Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Mỗi nguyên tố hoàn toàn giống nhau, và chúng bị lệch.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Prvky jsou stejné a závislé.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Setiap elemennya benar-benar sama, dan memiliki kecenderungan.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Toate elementele sunt identice și direcționate.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Tutti gli elementi sono assolutamente identici, e sono orientati.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Varje element är helt identiskt, och de är jäviga.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Κάθε στοιχείο είναι ολόιδιο και είναι πολωμένα.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Всеки елемент е напълно идентичен, и те са зависими.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Все элементы полностью идентичны, и смещены.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Кожен елемент є ідентичним, і вони зміщувані.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.כל אלמנט זהה לחלוטין לאחרים, והם מוטים.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.كل عنصر متطابق تماما، وهي منحازة.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.それらは偏っています それぞれの鎖 もしくは物体は 左右に動こうとします
Heteroseksüel olmaya meyilliler.Normalmente heterosexuais.
Heteroseksüel olmaya meyilliler.Τείνουν να είναι ετεροφυλόφιλοι.
Hızlı yürümeye meyilliyim.J'ai tendance à marcher vite.
Hızlı yürümeye meyilliyim.Suelo caminar rápido.
Hızlı yürümeye meyilliyim.Tôi tính đi nhanh.
Hızlı yürümeye meyilliyim.Мисля да повървя малко по-бързо.
Hızlı yürümeye meyilliyim.Я стараюсь ходить быстро.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Bộ tộc người chỉ trông giống tổ ong trong một khoảng thời gian ngắn, rồi thì chúng có xu hướng đổ vỡ.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.인간 집단은 짧은 순간은 벌집처럼 보일 수 있습니다, 그러나 곧 분열하는 경향이 보이곤 하죠.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Lidské skupiny možná na krátkou chvíli úly připomínají, ale mají sklon se rozpadat.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Los grupos humanos pueden verse como colmenas por instantes, pero tienden a romperse.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Menselijke groepen lijken soms kortstondig op bijenkolonies maar dan raken ze weer verdeeld.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Mogą momentami przypominać ule, ale nie są tak stabilne.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Os grupos humanos podem parecer colmeias, por momentos, mas têm tendência a desmanchar-se.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Potranno essere simili a loro per qualche attimo, ma poi tenderanno a dividersi.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Rövid pillanatokra az emberi csoportok úgy nézhetnek ki, mint a kaptárok, de ők hajlamosak szétszakadni.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Οι ανθρώπινες ομάδες μπορεί να μοιάζουν με κυψέλες για λίγο, αλλά τείνουν να διαχωρίζονται.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Може да изглеждат като кошери на моменти, но обикновено клонят към разпад.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.Человеческие группы могут выглядеть как улей в какой-то момент, но они имеют обыкновение распадаться.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.קבוצות אנושיות יכולות להיראות כמו כוורות לרגעים קצרים, אבל הם נוטים להתפרק לאחר מכן.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.قد تبدوا المجتمعات الإنسانية كالنحل لوهلة ، ولكنها تميل إلى الانفصال أكثر.
İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler.その後、分裂する傾向にあります。 私たちは、ミツバチやアリのように協力を余儀なくされていません。
İnsanların çoğu 140 karakterlik mesajlar yazmaya... ...1000 kelime yazmaktan daha fazla meyillidir.대부분의 사람들이 1000글자보다는 140자를 많이 쓴다는 점에 착안한 것인데
İnsanların çoğu 140 karakterlik mesajlar yazmaya... ...1000 kelime yazmaktan daha fazla meyillidir.最初は誰もが懐疑的でしたが 市場に合い人間の本質にも合っていました
Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Am tendința să fiu atent când mă urc în metrou.
Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Bývam trochu ostražitý, keď cestujem metrom.
Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Ich bin immer ein bisschen wachsam, wenn ich in die U-Bahn einsteige.
Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Ik ben nogal op mijn hoede als ik op de metro stap.
Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.J'ai tendence à faire attention quand je monte dans le métro.
Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Tendo a stare all'erta quando prendo la metro.
Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Zazwyczaj jestem czujny gdy wsiadam do metra.
Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Зазвичай, я дуже пильний, коли сідаю в метро.
Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Обычно я осторожен, когда сажусь в метро.
Newton şunu fark etti; cisimler içinde bulundukları durumu devam ettirmeye meyillidirler.뉴턴이 깨달은 것은 물체가 그것이 이미 하고 있던 동작을 유지하려고 하는 물체의 속성이었죠. 그래서 여러분의 자전거가 멈추었을때,
Newton şunu fark etti; cisimler içinde bulundukları durumu devam ettirmeye meyillidirler.Newton a observat că lucrurile tind să continue să facă ce fac deja.
Newton şunu fark etti; cisimler içinde bulundukları durumu devam ettirmeye meyillidirler.Newton erkannte, dass Dinge dazu neigen, gegenwärtige Zustände fortzusetzen.
Newton şunu fark etti; cisimler içinde bulundukları durumu devam ettirmeye meyillidirler.Newton ontdekte dat dingen de neiging hebben om te blijven doen wat ze al doen.
Newton şunu fark etti; cisimler içinde bulundukları durumu devam ettirmeye meyillidirler.Newton phát hiện ra rằng mọi thứ có xu hướng tiếp tục làm những gì mà nó đang thực hiện.
Newton şunu fark etti; cisimler içinde bulundukları durumu devam ettirmeye meyillidirler.Newton zauważył, że jak coś raz się zacznie, to dużo łatwiej to kontynuować.
Newton şunu fark etti; cisimler içinde bulundukları durumu devam ettirmeye meyillidirler.O que Newton reconheceu foi que as coisas têm tendência a fazer o que estão a fazer.
Newton şunu fark etti; cisimler içinde bulundukları durumu devam ettirmeye meyillidirler.Quello che riconobbe Newton era che le cose tendono a continuare a fare quello che stanno facendo.
Newton şunu fark etti; cisimler içinde bulundukları durumu devam ettirmeye meyillidirler.Ο Νεύτωνας αναγνώρισε πως τα αντικείμενα έχουν την τάση να συνεχίσουν να κάνουν αυτό που ήδη κάνουν.
Newton şunu fark etti; cisimler içinde bulundukları durumu devam ettirmeye meyillidirler.Ньютон догадался, что тела продолжают удерживаться в своём состоянии.
Newton şunu fark etti; cisimler içinde bulundukları durumu devam ettirmeye meyillidirler.Ньютон помітив, що об'єкти схильні продовжувати робити те, що вони уже роблять.
Newton şunu fark etti; cisimler içinde bulundukları durumu devam ettirmeye meyillidirler.Това, което Нютон разпознал било, че нещата са склонни да продължават да вършат това, което те вече правят.
Newton şunu fark etti; cisimler içinde bulundukları durumu devam ettirmeye meyillidirler.מה שניוטון הבין היה שדברים נוטים להמשיך לעשות מה שהם כבר עושים. אז כשהאופניים שלכם עומדים,
Newton şunu fark etti; cisimler içinde bulundukları durumu devam ettirmeye meyillidirler.続ける性質があるということです つまり自転車が止まると