Kendisi de koruma oldu ve 363 yılında bir zamanlar babasının geldiği mevkiye o da geldi.Tras integrarse en dicho cuerpo, ascendió en 363 al puesto que había ocupado su padre.
Hitler, 1944 Ağustos'unda Breslau kentini bir "festung" (müstahkem mevki) olarak ilan etmişti.El 24 de noviembre, Hitler declaró a Stalingrado una "fortaleza" (Festung Stalingrad).
Sonra bütün karaketerler bu mevkiye gelirler.Todos los personajes principales aparecen en este episodio.
Ancak bu mevkiye bundan sonra yerleşen olmamıştır.Pero hasta el dia de hoy no se ha dado el paradero de el.
Hizmetlerinin karşılığında mevki ve arazi alırlardı.A cambio recibía un estipendio por sus servicios.
Kendisi Joseon mahkemesinde mevki sahibi olan sayılı birisiydi.Fue uno de los pocos pintores que tuvo una posición de relevancia en la corte Joseon.
İşte o zaman yalnızca mülkiyet mevki sağlayacak.Sólo entonces heredará él la fortuna.
Dığrak denilen mevkii de halen kalıntılar ortaya çıkar.Así parecen indicarlo los restos encontrados.
Bölgenin doğusunda bulunan çağarşak mevkiinde yüze yakın mağara bulunmaktadır.Más hacia el este se encuentra la Cueva de las Quebradas.
Halen acıgöl mevkiinde bulunan bu imalathanelerin Konya yoluna taşınma süreci devam etmektedir.Todavía hoy en círculos protestantes se sigue esta línea de pensamiento.
Forvet mevkisinde oynamaktadır.Jugó en el Stadion IF.
Forvet mevkiinde forma giyen Janko, profesyonel futbol kariyerine Admira Wacker'de başladı.Hoffer comenzó su carrera profesional en el Admira Wacker.
Memur ne bulunduğu mevkiye ne de o mevkinin gelirlerine el koyabilir.Ella puede hacer lo que sea que el Capitán América puede hacer, pero de espaldas y en tacones altos.
Bunu da ikinci katındaki "1. mevki bahçesine" borçludur.Esto ocurre en la Sección 1ª del Distrito 2º.
Yahudi isyanının bastırılmasının ardından lejyon Carnuntum'a geri döndü ve müstahkem mevkilerini tahkim etti.Tras la supresión de la revuelta, la legión regresó a Carnunto y reconstruyó su fortaleza.
Bu mevki yıkıntı döküntülerle doluydu.Esta expedición estuvo lleno de contratiempos.
Ofansif orta saha mevkisinde oynayıp şu anda kulüpsüzdür.Se desempeña como mediocampista en su actual club Municipal.
Ailesinin üyeleri, geçmişte, devletin içinde en yüksek askeri ve politik mevkileri doldurmuşlardır.Entre sus antiguos alumnos se encuentran los militares y políticos más relevantes del país.
Defansif ortasaha mevkisinde de oynayabilir.También puede jugar en la posición de alero.
Istriya Venedik için politik ve stratejik olarak gayet önemli bir mevkide idi.Para la Francia de Vichy fue una grave pérdida estratégica y política.
Atlanta'nın mevkinde Cherokee ve Creek kabilelerine ait halklar yaşamaktaydı.El lugar que ocupa hoy Atlanta era territorio cherokee y creek, hasta la deportación de estas tribus.
Fakat Kargıcak mevkii civarlarında eski yaşam kalıntıları olduğu hala görülebilir.En las proximidades aún se pueden observar zonas de regadío de una gran antigüedad.
Sağlık ocağı ve sağlık evi 1 km uzaklıkta bulunan Sarısu mevkinde bulunmaktadır.De la entrada a la comunidad hasta la casa de salud, se recorre aproximadamente otro kilómetro más.
Sihler, önemli siyasi mevkiler elde etmişlerdir.Aquí, ganó importantes cargos políticos.
İstiare sonucu bu mevkiye yerleşirler.Si es el caso, la función devuelve dicho resultado.
Böylece, Abdullah'ın çıktığı mevkiye Ebu Müslim konuşlanmış oldu.Triunfó, sin embargo, la opinión contraria a la de Abad.
Kaleci mevkiinde profesyonel olarak 1990-2007 arası görev yaptı.Compitió en el circuito profesional entre 1999 y 2007.
Sizce ben hangisi olabilirim?" — Underwood Underwood, ABD Başkan Yardımcılığı mevkisini alır.Underwood assume la posizione di Vice Presidente degli Stati Uniti.
Şehir için en uygun gözlemevi Coundon/Coventry Bablake mevkinde bulunmaktadır.La stazione meteorologa del Met Office più vicina è quella di Coundon/Coventry Bablake.
Running back, (RB) Amerikan futbolu'nda yer alan bir mevkidir.Lo Slotback (SB) è un ruolo del football americano.
Bir çok mevkiide oynaması da büyük avantaj."La "strategia del gioco a cavalluccio" presentava numerosi vantaggi.
Köye de, kurulduğu mevkiin adı olan GÜVEMALAN adı verilir.Viene chiamato anche Patto del Grütli, dal nome del luogo dove venne stipulato.
Çünkü saydığım bu üç mevkide gölge vardır.Sui lati si contavano tre cappelle.
İki hânedan üyesi Haleb civarında Ayn Seylem mevkiinde karşılaştılar.Conosce Shu durante la sosta dei due nel suo villaggio.
İpek yolu takip edilerek Düzce Köprübaşı mevkiine geliniyor.Intanto, la creatura si dirige verso il ponte di comando.
Bu ayaklanmalarda olan çarpışma mevkileri isimleri dik duvarlar üzerine kazılmıştır.I nomi dei caduti di queste guerre sono incisi sulle pareti.
Forvet ve forvet arkası mevkilerinde görev alabilmektedir.Possono essere istituite sedi ed uffici distaccati nell'ambito del territorio dell'unione.
Bu mevkiinin sınırlarını “dişi beden” olarak belirleyen nedir?Quali sono le cause che definiscono questi luoghi come luoghi del male?
Oynadığı mevki defanstır.La posta in gioco.
Hayâtının belki de en büyük trajedisi, hiçbir zaman ümîdettiği yüksek mevkîye sâhip olamamasıydı.La più spaventosa esperienza con cui tu abbia mai avuto il dispiacere di venire a contatto.
Şu an defans mevkinde Super League ekiplerinden Luzern'de oynamaktadır.Attualmente milita nel Perak, squadra della Malaysia Super League.
Defans mevkiindedir.Nel campo nemico.
6 Temmuz 1981 Dedovsk, Moskova Oblastı), orta saha mevkiinde oynayan Rus millî futbolcudur.(Dedovsk, 6 luglio 1981) è un ex calciatore russo, di ruolo centrocampista.
Agüero Santrafor mevkiğinde görev almaktadır.A nulla serve l’intervento di Marzia in sala operatoria.
Mevkiisi forvettir.Dono di luoghi.
Bugün bu mevki "Eski Hamurcu" olarak bilinmektedir.Oggi viene chiamato «metodo cervese».
Santrfor mevkinde oynamaktadır.Carmela sembra stare al gioco.
Bu arada, İvan Vladislav Arnavutluk ve Makedonya dağlarındaki mevkilerini pekiştirdi.Между тем Иван Владислав укрепил свои позиции в горах Албании и Македонии.
Bu maçta Rooney, esas mevkisi olan forvette değil, orta sahanın ortasında oynamıştı.Де Рюйтер шел головным, не в середине.
Balıkdere mevkiğinde Türkiye'nin en lezzetli sazan balıkları yetişmektedir.Здесь находится самые вкусные рыбы в Туркменистане.
Oyuncu durdurucu (stoper) mevkiinde oynamaktadır.Исполнитель играет стоя.
Forvet mevkiinde oynamaktadır. ^ (Almanca)Some say he celebrated. (англ.).
Forvet mevkiinde görev almıştır.Представлял комиссию в дебатах.
Savunma çizgisinde (DL) bulunan mevkiler ise, defanslar (DE) ve savunma forvetleridir (DT).Верные своему богу Иопу, они являются энергичными воинами и грозными защитниками.
1930 yılında köy şimdiki yerleşim mevkiine göç etmiştir.В 1900 году село перенесли на нынешнее место.
İlk olarak santrafor mevkiğinde oynatılmaya çalışıldı ama başarılı olunmadı.Первоначально пробовался на роль агента, но провалил задание.
Yahudilerin geri dönmeleri ancak eskiden Yahudi camialarının yaşamış oldukları mevkilere olabilecekti.Как и раньше, евреи имели право жить только в пределах своего квартала.
Hıdırlık denilen mevkide eski çağlara ait kalıntılara rastlanmıştır.Живым их свидетельством служат остатки древней лестницы.
Kaleci mevkiinde oynamıştır.Я играл на улице.
Yüksek mevkiiden, zengin ve erdemli bir kimseydi.Тот воздаёт хвалу подвижничеству, праведности и общению с людьми высокого духа.