Ana içeriğe geç
Sözlük

mevsiminde ile cümle

mevsiminde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.Dar in Octombrie, tineti minte, suntem inca in sezonul musonului de sud-vest,
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.Ma a Ottobre, ricordate, siamo ancora nel monsone di sudovest,
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.Maar in oktober, inderdaad, zitten we nog in de zuidwestmoesson.
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.Mais en octobre, souvenez vous, nous sommes encore dans la mousson du sud-ouest.
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.Men i oktober, husker I, vi er stadigvæk i den sydvestlige monsun,
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.Mutta on lokakuu, muistattehan, olemme kesämonsuunissa.
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.Nhưng vào thàng 10, hãy nhớ, vẫn còn mùa gió Tây Nam.
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.Pero en octubre, recuerden, todavía estamos en el monzón del SO,
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.W październiku na Malediwach trwa monsun letni,
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.Но в октябре ещё период юго-западного муссона, помните?
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.Но през октомври - помнете, още сме в югозападния мусон,
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.אבל באוקטובר, זכרו, אנו עדיין במונסון הדרום מערבי.
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.ولكن في أكتوبر، تذكروا، ما زلنا في خضم الرياح الموسمية الجنوبية الغربية،
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.南西季節風の真っ只中です
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Al mismo tiempo, se ha producido un acortamiento de la temporada de cultivo en las latitudes meridionales.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Dans le même temps, la saison de croissance s'est raccourcie dans les latitudes méridionales.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Hkrati je prišlo tudi do skrajšanja rastne dobe v južnih geografskih širinah.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.În acelaşi timp, a existat o scurtare a perioadei de vegetaţie, la latitudini sudice.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Samaan aikaan kasvukausi on lyhentynyt eteläisillä leveysasteilla.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Samtidigt har det skett en förkortning av växtsäsongen på sydliga breddgrader.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Solche Veränderungen im landwirtschaftlichen Zyklus werden den Prognosen zufolge weiterhin auftreten
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Tezelfdertijd wordt een korter groeiseizoen waargenomen in zuidelijke gebieden.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Zároveň došlo ke zkrácení vegetačního období v jižních zeměpisných šířkách.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Zároveň došlo k skráteniu vegetačného obdobia v južných šírkach.
Bangladeş, Dhaka'da taşkın yağmur mevsiminde çok sıradan bir sahne.Las inundaciones son un escenario común en Dacca, Bangladesh.
Bangladeş, Dhaka'da taşkın yağmur mevsiminde çok sıradan bir sahne.Les inondations sont communes durant la saison des pluies à Dacca, au Bangladesh.
Bangladeş, Dhaka'da taşkın yağmur mevsiminde çok sıradan bir sahne.Overstroming is een heel gewoon verschijnsel tijdens het regenseizoen in Dhaka, Bangladesh.
Bangladeş, Dhaka'da taşkın yağmur mevsiminde çok sıradan bir sahne.Záplavy jsou během dešťové sezóny v Dháce v Bangladéši běžné.
Bangladeş, Dhaka'da taşkın yağmur mevsiminde çok sıradan bir sahne.Η πλημμύρα είναι πολύ σύνηθες σκηνικό κατά τη βροχερή εποχή στη Ντάκα του Μπαγκλαντές.
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:Ici, un évènement étrange et inexplicable s'est produit pendant la dernière saison des amours
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:이 경우에는 지난 산란기 때 일어난 약간 이상하고 설명이 안 가는 행동인데
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:Однако, во время последнего случного сезона произошло очень странное и необъяснимое явление.
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:במקרה הזה קרה דבר מוזר ולא מוסבר שהתרחש במהלך עונת הרבייה האחרונה,
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:في هذه الحالة كان السلوك غريبا وغير قابل للشرح هذا النشاط حدث في موسم التزاوج الماضي
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:説明のつかない出来事に遭遇しました 大きなオスのキングコブラがメスに噛みついたと思ったら
Görüldüğü kadarıyla kış mevsimindeyiz, karakış. Belki günbatımı zamanı.К тому же, кажется, что мы видим глубокую зиму и, скорее всего, её рассвет.
Görüldüğü kadarıyla kış mevsimindeyiz, karakış. Belki günbatımı zamanı.Ми також бачимо, начебто, глуху зиму, і, можливо, це захід сонця.
Görüldüğü kadarıyla kış mevsimindeyiz, karakış.نحن ايضا ننظر إلى،يبدو،نهاية فصل الشتاء
Güz mevsiminde hava karanlık da olur, çünkü, güney yaz aylarına göre daha erken saatlerde batar.Durante el otoño también hay oscuridad, debido a que el sol se pone antes que en verano.
Güz mevsiminde hava karanlık da olur, çünkü, güney yaz aylarına göre daha erken saatlerde batar.Il fait également plus sombre, car le soleil se couche plus tôt qu’en été.
Güz mevsiminde hava karanlık da olur, çünkü, güney yaz aylarına göre daha erken saatlerde batar.På hösten är det också mörkt, eftersom solen går ner tidigare än på sommaren.
Güz mevsiminde hava karanlık da olur, çünkü, güney yaz aylarına göre daha erken saatlerde batar.Syksyllä on myös pimeää, koska aurinko laskee aikaisemmin kuin kesällä.
Güz mevsiminde hava karanlık da olur, çünkü, güney yaz aylarına göre daha erken saatlerde batar.Осенью также темно, потому что солнце заходит раньше, чем летом.
Güz mevsiminde hava karanlık da olur, çünkü, güney yaz aylarına göre daha erken saatlerde batar.كذلك يكون الخريف فصلاً معتماً لأن الشمس تغيب في ساعة مبكرة أكثر من الصيف.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.A činiac dobré neustávajme, lebo svojím časom budeme žať neumdlievajúci.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.A dobrze czyniąc nie słabiejmy; albowiem czasu swojego żąć będziemy nie ustawając.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.A jótéteményben pedig meg ne restüljünk, mert a maga idejében aratunk, ha el nem lankadunk.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Chớ mệt nhọc về sự làm lành, vì nếu chúng ta không trễ nải, thì đến kỳ chúng ta sẽ gặt.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Chớ mệt_nhọc về sự làm_lành , vì nếu chúng_ta không trễ_nải , thì đến kỳ chúng_ta sẽ gặt .
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Činíce pak dobře, neoblevujme; nebo časem svým budeme žíti, neustávajíce.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Dobro delati se pa nikar ne utrudimo; zakaj ob svojem času bomo želi, če ne obnemoremo.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.E não nos cansemos de fazer o bem, porque a seu tempo ceifaremos, se não houvermos desfalecido.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.E non stanchiamoci di fare il bene; se infatti non desistiamo, a suo tempo mieteremo
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Ja kun hyvää teemme, älkäämme lannistuko, sillä me saamme ajan tullen niittää, jos emme väsy.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.우리가 선을 행하되 낙심하지 말지니 피곤하지 아니하면 때가 이르매 거두리라
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Lasset uns aber Gutes tun und nicht müde werden; denn zu seiner Zeit werden wir auch ernten ohne Aufhören.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Men la oss gjøre det gode og ikke bli trette! for vi skal høste i sin tid, såfremt vi ikke går trett.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.No nos cansemos, pues, de hacer el bien; porque a su tiempo cosecharemos, si no desmayamos
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Să nu obosim în facerea binelui; căci la vremea potrivită, vom secera, dacă nu vom cădea de oboseală.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Ας μη αποκαμνωμεν δε πραττοντες το καλον διοτι εαν δεν αποκαμνωμεν, θελομεν θερισει εν τω δεοντι καιρω.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod