Bu dönemin sonunda ovülasyon meydana gelir.Alla fine dell'episodio si vede il det.
Viyana-Trieste demiryolu hattı üzerindeki ilk hizmeti 27 Nisan 1846 tarihinde Celje'de meydana geldi.Il primo treno della ferrovia Meridionale (Vienna-Trieste), giunse a Celje il 27 aprile 1846.
Eserlerinden uzaklaştıkça detayların solması sonucu optik bir ilüzyon meydana gelir.Man mano che va avanti con le scoperte arriva ad una scioccante conclusione.
1989 Tiananmen Meydanı Olaylarında öğrenci lideri oldu.Egli è stato anche uno dei più visibili dei leader studenteschi delle proteste di piazza Tiananmen del 1989.
Merkez İdari Okrugu'nda Tverskaya Zastava Meydanı'nda yer almaktadır.Si trova presso la Piazza Tverskaja Zastava.
Tanımlanan en geniş zaman birimi olan supereon, eonlardan meydana gelir.L'unità di tempo più ampia definita è il supereone, costituito da Eoni.
The Miz, bu meydan okumayı kabul etti.Questi, divertito dalla situazione, accetta la sfida.
Umuma açık meydan çeşmelerinden su alıp getirmek köleler ve bazen kadınlar için günlük işlerden biriydi.Andare a prendere l'acqua era un compito quotidiano delle donne.
Orgu meydana getiren öğelerin büyük bölümü dışarıdan görülmez.Eventuali parti del corpo in aria fuori dal campo non sono considerate fuori.
Fujian ismi bu eyalette bulunan iki şehrin, Fuzhou ve Jian'ou'nun isimleriden meydana gelmektedir.Il nome Fujian deriva dalla combinazione di Fuzhou e Jian'ou, due città nel Fujian.
Siyanojen klorür ile tepkimesi (ing:reaction) malononitrili meydana getirir.La reazione con cloruro di cianogeno porta a malononitrile.
Bugün Damga Günaydın Tan MeydanIl good-morning è un esercizio di sollevamento pesi.
Her ikisi de bu kişisel rekabeti savaş meydanına getirdi.Entrambe le medaglie sono arrivate nella competizione a squadre.
Corbin meydan okumayı kabul etti.Graziani accettò la sfida.
Işık, fotonlardan meydana gelir.E la grande luce viene da quella scatola.
Denizaltı kanyonlarının nasıl meydana geldikleri hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüştür.Proprio tale azione incisiva genera i canyon sottomarini.
Rekombinasyon hem DNA hem de RNA virüslerinde meydana gelebilir.Tali inneschi possono essere sia di DNA sia di RNA.
Kremlin ile birlikte Kızıl Meydan da Dünya Mirası listesine giren yerlerdendir.Assieme al Krak dei Cavalieri è stato inserito nella lista dei patrimoni mondiali dell'umanità.
Bu, meydan ile ilgili ilk işaretlerdendir.Era il primo segnale in vista del golpe.
Karma kültür meydana gelmistir.Una cultura dell'automobile stava emergendo.
Bununla birlikte büyük bir meydan savaşı da önlenmişti.Si sarebbe così sviluppato un enorme fronte di battaglia.
İlâhî Buyruk eşyayı bu araçla meydana getirmiştir.”Ho costruito il museo con questo in mente”.
Zorba kendisine güldü ve Bokuden’e kılıçsız bir dövüş için meydan okudu.Krux, furioso, non si dà per vinto e sfida Rallen ad un duello di spada.
Beş yıl sonra meydanı koruma projeleri başlatıldı.Cinque anni dopo venne inaugurata una stazione di soccorso per animali.
Bu yeni gelen kültürlerin kaynaşmasıyla da ortak yeni bir kültür meydana gelmiştir.Privati delle nostre vecchie fonti di cultura, ne creeremo di nuove.
Bu durumda dengesiz rekombinasyon meydana gelir.Si parla in tal caso di sistema instabile.
Halk mumlar ve anahtarlıklarla şehir meydanlarında toplandı.Dietro gli abitanti seguivano con candele e lumini.
Olayda 40 kişi ölmüş, çok büyük maddi hasar meydana gelmiştir.Ci furono 13 morti, una cosa enorme per quei tempi.
Mikrodalga yanığı, mikrodalgaların ortaya çıkardığı termal ısınma yoluyla meydana gelir.Le ustioni da microonde sono provocate dal riscaldamento causato dalle microonde stesse.
Eğer −OH grubu iyonik bir bağda bulunursa meydana gelen anyonuna "hidroksit" iyonu denir.Quando il gruppo -OH viene considerato un gruppo sostituente, prende il nome di "idrossi-".
2 NADH meydana gelir.2 ^ Il lavoro che emerge.
Savaş San Francisco, Hollywood gibi yerlerde meydana gelmektedir.La famiglia può così riunirsi a Hollywood.
Kısa süre sonra Randy Orton, Undertaker'a WrestleMania 21 için meydan okudu.Nella puntata di Raw del 7 marzo, Randy Orton sfidò The Undertaker in un match per WrestleMania 21.
Meydan, bugünkü haline gelene kadar çeşitli dönüşümlere maruz kalmıştır.L'intero complesso ha subito alcune trasformazioni fino ad arrivare all'aspetto odierno.
Kırgızlar, efsanelere göre “kırk kız”dan meydana gelmişlerdir.Successione dei Boss: Circa 40 "uomini d'onore".
1941 Haziran'ında, Irak'ta bir askeri darbe meydana gelmiştir.Nel giugno 1941 ci fu un manifestazione pro-nazismo in Iraq.
14. yüzyılda meydana gelen bir depremde yıkılmıştır.Fu distrutta da un terremoto nel tardo IV secolo.
Bu işleç kullanıldığında olaylar diğer dillerdeki gibi bir sıra halinde meydana gelir.Quando viene utilizzato, le cose accadono nella sequenza con cui appaiono, come in un linguaggio procedurale.
İkincil süreç düşünme biçimleri de bu süreçte meydana gelir.Anche la modalità di pagamento tramite cachorreo risale allo stesso periodo.
Bilimsel çalışmaları zamana meydan okumuştur.In molte occasioni gli scienziati hanno perso il fatidico momento.
Böylece ayaklanma meydana gelemedi.Non ci fu nessuna rivolta.
Angemon ilk olarak Devimon'la final kavgasında meydana çıktı.Angemon appare per la prima volta durante la battaglia finale contro Devimon.
Bu çağrıdan sonra hükümet meydanı halk tarafından tıklım tıklım doldurulur.Grazie a tale evento la piazza del paese è ritornata a brulicare di gente.
Binası, Trafalgar Meydanı'nın kuzey kıyısındadır.Alla sua estremità nord sorge Trafalgar Square.
17. yüzyılda da benzer bir deprem meydana gelmiş ancak o zaman şehrin büyük bir bölümü yıkılmıştır.Un episodio simile accadde anche negli anni quaranta, quando buona parte del centro fu fortemente danneggiata.
1869 - Büyük Samsun yangını meydana geldi.Nel 1869, la sinagoga fu danneggiata da un incendio.
Göçler ve 1995 yılında meydana gelen deprem yüzünden ağır hasar görmüştür.Gravemente danneggiato dopo il terremoto del 2009.
Bloom ve Rett sendromu kromozomal duplikasyon sonucu meydana gelen genetik hastalıklardandır.La sindrome di Bloom e la sindrome di Rett sono le patologie più note associate alla duplicazione cromosomica.
Akabinde daha da ciddi bir olay meydana geldi.Qualcosa di strano è avvenuto in quella trincea.
1930'lu yıllarda Sovyetler Birliği ile Türkiye arasında diplomatik yakınlaşma meydana gelmiştir.Inoltre dagli anni 60 il governo cubano ha stretto un rapporto commerciale con l'Unione Sovietica.
Sönmüş bir volkanın oluşturduğu çöküntü ile meydana gelmiştir.Si dice che nasca ogni volta che si forma un nuovo vulcano.
Bu şekilde konkresyonlar meydana gelir.Le cose andranno sicuramente come detto.
Akşam saatlerinde ise bir anda serinlik meydana gelir.Nel pomeriggio tutto procede con la solita calma.
Raw'da, Paul Heyman WrestleMania'da Lesnar'la yüzleşmesi için tüm güreşçi kadrosuna meydan okudu.Nella stessa serata, Paul Heyman ha indetto una sfida a tutto il roster per affrontare Lesnar a WrestleMania.
Bir mağarada meydana gelmiştir.Entrano in una grotta.
Söz konusu eyaletler bugün Pakistan'ı meydana getirmektedir.Oggi questo territorio è parte del Pakistan.
Cücelik hayvanlarda, insanlarda ve bitkilerde meydana gelebilir.Il termine può riferirsi sia ad animali sia a piante.
Amblem 9 bölümden meydana gelmiştir.Il pezzo è esposto nella vetrina 109.
Kertenkelelerin kuyrukları koptuğu zaman bir ayı geçmeyen bir zaman içinde yeni bir kuyruk meydana gelir.Poco prima che i cuccioli vengano svezzati, avviene un nuovo ciclo di accoppiamento.
Daha sonra ikinci bir zaman çizgisi meydana gelir.Viene poi rinvenuto un secondo cerchio.