Ana içeriğe geç
Sözlük

metafor ile cümle

metafor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Aber noch bevor sie versteinerte Dichtkunst war, war Sprache eine versteinerte Metapher.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Ale předtím, než byl zkamenělou poezií, jazyk byl zkamenělou metaforou.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Ale zanim był taką pezją język był skamieniałą metaforą.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Dar înainte de a fi "o fosilă a poeziei" limbajul este o fosilă a metaforei.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.De mielőtt ez a megkövült költészet létrejött a nyelv maga volt a megkövült metafora.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.그러나 시의 화석이기 이전에 언어는 은유의 화석이었습니다.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Maar voor het fossiele poëzie was, was taal fossiele metafoor.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Mais avant d'être de la poésie fossile la langue était une métaphore fossile.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Mas antes de ser poesia fóssil, a linguagem era metáfora fóssil.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Men innan det var fossil poesi var språk en fossil metafor.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Nhưng trước khi nó là nền thi ca hoá thạch ngôn ngữ là ẩn dụ hoá thạch.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Pero antes de que fuera poesía fósil el lenguaje fue una metáfora fósil.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Tetapi sebelum menjadi fosil puisi bahasa adalah fosil metafora
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Αλλά προτού να γίνει απολιθωμένη ποίηση η γλώσσα ήταν απολιθωμένη μεταφορά.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Но до того, как язык стал окаменевшей поэзией, он был окаменевшей метафорой.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Но преди да стане фосилна поезия, езикът е бил фосилна метафора.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Проте перш ніж стати закам'янілою поезією, мова була закам'янілою метафорою.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.אבל לפני שהיתה שירה מאובנת שפה היתה מטאפורה מאובנת.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.ولكن قبل أن تصبح شعراً حيوياً كانت اللغة تعبيراً مجازياً حيوياً
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.言語は比喩の化石だったのです そして化石は今もなお呼吸を続けています
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Ale metafora je především způsob myšlení, metafora jako nástroj řeči přichází až později.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Dar metafora este mai întâi un mod de gândire, apoi un mod de exprimare a cuvintelor.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.De a metafora a gondolat útja is, mielőtt a szavak megjelennének.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Een metafoor is een manier van denken vóór er woorden zijn.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.하지만 은유는 말솜씨이기 이전에 생각하는 방식입니다.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Mais la métaphore est un moyen de penser avant d'être un moyen de parler.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Ma la metafora è più un modo di pensare che di parlare
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Mas a metáfora é uma forma de pensar antes de ser uma forma de usar palavras.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Men metaforen är ett sätt att tänka innan den blir ett sätt att uttrycka sig.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Metafora jest myślą zanim ta staje się słowem.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Metaphern sind aber vor allem eine Art zu denken, weniger ein bloßes Spiel mit Worten.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Nhưng ẩn dụ là một cách tư duy trước khi là một cách dùng từ.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Pero la metáfora es una forma de pensamiento antes que elocuencia.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Tetapi metafora pertama-tama adalah cara berpikir sebelum ekspresi kata-kata.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Αλλά η μεταφορά είναι πρωταρχικά ένα τρόπος σκέψης κι έπειτα ένας τρόπος έκφρασης.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Метафора - це насамперед думка, а вже потім - слова.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Но метафората е начин на мислене, преди да е начин на боравене с думи.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Но метафора - это форма скорее мыслительная, чем словесная.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.אבל מטאפורה היא דרך מחשבה לפני הכל.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.و لكن المجازية هي طريقة تفكير قبل ان تكون طريقة للتعامل مع الكلمات.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.さて私の意見を説明する手掛かりとして
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Aber das Fehlen eines metaphorischen Goldfischglases ist ein Rezept für Elend, und, ich vermute, Katastrophe.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Absencia metaforického akvária je receptom na biedu. a obávam sa, že aj na nešťastie.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Ale brak jakiegoś metaforycznego akwarium jest receptą na niedolę, i, jak podejrzewam, katastrofę.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Ale nepřítomnost nějakého metaforického akvária je recept na problémy, a možná i neštěstí.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Dar absența unui acvariu metaforic este o rețetă pentru nefericire și presupun eu, dezastru.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.De a metaforikus akvárium hiánya a receptje a nyomorúságnak, és, ahogy feltételezem, a katasztrófának.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.하지만 은유적인 표현으로의 수조가 없다면 괴로움의 지름길 입니다. 재앙이라고 할 수 있겠죠.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Maar de afwezigheid van een figuurlijke vissenkom is vragen om ellende, en, vermoedelijk, onheil.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Mais l'absence d'un bocal métaphorique conduit à la misère, et, je le suspecte, au désastre.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Ma l'assenza di qualche simbolica sfera è una ricetta per l'infelicità e, temo, per la rovina.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Men fraværet af en metaforisk kumme er en opskrift på elendighed, og, formoder jeg, katastrofe.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Men utan någon form av metaforisk guldfiskskål, går vi mot misär, och förmodligen mot katastrof.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Mutta kuvitteellisen lasimaljan puuttuminen on resepti kurjuuteen, ja, epäilen, katastrofiin.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Nhưng thiếu vắng hình ảnh ẩn dụ hồ cá là một công thức cho đau khổ, và, tôi nghi là, thảm họa.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Pero la ausencia de alguna pecera metafórica es una receta para la miseria, y, yo sospecho, para el desastre.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Tapi hilangnya sebagian metafora akuarium adalah penyebab kesengsaraan, juga, saya kira, bencana.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Toda, odsotnost metaforične ribje posode je recept za bedo in, predvidevam, katastrofo.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Αλλά η απουσία κάποιας γυάλας, μεταφορικά, οδηγεί με βεβαιότητα σε δυστυχία και, υποψιάζομαι, στην καταστροφή.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Але відсутність певного символічного акваріуму — це шлях до нещастя і, я вважаю, до катастрофи.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod