Ana içeriğe geç
Sözlük

meydan ile cümle

meydan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayni isimdeki meydanda yer alır.Elle est sur la place du même nom.
Çarpışma yerel saatle 5:26'da (4:26 GMT) meydana geldi.Chargé de kérosène, il prend feu vers 14 h 45 (12 h 45 GMT).
İkincil süreç düşünme biçimleri de bu süreçte meydana gelir.Le processus de différenciation du monde intérieur se déroule aussi durant cette phase.
Çin'in ekonomik gelişimi popüler geleneklere ve sanatlara meydan okumaktadır.Participer au développement culturel des arts et traditions populaires du Canada.
Potsdamer Platz, Berlin'de bulunan bir kent meydanıdır.Potsdamer Platz, une place au centre de Berlin.
Dar anlamda aile (evlilik birliği); sadece eşlerden oluşan birlikten meydana gelir.Les hommes d'une même famille sont égaux entre eux, quel que soit leur âge.
Saldırı yerel saatte 21:30'da meydana gelmiştir.Des policiers arrivent sur les lieux de l'attaque dès 21 h 30.
Bu yüzden gen yapısında önemli değişiklikler meydana getirir.Une série de modifications du gène s'avère alors nécessaire.
Galaksinin dış sınırından iç sınırına yaklaşırken, hayatın meydana gelme şansı önce artar sonra azalır.Du centre d'une galaxie vers sa périphérie, la capacité à abriter la vie augmente puis retombe.
Fiil çekimleri dilin esasını meydana getirir.Ramener le langage à son essence.
Bu boşluk ancak çok yeni tarihlerde bir meydan kimliği kazanmıştır.Ce déclin a toutefois était remis en cause par l'historiographie récente.
Üç farklı saldırı var: meydan savaşı, kale kuşatması ve yağmalama.Il y a 3 types d’attaques : bataille de champ, siège de forteresse et dévastation.
Bu kez aslanı meydana salarlar, aslanı da öldürür.Plus précisément, un lion va les tuer.
Otuz üç sayfadan meydana gelmiş ve İstanbul'daki Tercüman-ı Hakikat Matbaası'nda basılmıştır.Il a été traduit en 39 langues, et inclus aux programmes scolaires de littérature de la Shoah.
Doğal öldürücü hücreler (natural killer cells) tarafından meydana gelen hücresel bağışıklık.Article détaillé : cellules tueuses naturelles.
Katotta indirgenme olayı meydan gelir.La question du réductionnisme se pose.
Şehir genelde bir tepenin üzerinde bulunan bir kale (akropol) ve bir agora (ticaret meydanı) olurdu.La ville fut dotée d'un château-fort, désigné comme le palais, et s'entoura de murailles.
Böylece ayaklanma meydana gelemedi.Mais la révolte n'a pas lieu.
Sonra Corbin'in meydan okumasını kabul etti ve ona Dirty Deeds yaptı.Ils se rend compte que ce n'est qu'une imposture et lui porte son Dirty Deeds.
Bu kitap; 54 şiirden meydana gelmiştir.Cette version fut alors produite à 54 exemplaires.
3434: Sauron'un güçleri Dagorlad Meydan Savaşı'nda yenilgiye uğradı.En 3434 a lieu la première victoire sur Sauron, lors de la Bataille de Dagorlad.
Wyoming eyaleti 23 countyden meydana gelir.L'État du Wyoming est divisé en 23 comtés.
Tümör, vücuttaki tüm doku ve organlarda meydana gelebilir.L'artériographie peut concerner n'importe quelle artère du corps ou le corps entier.
Cumhuriyet Meydanı civarında bir at arabası.Sur un mur de la place de la République.
Bunun sonucu olarak orada bir negatif yük meydana gelir.Cela cause une charge négative de la surface.
Vali Montforte meydana gelmiştir ve ortalık suspus olmuştur.Montfort, le gouverneur, intervient et calme tout le monde.
Böylesine kötü ve kargaşa dolu bir ortamda önemli sorunlar meydana gelmiştir.Les difficultés rencontrés étaient alors énormes dans une zone aussi abrupte et sauvage.
Kolomna Devrim Meydanındadır.La Mauranie est en proie à la révolution.
2008'de bu hava meydanından 5.3 milyon uçak yolcusu uçak seferleri ile uçmuşlardır.En 2008, 5,3 millions de passagers y ont transité.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.Au cours de cette approche, aucune confrontation sérieuse n’est signalée.
Bu esnada ülkede birçok çatışmalar meydana geliyordu.De nombreux combats eurent lieu sur son territoire.
Örgütün karagahı Grimmauld Meydanı 12 Numara'dır.Son portrait figure également dans une chambre au 12, square Grimmaurd.
İkinci Dünya Savaşı öncesinde meydan, Amsterdam'daki Yahudi mahallesinin bir parçasıydı.Le quartier représentait, avant la Seconde Guerre mondiale, le cœur de la culture juive de la ville.
Çekingenlik, alışılmadık durumlarda meydana gelir.On s’habitue doucement à des évènements inhabituels.
Her durumda bir 3-boyutlu noktalar kümesi meydana gelir.Chaque droite passe par au moins 3 points.
Bu ayrıştırmalar sonucunda kokuşma kokuları meydana gelir.Des résultats similaires ont été observés avec les odeurs.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.Elle avoue sous la torture avoir été en relation avec le démon.
İki kısımdan meydana gelir: Saidin ve Saidar.Deux d'entre eux sont venimeux : la vipère d'Orsini et le gloydius halys.
Ama bu durumlar çok nadir meydana gelir.Mais de tels cas surviennent très rarement.
"Piazza San Francesco" meydanında.L'église se situes Piazza San Francesco.
Ertesi hafta Styles, Genel Müdür Daniel Bryan'a Owens'ın açık meydan okuma nasıl yapılır bilmediğini söyledi.Daniel Bryan dit qu'Owens ne comprend pas c'est quoi un Open Challenge.
Meydandaki protestolara katılmak için insanlar Pekin'e hareket ediyordu.Cette déclaration souleva des protestations à Pékin.
Hemen ardından küçük bir çöküntü meydana gelir.Peu après se produit un incident dramatique.
İş Adamı, üç bölümden meydana gelen bir komedidir.Il s'agit d'une comédie en trois actes.
Dayılık, Cezayir'de bir ihtilal neticesinde meydana çıkmıştır.Cette condamnation provoque un tollé en Alsace.
Meydan Amerikalı sanatçı Sol LeWitt tarafından tasarlanmıştır.Il y fait une rencontre décisive : l'artiste Sol LeWitt.
1389 : Kosova Meydan Savaşı.1389 : bataille de Kosovo Polje.
Bu yüzden, karışıklığa meydan vermemek için nadiren kullanılır.C'est pourquoi on l'utilise rarement pour sortir un groupe en danger.
Eskilerde köy meydanında kaz dövüşleri yapılırdı.À cette époque, la chasse au taureau se déroulait dans l'ancienne ville.
Ruanda İç Savaşı, 1990-1994 yılları arasında Ruanda'da meydana gelen bir iç savaştır.Les forces armées rwandaises ont augmenté de 1990 à 1994.
Alanda büyük hasar meydana geldi.Importants dégâts dans le département.
Çiçekler beyaz veya pembe renkli olup, yapraklardan daha önce meydana gelirler.Les fleurs, assez grandes, blanches ou rose pâle, apparaissent avant les feuilles.
1947 - Illinois'deki bir kömür madeninde meydana gelen patlamada, 111 kişi öldü.1947 : un accident dans une mine de Centralia, États-Unis, tue 111 personnes.
Meydan gelen halkasal yapılar furan türevleridir ve furanoz olarak adlandırılırlar.La structure cyclique résultante s'apparente aux furanes, et est appelée furanose.
Kapla aynı şekilde dönmek yerine, dönmekte olan durum nicel girdaplardan meydana gelir.Sachant qu'il reviendrait à la morgue, quoi qu'il arrive.
Böylece bir hücreden 4 tane haploid hücre meydana gelir.Dans les caves du sous-sol sont aménagées quatre cellules.
Daha sonra Hiroshi Tanahashi'ye meydan okudu.Le 3 mai il bat Hiroshi Tanahashi.
Sistem, kusursuz biçimde işleyebilmenin yöntemlerini kendine içkin biçimde meydana getirmektedir.Pour vérifier son fonctionnement, il met un toast dedans.
Samsunspor'da oynarken, deplasman yolculuğu sırasında meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmiştir.Il conduisait sous l’emprise de stupéfiants lors de l’accident qui leur a coûté la vie.
Kavga sayım zamanı başlar, birçok yaralanma ve ölüm meydana gelir.Le combat a éclaté pendant un comptage occasionnant ainsi beaucoup de décès et de dommages.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod