Ana içeriğe geç
Sözlük

meydana ile cümle

meydana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aspirine ve NSAID kaynaklı anafilaksi, her 50.000 kişiden birinde meydana gelir.L'anafilassi da aspirina o FANS si verifica all'incirca in un caso ogni 50 000 persone.
1 Eylül - Japonya'da Büyük Kantō Depremi meydana geldi.1º gennaio: in Giappone inizia una lunghissima crisi economica.
Bu olay, yoğun ruhsal dengesizliklerle dolu bir periyodun içinde meydana geldi.Accadde in contemporanea ad un risveglio spirituale?
Meydana gelen felaketlerden ötürü derinden üzüntü duyuyoruz." ifadeleri yer aldı.Aisna: “La scrittura ci fa orrore, così come ci fa orrore la morte.
Bu dönemin sonunda ovülasyon meydana gelir.Alla fine dell'episodio si vede il det.
Viyana-Trieste demiryolu hattı üzerindeki ilk hizmeti 27 Nisan 1846 tarihinde Celje'de meydana geldi.Il primo treno della ferrovia Meridionale (Vienna-Trieste), giunse a Celje il 27 aprile 1846.
Eserlerinden uzaklaştıkça detayların solması sonucu optik bir ilüzyon meydana gelir.Man mano che va avanti con le scoperte arriva ad una scioccante conclusione.
Tanımlanan en geniş zaman birimi olan supereon, eonlardan meydana gelir.L'unità di tempo più ampia definita è il supereone, costituito da Eoni.
Orgu meydana getiren öğelerin büyük bölümü dışarıdan görülmez.Eventuali parti del corpo in aria fuori dal campo non sono considerate fuori.
Fujian ismi bu eyalette bulunan iki şehrin, Fuzhou ve Jian'ou'nun isimleriden meydana gelmektedir.Il nome Fujian deriva dalla combinazione di Fuzhou e Jian'ou, due città nel Fujian.
Siyanojen klorür ile tepkimesi (ing:reaction) malononitrili meydana getirir.La reazione con cloruro di cianogeno porta a malononitrile.
Işık, fotonlardan meydana gelir.E la grande luce viene da quella scatola.
Denizaltı kanyonlarının nasıl meydana geldikleri hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüştür.Proprio tale azione incisiva genera i canyon sottomarini.
Rekombinasyon hem DNA hem de RNA virüslerinde meydana gelebilir.Tali inneschi possono essere sia di DNA sia di RNA.
Karma kültür meydana gelmistir.Una cultura dell'automobile stava emergendo.
İlâhî Buyruk eşyayı bu araçla meydana getirmiştir.”Ho costruito il museo con questo in mente”.
Bu yeni gelen kültürlerin kaynaşmasıyla da ortak yeni bir kültür meydana gelmiştir.Privati delle nostre vecchie fonti di cultura, ne creeremo di nuove.
Bu durumda dengesiz rekombinasyon meydana gelir.Si parla in tal caso di sistema instabile.
Olayda 40 kişi ölmüş, çok büyük maddi hasar meydana gelmiştir.Ci furono 13 morti, una cosa enorme per quei tempi.
Mikrodalga yanığı, mikrodalgaların ortaya çıkardığı termal ısınma yoluyla meydana gelir.Le ustioni da microonde sono provocate dal riscaldamento causato dalle microonde stesse.
Eğer −OH grubu iyonik bir bağda bulunursa meydana gelen anyonuna "hidroksit" iyonu denir.Quando il gruppo -OH viene considerato un gruppo sostituente, prende il nome di "idrossi-".
2 NADH meydana gelir.2 ^ Il lavoro che emerge.
Savaş San Francisco, Hollywood gibi yerlerde meydana gelmektedir.La famiglia può così riunirsi a Hollywood.
Kırgızlar, efsanelere göre “kırk kız”dan meydana gelmişlerdir.Successione dei Boss: Circa 40 "uomini d'onore".
1941 Haziran'ında, Irak'ta bir askeri darbe meydana gelmiştir.Nel giugno 1941 ci fu un manifestazione pro-nazismo in Iraq.
14. yüzyılda meydana gelen bir depremde yıkılmıştır.Fu distrutta da un terremoto nel tardo IV secolo.
Bu işleç kullanıldığında olaylar diğer dillerdeki gibi bir sıra halinde meydana gelir.Quando viene utilizzato, le cose accadono nella sequenza con cui appaiono, come in un linguaggio procedurale.
İkincil süreç düşünme biçimleri de bu süreçte meydana gelir.Anche la modalità di pagamento tramite cachorreo risale allo stesso periodo.
Böylece ayaklanma meydana gelemedi.Non ci fu nessuna rivolta.
Angemon ilk olarak Devimon'la final kavgasında meydana çıktı.Angemon appare per la prima volta durante la battaglia finale contro Devimon.
17. yüzyılda da benzer bir deprem meydana gelmiş ancak o zaman şehrin büyük bir bölümü yıkılmıştır.Un episodio simile accadde anche negli anni quaranta, quando buona parte del centro fu fortemente danneggiata.
1869 - Büyük Samsun yangını meydana geldi.Nel 1869, la sinagoga fu danneggiata da un incendio.
Göçler ve 1995 yılında meydana gelen deprem yüzünden ağır hasar görmüştür.Gravemente danneggiato dopo il terremoto del 2009.
Bloom ve Rett sendromu kromozomal duplikasyon sonucu meydana gelen genetik hastalıklardandır.La sindrome di Bloom e la sindrome di Rett sono le patologie più note associate alla duplicazione cromosomica.
Akabinde daha da ciddi bir olay meydana geldi.Qualcosa di strano è avvenuto in quella trincea.
1930'lu yıllarda Sovyetler Birliği ile Türkiye arasında diplomatik yakınlaşma meydana gelmiştir.Inoltre dagli anni 60 il governo cubano ha stretto un rapporto commerciale con l'Unione Sovietica.
Sönmüş bir volkanın oluşturduğu çöküntü ile meydana gelmiştir.Si dice che nasca ogni volta che si forma un nuovo vulcano.
Bu şekilde konkresyonlar meydana gelir.Le cose andranno sicuramente come detto.
Akşam saatlerinde ise bir anda serinlik meydana gelir.Nel pomeriggio tutto procede con la solita calma.
Bir mağarada meydana gelmiştir.Entrano in una grotta.
Söz konusu eyaletler bugün Pakistan'ı meydana getirmektedir.Oggi questo territorio è parte del Pakistan.
Cücelik hayvanlarda, insanlarda ve bitkilerde meydana gelebilir.Il termine può riferirsi sia ad animali sia a piante.
Amblem 9 bölümden meydana gelmiştir.Il pezzo è esposto nella vetrina 109.
Kertenkelelerin kuyrukları koptuğu zaman bir ayı geçmeyen bir zaman içinde yeni bir kuyruk meydana gelir.Poco prima che i cuccioli vengano svezzati, avviene un nuovo ciclo di accoppiamento.
Daha sonra ikinci bir zaman çizgisi meydana gelir.Viene poi rinvenuto un secondo cerchio.
Kantat 7 bölümden meydana gelir.Arriva settima alle parallele.
Bu araürünün hidrolizi sonucu aspartat veya, bir β-amino asit olan, izo(Asp) meydana gelir.L'idrolisi dell'intermediario produce aspartato o il β-amminoacido iso(Asp).
Justinianos'un Emevilerle anlaşmasıyla meydana gelen barış uzun sürmedi.Tuttavia, i buoni propositi contenuti negli accordi conclusi con la pace di Mozzano non durarono a lungo.
Bunun sonucu olarak orada bir negatif yük meydana gelir.La conseguenza sarà che su questi ultimi peserà un onere più rilevante.
Kasım 2010'da filmin, ilk filmin ardından meydana gelen olayları konu alacağı bildirilmiştir.Il film venne annunciato nell'ottobre 2015, in seguito al successo ottenuto dal primo film.
Son zamanlarda 2013 yılında birkaç ölüm meydana gelmiştir.In pochi decenni ci furono migliaia di decessi.
Semazenler ve şeyhler "meydan kapısı" denen bu kapıdan meydana girerler.I reali a cavallo e i loro dignitari entravano attraverso questa porta.
Meme kanseri, stresle veya memeye travmayla (darbeyle) meydana gelmez.Non con toni minacciosi o di rimprovero».
İkinci yoldan yapılan önemsiz çözümdür, çünkü henüz hiçbir çarpışmanın meydana gelmediğini belirtir.Fu un incontro casuale dato che non c'è alcuna scena in cui compaiano tutti e due insieme.
Bunun sonucu olarak ardından felç ve ölüm meydana gelir.Il vento continua a crescere e genera morte e distruzione.
Meydana gelen yapıtaşları sitoplazmaya geçer.L'interno è a pianta circolare.
Genetik varyasyon, bir genin dizilimlerinde meydana gelen değişimler olan mutasyon sebebiyle meydana gelirler.Una mutazione genetica si dice indotta quando è causata dall'azione di agenti mutageni.
Hata ne zaman meydana geldi?При каких обстоятельствах возникла неисправность?
Kaza dünden önceki gün meydana geldi.Авария произошла позавчера.
Meydana gelen şüpheniz var mı?У вас не возникает сомнений?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
meydana ile cümle - Sayfa 28 - meydana kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App