Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.Точный механизм мигренозной головной боли неизвестен.
Işık, fotonlardan meydana gelir.Всё засвечивалось, как при фотопечати.
Menendez Harper'ın uçağını düşürür ve onu meydana getirmelerini söyler.Менендес сбивает самолёт и схватывает Харпера.
Amerika Birleşik Devletleri 50 eyaletten meydana gelen bir federal birliktir.الولايات المتحدة اتحاد فيدرالي يتكون من خمسين ولاية.
Bazen, "durgun ark" (dinamik aurora) meydana gelir; aslında sürekli gelişir ve değişir.في أحيان أخرى ("الشفق النشط")، فإنها تتطور وتتغير باستمرار.
Bu insanlar geniş bir coğrafyaya dağıldılar; böylece yaşam biçimlerinde bölgesel farklılıklar meydana geldi.لقد كانت هذه الشعوب منتشرة في منطقة جغرافية واسعة؛ ولهذا كانت هناك اختلافات إقليمية في أنماط الحياة.
Yemenli gençlere güvenle bilgi aşılayarak topluluklarında olumlu değişim meydana getirmek.غرس الثقة في الشباب اليمني لإحداث تغيير إيجابي في مجتمعهم.
Toyota Üretim Sistemi, meydana gelen fireleri tanımlar ve bunları 7 ana kategoriye ayırır.إنتاج تويوتا نظام يحدد الهدر ويصنفه إلى 7 فئات رئيسية.
Fazla üretim en kötü muda kabul edilir çünkü tüm diğerlerini gizler ve/veya meydana getirir.ويعتبر هذا الإفراط أسوأ أنواع المودا لأنه يخفي و/أو يولد جميع الأنواع الآخرى.
Hastalığın erken safhasında ek problemler meydana gelebilir.قد تحدث مشاكل إضافية في مرحلة مبكرة من المرض.
15 Ocak - Halkalı güneş tutulması meydana geldi.15 يناير - حدوث كسوف الشمس الحلقي.
Patlamanın ardından ambulanslardan önce polis meydana ulaştı.وبعد التفجير وصلت عربات الشرطة قبل سيارات الإسعاف.
Kırgızlar, efsanelere göre “kırk kız”dan meydana gelmişlerdir.علق حوالي أربعين من "السحرة" بناء على شهادة الفتاتين.
Böyle bir olay, 2015 yılı civarında meydana gelecektir.والمرة القادمة التي سيحدث فيها هذا سوف تكون في عام 2015.
Minenin %96'sı mineralden ve geri kalanı su ve organik maddelerden meydana gelir.تشكل المعادن ما نسبته 96% من المينا، بينما تشكل جزيئات الماء والمواد العضوية النسبة المتبقية.
Vakaların üçte ikisinde aile içinde migren vardır ve nadiren tek gen bozukluğuna bağlı olarak meydana gelir.وتظهر الحالة عائليا في نحو ثلثي الحالات ونادرا ما تحدث بسبب وجود خلل في جين واحد.
Çeşitli şehir-devletleri Nil boyunca meydana çıkmıştır.حيث نشأت مختلف الدول والمدن الصغيرة على طول النيل.
Hua ilçemizde çeşitli talihsizlikler meydana geldi.وقع في محافظتنا هاو عدد من الحوادث المؤسفة.
Özellikle yaşlılarda ve altta yatan sağlık sorunu olan kişilerde komplikasyonlar meydana gelebilir..قد تحدث المضاعفات خصوصا لدى كبار السن وأولئك الذين يعانون من مشاكل صحية مستبطنة.
Posta arabası sabah 10:30 civarında kalabalık meydana geldi.وصلت العربة إلى الميدان المُزدحم في الساعة العاشرة والنصف صباحاً تقريباً.
Bazı çalışmalarda gutu ataklarının ilkbahar döneminde daha sık meydana geldiği bulunmuştur.وقد وجدت بعض الدراسات أن نوبات النقرس تحدث أكثر تكراراً في فصل الربيع.
Meydana gelen görünür renk çeşitli faktörlere bağlıdır; fakat genellikle sarının bir çeşididir.واللون النهائي للشعر يعتمد على عدة عوامل، ولكن له دائما درجة من درجات اللون الأصفر.
9 Mart 2015'te Arjantin'de iki helikopterin çarpışması sonucu meydana gelen kazada öldü.توفيت في تصادم مروحيتين حادثة التصادم الجوي في فيا كاستيلي 2015 في الأرجنتين، في 9 مارس 2015 .
1268'de şehrin büyük bir bölümünü yıkan şiddetli bir deprem meydana gelmiştir.وفي عام 1268م ضرب جزءا كبيرا من المنطقة زلزالا شديدا مدمرا.
Aura nadiren, nadiren ardışık baş ağrısı olmadan da meydana gelir; buna sessiz migren denir.نادرا ما تحدث الأورة دون صداع لاحق؛ وهذا ما يعرف باسم الصداع النصفي الصامت.
Wyoming eyaleti 23 countyden meydana gelir.تضم ولاية وايومنغ الأمريكية 23 مقاطعة.
Yaşlanma sonucu ölüm meydana gelir.نتيجة ذلك يكون الموت هو النتيجة الحتمية للشيخوخة.
Sahte anı, bir insanın olmamış bir anıyı anımsamasıyla meydana gelen psikolojik bir olaydır.الذاكرة الكاذبة هي ظاهرة نفسية حيث يتذكر الشخص أموراً لم تحدث في الواقع.
Kişilerin %90'ında bulantı ve üçte birinde kusma meydana gelir.يحدث الغثيان لدى ما يقرب من 90٪ من الناس، ويحدث القيء لدى حوالي الثلث.
Sümer inançlarında bir tufan meydana getirerek insanları cezalandıran da odur.ٱلمُؤْمِن: هو الذي سلم أوليائه من عذابه، والذي يصدق عباده ما وعدهم.
Panama Kıstağı meydana gelerek Kuzey ve Güney Amerika'yı birleştirdi.تشكلت برزخ بنما، وربطت أمريكا الشمالية بالجنوبية.
Bu gözlemler dikey göçün günde iki ya da üç kere meydana geldiğini göstermektedir.قال سلمة: فرقيت تلك الليلة مرتين أو ثلاثا.
2038: 2038 yılı problemi bu yılda meydana gelebilir.إحدى المشاكل التي تواجهها هي مشكلة العام 2038.
23 Ocak 1556 sabahında Şensi, Çin'de meydana gelmiştir.حدث هذا الزلزال في صباح الثالث والعشرين من شهر يناير لعام 1556 في مقاطعة شانشي الصيني.
Binada hasar meydana geldi.ولحقت أضرار بالمنزل.
Bu, kısa bir süre meydana gelir.قد يحدث هذا قريبا.
Saldırı yerel saatte 21:30'da meydana gelmiştir.تمت مهاجمة النقطة القوية واقتحامها الساعة 21:30 نفس اليوم.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.ما تزال الآلية الدقيقة لحدوث آلام الصداع خلال الصداع النصفي غير معروفة.
Mikrodalga yanığı, mikrodalgaların ortaya çıkardığı termal ısınma yoluyla meydana gelir.تحدث حروق الموجات الميكروية عن طريق التسخين الحراري الذي تحدثه الموجات الميكروية.
Emme sonucu kök ve yapraklarda urlar (şişkinlikler) meydana getirirler."ويجعلون في طعامي علقمًا، وفي عطشي يسقونني خلاً". - مزمور 69: 21.
28 Kasım 2016'da LaMia Airlines'ın 2933 sefer sayılı uçuşunda meydana gelen kazada hayatını kaybetmiştir.توفي في 28 نوفمبر 2016 عقب كارثة رحلة خطوط لاميا الجوية 2933.
Marburg virüsü, 1967'de tespit edildi, 2005'te Angola'da meydana gelen salgın basının dikkatini çekmişti.أثار فيروس ماربورغ اهتمام واسع النطاق في الصحافة العالمية في أبريل 2005 إثر تفشي هذا المرض في أنغولا.
Ada, 24 Eylül 2013'te meydana gelen bir deprem sonucunda oluşmuştur.ظهرت في 24 سبتمبر 2013 بعد وقوع زلزال في البلاد.
Bu yüzden sarmal ekseninde 30°'lik bir bükülme meydana gelir.هذا يعني أن هناك حرارة مهدرة نسبتها 30%.
İki kısımdan meydana gelir: Saidin ve Saidar.وهو مكون من جزأين "عبد" و "الجبار".
14. yüzyılda meydana gelen bir depremde yıkılmıştır.وقد نجت من حريق في القرن 14.
Menstrüasyon sadece insansılarda meydana gelir.لا تتواجد المتدثرة الحثرية إلا في الإنسان.
Parşömen, Japonya'da meydana gelen sosyal ve politik değişimleri vurgulamak amacıyla hazırlanmıştır.ربما أعدت لفيفة الطومار لتصوير التغيرات السياسية والاجتماعية في اليابان.
Yüksek Mahkeme ve alt federal mahkemelerden oluşan yargı sistemi, yargı erkini meydana getirmektedir.تقوم السلطة القضائية المتألفة من المحكمة العليا والمحاكم الاتحادية الدنيا بممارسة سلطتها القضائية.
Ezilmeler ve yaralanmalar meydana geldi.وهم محاطون بالموتى والجرحى..
557 - İstanbul'da büyük bir deprem meydana geldi.وفي اليوم التالي، وقع زلزال بقوة 5.5 في ليفرمور.
Meydana gelişleri n.(C6H12O6) ® (C6H10O5)n.دواء بيبيرازين (C4H10N2.C6H10O4).
Patlama saat 03.00'te meydana geldi.وقع الإنفجار في تمام الساعة 6:30 مساءاً.
Patlama havada meydana gelir.القنبلة تعمل عن طريق التفجير في الجو.
Neon, argon, kripton ve ksenon, soy gazın buz içinde kıstırıldığı klatrat hidratlar da meydana getirebilir.تستطيع غازات النيون والأرغون والكريبتون والزينون تشكيل هيدرات حيث يتوضع الغاز النبيل ضمن الجليد.
S.o. orientalis, batı Alaska ve Britanya Kolumbiyası'nda nadirlik olarak meydana çıkarlar.ومع ذلك، تتطابق محتوى الدهون مع سمك السلمون المتاحة في ألاسكا وكولومبيا البريطانية.
Hiçbir şey, nedensiz olarak meydana gelmez.أي أن لا شيء يُنتج من لا شيء.
1820 Devrimleri, Avrupa'da gerçekleşen devrimci bir dalga sonucunda meydana gelen ayaklanmalardır.ثورات 1820 هي موجة ثورية جرت في أوروبا بعد الحروب النابليونية.
Kale, üç bölümden meydana gelir.تنقسم القلعة إلى ثلاثة أجزاء.
Bu durum olaylar hakkında dezenformasyon meydana getirmiştir.هذا يجعلنا فرقة ترفع الوعي حول بعض القضايا.