Duyguları yalnıza hissettiklerimiz gibi düşünmeye meyilliyiz.Nous avons tendance à penser que les émotions ne sont que des sentiments.
Duyguları yalnıza hissettiklerimiz gibi düşünmeye meyilliyiz.Oft betrachten wir Emotionen einfach als Gefühle.
Duyguları yalnıza hissettiklerimiz gibi düşünmeye meyilliyiz.Solemos pensar en las emociones como simples sentimientos.
Duyguları yalnıza hissettiklerimiz gibi düşünmeye meyilliyiz.Tindem să considerăm emoţiile simple sentimente.
Duyguları yalnıza hissettiklerimiz gibi düşünmeye meyilliyiz.We hebben de neiging om aan emoties te denken als alleen maar gevoelens.
Duyguları yalnıza hissettiklerimiz gibi düşünmeye meyilliyiz.Zazwyczaj myślimy o emocjach jedynie jako uczuciach.
Duyguları yalnıza hissettiklerimiz gibi düşünmeye meyilliyiz.Мы думаем, что эмоции - это просто чувства.
Duyguları yalnıza hissettiklerimiz gibi düşünmeye meyilliyiz.Обикновено гледаме на емоциите просто като на чувства.
Duyguları yalnıza hissettiklerimiz gibi düşünmeye meyilliyiz.אנו נוטים לראות ברגשות סתם תחושות.
Duyguları yalnıza hissettiklerimiz gibi düşünmeye meyilliyiz.نحن نميل الى التفكير في العواطف كمشاعر فقط.
Duyguları yalnıza hissettiklerimiz gibi düşünmeye meyilliyiz.実は システム全体への警報であり
Eğer seni mutlu eden bir şey yaparsam, seninle neşeni paylaşabilirim. Buna göre, bunları yapmaya meyilliyim.Jeśli cię uszczęśliwię, uszczęśliwiam również siebie, więc próbuję robić to częściej.
Eğer tepki süreniz 3 standart sapmadan daha uzak ise, sıfır hipotezini reddetmeye meyilli olurduk. -우리의 귀무가설은 약이 효과가 없다는 것입니다. 그리고 대립가설은
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler.Barbatii tind sa devina intimi in timp ce fac lucruri stand alaturi.
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler.Gli uomini tendono a creare intimità stando fianco a fianco.
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler. (Gülüşmeler)A férfiak akkor érzik az intimitást, ha egymás mellett ülnek, (Nevetés)
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler. (Gülüşmeler)Đàn ông thường thân thiết nhờ làm việc cạnh nhau, (Tiếng cười)
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler. (Gülüşmeler)Les hommes, ont tendance à chercher l'intimité en faisant, côte à côte (Rires)
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler. (Gülüşmeler)Los hombres tienden a obtener intimidad lado a lado, (risas)
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler. (Gülüşmeler)Muži inklinují k důvěrnostem pouze vedle sebe, (smích)
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler. (Gülüşmeler)Os homens tendem a obter intimidade lado a lado, (Risos)
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler. (Gülüşmeler)Pria mendapatkan keintiman dari melakukan aktivitas berdampingan.
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler. (Gülüşmeler)При мъжете интиността се случва когато правят нещо един до друг, (смях)
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler.이에 반해 남성은 나란히 앉습니다.
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler.Männer bekommen Vertrautheit, indem sie Seite an Seite agieren.
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler.Män tenderar att bli intima genom att göra saker sida vid sida. (Skratt)
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler.Mężczyźni natomiast, zyskują bliskość w działaniu ramię w ramię.
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler.Moški dosežejo intimnost z delom eden ob drugem.
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler.Οι άνδρες τείνουν να αντιλαμβάνονται την οικειότητα, πλάι-πλάι.
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler.Для чоловіків стосунки - це праця плече до плеча.
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler.У мужчин межличностные отношения, как правило, складываются во время совместной работы.
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler.גברים נוטים ליצור אינטימיות בעשייה צד-לצד,
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler.يميل الرجال للحصول على العلاقة الحميمة من خلال أفعال جنب إلى جنب ،
Erkekler ise yan yana oturarak samimiyet kurmaya meyillidirler.(笑)
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.Az emberek hajlamosak alábecsülni tudomány bonyolultságát.
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.Công chúng có vẻ đánh giá thấp sự khó khăn của khoa học.
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.De maatschappij onderschat hoe moeilijk wetenschappelijke dingen zijn.
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.Die Öffentlichkeit neigt zu unterschätzen, wie schwierig wissenschaftliche Dinge sind.
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.El público tiende a subestimar lo difícil que son las cuestiones científicas.
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.Il pubblico tende a sottovalutare la difficoltà della scienza.
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.대중들은 보통 과학적인 것들이 가진 어려움을 과소평가하는 경향이 있습니다.
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.Le public à tendance à sous estimer combien sont difficiles les choses scientifiques.
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.O público tende a subestimar a dificuldade das coisas científicas.
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.Publicul are tendinta sa subestimeze dificultatea actelor stiintifice.
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.Publik cenderung meremehkan betapa sulitnya hal-hal yang ilmiah.
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.Ο κόσμος τείνει να υποεκτιμά το πόσο δύσκολα είναι τα επιστημονικά θέματα.
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.Обществото е склонно да подценява колко са трудни тези научни неща.
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.Публика, как правило, недооценивает сложность научных исследований.
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.הציבור נוטה לחוסר הערכה של כמה דברים מדעיים הם.
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.حيث أن النّاس لا يعرفون تماماً درجة تعقيد التطوّرات العلميّة
Halk bilimsel şeylerin ne kadar zor olduğunu küçümsemeye meyillidir.人類への適用も せいぜい5年と考えるかもしれません
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Cada elemento é completamente idêntico, e são tendenciosos.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Cada eslabón es completamente idéntico, y están torcidos.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Chaque élément est totalement identique, et ils sont orientés.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Elk element is volledig identiek, en ze zijn bevooroordeeld.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Jedes Element ist vollkommen identisch und sie sind polarisiert.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Każda część jest zupełnie identyczna i są one diagonalne.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Každý element je úplne identický a predpojatý.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.각각의 요소들은 전부 같고, 각자 다르게 편향됩니다.
Herbir eleman tamamen birbiriyle aynı ve meyillidir.Minden elem teljesen egyforma és ferde.