Dığrak denilen mevkii de halen kalıntılar ortaya çıkar.Fortsätze der Tergiten werden Tergalfortsätze genannt.
Galatasaray'da sol açık ve sol bek mevkilerinde oynadı.Wiegert spielte auf den Positionen Linksaußen und Rückraum links.
1912 yılında Yanya Müstahkem Mevki Komutanlığı'na atandı.1936 wurde ihm der Dienstgrad Divisionskommandeur verliehen.
Bunun üzerine mahallenin şu an bulunduğu mevkii yurt edinmişlerdir.Es war ein Reichslehen, das sie dem Amt Hatten (auch: Hattgau) zuordneten.
Ona böyle bir mevki öngördüler.Sie ist für so etwas prädestiniert.
Hiçbir zaman oynadığım mevkiiyi sorun etmem.Ich wollte niemals Charakterrollen spielen.
Kabri Cinobaşı mevkiindedir. ^ MüftülüğüWas sind Sicherheitshinweise?, Auswärtiges Amt.
Siyasi güçlerinin boyutuna rağmen azledilmişler mevkilerinden ötürü zengin olmayı başarmışlardı.Unabhängig vom Umfang ihrer politischen Stärke konnten die Freigelassen großen Reichtum anhäufen.
Şehir için en uygun gözlemevi Coundon/Coventry Bablake mevkinde bulunmaktadır.La plus proche station météorologique est celle de Coundon/ Coventry Bablake.
Ayrıca Artuklu kaynaklarına göre böyle bir mevki yazılı olarak yoktur.En outre, des sources médicales telles qu'UpToDate ne listent rien sur ce sujet.
Mevki, mevki, mevki hepsi aynıdır.La parole, l'attitude, tout était identique.
Yüksek mevkiiden, zengin ve erdemli bir kimseydi.Supérieure à Cum laude et inférieure à Summa cum laude.
Bu ayaklanmalarda olan çarpışma mevkileri isimleri dik duvarlar üzerine kazılmıştır.Les noms des soldats morts durant ces guerres sont gravés sur les murs.
Miguel, kariyeri boyunca birçok mevkide görev yaptı.Mario Torelli a occupé de nombreux postes au cours de sa vie professionnelle.
20 Mayıs sabahı gidip o mevkiyi bastılar.Le matin du 20 mars, ils se rendent.
Böylece onun mevkisini kendisi kaptı.Il les as chargés lui-même.
Aynı zamanda punt oyunu sırasında da farklı mevkiler bulunur.Des histoires secondaires apparaissent aussi au cours du jeu.
Olympic Ulusal Parkı'nda iklim bulunulan mevkiye göre çok değişiklik göstermektedir.La position du parc national Olympique influence fortement son climat.
Oyuncu durdurucu (stoper) mevkiinde oynamaktadır.Il joue au poste de défenseur (stoppeur).
Forvet mevkiindedir.À La Réunion.
Breda politik ve askeri bakimdan cok onemli bir stratejik mevkide konumlanmıştır.D'un point-de-vue politique et stratégique, elle s'avère particulièrement appropriée.
Çünkü saydığım bu üç mevkide gölge vardır.Ces bas-côtés, abritent trois chapelles.
1942'de Erzurum Müstahkem Mevkii İstihkam Taburu Bölük Komutanlığı'na atandı ve bir bomba kazasında yaralandı.En 1942, il rejoignit le commandement d'Erzurum et fut grièvement blessé par une bombe.
Hizmetlerinin karşılığında mevki ve arazi alırlardı.Il retrouve en échange ses terres.
Fakat katledileceğinden korkan Bahir Mustafa Paşa Halep'e de gitmeyip Mısır'da Bulak mevkiine çekildi.Fier de ce succès, Mustafa Pacha ne se presse pas de marcher sur Le Caire.
Şehrin mevkii çok tepeliktir.La ville est une station thermale.
Uzun forvet mevkisinde oynamıştır.Il participa à la Longue Marche.
Bu mevkide, birçok kilise ve manastırın kalıntıları da vardır.À cette époque il y a sur le site du monastère plusieurs églises et chapelles.
Sadece HANÖNÜ diye tanımlanan bir mevki vardır.Il n'y a que le portail qui attire l'attention.
Romalılar bu mevkide Jüpiter Tapınağı inşa etmişlerdir.C'est à cet endroit qui se dressait à l'époque romaine un temple à Jupiter.
Bu mevki sonradan uzun yıllar bir sanayi merkezinin parçası olmuştur.Il y a quelques dizaines d'années, c'était un centre important pour l'industrie du plastique.
Köyün ilk kuruluş yeri Köybaşı mevkisidir.La première partie du niveau est le village.
Savunma çizgisinde (DL) bulunan mevkiler ise, defanslar (DE) ve savunma forvetleridir (DT).Il n'y a plus qu'un seul auxiliaire (het, avoir) en lieu et place de hebben et zijn (avoir et être).
Forvet mevkiisinde oynayan futbolcu, Yeni Zelanda'nın Birkenhead United kulübünde forma giymektedir.Le onze d’Angleterre vient aussi jouer face au club de Birkenhead.
Sonra bütün karaketerler bu mevkiye gelirler.Tous les personnages principaux apparaissent dans cet épisode.
Gün batimi tutkunları Aba mevkiinde bu güzel tabiat olayını seyredebilirler.Les habitués du bar local voient la situation sous un meilleur jour.
Bu mevkiinin sınırlarını “dişi beden” olarak belirleyen nedir?Que peut–on représenter avec des clauses de Horn ?
Antik Romalı ve Bizanslılar döneminde bu mevkide kentsel yerleşim bulunmamıştır.À la différence des cités grecques et romaines antiques, on ne retrouva aucun agora ou place publique.
59 numaralı Kamer vapurunda birinci mevki üç, ikinci mevki iki salonludur.41 Un fauteuil à la plage ! 2 planches 3.
Yaylak olarak kullanılan bu bölge aşiret büyüğünün ölümden sonra oğluna bu mevkiye yerleşmesini söyler.Après sa mort, son fils aîné lui succède sur terre dans ce rôle.
Atama ve diğer adaylıklarda da mevki farkı öne çıkmaktadır.L'objectif de parité dans les candidatures, y compris pour les postes importants, est également mis en avant.
Romalı kışlık kışlasının alışılagelen savunma mevkileri daha tamamıyla yapılıp bitirilmemişti.La plupart des anciennes fenêtres romaines ont été fermées.
Bir başka mezarlık daha vardır ki burasına Maşatlık mevkii derler.Un endroit escarpé porte encore le nom de Cimetière des bâlois.
Toplu olarak göçen bir kısım köylüler şu anda öte köy denilen mevkiye yerleşmiştir.Dans un futur lointain… Des humains s’installèrent sur une planète appelée Io.
Ayrıca, zirveye yakın "Atalanı" mevkiide bu park içinde yer almaktadır.Et il est ravi d'être en poste dans une paroisse si proche de la frontière.
Hitler, 1944 Ağustos'unda Breslau kentini bir "festung" (müstahkem mevki) olarak ilan etmişti.Hitler fait de Breslau une ville fortifiée en 1944.
Verdiği nimetler (pınarbaşı mevkiinden köyün kaynak suyu çıkar) için Allah'a şükretmek amacıyla yapılır.Alabado sea Alá, que ha fortalecido su religión y me hizo un imán (líder).”
Kamp için de bu mevkii idealdir.Para el campo también es un buen momento.
13 gün bu bölgede kalan yunan askeri “Bahçehendeği” mevkiine seyyar hastane kurar.Ha habido años en los que se ha realizado Noche Amarilla o Tarde Amarilla en otras ciudades del país.
Hiçbir zaman oynadığım mevkiiyi sorun etmem.«"Jamás me avergüenzo de donde vengo.
Köyün ilk kurulduğu mevki Dünek mevkiidir.Del primer duomo para el que fue construido.
Marmaros mevkii: Adanın kuzeybatısındadır, şelalesi ile ünlüdür.Mirador del Río: está situado en el norte de la isla, en el Risco de Famara.
Fakat onlar kendi memleketlerinin müstahkem mevkilerine varmış olduklarından kimseyi tutamadılar.No tienen campos, sino que viven de lo que sacan de las tierras de los eslavos.
Çiğdem mevkinde çok güzel bahçeler bulunmaktadir.Ellos les dicen que existe ahora un jardín hermoso afuera.
10 numara sayılan mevki ve forvet futbolcusu.Especial Cómic y Futbol Número 11.
Sarımerge mevkisi yüksek dağlar arasında bulunmaktadır.Ambos esteros corren entre elevadas montañas.
Forvet arkası onun mevkiidir.El equipo está situado en su parte posterior.
Bu vadide Kırkgeçit mevkinde bir büyük Selçuklu gücü bir pusu hazırlamıştı.Sin embargo, hubo que construir en este lado un muro de contención en fuerte inclinación.
Daha sonra burada da sebat bulamayınca şimdi köyün bulunduğu mevkiye göç etmişlerdir.Al final, como no había ya dónde colocarme, me mandaron a la portería.
Oynadığı mevki defanstır.Básicamente es a quién le toca jugar.