Ama bunun hepsi genel metro haritasının anlaşılabilirliği için.Mais tout cela vise à rendre le plan de métro plus clair.
Ama bunun hepsi genel metro haritasının anlaşılabilirliği için.Ma questo serve solo alla chiarezza della cartina della metropolitana.
Ama bunun hepsi genel metro haritasının anlaşılabilirliği için.Nhưng cũng là vì tạo ra sự rõ ràng cho bản đồ tàu điện công cộng.
Ama bunun hepsi genel metro haritasının anlaşılabilirliği için.Simplificarea e adoptată în vederea clarității hărților de metrou.
Ama bunun hepsi genel metro haritasının anlaşılabilirliği için.Todo sea por la claridad del mapa del metro público.
Ama bunun hepsi genel metro haritasının anlaşılabilirliği için.Άλλαξαν όμως για λόγους σαφήνειας του χάρτη του μετρό.
Ama bunun hepsi genel metro haritasının anlaşılabilirliği için.Але завдання цієї карти - лише допомогти вам зорієнтуватись у метро.
Ama bunun hepsi genel metro haritasının anlaşılabilirliği için.Но всичко това е за яснота на картата на общественото метро.
Ama bunun hepsi genel metro haritasının anlaşılabilirliği için.Но это всё для ясности схемы метро.
Ama bunun hepsi genel metro haritasının anlaşılabilirliği için.אך כל זה למען בהירותה של מפת הרכבת הציבורית.
Ama bunun hepsi genel metro haritasının anlaşılabilirliği için.لكن كل هذا يساعد في وضوح خريطة قطار الأنفاق
Ama bunun hepsi genel metro haritasının anlaşılabilirliği için.リージェント公園駅から グレート・ポートランド・ストリート駅に行くなら
Aslında ben favori müzelerimden birini göstereceğim, New York'taki Metropolitan Museum of Art.Az egyik kedvencemet fogjuk meglátogatni, a New York-i Metropolitan múzeumot.
Aslında ben favori müzelerimden birini göstereceğim, New York'taki Metropolitan Museum of Art.De hecho voy a entrar en uno de mis favoritos, al Metropolitan, el museo de arte de Nueva York.
Aslında ben favori müzelerimden birini göstereceğim, New York'taki Metropolitan Museum of Art.Ich komme sogar in eins meiner liebsten, das Metropolitan Museum of Art in New York.
Aslında ben favori müzelerimden birini göstereceğim, New York'taki Metropolitan Museum of Art.Ik ga naar één van mijn favorieten, het Metropolitan Museum of Art in New York.
Aslında ben favori müzelerimden birini göstereceğim, New York'taki Metropolitan Museum of Art.Ora entro in uno dei miei preferiti, il Metropolitan Museum of Art di New York.
Aslında ben favori müzelerimden birini göstereceğim, New York'taki Metropolitan Museum of Art.Vou entrar num dos meus favoritos, o Metropolitan Museum of Art em Nova Iorque.
Aslında, onları bu düzeni metro veya otobüs reklam görmüş olabilirsin.Denna garanti är tänkt att finansieras genom bidrag från samtliga banker.
Aslında, onları bu düzeni metro veya otobüs reklam görmüş olabilirsin.En fait, vous avez sans doute vu leurs publicités en ce sens dans le métro ou sur les bus.
Aslında, onları bu düzeni metro veya otobüs reklam görmüş olabilirsin.Itse asiassa olet saattanut nähdä heidän mainostavan tätä järjestelmää metrossa tai busseissa.
Aslında, onları bu düzeni metro veya otobüs reklam görmüş olabilirsin.Puede que lo hayáis visto los anuncios de la banca alardeando sobre esto.
Aslında, onları bu düzeni metro veya otobüs reklam görmüş olabilirsin.Tényleg, lehet, hogy láttad őket hirdetni a metrón vagy a buszokon.
Aslında, onları bu düzeni metro veya otobüs reklam görmüş olabilirsin.U heeft vrijwel zeker daar advertenties van gezien.
Aslında, onları bu düzeni metro veya otobüs reklam görmüş olabilirsin.Στην πραγματικότητα, ίσως έχετε δει τους διαφήμιση αυτού του καθεστώτος στο σωλήνα ή λεωφορεία.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.De ide értem a metrókártya-automatát is, amit az interakció remekművének tartok.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Falo também das máquinas de vendas MetroCard, que considero uma obra-prima de interação.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Ich rede auch über den MetroCard-Automaten, den ich als Meisterwerk der Interaktion ansehe.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Ik heb het ook over de metrokaartenautomaat, die ik een meesterwerk vind qua communicatie.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Mais je parle aussi de la machine de vente MetroCard que je considère comme un chef d"œuvre de l'interaction.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Parlo anche del distributore automatico MetroCard, che io considero un capolavoro di interazione.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.También hablo de la máquina expendedora de MetroCard, que considero una obra maestra de la interacción.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Tôi cũng nói về máy bán hàng MetroCard cái mà tôi cho rằng là một tuyệt tác của sự tương tác
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Μιλώ επίσης για το μηχάνημα αυτόματης πώλησης MetroCard το οποίο θεωρώ ένα αριστούργημα αλληλεπίδρασης.
Aynı zamanda, etkileşimin başyapıtı olduklarını düşündüğüm MetroCard otomat makinalarından da bahsediyorum.Я также говорю об автоматах MetroCard, которые, на мой взгляд, являются шедевром взаимодействия.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Dejansko so živeli v prototipu modernega industrijskega velemesta s srednjeveško infrastrukturo.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Eigenlijk was het een soort moderne industriële wereldstad met een 16e-eeuwse infrastructuur.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Erau de fapt un oraş trăind un fel de metropolă industrială cu o infrastructură publică elizabetană.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.시민들은 산업화한 근대식 대도시 생활을 엘리자베스 시대의 공공 기반시설 안에서 하고 있었습니다.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.London pada dasarnya adalah kota industri metropolis modern dengan sarana umum zaman kuno.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Sostanzialmente era una metropoli industriale moderna con un'infrastruttura pubblica Elisabettiana.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Volt egy város, ami egy modern ipari jellegű nagyváros életét élte egy Erzsébet-kori infrastruktúrával.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Η πόλη είχε τη μορφή μιας σύγχρονης βιομηχανικής μητρόπολης αλλά ελισαβετιανές δημόσιες υποδομές.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Това е бил град, живеещ с модерен вид индустриален метрополис с елизабетинска обществена инфраструктура.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Это был, по сути, город современного индустриального типа с общественной инфраструктурой Елизаветинской эпохи.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.ובאמצע שנות ה-50 ההן זה היה במובנים רבים אסון גמור.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.今日の様な工業都市機能の下暮らしていました 例えば地下には皆さんの気分を少し害すような
Bazılarınızın zaten bildiği bir hikaye ile bitirmek istiyorum, Wesley Autrey, New York metrosu kahramanı.Ik wil eindigen met een verhaal dat sommigen van jullie kennen, over Wesley Autrey, een New Yorkse metroheld.
Bazılarınızın zaten bildiği bir hikaye ile bitirmek istiyorum, Wesley Autrey, New York metrosu kahramanı.Na koniec chcę wspomnieć o Wesleyu Autrey, bohaterze z nowojorskiego metra.
Bazılarınızın zaten bildiği bir hikaye ile bitirmek istiyorum, Wesley Autrey, New York metrosu kahramanı.Na závěr bych se rád podělil o příběh, který možná znáte, o hrdinovi z New Yorkského metra, Wesley Autrey.
Bazılarınızın zaten bildiği bir hikaye ile bitirmek istiyorum, Wesley Autrey, New York metrosu kahramanı.Og jeg vil slutte med historien, som nogle af jer kender, om Wesley Autrey, New York undergrundshelt.
Bazılarınızın zaten bildiği bir hikaye ile bitirmek istiyorum, Wesley Autrey, New York metrosu kahramanı.И искам да привърша историята, която някои от вас знаят, за Уесли Отри, героя от Ню Йоркското метро.
Bazılarınızın zaten bildiği bir hikaye ile bitirmek istiyorum, Wesley Autrey, New York metrosu kahramanı.На завершення, історія, яку дехто з вас вже знає, про Веслі Отрі, героя Нью-Йоркського метра.
Bilirsiniz, eldiveninizle MetroCard'ı makinaya doğru, pençelercesine sokabilirsiniz, yani demek istediğim,ATMのインターフェイスは 使いにくいものが多いと思います ATMのインターフェイスは 使いにくいものが多いと思います
Bilirsiniz, eldiveninizle MetroCard'ı makinaya doğru, pençelercesine sokabilirsiniz, yani demek istediğim,Je kan met je handschoen de metrokaart aanraken.
Bilirsiniz, eldiveninizle MetroCard'ı makinaya doğru, pençelercesine sokabilirsiniz, yani demek istediğim,교통 카드를 집을 수 있습니다. 보통 저는 자판기가 얼마나 엉터리인지 불평합니다.
Bilirsiniz, eldiveninizle MetroCard'ı makinaya doğru, pençelercesine sokabilirsiniz, yani demek istediğim,Sabem, com as luvas podemos dar socos no MetroCard. (Risos)
Bilirsiniz, eldiveninizle MetroCard'ı makinaya doğru, pençelercesine sokabilirsiniz, yani demek istediğim,МетроКард, а я завжди кажу, які погані звичайні банкомати.
Bilirsiniz, eldiveninizle MetroCard'ı makinaya doğru, pençelercesine sokabilirsiniz, yani demek istediğim,אתם יודעים, עם הכפפה שלכם אתם יכולים למעשה לתפוס את המטרוקארד, ואני מדברת על כמה
Bilirsiniz, eldiveninizle MetroCard'ı makinaya doğru, pençelercesine sokabilirsiniz, yani demek istediğim,كما تعلمون، مع قفاز الخاص بك يمكنك فعلا الحك ميتروكارد، والحديث عن مدى سوء