Açıkçası şehrin tümü müstahkem mevkiye dönüştürülmüştü.Саме місто було перетворене на місячний пейзаж.
İlk yıllarında sağ bek mevkiinde oynadı.Перші роки займав позицію правого захисника.
Antalya Saat Kulesi, Antalya şehrinin Kale Kapısı mevkiinde yer alan saat kulesidir.Годинникова башта Анталії — годинникова башта, розташована в районі в Анталії.
Takımdaki tüm oyuncular mevkilerinde çok iyiler.Všichni kluci z ulice jsou moc pohodlní.
Ona böyle bir mevki öngördüler.Takhle jsem se ho přímo zeptal.
Çünkü saydığım bu üç mevkide gölge vardır.Na ocase jsou tři tmavé pruhy.
Ballıkuzu mevkii.Zdi tvé.
Bu sırada aynı mevkide bir başka olay da plananmaktadır.V témže místě se odehrává také děj tohoto dramatu.
Bu çocukların çoğu sonradan önemli mevkilere gelmişlerdir.Jejich mláďata pak budou převážně také dobří běžci.
Hiçbir zaman oynadığım mevkiiyi sorun etmem.Vždycky mě hrozně štve způsob, jakým hraješ.
Osmanlı Devleti Kuruluş Döneminde, Türkmenlere büyük önem vermiş, önemli mevkilere onları atamışlardır.V období založení Osmanské říše byl kladený velký důraz na přidělování důležitých pozic Turkménům .
Eşini seviyor olsa bile onunla daha yüksek mevkiilere gelebilmek için evlenmiştir.Ten se pak díky sňatku s ní dostal i na vyšší pozice.
Yedi göller adı ile bilinen mevkide irili ufaklı yedi adet göl bulunmaktadır.Známých je Sedm Rilských jezer.
Ailesinin üyeleri, geçmişte, devletin içinde en yüksek askeri ve politik mevkileri doldurmuşlardır.Členové tohoto rodu zastávali v minulosti nejvýznamnější úřady a posty.
Bölge yerel olarak Zeytinli Mevkii olarak bilinmektedir.Provincie je známá produkcí olivového oleje.
Hemen hemen her dört Kore vatandaşından biri herhangi bir askerî mevkide hizmet vermektedir.V některých Alavitských vesnicích se k Národním obranným jednotkám přidali téměř všichni bojeschopní muži.
Sizce ben hangisi olabilirim?" — Underwood Underwood, ABD Başkan Yardımcılığı mevkisini alır.Prezident USA Garrett Walker zvažoval Underwooda na post ministra zahraničí.
Oyuncu durdurucu (stoper) mevkiinde oynamaktadır.Hráč nastupuje na postu středního obránce (stopera).
Bu mevkide üzerine bir Safevi ordusu geldi.Odtud byl veden útok na Safed.
Çalık Tepesinin yamacında Alkutlu(mezarlık) mevkiindedir.Na plošině zahloubení po místnosti obytné stavby (snad věže).
İşte o zaman yalnızca mülkiyet mevki sağlayacak.Uplatňuje se pouze u nemovitostí.
Benimle aynı mevkide oynayan biri değildi ama o dönem Beşiktaş'ın sembolüydü."Kdybych s The Who nezůstal, pracoval bych v plechárně po zbytek svého života."
Quarterback, (Çoğunlukla QB olarak kısaltılır) Amerikan futbolu'nda yer alan bir mevkidir.Quarterback, poziția de câmp a unui jucător în fotbalul american.
Sonra bütün karaketerler bu mevkiye gelirler.Toate popoarele se vor îndrepta într-acolo.
17 Temmuz 1976 Göteborg), orta saha mevkiinde oynayan İsveçli millî futbolcudur.17 iulie 1976, Göteborg) este un fost fotbalist suedez care juca pe postul de mijlocaș.
Forvet mevkiinde oynamaktadır.În serial joacă ca.
Dığrak denilen mevkii de halen kalıntılar ortaya çıkar.Oricât îl zgâlțiam tot mai rămânea ceva.
Kamp için de bu mevkii idealdir.Acesta este clubul perfect pentru el.
Mevki, Voronej Cephesi’nin kalbi durumundaydı.Gara se afla în inima fortificațiilor Frontului Voronej.
Bu mevkide, birçok kilise ve manastırın kalıntıları da vardır.Câteva biserici și mănăstiri istorice își au locul aici.
Eylemciler 1890 Wounded Knee Katliamı mevkisini sembolik değerinden dolayı seçmişlerdi.În 1890, masacrul de la Wounded Knee a pus capăt rezistenței Sioux.
Çünkü saydığım bu üç mevkide gölge vardır.Egyes táblákon három oszlopban sorakoztak a feliratok.
EPA, ABD'de kabinenin bir bölümü değildir, ancak kurum yöneticisine kabine mevkisi verilmektedir.Az EPA nem tartozik a kormányügynökségek közé, de általában vezetője bekerül a kabinetbe.
Sihler, önemli siyasi mevkiler elde etmişlerdir.Leszármazottai jelentős politikai szerepekhez jutottak.
Hayâtının belki de en büyük trajedisi, hiçbir zaman ümîdettiği yüksek mevkîye sâhip olamamasıydı.Lehet, hogy sem te, sem elméleted soha életedben nem fogja megkapni azt a figyelmet, amelyet megérdemel.
Şehrin savunma mevkileri Buhara'dan daha iyi idi ve 100.000 kişilik bir savunma ordusu şehirde bulunmaktaydı.Ezt a várost azonban lényegesen jobban megerősítették, mint Buharát és összesen 100 000 fő védte falait.
Eylemciler 1890 Wounded Knee Katliamı mevkisini sembolik değerinden dolayı seçmişlerdi.1890-ben megsebesült a Wounded Knee mészárlásban.
Futbolculuğunda forvet mevkisinde görev yapmış, Dinamo Moskva ve Sovyetler Birliği millî takımında oynamıştır.Érdeklődött a futball iránt, a Moszkvai Dinamó szurkolója volt.
Böylece, Abdullah'ın çıktığı mevkiye Ebu Müslim konuşlanmış oldu.Abagnale élettörténete ihlette a Kapj el, ha tudsz!
Kaleci mevkiinde oynayan oyuncu, Bandırmaspor'da forma giymektedir.A Yarua szenátort alakító színész szintén ezt viselte a Baljós árnyakban.
Özellikle yaşı ve mevkisi konusunda yapılan yanlış anlamalara çok sinirlenir.Ez elsősorban a róla és családjáról szóló rosszindulatú pletykáknak köszönhető.
Bugünkü Kavurmaçukuru sınırlarında bulunan mevki isimlerinin de buradan geldiği düşünülmektedir.A ma is látható kovácsoltvas korlátok is ekkor készültek.
Macaristan'da sağ bek mevkisinde görev yapmaktaydı.Magyarországon Hunyadi maradt a tényleges úr.
Burada 2 sezon geçiren Džeko artık Forvet mevkiğinde oynamaya başladı.Jake az asztal alatt találja Tedet, akivel beszélgetni kezdenek.
Pasör mevkisinde görev yapmaktadır.Donald – Feladatokat végez a klubban.
“Hamamtepe” mevkiinde bir ziyaret yeri bulunmaktadır.Klubcsapata a Hammarby IF volt.
Bu sırada aynı mevkide bir başka olay da plananmaktadır.Ennek akkor van értelme, ha több utasítás van ugyanabban a sorban.
İlk olarak santrafor mevkiğinde oynatılmaya çalışıldı ama başarılı olunmadı.Operáknál is megpróbált elhelyezkedni, de sikertelenül.
Kendi mevkisinin Avrupa'da en iyilerisindendir.Vándor emlékeim Európa nevezetesebb helyeiről.
Hayatının son 20 yılında bu iki mevkii korumuştur.Apua oli kahden toimintavuoden aikana saanut 20 henkeä.
Fakat onlar kendi memleketlerinin müstahkem mevkilerine varmış olduklarından kimseyi tutamadılar.He eivät aavistaneet, että heidän sijaintinsa oli paikallistettu.
18 Ocak 1985 Caravaggio), orta saha mevkiinde oynayan İtalyan millî futbolcudur.18. tammikuuta 1985 Caravaggio) on italialainen jalkapalloilija, pelipaikaltaan keskikenttäpelaaja.
Stoper mevkiinde görev yapmıştır.Weezer oli tullut pysähtymispisteeseen.
Bu arada Sudan'dan getirilmişi siyahi kölelere de önemli mevkiler verdi.Sen kautta kuljetettiin erityisesti Sudanista tuotuja mustia orjia.
25 Temmuz 1990, Lyngdal), Stoper mevkiinde görev yapan Norveçli futbolcudur.25. heinäkuuta 1990 Lyngdal) on norjalainen jalkapalloilija, pelipaikaltaan keskuspuolustaja.
Asi Renji, 11. Bölük'e yerleştirildi ve sonunda 6. Mevki'ye yükseldi.Renji siirrettiin aluksi 5. divisioonasta 11:staselvennä, josta hän vähitellen siirtyi kuudenteen.
Çünkü saydığım bu üç mevkide gölge vardır.Kuvioita löytyy kolmesta kohtaa.
27 Eylül 1992, Unaí), kaleci mevkiinde oynayan Brezilyalı futbolcudur.27. syyskuuta 1992 Unaí, Brasilia), on brasilialainen jalkapalloilija, pelipaikaltaan maalivahti.
Zamanla bu mevkii iyicene benimsemiştir ve kariyerin sonuna kadar bu mevkiide oynamıştır.Hän jatkoi pelaamista ja pelasi uransa siihen mennessä parhaan kauden.
Bir de eski Hüseyinli mevkiinde ören bulunmaktadır.Lisäksi on edellä mainittu vanha näköalarautatie.