with heaps of bloom,
Ve (daha) birçok meyveler arasında,And fruits numberless,
Kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler).Unending, unforbidden,
Devşirilecek (meyve ve eşsiz ürün)leri pek yakındır.With fruits hanging low within reach,
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış.The shadows will bend over them, and low will hang the clusters of grapes.
Ve canlarının çekip-arzu ettiği meyveler (arasındadırlar).And such fruits as they desire.
Meyveler ve otlaklıklar,And fruits and fodder:
Orada meyveler ve her istedikleri onlarındır.For them will be fruits and whatever they ask.
Orada tahtlara yaslanmış olarak türlü meyveler ve içecekler isterler.Where they will take their ease, calling for fruits in plenty, and for wine,
Cennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz.We shall give them fruits and meats, and what they desire.
Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.There are fruits of all kinds on it, and date-palms with their clusters sheathed,
Bu cennetlerde türlü meyveden çift çift vardır.In both of them there will be every kind of fruits in pairs. --
İkisinde de türlü türlü meyveler, hurmalıklar ve nar ağaçları vardır.With fruits in them, and dates and pomegranates --
Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.So he shall have an agreeable life
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların koparılması kolaylaştırılmıştır.The shadows will bend over them, and low will hang the clusters of grapes.
Canlarının istediği meyveler arasındadırlar.And such fruits as they desire.
Bir meyve verince bakın onlara, bir de meyveleri olunca.Look at the fruits, how they appear on the trees, and they ripen.
Onunla size, ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve çeşitçeşit meyveler bitirir.With which He makes crops grow, and olives, dates and grapes and fruits of every kind for you.
Sonra dedi, bütün meyvelerden bal toplayın ve gönül alçaklığıyla Rabbinizin yollarını tutun.And suck from all fruits and flit about the unrestricted paths of their Lord.
Size orada birçok meyveler de var, onlardan yersiniz.You will have fruits in abundance there to eat.
Orada emin bir halde her çeşit meyvelar isterler.They will call for every kind of fruit with satisfaction.