Ana içeriğe geç
Sözlük

mesele ile cümle

mesele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.Ich glaube eine sind unsere ideologischen Streitfragen.
Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.Ide tartoznak egyrészről szerintem az ideológiai dolgaink.
Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.L'une est je pense, nos problèmes idéologiques.
Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.Một là, theo tôi, đó là những vấn đề về hệ tư tưởng.
Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.Pierwszą ich grupą, jak sądzę, są zagadnienia ideologiczne.
Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.Salah satunya saya pikir adalah isu ideologi kita.
Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.Spadají jednak podle mě do ideologické oblasti.
Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.Una di queste, io credo, sono le questioni economiche.
Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.Una este, cred problema ideologică.
Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.Una, pienso, son nuestros temas ideológicos.
Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.Една, мисля, са идеологическите ни въпроси.
Birincisi, bence, ideolojik meselelerimizdir.Примером могут послужить наши идеологические вопросы.
Birincisi, evrimsel sağlık, sadece mevcut çevrelerine ne kadar uyum sağladıklarıne dair bir mesele.Adaptarea evolutivă e o chestiune referitoare la potrivirea cu mediul curent.
Birincisi, evrimsel sağlık, sadece mevcut çevrelerine ne kadar uyum sağladıklarıne dair bir mesele.D'une part, la loi du plus fort n'est qu'une question d'adaptation à l'environnement actuel.
Birincisi, evrimsel sağlık, sadece mevcut çevrelerine ne kadar uyum sağladıklarıne dair bir mesele.한 가지 예로, 진화적 적응은 생물체가 당시의 주변 환경에 얼마나 잘 적응하는가의 문제에요.
Birincisi, evrimsel sağlık, sadece mevcut çevrelerine ne kadar uyum sağladıklarıne dair bir mesele.Najlepszą adaptacją jest przystosowanie do danego środowiska.
Birincisi, evrimsel sağlık, sadece mevcut çevrelerine ne kadar uyum sağladıklarıne dair bir mesele.Por um lado, a "lei do mais forte" é apenas uma questão de adaptação ao meio ambiente.
Birincisi, evrimsel sağlık, sadece mevcut çevrelerine ne kadar uyum sağladıklarıne dair bir mesele.Por un lado, la aptitud evolutiva es solo una cuestión de lo bien adaptado que están a su entorno actual.
Birincisi, evrimsel sağlık, sadece mevcut çevrelerine ne kadar uyum sağladıklarıne dair bir mesele.Ten eerste is evolutionaire aangepastheid gewoon een kwestie van hoe goed ze in hun huidige omgeving passen.
Birincisi, evrimsel sağlık, sadece mevcut çevrelerine ne kadar uyum sağladıklarıne dair bir mesele.Во-первых, по меркам эволюции "сильнейший" означает, "хорошо соответствующий своей среде".
Birincisi, evrimsel sağlık, sadece mevcut çevrelerine ne kadar uyum sağladıklarıne dair bir mesele.דבר אחד בטוח, כושר אבולוציוני הוא רק עניין של התאמה לסביבה הנוכחית.
Birincisi, evrimsel sağlık, sadece mevcut çevrelerine ne kadar uyum sağladıklarıne dair bir mesele.من جهة، فإن القوة من منظور التطور تتعلق فقط بمدى توافقها مع محيطها الحالي.
Birkaç şahsi meselem olduğu için, bu arayı fırsat olarak değerlendiriyorum.Személyes ügyek elintézése miatt kihasználom az alkalmat a távozásra. Á, igazán.
Birkaç şahsi meselem olduğu için, bu arayı fırsat olarak değerlendiriyorum.Επειδή έχω κάποια προσωπικά ζητήματα να διευθετήσω, παίρνω την ευκαιρία να κάνω ένα διάλειμμα. Αχ, καλά . . .
Birkaç şahsi meselem olduğu için, bu arayı fırsat olarak değerlendiriyorum.بما انه لدي بعض الامور العائلية العالقة, فانا اغتنم الفرصة للحصول على اجازة ...اوه حسنا
Birkaç saniyelğine bunların hangi meseleler olmadığını sıralayacağım ve bakalım, --Ik zal die lijst nog even tonen en zien of je kan raden welke twee dat waren
Birkaç saniyelğine bunların hangi meseleler olmadığını sıralayacağım ve bakalım, --Je vais juste remettre la liste quelques secondes pour voir si vous pouvez devinez quels sont ces deux sujets
Birkaç saniyelğine bunların hangi meseleler olmadığını sıralayacağım ve bakalım, --이 목록을 몇 초 동안 올려서 여러분이 어느 두 개였는지 맞출 수 있을지 보시죠.
Birkaç saniyelğine bunların hangi meseleler olmadığını sıralayacağım ve bakalım, --Pondré la lista unos segundos a ver si adivinan cuáles dos
Birkaç saniyelğine bunların hangi meseleler olmadığını sıralayacağım ve bakalım, --Tôi sẽ chỉ đưa danh sách đó trong một vài giây, và xem nếu bạn có thể đoán hai cái nào
Birkaç saniyelğine bunların hangi meseleler olmadığını sıralayacağım ve bakalım, --Vou colocar essa lista de parte, durante uns segundos, e quero ver se vocês conseguem adivinhar quais são
Birkaç saniyelğine bunların hangi meseleler olmadığını sıralayacağım ve bakalım, --Zoznam vám na chvíľku ukážem a skúste tipovať, ktoré dve
Birkaç saniyelğine bunların hangi meseleler olmadığını sıralayacağım ve bakalım, --אני אעלה את הרשימה לכמה שניות, ונראה אם תוכלו לנחש מהם השניים...
Birkaç saniyelğine bunların hangi meseleler olmadığını sıralayacağım ve bakalım, --دعونى أريكم هذه القائمة لثوانى، وأرى إذا كنتم تستطيعون أن تخمنوا أيْة إثنين منهم
Birkaç saniyelğine bunların hangi meseleler olmadığını sıralayacağım ve bakalım, --どの2つか当てて下さい 私はこの2つのトピックが
Bir kısmı şans meselesi. Bir kısmı, açıkçası, genetikle ilgili.Depinde de noroc și de moștenirea genetică.
Bir kısmı şans meselesi. Bir kısmı, açıkçası, genetikle ilgili.З одного боку, це справа везіння, а з іншого — генетики.
Bir kısmı şans meselesi.C'est en partie une question de chance.
Bir kısmı şans meselesi.Często to kwestia przypadku.
Bir kısmı şans meselesi.Einiges davon ist eine Sache des Glücks.
Bir kısmı şans meselesi.Em parte é uma questão de sorte.
Bir kısmı şans meselesi.En del beror på held.
Bir kısmı şans meselesi.Es en parte una cuestión de suerte.
Bir kısmı şans meselesi.In parte è una questione di fortuna.
Bir kısmı şans meselesi.일부는 운에 달렸죠.
Bir kısmı şans meselesi.Một vài phần là yếu tố may mắn.
Bir kısmı şans meselesi.Něco z toho je o štěstí.
Bir kısmı şans meselesi.Néhányak számára ez szerencse kérdése.
Bir kısmı şans meselesi.Niečo je záležitosťou šťastia.
Bir kısmı şans meselesi.Sebagian dari itu adalah karena keberuntungan.
Bir kısmı şans meselesi.Sommige dingen hebben met geluk te maken.
Bir kısmı şans meselesi.Ένα κομμάτι οφείλεται στην τύχη.
Bir kısmı şans meselesi.Отчасти это зависит от удачи.
Bir kısmı şans meselesi.Част от него е въпрос на късмет.
Bir kısmı şans meselesi.חלק מזה הוא מזל.
Bir kısmı şans meselesi.فبعضه حظ
Bir kısmı şans meselesi.遺伝的なことも関わってきます
Bir mesele bu.Ăsta e un lucru.
Bir mesele bu. Bunu netleştirmeye çalışacağım -- kısmen netleştirmeye.E' una parte della questione, e cercherò di chiarirlo -- almeno in parte.
Bir mesele bu.C'est une chose.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod