Ana içeriğe geç
Sözlük

metro ile cümle

metro kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.지하철을 탔을 때, 저는 약간
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Me subí, y tiendo a ser un tanto observador cuando me subo al tren.
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Tôi lên tàu, và tôi thường cảnh giác một chút khi đang đi tàu điện.
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Ανεβαίνω, τείνω να είμαι λίγο προσεκτικός όταν παίρνω το μετρό.
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.אני עולה לרכבת. אני נוטה להיות קצת דרוך
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.أركب. أميل أن أكون يقظا قليلاً
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.いつも少しだけ慎重になります
Bindim. Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.我上咗車,我往往比較警惕
Biraz boş zamanım olduğunda, ki bu sık sık olmuyor, yürüyerek, bisikletle, metroyla,Cuando tengo tiempo libre, y eso no pasa mucho, intento explorar Nueva York,
Biraz boş zamanım olduğunda, ki bu sık sık olmuyor, yürüyerek, bisikletle, metroyla,Kiedy mam trochę wolnego czasu, co nie zdarza się często,
Biraz boş zamanım olduğunda, ki bu sık sık olmuyor, yürüyerek, bisikletle, metroyla,여유 시간이 생길 때면 (많지는 않습니다만,) 뉴욕 도시 구경을 하곤 합니다.
Biraz boş zamanım olduğunda, ki bu sık sık olmuyor, yürüyerek, bisikletle, metroyla,Quando ho del tempo libero, e non accade spesso,
Biraz boş zamanım olduğunda, ki bu sık sık olmuyor, yürüyerek, bisikletle, metroyla,Wenn ich Freizeit habe, was nicht allzu häufig vorkommt, versuche ich New York zu erkunden,
Biraz boş zamanım olduğunda, ki bu sık sık olmuyor, yürüyerek, bisikletle, metroyla,徒歩や、自転車や地下鉄で ニューヨークの街中を散策します
Birçok metro ve tren istasyonunda, arabayı ücretsiz bırakabileceğiniz yerler vardır.På många metrostationer kan du parkera din bil gratis för att fortsätta resan med kollektivtrafiken.
Bir gün, metrodayken rayların fotoğraflarını çekiyordum,언젠가는 지하철 선로를 촬영하고 있었어요.
Bir gün, metrodayken rayların fotoğraflarını çekiyordum,Однажды, я фотографировала рельсы метро, надеясь заснять парочку крыс.
Bir gün, metrodayken rayların fotoğraflarını çekiyordum,יום אחד, ברכבת התחתית, צילמתי את פסי הרכבת
Bir gün, metrodayken rayların fotoğraflarını çekiyordum,يوماً ما, في مترو الأنفاق، كنت إلتقط صوراً للقضبان
Bir gün, metrodayken rayların fotoğraflarını çekiyordum,ネズミが出てくるといいな と思っていると
Birinci projem, birazdan izleyeceğimiz, ilkini gerçekleştirdiğimiz Pantolonsuz Metro Yolculuğuydu.Het eerste project waar we naar gaan kijken is de allereerste 'Broekloze Metrorit.'
Birinci projem, birazdan izleyeceğimiz, ilkini gerçekleştirdiğimiz Pantolonsuz Metro Yolculuğuydu.No a prvý projekt, na ktorý sa pozrieme, je úplne prvá Jazda metrom bez nohavíc.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.1km를 건설하는 데 지하철의 10분의 1 정도의 비용이 듭니다.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.Een kilometer hiervan kost een tiende van een metro.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.Ein Kilometer kostet ein Zehntel einer U-Bahn.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.Kilometr tohoto stojí desetinu toho, co metro.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.Koszt jednego kilometra jest dziesięciokrotnie niższy niż w przypadku metra.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.Realizzare 1 kilometro di questo costa un decimo di una metropolitana.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.Um quilómetro disto custa um décimo do metropolitano.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.Un kilomètre coûte un dixième du coût d'un métro.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.Un kilómetro de esto cuesta una décima parte de una estación de metro.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.Un kilometru din asta costă cât o zecime dintr-un metrou.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.Xây một kilomet thế này chỉ bằng 1/10 xây tàu điện ngầm.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.Ένα χιλιόμετρο από αυτό κοστίζει το ένα δέκατο του υπόγειου.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.Километър от това струва една десета от метрото.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.Кілометр такої дороги коштує одну десяту від вартості проїзду в метро.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.Но километр наземной дороги стоит десятую часть постройки метро.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.קילומטר של בנייה כזאת עולה עשירית מזה של רכבת תחתית.
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.تكلفة الكيلو متر من هذه تساوي عُشر مترو الانفاق
Bir kilometresinin maliyeti metro istasyonununkinin onda biri kadardır.ですからより少ないコストでより早く
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.Ils s'arrêtaient toujours pour rendre visite à ces énormes taureaux ailés qui gardaient
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.그들은 종종 그 고대 도시의 입구를 지키던 거대한 날개가 달린 황소들을 보려고 들렀었고,
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.Vždycky si zašli prohlédnout tyhle velké okřídlené býky, kteří střežili brány tohoto starobylého města.
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.הם תמיד היו עוצרים לבקר את הפרים המכונפים הענקיים האלה שהיו שומרים על שעריה של העיר העתיקה הזו,
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.دائما ما كانوا يتوقفون لزيارة الثيران ذات الأجنحة الضخمة التي كانت تحرس بوابات تلك المدينة القديمة،
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.いつも足を止めました 古代都市の城門を守っていたもので 男の子はこの怪物を
Bir sabah metroda giderken 53.A tak, raz ráno som šiel metrom.
Bir sabah metroda giderken 53.어느 날 지하철을 타고 있었습니다.
Bir sabah metroda giderken 53.Op een ochtend zat ik in de metro.
Bir sabah metroda giderken 53.ובוקר אחד כשנסעתי ברכבת התחתית,
Bir sabah metroya gidiyordum.53番通りで乗り換えでした
Bir sabah metroya gidiyordum.Eines Morgens fuhr ich in der U-Bahn.
Bir sabah metroya gidiyordum. İki devasa yürüyen merdivenin olduğu 53.En morgon när jag åkte tunnelbana bytte jag vid stationen vid 53e gatan
Bir sabah metroya gidiyordum. İki devasa yürüyen merdivenin olduğu 53.Op een ochtend in de metro moest ik een overstap maken bij de halte '53e Straat'.
Bir sabah metroya gidiyordum.Într-o dimineaţă, mergeam cu metroul.
Bir sabah metroya gidiyordum.어느날 아침 전 지하철을 타고 있었습니다
Bir sabah metroya gidiyordum.Og en morgen, var jeg i metroen.
Bir sabah metroya gidiyordum.Raz ráno som šiel metrom.
Bir sabah metroya gidiyordum.Una mañana yo estaba tomando el metro.
Bir sabah metroya gidiyordum.Una mattina ero sulla metropolitana.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod