Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.אבל אם תסתכלו בקפידה, הן לא עוסקות בג'יהאד עולמי. אלא נלחמות על נושאים הרבה יותר מצומצמים.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.و لكن إذا نظرنا عن قرب، إنهم لا يحاربون في جهاد عالمي إنهم يحاربون في معارك لأجل قضايا أضيق.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.彼らは国際ジハードを 闘っていないことに気付きます 彼らは より狭義的な問題に挑んでいます 民族や人種あるいは 宗派についての問題や
An meselesi.Een kwestie van seconden.
An meselesi.Otázka sekund.
An meselesi.Otázka sekúnd.
An meselesi. Sorun kalp kaslarında.Firma, w której pan pracuje, nie może zagwarantować, że zdoła pan spłacić pożyczkę.
An meselesi.Una questione di secondi.
An meselesi.На секунди бяхме от белята.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Biarkan saja mereka, sampai mereka menyadari semuanya sendiri.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Cứ mặc họ đi, cho đến khi họ tự giải quyết được chuyện của mình.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Doar lasa-i in pace, pana cand isi dau seama.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.그냥 가만 둬 스스로 자기가 깨달을때까지
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Laat ze gewoon met rust, totdat ze alles opgelost hebben.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Laisse-les juste tranquille, jusqu'à ce qu'ils règlent tout.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Lämna dom ifred bara. tills dom kommer underfund.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Lasciali soli per conto loro, finché loro non capiranno tutto.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Lass die beiden alleine, bis sie alles gelöst haben.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Po prostu zostaw ich w spolkoju, dopóki sami tego nie rozwiążą.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Απλά άσ'τους μόνους, μέχρι να τα ξεκαθαρίσουν όλα.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.Просто оставь их наедине, пока они не разберутся во всем.
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.فقط دعيهم لوحدهم حتى يكتشفون كل شيء
Aralarındaki meseleyi çözene kadar, rahat bırak onları.自分達で解決できるまで そうか...
Artık bu şahsi bir mesele haline geldi.Adesso, è personale.
Artık bu şahsi bir mesele haline geldi.이제 개인적인 문제가 되었네
Artık bu şahsi bir mesele haline geldi.Nu er det personligt!
Artık bu şahsi bir mesele haline geldi.Sekarang, ini masalah pribadi. (Personal)
Artık bu şahsi bir mesele haline geldi. Yoksa, şahsi meKEDİse mi demeliyim?Protože s těmi se opravdu něco děje, že jo?
Artık bu şahsi bir mesele haline geldi.الان , اصبح الامر شخصى .
Artık bu şahsi bir mesele haline geldi.それとも・・・・・プシーナル(pussy-nal)といった方がいいかな
Artık esas meseleyi anlıyorsun.És még csak most értem a lényeghez.
Artık esas meseleyi anlıyorsun.Μόλις τώρα θα πήγαινα στο κυρίως θέμα.
Artık esas meseleyi anlıyorsun.لانني وصلت الى النقطة المهمة
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.진짜 문제는 그 아이가 12명의 다른 사람들과 같이 방 두개짜리 아파트에 산다는 겁니다.
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.Adevărata problemă e că acel copil locuiește cu încă 12 persoane într-un apartament cu două dormitoare.
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.Az igazi gond az, hogy a gyerek 12 másik emberrel él együtt, egy két hálószobás lakásban.
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.Das wahre Problem ist, dass das Kind mit zwölf anderen Menschen in einer Zwei-Zimmer-Wohnung zusammenlebt.
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.Det rigtige problem er at det barn bor sammen med 12 andre mennesker i en to-værelses lejlighed.
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.El verdadero problema es que el niño vive con otras 12 personas en un departamento de 2 dormitorios.
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.Il vero problema è che il bambino vive con altre 12 persone in un appartamento di due locali.
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.Le vrai problème est que l'enfant vit avec 12 autres personnes dans un 3 pièces.
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.Prawdziwy problem to dziecko mieszkające z 12 osobami w mieszkaniu z 2 sypialniami.
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.Vấn đề thật sự là đứa trẻ đó hiện đang sống với 12 người khác trong một căn hộ 2 phòng ngủ
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.Το πραγματικό πρόβλημα είναι ότι αυτό το παιδί ζει με άλλα 12 άτομα σε ένα διαμέρισμα με δύο δωμάτια.
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.Истинският проблем е, че това дете живее с 12 други хора в апартамент с две спални.
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.Реальная проблема в том, что ребёнок живёт с ещё 12-ю другими людьми в двухкомнатной квартире.
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.הבעיה האמיתית היא שהילד חי עם עוד 12 אנשים בדירת שני חדרים.
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.القضية الحقيقية ان هذا الطفل يعيش مع 12 شخصا آخر في شقة مكونة من غرفتي نوم.
Asıl mesele, bu çocuğun iki odalı bir evde, 12 kişiyle yaşıyor olması.その子が3部屋のアパートに12 人もの 人々と住んでいることです これらの問題について問うこともしません
Asıl mesele onları insanların kullanımı için nasıl toplayacağımızdır.A feladat az, hogy rájöjjünk, hogyan lehet hasznosítani őket az ember céljaira.
Asıl mesele onları insanların kullanımı için nasıl toplayacağımızdır.De uitdaging is om te zien hoe we ze kunnen aanwenden voor menselijke doeleinden.
Asıl mesele onları insanların kullanımı için nasıl toplayacağımızdır.Die Herausforderung ist es, zu verstehen, wie man sie für menschliche Zwecke nutzbar machen kann.
Asıl mesele onları insanların kullanımı için nasıl toplayacağımızdır.El desafío es ver cómo encauzarlos para propósitos humanos.
Asıl mesele onları insanların kullanımı için nasıl toplayacağımızdır.과제는 어떻게 이것들을 인간의 목적을 위해 사용할 것인가 하는 것이죠.
Asıl mesele onları insanların kullanımı için nasıl toplayacağımızdır.La sfida è di vedere come sfruttarli per gli interessi umani.
Asıl mesele onları insanların kullanımı için nasıl toplayacağımızdır.Le défi consiste à voir comment les exploiter à des fins humaines.
Asıl mesele onları insanların kullanımı için nasıl toplayacağımızdır.Provocarea e de a vedea cum să le exploatăm pentru scopuri umane.
Asıl mesele onları insanların kullanımı için nasıl toplayacağımızdır.Tantangannya adalah bagaimana kita dapat menggunakannya untuk tujuan-tujuan manusia.
Asıl mesele onları insanların kullanımı için nasıl toplayacağımızdır.Thách thức bây giờ làm sao để thu hoạch chúng cho các mục đích của con người.
Asıl mesele onları insanların kullanımı için nasıl toplayacağımızdır.Wyzwaniem jest znalezienie metody jak wykorzystać je by były użyteczne dla ludzkości.