Ana içeriğe geç
Sözlük

meydana ile cümle

meydana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bundan dolayı, bir ülkede meydana gelen bir ekonomik kriz diğer bir ülkeye sıçrar.So kann eine Wirtschaftskrise in einem Land auf ein anderes Land „überschwappen“.
Meydana gelen felaketlerden ötürü derinden üzüntü duyuyoruz." ifadeleri yer aldı.In fact we are the Shakers“, übersetzt: „Wir werden sie erschüttern.
Graubündenli kanton yönetimi, uygulamaya konması için değişik modeller meydana getirdi.Die Bündner Kantonsregierung hat verschiedene Modelle für die Umsetzung geschaffen.
23 Ekim 2011'de Van'da meydana gelen depremde kilise hafif hasar gördü.Bei dem Erdbeben in Van am 23. Oktober 2011 traten an der Kirche leichte Schäden auf.
Şehir tarihinde bu olayın meydana geldiği güne "Kara Cuma" (Black Friday) denmiştir.Der Tag ging als „Industrial Black Friday“ in die Geschichte ein.
Sıradaki toplu polonyalı yahudi ölümü Reichskommissariat Ostland'da meydana geldi.Uwe Denker: Der Judenmord im Reichskommissariat Ostland.
Son aktiviteleri sırasında silsilenin güney kısmında bazı cinder koniler meydana geldi.Während der letzten Aktivitäten entstanden im südlichen Teil des Massivs einige Schlackenkegel.
Kongre, il ve ilçe teşkilatlarınca gönderilen yaklaşık 175 delegeden meydana gelir.Er besteht aus rund 175 Delegierten, die sowohl von Orts- als auch von Kreisverbänden entsendet werden.
Ölümünün ardından Berlin'de bir meydana adı verilmiştir.Nach Ihrem Tod wurde eine Straße in Berlin nach ihr benannt.
İspanyol birlikler Valdivia'da karaya çıkarlar ve Şilililere karşı meydana çıkarlar.Spanische Truppen gingen daraufhin bei Valdivia an Land und zogen gegen die Chilenen zu Felde.
2010 - Haiti'de 7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.So zum Beispiel bei dem Erdbeben in Haiti 2010.
İletişimsel bellek ve kültürel bellek birlikte kolektif belleği meydana getirirler.Kommunikatives Gedächtnis und kulturelles Gedächtnis bilden zusammen das kollektive Gedächtnis.
31 Mayıs 2010'da meydana gelen Gazze filosu saldırısına verilen tepkiler.Sie wurde bekannt durch den Zwischenfall um den Schiffskonvoi nach Gaza am 31. Mai 2010.
Bu durum yalnızca kültürel bağlamda bir İranlı milleti meydana getirmiştir.Für eine Nachbarin bedeutet das jedoch nur Verantwortungslosigkeit.
Wyoming eyaleti 23 countyden meydana gelir.Der US-Bundesstaat Wyoming ist in 23 Countys unterteilt.
Bu tür oyunlarda spor türüne göre dallanma meydana gelmiştir.In diesen Regeln hervorgehoben wird der Spaß am Sport.
Jólnir'in oluşumu, 1966 yılında meydana gelen Surtsey patlaması ile yakından bağlantılıdır.Die Entstehung von Jólnir ist eng mit der der Nachbarinsel Surtsey verbunden, die 1963 entstand.
Buna benzer olaylar İspanya’da da meydana geldi.Eine ähnliche Bewegung entstand gleichzeitig auch in Spanien.
Adlan söylenilerek çağrılan iki güreşçi meydana çıkarlar, birbirlerine yakın girerler ve elleşirler.Zwei Bajaderen fragen ihn nach dem Weg zu seinem Herrn, für den sie tanzen sollen.
Yaralanmalar ve maddi hasar meydana geldi.Es kam zu Körperverletzungen und Sachbeschädigungen.
2006 - Nijerya'nın Lagos kentinde bir petrol boru hattında meydana gelen patlamada 500'den fazla kişi öldü.2006: Bei der Explosion einer lecken Erdöl-Pipeline in Nigeria kommen über hundert Menschen ums Leben.
2038: 2038 yılı problemi bu yılda meydana gelebilir.Das Jahr-2038-Problem tritt bei diesem Programm jedoch nicht auf.
Masif alt GİS kanaması meydana gelir.Folglich erwachen weitere blutrünstige Tote.
Bir mağarada meydana gelmiştir.Er wird von einer Höhle gekrönt.
Her solungaç yaprağı ise ince yaprakçıklardan meydana gelmiştir.Der eineinhalbgeschossige verputzte Bau ist aus Bruchsteinen errichtet.
Uzun saçaklar meydana getirilir.Aus ihnen entspringen lange Haare.
Aynı yıl meydana gelen bir yangın okul arşivindeki pek çok belgeyi ortadan kaldırmıştır.Im selben Jahr zerstörte ein Feuer das gesamte Archiv der Zeitung.
Bunu mümkün kılan şey ise, insan ruhunu meydana getiren akıl ve irade güçleri ya da melekeleridir.Im rechten Fenster vernunftbegabte Schöpfung werden Menschen, Heilige und Engel abgebildet.
Onların birleşmeleri ya da dağılmalarından diğer her şey meydana gelir.Dabei wird entweder in der Gruppe (Clan) oder einzeln gegeneinander gespielt.
Bu görevde çeşitli kazalar meydana geldiği için, görevden sonra kumandan değişir.Nach mehreren Missionen ändert sich der Auftrag.
Ojeda bu seyahat sırasında yerlilerle meydana gelen çatışmalarda öne çıktı.Während dieser Reise entstanden Streitigkeiten mit den Indianern.
Ancak son yıllarda "ayrık kondominyumlar"ın sayısında bir artış meydana gelmiştir.In den vergangenen Jahrzehnten nimmt der Anteil der sogenannten "Armenbestattungen" wieder zu.
Söz konusu eyaletler bugün Pakistan'ı meydana getirmektedir.Die Auswirkungen dessen machen Birma noch heute zu schaffen.
Bu iki nehir Kuznetsk Havzasını meydana getirirler.Beide Flüsse münden in die Göltzsch.
MOSFET ismi, "Metal Oxide Semiconductor Field Effect Transistor" söz dizisinin başharflerinden meydana gelir.Die Abkürzung MOSFET steht für: englisch metal oxide semiconductor field-effect transistor, dt.
Bu ayrıştırmalar sonucunda kokuşma kokuları meydana gelir.Die Ausnahme bildet hier der Geruchssinn.
Bunun sonucu olarak ardından felç ve ölüm meydana gelir.Danach folgte eine Aufführung von Der Tod und der Tod.
1934'te Asturias'ta meydana gelen devrimi bastırmak için yollandı.1934 führte er die Truppen, um den Aufstand in Asturien nieder zu schlagen.
1909 - Osmanlı İmparatorluğu'nda 31 Mart Olayı meydana geldi.Am 31. März 1909 erfolgte die Einweihung.
Bu durum başka dillerde de meydana gelmektedir.Das bedeutet, dass sie auch in anderen Sprachen zustande kommen.
Her biri üç azadan meydana gelen üç komisyon (kelam, fıkıh ve ahlak) bulunmaktaydı.Abseits lag die aus drei Häuslern bestehende Einschicht Zbirow (Zběrov).
Onun için köprüde maalesef çok defa ölümcül kazalar meydana gelir.In dieser Höhle kommt es immer wieder zu tödlichen Unfällen.
Olayda 40 kişi ölmüş, çok büyük maddi hasar meydana gelmiştir.40 Personen wurden verletzt und es entstanden erhebliche Sachschäden.
Meydana koşun." diye bağırdı.Die Polizei kommt gleich“ brüllten.
Deprem 1950'den beri adalarda meydana gelen en büyük depremdi.Das Erdbeben war das elftstärkste Erdbeben seit 1900.
Meydana gelen grevler sadece bir başlangıç oldu.Die Pflastersteine bildeten nur den Beginn.
Bunun sonucunda birtakım hayati organlar (böbrek, kalp, beyin) kansız kalır ve ölüm meydana gelir.In Folge davon erkrankte er an schwerer Wassersucht und war dem Tode nahe.
Meydana gelen lolipop benzeri yapı pek çok RNA ikincil yapısının yapı taşıdır.Die entstehende „Lollipop-Struktur“ ist ein Schlüsselelement im Aufbau vieler RNA-Sekundärstrukturen.
1991 Irak Savaşı meydana geldi.Dies führte 2003 zum Irakkrieg.
1968 Mayıs olayları, üç aşamada meydana gelişmiştir.Ihre Stiftung erfolgte 1968 in drei Stufen.
Bu saldırı, Birleşik Krallık'ta 2017'de meydana gelen üçüncü saldırıdır.Es handelt sich um den dritten Terroranschlag in Großbritannien innerhalb von 73 Tagen.
Yüksek ve düşük sıcaklık durumlarında meydana gelir.Das Brennen findet in Hoch- und Niedertemperaturbereichen statt.
Nesir ve nazım halindeki dua ve evrâddan meydana gelen bir risâle.Eine Predigt am Dank- und Erntefeste zu Stümpfach.
Olay, Lee'nin evlenmesine yalnızca iki hafta kala meydana gelmiştir.Glücklicherweise sind die zwei Wochen Haft für Vicki gerade um.
Kuleden havaya: Bu meydana geri dön ve iniş izni için bekle.Rückzug: Die Tour abbrechen und auf der begangenen Route zurückkehren.
İranlı yetkililer ülkede meydana gelen maddi zararın 5 milyar Euro olduğunu tahmin ettiklerini açıkladı.Die Nachrichtenagentur ISNA bezifferte den entstandenen Sachschaden im Iran mit 5 Milliarden Euro.
Araba patlamasının meydana geldiği bölgede bulunan iki kişi, hafif yaralarla hastaneye kaldırıldı.Zwei Bergleute konnten sich retten, sie wurden mit leichten Verletzungen in ein Krankenhaus gebracht.
Lehler yeni ve daha büyük bir ordu meydana getirme çabasındaydılar.Die Geschäftsleitung bemühte sich um ein neues und größeres Bankgebäude.
Burunda kabarcıklar da meydana gelebilir.Auch Schnallen können vorkommen.
Sık sık büyük fırtınalar meydana gelir.Häufig gibt es Gewitter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
meydana ile cümle - Sayfa 20 - meydana kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App