meydana ile cümle

meydana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Trafik kazası, Karayolunda meydana gelen çarpma olayı.Gedachteniskapel naar aanleiding van een verkeersongeval ter plaatse.
Bu müşterinin istemediği bir yazılım sisteminin meydana gelmesine sebep olur.Bij deze vorm is er sprake van een door de klant niet gezocht telemarketing-gesprek.
Arıza meydana gelmesi durumunda arızaya yol açan gerçek sebepleri tanımlamak, c.De bevolking mee beschermen als die rechtstreeks in gevaar was, c.
1962'de Burma'da asker darbe meydana gelmiştir.In 1962 vond er een opstand plaats in Brunei.
Günümüzde zaman zaman yükselme olayları meydana gelmektedir.Dat is wat nu gebeurt via Stop De Tijd.
Cis ve trans izomerler hem inorganik koordinasyon komplexlerinde hem organik moleküllerde meydana gelir.Cis-trans-isomerie komt zowel voor in organische verbindingen als in anorganische coördinatieverbindingen.
Deprem 9.9 kilometre derinlikte meydana geldi.De aardbeving vond plaats op een diepte van 29,1 km.
Disk yayımlandığında ilk olay meydana geldi.Het werd na de eerste plaat uitgezonden.
Gurbette herhangi bir ölüm meydana geldiğinde bu durum, ulaşılabilen herkese bildirilir.Zodra iets op het internet verschijnt, wordt dit zichtbaar voor iedereen.
Yüzlerce küçük kayıplar meydana geldi.Er vielen enkele honderden slachtoffers.
İki kısımdan meydana gelir: Saidin ve Saidar.Daarbij voert de weg door twee landen, namelijk Jordanië en Saoedi-Arabië.
Atalaya şehrindeki Urubamba Nehri ile birleşerek Ucayali Nehri'ni meydana getirir.Bij de samenvloeiing van de Urubamba met de Tambo vormen zij de Ucayali.
Özellikle Avustralya adalarında büyük koloniler meydana getirirler.Het bedient voornamelijk Australische bestemmingen.
Deprem 1950'den beri adalarda meydana gelen en büyük depremdi.Het was de grootste bosbrand in Zweden sinds de jaren 1950.
23 Temmuz 2016 tarihinde, Afganistan'ın başkenti Kabil şehrinde meydana gelen bombalı intihar saldırıları.Op 27 januari 2018 vond er een bomaanslag plaats in de Afghaanse hoofdstad Kabul.
Bu çarpma sebebiyle arka basınç perdesinde hasar meydana geldi.Door de explosie raakte de rug beschadigd.
Film, Pearl Harbor'a yapılan saldırı sonucunda Los Angeles'ta meydana gelen panik hakkındadır.Het gaat over de paniek in Los Angeles na de aanval op Pearl Harbor in 1941.
O halde, konuşmak meydana getirmektir.Het zet de mensen aan tot praten.
Kantat 8 bölümden meydana gelir.De Head wordt verroeid in achten.
Bu yüzden "Glorfindel meselesi"nin meydâna gelmesi şaşırtıcı değildir.Het wekt geen verbazing dat dit gebruik van 'te' ook in het Fries voorkomt.
Havaya atılan kurşunlu silahlardan meydana gelir.Dit zijn de vlammen die uit wapens verschijnen.
Yeterince dezenfekte olmamış aletler iltihaplanmalar meydana getirir.Niet gemotoriseerde aanhangrijtuigen komen weinig meer voor.
Foyası meydana çıkıyor.De ware aard komt boven.
O ne zaman meydana geldi?Op welk tijdstip vond dat plaats?
Burada devamlı televizyon hakları meselesini meydana çıkardı..W pobliżu cały czas czekała sprawa praw telewizyjnych.
Büyük patlama yaklaşık olarak 13,799 ± 0.021 milyar yıl önce meydana gelmiştir.Istnieją jednak szacunki podające dokładniejszą liczbę 13,799 ± 0,021 miliardów lat.
Bunlar suda çözündükleri zaman kendini meydana getiren tuzların iyonlarına ayrışmazlar.Dochodząc do węzła nie rozwidlają się one, co odróżnia je od kalamitów.
Aniden patlama meydana gelir.Niespodziewanie następuje wybuch.
1976 - Kuzeydoğu İtalya'nın Friuli bölgesinde meydana gelen depremde 989 kişi öldü.1976 – 989 osób zginęło w trzęsieniu ziemi w regionie Friuli we Włoszech.
Aspirine ve NSAID kaynaklı anafilaksi, her 50.000 kişiden birinde meydana gelir.Anafilaksja wywoływana przez aspirynę i niesterydowe leki przeciwzapalne zdarza się u jednej osoby na 50000.
Çocuk kendisini meydana getiren ebeveynlerin (anne, baba) özelliklerini taşır.W trakcie przedstawienia dzieci powiedziały rodzicom o tym, iż są oni adoptowani.
CFIT genellikle havaalanı yakınlarında, uçağın iniş için alçaldığı sırada meydana gelir.CFIT często występuje przy podchodzeniu do lądowania, tuż przy lotnisku.
Adlan söylenilerek çağrılan iki güreşçi meydana çıkarlar, birbirlerine yakın girerler ve elleşirler.Dwóch spośród nich modli się, dwóch rozmawia, a pozostali trwają w zadumie.
Özellikle yaşlılarda ve altta yatan sağlık sorunu olan kişilerde komplikasyonlar meydana gelebilir..Powikłania mogą wystąpić w szczególności u osób starszych oraz osób mających inne problemy zdrowotne.
İlk parçaları “Skylines and Turnstiles”ı 11 Eylül’de meydana gelen olaylar üzerine yazdı.Pierwszą piosenką jaką napisał, było „Skylines and turnstiles” zainspirowane atakami z 11 września.
Hiçbir şey, nedensiz olarak meydana gelmez.Nie pojawia się to bez powodu.
Çoğalan bakteriler gaz meydana getirirler.Ta bakteria robi złoto!
Bunun sonucu mutasyonlar meydana gelir.Do zmian dochodzi w wyniku mutacji.
Bundan dolayı, bir ülkede meydana gelen bir ekonomik kriz diğer bir ülkeye sıçrar.Nadmierny rozwój jednej dziedziny gospodarki skutkuje regresem pozostałych dziedzin.
2038: 2038 yılı problemi bu yılda meydana gelebilir.Nadmiar jest w tym przypadku przyczyną problemu roku 2038.
Ancak nonketotik hiperozmolar koma meydana gelebilir.Może jednak wystąpić nieketonowa śpiączka hiperosmolarna.
On beş ayrı makâleden meydana gelmiştir.Do dyspozycji mamy piętnaście różnych przeciwników.
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.Składa się z trzydziestu ksiąg.
Deprem meydana geldikten 16 dakika sonra 5.3'lük bir artçı-sarsıntı meydana gelmiştir.16 minut później miał miejsce wstrząs wtórny o sile 5,3.
Bu ölümlerin çoğu yenidoğan döneminde meydana gelir.Wiele zgonów wystąpiło u noworodków.
Ezelden beri meydana gelmiş her şeyi dokurdu.Usilnie próbuje spamiętać wszystko, co wydarzyło się do tej pory.
Proteobakteriler (Proteobacteria) bakterilerin ana gruplarından birini meydana getirirler.Proteobakterie (łac. Proteobacteria) – jedna z największych grup (typ) bakterii.
Bu sırada Lola da şarkı söyleyerek meydana girer.Lola chce się przyłączyć i również na czymś grać!
1966 - Michigan'ın Lansing kentinde ırkçı ayaklanmalar meydana geldi.1966 – W Lansing w amerykańskim stanie Michigan doszło do zamieszek na tle rasowym.
1941 Haziran'ında, Irak'ta bir askeri darbe meydana gelmiştir.1941 – W Iraku doszło do wojskowego zamachu stanu.
İnanılır ki herhangi bir topografik gruplaşma görülemez kötü (gi) veya iyi kuvvetleri meydana getirir.Wierzy się, że różne konfiguracje topograficzne powodują powstawanie niewidzialnych sił zła i dobra (gi).
Her solungaç yaprağı ise ince yaprakçıklardan meydana gelmiştir.Każdy z grzebieni wyróżniał się palcowatymi wyrostkami kierującymi się ogonowo.
Belirli tip yanlışlıklardan meydana gelen hataları bir daha oluşmalarını imkansız kılarak yok ederler.Będą starać się aby nie powtórzyły się błędy popełnione w przeszłości.
1950'lerde önemli değişiklikler meydana geldi.Znaczne zmiany obyczajowe zaszły w latach 50.
Ana apsis, üç sıra nişten meydana gelmiştir.Tom pierwszy EOV ukazał się trzykrotnie.
İnsandır ki, bir şeyi meydana getirirken, önceden var olan maddeyi kullanır.Dotyczyło to czasu przed tym, jak stał się człowiekiem (Wcielenie).
İlk Grand Prix (GP) zaferi sadece üç yarış sonra İspanya'da meydana gelmiştir.Pierwsze zwycięstwo Austriaka przyszło w Grand Prix Hiszpanii zaledwie 3 wyścigi później.
Wyoming eyaleti 23 countyden meydana gelir.Wyoming zostało podzielone na 23 hrabstwa.
Bu yeni gelen kültürlerin kaynaşmasıyla da ortak yeni bir kültür meydana gelmiştir.W ten sposób tak połączone blogi wytworzyły własną kulturę.
Deprem yerin 13 km altında meydana geldi.Trzęsienie ziemi miało miejsce na głębokości 15 km.
İlgili Sayfalar