Ana içeriğe geç
Sözlük

meyilli ile cümle

meyilli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir birliğin bozguna uğradığını gören diğer birlikler paniğe kapılıp kaçmaya daha meyilli oluyordu.Muchos de los soldados de la Unión entraron en pánico e intentaron escapar.
Bu türün teknelere yakınlaşmaktan ziyade uzaklaşmaya meyillidir.La specie ha la tendenza di sfuggire alle imbarcazioni, piuttosto che avvicinarsi.
"Hiç emin değilim; ancak Tanrı'nın var olduğuna inanmaya meyilliyim."Non so cosa si intenda per credere in Dio».
Hikâyeler, Japonya'da yaşayan kadınların gündelik deneyimleri hakkında olmaya meyillidir.Сюжет чаще всего описывает повседневную жизнь женщины, живущей в Японии.
Mansart; tepesi az meyilli ve eteği daha dik açılı bir çatı tipidir.Мле́чник, или Млечный путь — грот с необычным потолком.
"Hiç emin değilim; ancak Tanrı'nın var olduğuna inanmaya meyilliyim.""انا لست متأكد إلى حد كبير، لكني اميل إلى الاعتقاد بوجود اله".
Politikaya meyilliydi ve bu nedenle hitap yeteneğini geliştirdi.فقد كانت هي من دمرته،هي من جعلته يقفد موهبته..
"Hiç emin değilim; ancak Tanrı'nın var olduğuna inanmaya meyilliyim.""Sou muito incerto, mas estou inclinado a acreditar em Deus."
Çörek mantarı sinekler larvaları tarafından işgal edilmeye meyillidir.Já o cheiro de carne podre é utilizado para atrair determinados tipos de moscas.
Bu sistem genellikle en çok oy alan partiye parlamentoda oy oranından daha fazla güç vermeye meyillidir.Essa é a principal forma de alguém obter um alto poder de voto no site.
Genelde sessiz olmakla birlikte çok fazla sigara içer ve aşırı şiddete meyillidir.Ela está sempre sorrindo cinicamente e fuma muito.
Alışılmadık inançlara bağlı olmaya daha fazla meyillidirler.Ele os considera desnecessários à vida religiosa.
Bu iki şekildeki yargılama da kaynak izleme hatalarına meyillidir.Podemos aplicar estes dois exemplos para entender correções de erros em Sistemas Digitais.
Nihat Önal babasının otoritesi altında ezilmiş, güçsüz ve etki altında kalmaya meyilli biridir.Hij trachtte invloed te herwinnen die onder zijn oude en zwak geworden vader verloren was gegaan.
Bu şekilde yaratılmış iplikler artık kendi kendilerine bükülmeye meyilli değildirler.Die, of dezen, vonden het niet nodig om ander (buitenaards) leven te scheppen.
Genellikle 2-6 tanesi bir arada, uçları aşağı meyillidir.Er zijn meestal 2 - 6 omwindselbladeren en omwindselblaadjes.
Çoğunun üzerinde küçük, iki tarafa meyilli, kiremit örtülü, ahşap çatısı bulunur.Wśród drzew znajdują się liczne, niewielkie skałki, oraz dwie większe.
Çörek mantarı sinekler larvaları tarafından işgal edilmeye meyillidir.Roślina owadopylna, zapylana przez muchy.
Bu iki şekildeki yargılama da kaynak izleme hatalarına meyillidir.Powyższe warianty są spowodowane przez nieścisłości w dwóch późniejszych wydaniach.
Edilgin prensipte bir “şey” harekete ya da değişime meyillidir; madde “öz”ü (ousia) belirler.För ett meningsutbyte eller lärd strid i äldre tider, se Disputation (diskussion).
3. Kuvvet daima kendi yönündeki açı doğrultusunda ikinciyi doldurmaya meyillidir.Третя Сила щоразу сильніше стукає у Ворота Світу.
Hikâyeler, Japonya'da yaşayan kadınların gündelik deneyimleri hakkında olmaya meyillidir.Сюжет найчастіше описує повсякденне життя жінки, що живе в Японії.
Yekaterina kendisi Fransız diline ve kültürüne meyilliydi.Emilie se tak důvěrně seznámila s bulharským jazykem i kulturou.
Genelde sessiz olmakla birlikte çok fazla sigara içer ve aşırı şiddete meyillidir.Překvapivě taky hodně kouří a pije.
Bu iki şekildeki yargılama da kaynak izleme hatalarına meyillidir.Oba způsoby čtení byly náchylné k chybám.
Işığa meyillidirler.Lumină asupra luminii!
Karbon östenit içinde katı çözelti olarak kalmaya meyillidir.Acest lucru a făcut ca în container să rămână numai gheața carbonică solidă.
Karbon östenit içinde katı çözelti olarak kalmaya meyillidir.A leválasztott szén-dioxodot biztonságos módon tárolni kell.
Altıntaş havzasında hafif meyilli bir arazide akar.Csak savanyú kémhatású földben él meg.
3. Kuvvet daima kendi yönündeki açı doğrultusunda ikinciyi doldurmaya meyillidir.2. Myyrää on siirrettävä aina suoraan eteenpäin.
Bu özellik, lazer uyarmalı bozukluklara karşı düşük meyilliliği garanti eder.Αυτό επιτρέπει επιφάνειες κοπής ποιότητας σχεδόν laser.
Bu iki şekildeki yargılama da kaynak izleme hatalarına meyillidir.Σε αυτή την κατηγορία ανήκουν οι δύο Απολογίες του.
Çok titiz ve sinirlenmeye meyilli bir karakterdir.Han er en noget forsigtig og nervøst anlagt person.
Arazinin meyilli olmasından dolayı saha içinde otopark bulunmamakta sadece şahıs girişine izin verilmektedir.駐車場はないため車での来訪は不可。
Bu şekilde yaratılmış iplikler artık kendi kendilerine bükülmeye meyilli değildirler.所以然者,如來身者,不可造作,非諸天所及。
Kadınlara karşı tavrı tıpkı filmlerindeki gibi kaba ve şiddete meyillidir.她的爱心与人格犹如她的電影一样灿烂人间。
Çok titiz ve sinirlenmeye meyilli bir karakterdir.他的性格變得十分暴躁易怒。
Genelde sessiz olmakla birlikte çok fazla sigara içer ve aşırı şiddete meyillidir.她俩经常坐在一起,聊天,抽烟。
Bu şekilde yaratılmış iplikler artık kendi kendilerine bükülmeye meyilli değildirler.그러나 무명(無名)의 조각가는 결코 그것을 부자연한 모양으로는 만들지 않았다.
Ancak, hataya, unutkanlığa ve sübjektifliğe meyilli bir yöntemdir bu.이것은 결박하고, 삼계에 윤회하게 하여 괴로움을 낳는 것을 행동양식으로 삼는다.
İlçe merkezi sahil kesiminden ve hafif meyilli bir araziye sahiptir.Плажната ивица е със ситен пясък и плитък бряг.
Alışılmadık inançlara bağlı olmaya daha fazla meyillidirler.Obzvlášť je pevne spojené s odmietaním tradičnej náboženskej viery.
Önce Vindex örneğini takip etmeye meyilliydi ama bozgun ve ölüm'den ikincisi tereddütünü arttırdı.Jis manė pasekti Vindekso pavyzdžiu, bet jo pralaimėjimas ir mirtis atnaujino abejones.
Bu iki şekildeki yargılama da kaynak izleme hatalarına meyillidir.Šios svarstyklės turi du klaidų šaltinius, kurių neturi balansinės svarstyklės.
Altıntaş havzasında hafif meyilli bir arazide akar.Ta elab madalas selges kergelt liikuvas magevees.
Artan iş alanları bunlar, ve bunların hepsi de kadınların yapmaya meyilli olduğu işler.All die Jobs, die jetzt also an Zahl zunehmen, sind jene Jobs, die Frauen eher machen.
Artan iş alanları bunlar, ve bunların hepsi de kadınların yapmaya meyilli olduğu işler.Deci acelea sunt joburile care cresc, şi acelea sunt joburile pe care le fac de obicei femeile.
Artan iş alanları bunlar, ve bunların hepsi de kadınların yapmaya meyilli olduğu işler.Dit zijn sectoren die groeien, dit zijn banen die vrouwen meestal doen.
Artan iş alanları bunlar, ve bunların hepsi de kadınların yapmaya meyilli olduğu işler.그런데 이러한 것들은 성장하고 있는 모든 직업들입니다. 그리고 이런일들은 여성이 하던 일이지요.
Artan iş alanları bunlar, ve bunların hepsi de kadınların yapmaya meyilli olduğu işler.Questi sono i lavori che stanno crescendo, e sono lavori che le donne tendono a fare.
Artan iş alanları bunlar, ve bunların hepsi de kadınların yapmaya meyilli olduğu işler.São os empregos que estão a crescer, e são os empregos que as mulheres tendem a fazer.
Artan iş alanları bunlar, ve bunların hepsi de kadınların yapmaya meyilli olduğu işler.Son todos trabajos que están creciendo, y son trabajos que las mujeres tienden a hacer.
Artan iş alanları bunlar, ve bunların hepsi de kadınların yapmaya meyilli olduğu işler.Takich posad jest coraz więcej i zwykły je wykonywać kobiety.
Artan iş alanları bunlar, ve bunların hepsi de kadınların yapmaya meyilli olduğu işler.Tehát az ilyesfajta munkák körében van kereslet, és az ilyesfajta munkákat eddig a nők végezték.
Artan iş alanları bunlar, ve bunların hepsi de kadınların yapmaya meyilli olduğu işler.Và đây là những công việc đang phát triển, và là những công việc người phụ nữ thường làm.
Artan iş alanları bunlar, ve bunların hepsi de kadınların yapmaya meyilli olduğu işler.Voilà l'ensemble des emplois qui se développent, et ce sont des places que les femmes tendent à occuper.
Artan iş alanları bunlar, ve bunların hepsi de kadınların yapmaya meyilli olduğu işler.Všechny tyto práce jsou na vzestupu a dělají je obvykle ženy.
Artan iş alanları bunlar, ve bunların hepsi de kadınların yapmaya meyilli olduğu işler.Це ті професії, які розвиваються, і та робота, якою здебільшого займаються жінки.
Artan iş alanları bunlar, ve bunların hepsi de kadınların yapmaya meyilli olduğu işler.Это те профессии, которые развиваются, и как раз к ним у женщин есть большие способности.
Artan iş alanları bunlar, ve bunların hepsi de kadınların yapmaya meyilli olduğu işler.כך שאלה המשרות שנמצאות בסימן עליה, ואלו המשרות שנשים נוטות לעבוד בהן.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod