Clara Konsül mevkiinden bir ailedendi.Clara stamde uit een familie die de consulaire rang had bereikt.
Geyikkoşan mevkisinde 6 Mayıs tarihinde Hıdırellez Şenlikleri yapılmaktadır.6 mei Ondertekening in de aula van de Landbouwhogeschool te Wageningen.
Açıkçası şehrin tümü müstahkem mevkiye dönüştürülmüştü.De hele stad werd in feite omgebouwd tot concentratiekamp.
19. asra kadar Kozlar mevkiinde bulunmaktaydı.Ze waren tot de 19e eeuw georganiseerd in schippersgilden.
Bir çok mevkiide oynaması da büyük avantaj."Maar veel nummers doen is natuurlijk wel leuk."
Bugün bu mevki "Eski Hamurcu" olarak bilinmektedir.Dit gebouw staat tegenwoordig bekend als Old Main.
Mevkisi savunmadır.Zijn positie is verdediger.
Savunma mevkiinde oynamaktadır.Hij speelt in een verdedigende positie.
Bölge, Helvacıyepesi Mevkii olarak bilinmektedir.De wijk staat bekend als probleemwijk.
Mevkisi Defans olan Juskowiak, 1958 FIFA Dünya Kupası'nda Batı Almanya ile yarı finalle çıktı.De meeste Zweden herinneren hem door het doelpunt dat hij scoorde op het WK van 1958 tegen West-Duitsland.
Ayrıca Yaşar Üniversitesi'nin Selçuk Yaşar yerleşkesi de Bornova Ağaçlıyol mevkiindedir.Ook de nieuwbouw van het Universitair ziekenhuis zal aan de route van de Letbane komen.
Osmanlı kuvvetleri bütün hatlarını Rusçuk-Kadakyoy arasındaki mevkiye çekmek zorunda kaldı.Zij moest in de tweede ronde haar meerdere erkennen in de Russin Alla Koedrjavtseva.
1631 yılında Étienne Cour des Aides ikinci başkanlığı olan mevkisini 65,665 livre’ye satmıştır.W 1631 Étienne sprzedał swą pozycję drugiego prezydenta Cour des Aides za sumę 65 665 liwrów.
Bu arada, İvan Vladislav Arnavutluk ve Makedonya dağlarındaki mevkilerini pekiştirdi.Tymczasem Iwan Władysław umacniał swoje pozycje w górach albańskich i macedońskich.
Konstantin'in babası Konstantius Chlorus bu sistem içinde hemen en yüksek mevkilere erişmeye başladı.Na zachodzie Konstancjusz Chlorus wprowadzał te zarządzenia w bardzo niewielkim stopniu.
Bu yerleşke Kaliforniya'ya giden göçmenlerin yolu üzerinde bir konaklama mevkii olarak kurulmuştur.Był ważnym przystankiem dla podróżnych zmierzających do Kalifornii.
Uzun forvet mevkisinde oynamıştır.Grał w serialu Ostry dyżur.
Çubuk mevkii ise bu insanların yaylak olarak kullandığı bir yer olarak tespit edilmiştir.Poznań jest jednym z miejsc, które należy brać pod uwagę jako miejsce tego wydarzenia.
Ancak bir grup ise Salur köyü mevkine yerleşir.Jedynie nieliczni dotarli do obozu Szalonego Konia.
Daha sonraları mevkisini değiştirerek liberoluk yapmaya başladı.Dopiero w późniejszym czasie zmienił swoje poglądy na liberalne.
Romalılar bu mevkide Jüpiter Tapınağı inşa etmişlerdir.W czasach rzymskich na przełęczy wybudowano świątynię Jowisza.
Hitler, 1944 Ağustos'unda Breslau kentini bir "festung" (müstahkem mevki) olarak ilan etmişti.W sierpniu 1944 miasto zostało ogłoszone twierdzą (niem. Festung Breslau).
Orta saha mevkiinde oynayan futbolcu Colo Colo takımında 10 numaralı formayı giymektedir.Piłkarz obecnie gra z numerem "10" na koszulce.
Forvet mevkiinde çok parlak kariyer yaşamıştır.Zrobił błyskotliwą karierę w międzynarodowych koncernach.
Askeri Mevki Hastanesi 2. Tabipliğine atandı.Był leczony w Szpitalu Rezerwowym Nr 2 w Cieszynie.
Çünkü saydığım bu üç mevkide gölge vardır.Na tej drugiej punkty ułożone są w trzy rzędy.
Su kavuşumu mevkiinde Çoruha karışır.Przy mieszaniu z wodą ulega kontrakcji objętości.
Running back, (RB) Amerikan futbolu'nda yer alan bir mevkidir.Running back (RB) (biegacz) – pozycja zawodnika w futbolu amerykańskim i kanadyjskim.
Çok eskiden Pötürge, Malatya'dan gelip, Buzluca mevkisine yerleşmişlerdir.Powstały one w Poznaniu, Gnieźnie oraz na Ostrowie Lednickim.
İlk olarak santrafor mevkiğinde oynatılmaya çalışıldı ama başarılı olunmadı.Początkowo próbował grać na perkusji, jednak nie wyszło mu.
Mevkiyi orta saha'nın forvete yakın bölümüdür.Picot) o podziale Bliskiego Wschodu na sfery wpływów.
Bugünkü Çiftlik Sırtı mevkisi olarak biliniyor.Wysypka grudkowa jest obecnie znana jako naczyniakowłókniak twarzy.
Agüero Santrafor mevkiğinde görev almaktadır.Przypadkiem agensa jest tu ergativus.
Istriya Venedik için politik ve stratejik olarak gayet önemli bir mevkide idi.W kampanii Grahama to właśnie polityka zagraniczna i obronna zajmowała centralne miejsce.
Defansif ortasaha mevkisinde de oynayabilir.Może grać również na pozycji przyjmującej.
Ayrıca Çalardı mevkinin üst taraflarında yaklaşık 30 inden oluşan Hüseyinli inleri bulunmaktadır.Oszacował on również, iż na tym terenie pozostało nie więcej niż 30 sztuk hipopotamów.
Yataklı vagonlar ile kuşetli vagonlar arasındaki fark da mevkiyi göstermektedir.Pociągi nocne prowadzą również wagony sypialne i wagony z miejscami do leżenia.
Bir çok mevkiide oynaması da büyük avantaj."Nie częste to zjawisko współdziałania tak wielu zalet...".
Verdiği nimetler (pınarbaşı mevkiinden köyün kaynak suyu çıkar) için Allah'a şükretmek amacıyla yapılır.Den som önskar att hålla kvar Guds nåd skall vara tacksam när Guds nåd ges och tålmodig om den tas bort.
Çünkü saydığım bu üç mevkide gölge vardır.Funtens sidor har reliefer i tre scener.
Kendisi Joseon mahkemesinde mevki sahibi olan sayılı birisiydi.Den hade således ungefär samma uppgift som juryn i anglosaxisk rätt.
Defans mevkiisinde oynayan futbolcu, Güney Afrika kulübü olan Black Leopards'da forma giymektedir.Han spelar för den sydafrikanska klubben Black Leopards och har spelat i det sydafrikanska landslaget.
Mevkii olarak savunmanın ortası ve sol bekte oynayabilen bir oyuncudur.Han är en försvarare som kan spela både centralt och på vänsterkanten.
Defans mevkiindedir.I fiendens närvaro.
Zaten John'un ailesi de müzikal açıdan belli mevkilere sahiptiler.Även på faderns sida fanns musikaliskt och konstnärligt påbrå.
Eylemciler 1890 Wounded Knee Katliamı mevkisini sembolik değerinden dolayı seçmişlerdi.Efter massakern på 300 Lakota-indianer vid Wounded Knee 1890 självdog den nya religionen.
Örneğin normal şartlarda en yüksek mevkide iki konsül bulunurdu.Наприклад, в нормальних умовах, найбільші повноваження були у двох консулів.
Ona böyle bir mevki öngördüler.Спонукало його до цього ось яка обставина.
İlk olarak santrafor mevkiğinde oynatılmaya çalışıldı ama başarılı olunmadı.Були спроби реконструювати її під виставковий центр, але невдалі.
Daha sonraları mevkisini değiştirerek liberoluk yapmaya başladı.І її після переходу на сироїдіння починаєш відчувати.
Ailesinin üyeleri, geçmişte, devletin içinde en yüksek askeri ve politik mevkileri doldurmuşlardır.Зазвичай, імператори були носіями найвищої релігійної, політичної і військової влади у країні.
Köyün ilk kurulduğu mevki Dünek mevkiidir.Перші згадки про село датовані сер.
Oynadığı mevkii santrafordu.Її місце зайняв Сандерленд.
Aşağı oba mevkii nüfus açısından biraz daha kalabalıktır.Другий за чисельністю після Назрані населений пункт Інгушетії.
Çünkü saydığım bu üç mevkide gölge vardır.З приводу подальших подій існує три версії.
Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin en üst mevkide bulunan lideridir.Президент у змішаній республіці є верховним головнокомандувачем, як у президентській республіці.
Yine Mercümek tepe mevkiinde toprak altında kale kalıntılarının olduğu söylenir.Легенди розповідають, що під фортецею є підземні ходи.
Yataklı vagonlar ile kuşetli vagonlar arasındaki fark da mevkiyi göstermektedir.Потяг-трансформер складається як з вагонів зі спальними місцями, так і з вагонів з місцями для сидіння.
Fakat tam bu sırada bu mevkiye 5 diğer Osmanlı gemisi yetisti.Пізніше таким чином було переобладнано ще п'ять радянських підводних човнів.
Defansın sol bek mevkiisinde forma giymiştir.Нагорода носиться на лівому боці військової форми одягу.