Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.A avut prieteni sus-puşi care l-au asigurat de valoarea sa pentru economie.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.Amici altolocati gli assicuravano che era di grande valore per l'economia.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.Freunde in hohen Positionen versicherten ihm, er sei für die Wirtschaft von großem Wert.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.Hij had hooggeplaatste vrienden die hem verzekerden dat hij van grote waarde was voor de economie.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.Il avait des amis haut placés qui lui assuraient qu'il était très important pour l'économie.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.그들은 그가 경제에 지대한 기여를 하고있음을 믿어 의심치 않았습니다.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.Magas helyeken lévő barátai voltak, akik biztosították őt arról, hogy ő egy hatalmas értéke a gazdaságnak.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.Mal kamarátov na vysokých postoch, ktorí ho ubezpečovali, že má pre hospodárstvo veľký význam.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.Tenía amigos en altos cargos quienes le aseguraban que él era de gran importancia para la economía.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.Tinha amigos em posições elevadas que lhe garantiram que ele era de grande valor para a economia.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.Είχε υψηλά ιστάμενους φίλους που τον διαβεβαίωναν πως η συμβολή του στην οικονομία ήταν σημαντική.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.Его высокопоставленные друзья уверяли его, что он вносит важный вклад в экономику.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.Имал приятели във високите етажи на властта, които го уверявали, че е много ценен за икономиката.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.שהבטיחו לו שהוא בעל ערך רב לכלכלה.
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.الذين طمأنوه بأنه ذا قيمة عظيمه للآقتصاد
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.ある時 部下に指示を出して帰った後
Koruma yapmaya devam edeceğiz, mevkii koruyacağız.Aku tak bisa percaya ini! Berbaliklah, Maddox.
Koruma yapmaya devam edeceğiz, mevkii koruyacağız.Dobro, poslušajte. Držali smo položaj in zdaj gremo naprej.
Koruma yapmaya devam edeceğiz, mevkii koruyacağız.Ne menţinem perimetrul, ne păstrăm fortăreaţa, ok?
Koruma yapmaya devam edeceğiz, mevkii koruyacağız.Nie do wiary! Zawracaj Maddox. - Oni nas pozabijają!
Koruma yapmaya devam edeceğiz, mevkii koruyacağız.Skyd kun på det i kan ramme. Konvojen skal nok komme.
Koruma yapmaya devam edeceğiz, mevkii koruyacağız.Udržíme okruh a udržíme pevný bod.
Koruma yapmaya devam edeceğiz, mevkii koruyacağız.Vamos a defender el perímetro y la plaza fuerte. ¿Sí?
Koruma yapmaya devam edeceğiz, mevkii koruyacağız.Vamos manter o perímetro e garantir a nossa posição. Poupem munições.
Koruma yapmaya devam edeceğiz, mevkii koruyacağız.Θα κρατήσουμε την άμυνα και την οχυρωμένη θέση.
Koruma yapmaya devam edeceğiz, mevkii koruyacağız.Ще държим периметъра и ще държим укритието, нали.
Koruma yapmaya devam edeceğiz, mevkii koruyacağız.אנחנו מחזיקים בשטח .ואנחנו מחזיקים במעוז
Mevki mi? Bana prenses olmamı sen söylemiştin!Περιστάσεις;
Mevki mi?Des rangs ?
Mevki mi?Körülmények?
Mevki mi? Nedenler mi?Des rangs ?NQuelles raisons ?
Mevki mi? Nedenler mi?Ποιες είναι οι περιστάσεις;
Mevki mi? Nedenler mi?ماهي هذه الظروف؟
Mevki mi? Ne mevkisi?Ποιές είναι οι συνθήκες;
Mevki mi? Ne mevkisi?ماهي هذه الظروف؟
Mevki mi?Nos rangs ?
Mevki mi?ظروف؟
Ne mevkisi?C'est quoi, un rang ?
Ne mevkisi?Milyen körülmények?
Para ve mevki farkı yoktur kalbinden gelen bir mesele varsa.Banii şi statutul social nu au importanţă când vine vorba de problemele inimii.
Para ve mevki farkı yoktur kalbinden gelen bir mesele varsa.Denar in standard nista pomembna ko gre za srčne zadeve.
Para ve mevki farkı yoktur kalbinden gelen bir mesele varsa.Geld en positie maken niets uit wanneer het van het hart komt.
Para ve mevki farkı yoktur kalbinden gelen bir mesele varsa. Millet buna gerçekten inanıyor musuz?El dinero y la clase social no cuentan en los asuntos del corazón. ?De veras creen eso?
Para ve mevki farkı yoktur kalbinden gelen bir mesele varsa.Peníze a postavení jdou na druhé místo když pøijde na øadu srdce.
Para ve mevki farkı yoktur kalbinden gelen bir mesele varsa.Tiền bạc và vị trí làm cho không có sự khác biệt khi nói đến các vấn đề về tim.
Para ve mevki farkı yoktur kalbinden gelen bir mesele varsa.Τα λεφτά και η κοινωνική θέση δεν παίζουν ρόλο όταν είναι θέμα καρδιάς.
Sana yetki vereceğim, ve en yüksek mevkiye değil, en düşük mevkiye yetki vereceğim.Dam ci większą władzę. Będę zlecał pracę raczej pracownikom niższego szczebla.
Sana yetki vereceğim, ve en yüksek mevkiye değil, en düşük mevkiye yetki vereceğim.Dám vám pravomoci a budu delegovat až na nejnižší úroveň namísto směrem nahoru.
Sana yetki vereceğim, ve en yüksek mevkiye değil, en düşük mevkiye yetki vereceğim.E voglio delegare ai miei subordinati, non ai miei colleghi e superiori.
Sana yetki vereceğim, ve en yüksek mevkiye değil, en düşük mevkiye yetki vereceğim.Felhatalmazlak. És a legalacsonyabb szintekre is delegálom majd a feladatokat, a csúcsvezetők helyett.
Sana yetki vereceğim, ve en yüksek mevkiye değil, en düşük mevkiye yetki vereceğim.Ik laat je zelfstandig zijn. Ik delegeer aan het laagste niveau in plaats van aan de top.
Sana yetki vereceğim, ve en yüksek mevkiye değil, en düşük mevkiye yetki vereceğim.Je vais vous donner les moyens. Et je vais déléguer au plus bas niveau, plutôt qu'au plus haut.
Sana yetki vereceğim, ve en yüksek mevkiye değil, en düşük mevkiye yetki vereceğim.그리고 저는 최고위층 보다는 오히려 최하위층에 권한을 위임하려고 합니다.
Sana yetki vereceğim, ve en yüksek mevkiye değil, en düşük mevkiye yetki vereceğim.Saya akan memberi wewenang Dan saya akan menugaskan orang terbawah, bukan yang di atas.
Sana yetki vereceğim, ve en yüksek mevkiye değil, en düşük mevkiye yetki vereceğim.Te voi împuternici. Și voi delega la cel mai de jos nivel, în loc de cel din vârf.
Sana yetki vereceğim, ve en yüksek mevkiye değil, en düşük mevkiye yetki vereceğim.Vou delegar poderes. "Vou delegar no mais baixo nível, em vez do mais alto.
Sana yetki vereceğim, ve en yüksek mevkiye değil, en düşük mevkiye yetki vereceğim.Voy a darte poder. Y voy a delegar hacia el nivel más bajo, en vez de hacia el más alto.
Sana yetki vereceğim, ve en yüksek mevkiye değil, en düşük mevkiye yetki vereceğim.Θα σου δώσω δύναμη στο χαμηλότερο επίπεδο παρά στο υψηλότερο.
Sana yetki vereceğim, ve en yüksek mevkiye değil, en düşük mevkiye yetki vereceğim.Ще ти дам повече възможности. И ще ги дам на хората на по-ниски позиции, не на тези на върха.
Sana yetki vereceğim, ve en yüksek mevkiye değil, en düşük mevkiye yetki vereceğim.Я дам вам владу. І я уповноважу кожного працівника до найнижчих рівнів замість того, щоб давати владу верхам.