Ana içeriğe geç
Sözlük

mevki ile cümle

mevki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Geoana, "Dragnea bu önemli mevki için gereken bütün niteliklere ve doğru içgüdülere sahiptir.Dragnea "has all the qualities and all the correct instincts for this important position.
Kotooşu'nun yüksek mevkilerde de hayranları var.Kotooshu has admirers in high places.
Foruma Cukanoviç ile Çek mevkidaşı Jiri Parubek de katıldı.Djukanovic and his Czech counterpart, Jiri Paroubek, were present.
Trivian'a göre karar verme mevkilerindeki kadınların oranı hâlâ az.According to Trivan, there is still a lack of women in decision-making positions.
Trivian, "Kadınlar parti hiyerarşisinin ve yerel makamların üst mevkilerinde nadiren yer alıyor."Women are rarely in the highest posts of party hierarchy and local political authorities.
Gül, Sırp mevkidaşı Boris Tadiç'e ikili ilişkilerin güçlü olduğuna dair güvence verdi.Bilateral ties are strong, he assured Serbian counterpart Boris Tadic.
Erdoğan, Libyalı mevkidaşı Bağdadi Mahmudi ile de biraraya geldi.Erdogan also met with Libyan counterpart Baghdadi Mahmudi.
Başbakanın sözleri Hırvat mevkidaşı Ivo Sanader ile yaptığı görüşme sonrasında geldi.His comment followed talks with Croatian counterpart Ivo Sanader.
Bunlar devletin en yüksek mevkilerinde bulunmuyorlar mı?Are they not in the most senior positions of the state?
Milososki 19 Temmuz Perşembe günü Pekin'de Çinli mevkidaşı Yang Jiechi ile bir araya geldi.Milososki met in Beijing with his Chinese counterpart, Yang Jiechi, on Thursday (July 19th).
Önemli askeri mevkilerdeki terfilerle ilgili çıkmaz, yargıda manipülasyon suçlamalarına yol açtı.An impasse over promotions to key military posts has raised accusations of judicial manipulation.
Bosnalı Sırp liderler ve onların Boşnak mevkidaşları taban tabana zıt görüşteler.Bosnian Serb leaders and their Bosniak counterparts have been sharply at odds.
Jeremiç Maltalı mevkidaşı Tonio Borg ile Valletta'da temaslarda bulundu.Jeremic held talks with his Maltese counterpart Tonio Borg in Valletta.
Bütün resimler, bazıları önemli mevkilerde bulunan tanınmış Romen sanatçılar tarafından yapılmış.All the paintings are the work of well-known Romanian artists, some of whom held important posts.
Erdoğan burada Sırp mevkidaşı Mirko Zvetkoviç ve Cumhurbaşkanı Boris Tadiç ile görüştü.Erdogan met with Serbian counterpart Mirko Cvetkovic and President Boris Tadic.
Mevkisi sol geriydi. ve 1958 Dünya Kupası Finallerinde Almanya ile yarı finalle çıktı.He played in the World Cup Finals in 1958 where Germany reached the semi-final.
Kent, Letonya sınırına yakın, eski bir Liv balıkçı köyü mevkiinde bulunur.The town is located near the Estonian border on the site of an ancient Liv fishing village.
Bu mevki giderek sivillere de verildi.Esquires: originally men aspiring to knighthood, were the principal attendants on a knight.
Hieronymus'un yaşadığı dönemde kardinallik diye bir mevki bulunmuyordu.During Jerome's life, cardinals did not exist.
Çurbanov'un Galina ile olan evliliği onu yüksek mevkilere getirdi.However, Churbanov's marriage to Galina led to him being rapidly promoted.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra, yüksek mevkilerde sosyal ve kamusal işlevlerde bulundu.After WWII, she performed high social and public functions.
Dünya Savaşı'ndan sonra, yüksek mevkilerde sosyal ve kamusal işlevlerde bulundu.Fana was a participant in the February march in 1944, from Kožuf to Kozjak.
Hulk onu gitmesi için uyardı, ama o mevkiisini muhafaza etti.The Hulk warns her to leave, but she stands her ground.
Koruma alanının yüksek bölümlerinde içme suyu bulunan tek yer Marina Polyana mevkiiMarina Polyana locality, the only place with potable water in the higher sections of the reserve
Yunan mevkidaşı Poseidon'du.His Greek counterpart was Poseidon.
Romalı mevkidaşı Cupid idi.His Roman counterpart was Cupid (desire).[citation needed]
Kuvvetine göre komuta mevkisinde bulunabilir.SEAs are also known as Command Senior Enlisted Leaders (CSEL).
Sinop merkezdeki Okullar Caddesi Mevkiinde bulunan iki katlı müze binası 1970 yılında tamamlandı.The two-story museum building, which is located in Okullar Cad.
Luc Millecamps (d. 10 Eylül 1951), defans mevkisinde görev almış eski Belçikalı millî futbolcudur.Luc Millecamps (born 10 September 1951) is a retired Belgian footballer.
Daha sonra yüksek mevkilere gelecek olan birkaç kişi ilk hükümet görevlerini üstlendi.Several figures who were later to achieve high offices held their first governmental posts.
Ordu safları, Nasırcıların paylarına düşen mevkileri alabilmeleri için yeniden düzenlenecekti.Army ranks would be reorganized so that Nasserites obtained their share of posts.
Orta Doğu'da Osmanlı yönetiminin son aşamasında, Rikabi önemli mevkilere geldi.During the last phase of Ottoman rule in the Middle East, Rikabi occupied prominent positions.
Bu yeni mevkiler, imparatorluğu finanse eden verimli vergilendirme ağının ayrılmaz bir parçasıydı.These new posts were integral to the efficient network of taxation that financed the empire.
1969'da da Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Devlet Müsteşar Yardımcılığı mevkiine terfi ettirildi.In 1969, he was promoted to Assistant Secretary of State for Near Eastern Affairs.
Batur Altıparmak (d. 1 Ocak 1971), defans mevkiinde görev yapmış eski Türk futbolcudur.Batur Altıparmak (born 1 January 1971) is a Turkish former footballer who played as a defender.
1942'de OB West (Batı Cephesi başkomutanı) mevkiine atandı.In 1942 he was appointed commander of OB West.
Mart 1945'te Hitler tarafından görevden alınana kadar bu mevkii (birkaç kesinti ile) elinde tuttu.He retained this command (with several interruptions) until his dismissal by Hitler in March 1945.
Bu aile kilisenin yüksek mevkilerine ulaştı ve geniş yerleşim alanlarına sahip oldu.This family reached high church positions and owned settlements.
Verdiği nimetler (pınarbaşı mevkiinden köyün kaynak suyu çıkar) için Allah'a şükretmek amacıyla yapılır.Aber Gnade ist, wie Gott auf den Menschen unverdienter Maßen zugegangen ist.
Mevkisi ise sol bektir.Der Berg selbst bleibt rechts liegen.
An (Akadça: Anu), Akkad kralları zamanında mevki ve rol itibarıyla önem kazanmıştır.Er erhielt die Pfandschaft über die Herrschaft Istein auf Lebenszeit als Entschädigung.
Forvet mevkiinde oynamaktadır. ^ (Almanca)Nicht in der Karriere wählbar . (englisch).
Oymak beyi devletin en yüksek askerî mevkilerine çıkabiliyordu.Jeder aus dem Volk konnte ins höchste Staatsamt aufsteigen.
Çiğdem mevkinde çok güzel bahçeler bulunmaktadir.Sie sind nur noch Schmuckstücke in Gärten.
Çünkü saydığım bu üç mevkide gölge vardır.In diesen drei Gebieten ist die Art Standvogel.
Running back, (RB) Amerikan futbolu'nda yer alan bir mevkidir.Der Runningback (RB) ist eine Spielposition in der Offense beim American Football.
Şehrin mevkii çok tepeliktir.In der Stadt ist es sehr ruhig.
Oynadığı mevki defanstır.Was auf dem Spiel steht.
Yüksek mevkiiden, zengin ve erdemli bir kimseydi.Als Der Wohl-Ehrwürdige/ Groß-Achtbare und Wohlgelahrte Herr.
Şarlman hanedanı Avar Markgraflığı'nın mevkisiydi.Der Ort war der Markgrafschaft vogtbar.
Zira bazı köylerde zingitlik denen mevkilerde zingit (Serik armudu) kalmamıştır.Zum Einen lebten in Ortschaften, die (fast) ausschließlich aus Ritterhöfen bestanden, keine Vollbauern.
Gelecek yıllarda bu mevki yakınlarına büyük bir alışveriş merkezinin yapılacağı plani da açıklanmıştır.In den nächsten Jahren ist eine Bebauung der Garbräterstraße mit einem Einkaufszentrum geplant.
1841'de şehrin bulunduğu mevkiye ilk Avrupa asıllı göçmenler gelip yerleşmişlerdir.1841 kamen die ersten europäischen Siedler.
Jacksonville'in bulunduğu mevki yüzyıllarca yerli Amerikalar olan "Timucua" halkı tarafından yerleşilmişti.Die Gegend, in der Summerside liegt, wurde jahrhundertelang von Mi’kmaq-Indianern besiedelt.
Hırvat futbolcu stoper mevkiinde oynamaktadır.Wenn Fußballfans Stadien sammeln.
Oynadığı mevkii orta sahanın sol ve forvetin arkasıydı.Seine Spielposition war Rückraum links und Rückraum Mitte.
Mevkiisi forvettir.Orte zu vertreten.
Yataklı vagonlar ile kuşetli vagonlar arasındaki fark da mevkiyi göstermektedir.Von den bereits vorhandenen Rastatter Gelenkwagen unterschieden sich die Düwag-Fahrzeuge deutlich.
761 yılında bir Benedikt keşişleri günümüzde şehrin bulunduğu mevkide bir manastır inşa etmişlerdir.1611 gründeten die Benediktiner ein Kloster.
Neredeyse kırk yıl bu mevkisini korudu.Dieser Bühne sollte er vierzig Jahre die Treue halten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod