Ana içeriğe geç
Sözlük

meydana ile cümle

meydana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sahne Marguerite'nin evinin önünde bulunan halka açık meydana kayar.La escena cambia a la plaza en el exterior de la casa de Marguerite.
Meyveyi teşkil eden meyve kabuğu (perikarp), üç kısımdan meydana gelmektedir.Los frutos son la tercera parte de su alimento.
Genellikle bir salpenjite bağlı iltihaplar meydana gelebilir (salpengo-ovarit veya aneksit).Vienen con palillos desechables (cuando son necesarios) o con una cuchara.
Köyün ismi iki ayrı kelimenin birleşmesinden meydana gelmiştir.El origen de este nombre procede de dos historias diferentes.
Şehir tarihinde bu olayın meydana geldiği güne "Kara Cuma" (Black Friday) denmiştir.El viernes 11 de mayo fue denominado por The Times como Black Friday ("viernes negro").
Hata düzenli olarak mı yoksa ara sıra mı meydana geliyor? Hata yeniden üretilebilir mi?L’errore si verifica regolarmente o sporadicamente? L’errore è riproducibile?
Kaza korkunç bir olaydır, kazanın meydana geldiği yere dikkat edin.Un incidente è un avvenimento terribile... notate il luogo dell'incidente.
Dünyanın hiçbir yerinde meydana gelen olaylara kayıtsız kalamayız.Non possiamo rimanere indifferenti di fronte a quanto accade in ogni parte del mondo.
Katrina sonucunda sekiz eyalette oluşan toplam 62 kasırga meydana gelmiştir.In totale, Katrina ha fatto formare 62 tornado in otto stati.
Lezyonlar ağrılı ya da hassas olabilir (%30), ve genital organların dışında meydana gelebilir (%2–7).Le lesioni possono essere dolorose (30%) e possono verificarsi anche al di fuori dei genitali (2-7%).
Hindistan, Asya'yla çarpışmaya devam ederek Himalaya Dağları'nı meydana getirmeye devam etti.L'India continuò la sua collisione con l'Asia, provocando la crescita delle catene montuose Himalayane.
Bazı çalışmalarda gutu ataklarının ilkbahar döneminde daha sık meydana geldiği bulunmuştur.Alcuni studi hanno dimostrato che gli attacchi di gotta si verificano più frequentemente in primavera.
Bu her sene 22 Mart'ta meydana gelmektedir.Accade ogni 22 marzo.
(Tabiatın enerjiden meydana geldiği) görüşünü savunan ilk kişi odur.La sua prima apparizione è in The Defenders (Vol.
Bu ölümlerin çoğu yenidoğan döneminde meydana gelir.Molti di questi decessi si verificano nel periodo neonatale.
İnanılır ki herhangi bir topografik gruplaşma görülemez kötü (gi) veya iyi kuvvetleri meydana getirir.Si crede che qualsiasi configurazione topografica generi invisibili forze del bene o del male (gi).
Çoğunlukla tipik kişisel ya da ailesel migren geçmişi olan kimselerde meydana gelir.Spesso si verificano in coloro che hanno una storia personale o familiare di emicrania tipica.
Yumuşatıcılar sıklıkla hidrofobik olduğundan, genellikle bir emülsiyon formunda meydana gelirler.Poiché gli ammorbidenti sono spesso idrofobici, si presentano comunemente sotto forma di emulsione.
1688 Deprem meydana geldi.Il terremoto del 1688 la distrusse.
1950'lerde önemli değişiklikler meydana geldi.Nel 1950 vennero eseguiti dei cambiamenti di una certa importanza.
İkisi "Tek Güç"ü meydana getirir.Ma entrambi vogliono il potere".
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.In questa battaglia non vi furono grandi scontri.
1990'da Corporación Industrial Carso ve Grupo Inbursa'nın birleşmesinden meydana gelmiştir.Il gruppo è stato costituito nel 1990, dopo la fusione della Corporación Industrial Carso e del Grupo Inbursa.
5-Metilsitozin, DNA metiltransferazların etkisiyle meydana gelen bir epigenetik değişimdir.La 5-metilcitosina è una modificazione epigenetica indotta dall'azione delle DNA metiltransferasi.
Böylece ilk ribozom meydana gelir ve protein sentezi daha yaygınlaşır.Nacque così il primo ribosoma, e la sintesi proteica divenne più prevalente.
Basit meyveler bir çiçeğe ait bir tek ovaryumun gelişmesiyle meydana gelir.Al contrario, un frutto semplice si sviluppa da un singolo ovario.
Bir olay kesin ise o olay her zaman gerçekleşecek ve başka bir olayın meydana gelmesi olanaksızlaşacaktır.Se un evento è certo, allora accadrà sempre, e nessun risultato all'infuori di questo evento può mai accadere.
Fakat ikincisi yalnız enzim varlığında meydana gelir.Questa però si presenta solo in caso di orchite bilaterale.
1990’lardan beri Çin ve Rusya’da heteroseksüeller arasında giderek bir artış meydana gelmiştir.La più alta incidenza di casi tra etereoessuali si ha, a partire dal 1990, in Cina e in Russia.
Özellikle yaşlılarda ve altta yatan sağlık sorunu olan kişilerde komplikasyonlar meydana gelebilir..Le complicanze possono verificarsi soprattutto nei pazienti anziani e in quelli con altri problemi di salute.
Yaşlanma sonucu ölüm meydana gelir.È qui che si realizza l'invecchiamento.
1893 : Akçaabat'ta kolera salgını meydana geldi.1893: grave epidemia di colera.
Bir proteinde fosforilasyon birkaç farklı amino asitte meydana gelebilir.La fosforilazone di una proteina, come accennato, può avere luogo su diversi residui amminoacidici.
23 Ocak 1556 sabahında Şensi, Çin'de meydana gelmiştir.Avvenne la mattina del 23 gennaio 1556 nella provincia di Shaanxi, in Cina.
Ateşin kendisinden meydana gelen şey değiştiği halde, ateşin kendisi değişmez.E, dopo il terremoto, un fuoco; ma il Signore non era nel fuoco.
Deprem yerin 13 km altında meydana geldi.Il sisma si verificò ad una profondità di 21 km.
Viral kanserler enfekte kişilerin ya da hayvanların az bir kısmında meydana gelir.Tuttavia, i tumori virali si verificano solo in una minoranza di persone (o animali) infette.
Daha sonra üçüncü deşarj ardından dördüncü deşarj meydana gelir.Un anno dopo il Pesse coglie il quarto successo.
Bu vakalar genelde herpes virüs enfeksiyonlarında meydana gelir.Ciò avviene frequentemente, ad esempio, con l'herpes virus.
Deprem 1950'den beri adalarda meydana gelen en büyük depremdi.È stata la peggiore inondazione in quasi 50 anni.
Kıyı sistemi içinde meydana gelen çok sayıda değişiklikler vardır.Esistono numerosi variazioni dello stacco da terra.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.L'esatto meccanismo del dolore alla testa durante un attacco di emicrania è sconosciuto.
Vezikül veya koful (vaküol) gibi basit bölmeler başka zarlardan tomurcuklanarak meydana gelir.Sulu Xingal (o Xəngəl) - La ricetta di questa zuppa assomiglia alla ricetta di Əriştə e Düşbərə.
Deaminasyon reaksiyonu laboratuvar ortamında bisülfit kullanılarak da meydana getirilebilir.Il meccanismo di rinaturazione può essere sfruttato anche in laboratorio.
Bu serotipli bakteri yözünden ABD'de yılda ortalama 73,000 vaka, 60 dolayında ölüm meydana gelir.Si calcola che questi batteri causino circa 73.000 casi d'infezione e quasi 60 morti ogni anno negli USA.
Violencia adı verilen şiddet olayları meydana geldi.Violenza chiama violenza.
Entesopati de bazen seronegatif spondiloartridlerle birlikte ilişkili olarak meydana çıkar.L'entesopatia a volte è anche presente in associazione alla spondartrite sieronegativa.
Duyusal aura, auralı kişilerin %30-40'ında meydana gelen en yaygın ikinci aşamadır.Le aure sensoriali sono il secondo tipo più comune e si verificano nel 30-40% delle persone colpite da aurea.
17 Ağustos 1999 yılında meydana gelen 1999 Gölcük depremi nde Yalova şehri de büyük tahribata uğradı.Yalova ha subito ingenti danni nel terremoto del 17 agosto 1999.
Magma Dünya'nın yüzeyine yaklaştığında, magmanın boşaltılmasıyla hızlı bir şekilde patlama meydana gelir.Appena Superman guarda la Terra dallo spazio, questa esplode.
Belirli tip yanlışlıklardan meydana gelen hataları bir daha oluşmalarını imkansız kılarak yok ederler.È molto improbabile che gruppi diversi facciano gli stessi errori.
RNA virüsleri Replikasyon genellikle konak hücre sitoplazmasında meydana gelir.Virus a RNA La replicazione di solito avviene nel citoplasma.
Savaşın en kanlı çatışmaları Isonzo Nehri'nde olmuştur ve burada 11 büyük muharebe meydana gelmiştir.Mancanza di esperienza difensiva: le precedenti undici battaglie dell'Isonzo erano state tutte offensive.
CFIT genellikle havaalanı yakınlarında, uçağın iniş için alçaldığı sırada meydana gelir.Spesso si verificano durante la discesa degli aeromobili nella fase di atterraggio nei pressi di un aeroporto.
Patlama, yerin 8.5 km üstünde meydana geldi.L'esplosione si verificò ad un'altezza di circa 8 km e mezzo.
Dolaşım sistemi, sırtta bir yürek ve ana damardan meydana gelir.Mancano elementi di raccordo fra il corpo principale e la spalla.
İki kısımdan meydana gelir: Saidin ve Saidar.Ne esistono di due tipi: quello saudita e quello yemenita.
Bir olay meydana geldiğinde genellikle her kahraman kendi kötüsüne yollanır.Ogni volta che succede qualcosa, vorrebbe essere l'eroe.
Detaylı bir şekilde tanrı sızıntılarının meydana gelişi anlatılır.In senso stretto è l'astensione sul problema del divino.
Buna benzer olaylar İspanya’da da meydana geldi.Episodi analoghi si verificarono anche in Europa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod