Ana içeriğe geç
Sözlük

meydan ile cümle

meydan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
5-Metilsitozin, DNA metiltransferazların etkisiyle meydana gelen bir epigenetik değişimdir.La 5-metilcitosina è una modificazione epigenetica indotta dall'azione delle DNA metiltransferasi.
Girelim Ali serine, Çıkalım meydan yerine.Alessandra Cenni, In riva alla vita.
Böylece ilk ribozom meydana gelir ve protein sentezi daha yaygınlaşır.Nacque così il primo ribosoma, e la sintesi proteica divenne più prevalente.
Basit meyveler bir çiçeğe ait bir tek ovaryumun gelişmesiyle meydana gelir.Al contrario, un frutto semplice si sviluppa da un singolo ovario.
Backlash'te Jericho, Kıtalarası Şampiyonluğu için Shelton Benjamin'e meydan okudu ancak maçı kaybetti.A Backlash, Jericho ha sfidato Benjamin per il WWE Intercontinental Championship, ma ha perso il match.
Bir olay kesin ise o olay her zaman gerçekleşecek ve başka bir olayın meydana gelmesi olanaksızlaşacaktır.Se un evento è certo, allora accadrà sempre, e nessun risultato all'infuori di questo evento può mai accadere.
Birleşik Krallık hakimiyeti ve daha öncesinde "Konak Meydanı" olarak bilinmekteydi.Precedentemente si chiamava piazza Giustizia e ancora prima piazza del Conte.
1989 Tiananmen Meydanı protestolarının ardından bu hareket kısmen sona erdi.Questo movimento si interruppe parzialmente dopo le proteste di piazza Tiananmen del 1989.
Fakat ikincisi yalnız enzim varlığında meydana gelir.Questa però si presenta solo in caso di orchite bilaterale.
31 Temmuz SmackDown programında Bryan, SummerSlam'de bir maç yapmak için Miz'e meydan okudu.Nella puntata di SmackDown del 31 luglio Bryan ha sfidato The Miz per un match a SummerSlam.
1990’lardan beri Çin ve Rusya’da heteroseksüeller arasında giderek bir artış meydana gelmiştir.La più alta incidenza di casi tra etereoessuali si ha, a partire dal 1990, in Cina e in Russia.
Nakamura meydan okumayı kabul etti.Sammartino accettò la sfida.
Transalpina demiryolu gar meydanı şimdi İtalya ve Slovenya arasında bölünmüştür.La piazza della Transalpina rimase divisa fra l'Italia e il nuovo stato sloveno.
Meydan kapalı.La sfida interrotta.
Özellikle yaşlılarda ve altta yatan sağlık sorunu olan kişilerde komplikasyonlar meydana gelebilir..Le complicanze possono verificarsi soprattutto nei pazienti anziani e in quelli con altri problemi di salute.
Yaşlanma sonucu ölüm meydana gelir.È qui che si realizza l'invecchiamento.
1893 : Akçaabat'ta kolera salgını meydana geldi.1893: grave epidemia di colera.
Meydan turuna devam et.La sfida riprende.
Bir proteinde fosforilasyon birkaç farklı amino asitte meydana gelebilir.La fosforilazone di una proteina, come accennato, può avere luogo su diversi residui amminoacidici.
23 Ocak 1556 sabahında Şensi, Çin'de meydana gelmiştir.Avvenne la mattina del 23 gennaio 1556 nella provincia di Shaanxi, in Cina.
Bu semte ayrıca bir meydan kazandırdı.Sono stati una sfida che ha fatto crescere anche me.
Ateşin kendisinden meydana gelen şey değiştiği halde, ateşin kendisi değişmez.E, dopo il terremoto, un fuoco; ma il Signore non era nel fuoco.
Deprem yerin 13 km altında meydana geldi.Il sisma si verificò ad una profondità di 21 km.
Viral kanserler enfekte kişilerin ya da hayvanların az bir kısmında meydana gelir.Tuttavia, i tumori virali si verificano solo in una minoranza di persone (o animali) infette.
Daha sonra üçüncü deşarj ardından dördüncü deşarj meydana gelir.Un anno dopo il Pesse coglie il quarto successo.
Bu vakalar genelde herpes virüs enfeksiyonlarında meydana gelir.Ciò avviene frequentemente, ad esempio, con l'herpes virus.
Deprem 1950'den beri adalarda meydana gelen en büyük depremdi.È stata la peggiore inondazione in quasi 50 anni.
Kıyı sistemi içinde meydana gelen çok sayıda değişiklikler vardır.Esistono numerosi variazioni dello stacco da terra.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.L'esatto meccanismo del dolore alla testa durante un attacco di emicrania è sconosciuto.
Turandot sarayın penceresine çıkıp bu meydan okumayı kabul eder.Turandot appare quindi sulla loggia imperiale del palazzo e accetta la sfida.
Vezikül veya koful (vaküol) gibi basit bölmeler başka zarlardan tomurcuklanarak meydana gelir.Sulu Xingal (o Xəngəl) - La ricetta di questa zuppa assomiglia alla ricetta di Əriştə e Düşbərə.
Deaminasyon reaksiyonu laboratuvar ortamında bisülfit kullanılarak da meydana getirilebilir.Il meccanismo di rinaturazione può essere sfruttato anche in laboratorio.
Bu grup figürleri, Sakarya Meydan Muharebesi başlamadan önceki dönemi temsil etmektedir.Viene poi mostrata la classifica popolare aggiornata a prima dell'inizio della sfida.
Atatürk Meydanı'nda, Kıraathane-i Osmani (Osmanlı Kıraathanesi) kurulur.Sirr e Rūḥ formano il Rūḥ al-insāni (Anima umana) o Aʿyān.
Bu serotipli bakteri yözünden ABD'de yılda ortalama 73,000 vaka, 60 dolayında ölüm meydana gelir.Si calcola che questi batteri causino circa 73.000 casi d'infezione e quasi 60 morti ogni anno negli USA.
Etyopya: Meskel Meydanı, Addis Ababa.Sede: presso Federazione Fasci di Combattimento - Addis Abeba.
Violencia adı verilen şiddet olayları meydana geldi.Violenza chiama violenza.
Bordeaux şehrinin Quinconces Meydanından sonra Fransa'nın ikinci en büyük meydanıdır.Dopo la Place des Quinconces di Bordeaux, è la più grande piazza francese.
Ardından köy meydanına satış yapmak için gidecektir.Ne ordina, allora, al negozio vicino.
Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra Mersin yoluyla Türkiye'ye döndü.Ross tornò in territorio indiano dopo il funerale.
Entesopati de bazen seronegatif spondiloartridlerle birlikte ilişkili olarak meydana çıkar.L'entesopatia a volte è anche presente in associazione alla spondartrite sieronegativa.
Duyusal aura, auralı kişilerin %30-40'ında meydana gelen en yaygın ikinci aşamadır.Le aure sensoriali sono il secondo tipo più comune e si verificano nel 30-40% delle persone colpite da aurea.
17 Ağustos 1999 yılında meydana gelen 1999 Gölcük depremi nde Yalova şehri de büyük tahribata uğradı.Yalova ha subito ingenti danni nel terremoto del 17 agosto 1999.
Magma Dünya'nın yüzeyine yaklaştığında, magmanın boşaltılmasıyla hızlı bir şekilde patlama meydana gelir.Appena Superman guarda la Terra dallo spazio, questa esplode.
Belirli tip yanlışlıklardan meydana gelen hataları bir daha oluşmalarını imkansız kılarak yok ederler.È molto improbabile che gruppi diversi facciano gli stessi errori.
RNA virüsleri Replikasyon genellikle konak hücre sitoplazmasında meydana gelir.Virus a RNA La replicazione di solito avviene nel citoplasma.
Savaşın en kanlı çatışmaları Isonzo Nehri'nde olmuştur ve burada 11 büyük muharebe meydana gelmiştir.Mancanza di esperienza difensiva: le precedenti undici battaglie dell'Isonzo erano state tutte offensive.
CFIT genellikle havaalanı yakınlarında, uçağın iniş için alçaldığı sırada meydana gelir.Spesso si verificano durante la discesa degli aeromobili nella fase di atterraggio nei pressi di un aeroporto.
Meydan eski kentin duvarlarının hemen dışında yer almaktadır.La piazza infatti si trova immediatamente al di fuori delle mura della città antica.
Patlama, yerin 8.5 km üstünde meydana geldi.L'esplosione si verificò ad un'altezza di circa 8 km e mezzo.
Dolaşım sistemi, sırtta bir yürek ve ana damardan meydana gelir.Mancano elementi di raccordo fra il corpo principale e la spalla.
21 Aralık’da Devrim Meydanı’daki (Piata Revolutie) büyük gösteri, rayından çıkarak kaosa dönüştü.Il 21 dicembre il raduno, tenuto in quella che attualmente è Piazza della Rivoluzione, degenerò nel caos.
İki kısımdan meydana gelir: Saidin ve Saidar.Ne esistono di due tipi: quello saudita e quello yemenita.
Bir olay meydana geldiğinde genellikle her kahraman kendi kötüsüne yollanır.Ogni volta che succede qualcosa, vorrebbe essere l'eroe.
Detaylı bir şekilde tanrı sızıntılarının meydana gelişi anlatılır.In senso stretto è l'astensione sul problema del divino.
Buna benzer olaylar İspanya’da da meydana geldi.Episodi analoghi si verificarono anche in Europa.
Aspirine ve NSAID kaynaklı anafilaksi, her 50.000 kişiden birinde meydana gelir.L'anafilassi da aspirina o FANS si verifica all'incirca in un caso ogni 50 000 persone.
1 Eylül - Japonya'da Büyük Kantō Depremi meydana geldi.1º gennaio: in Giappone inizia una lunghissima crisi economica.
Bu olay, yoğun ruhsal dengesizliklerle dolu bir periyodun içinde meydana geldi.Accadde in contemporanea ad un risveglio spirituale?
Meydana gelen felaketlerden ötürü derinden üzüntü duyuyoruz." ifadeleri yer aldı.Aisna: “La scrittura ci fa orrore, così come ci fa orrore la morte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod