Ama mesele şurada:אבל הנה המלכוד.
Ama mesele şurada:لكن هنا تكمن الصعوبة.
Ama mesele şurada:全ての集団が同じわけではありません
Ama neden bugün hep ciddi meseleler konuşuyoruz?De miért hozol fel ma ilyen komoly témákat?
Ama neden bugün hep ciddi meseleler konuşuyoruz?Αλλά, γιατί συνέχεια συζητάς τόσο σοβαρά θέματα σήμερα;
Ama neden bugün hep ciddi meseleler konuşuyoruz?لكن لماذا تتحدث بالمواضيع الجادة فقط اليوم
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.Aber diese Superkraft bringt ihre eigenen wissenschaftlichen Probleme mit sich.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.Ale taka umiejętność ma własną chmarę naukowych problemów.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.A ta moč ima svoje znanstvene težave.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.Dar puterea asta vine cu propriile-i probleme științifice.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.하지만 비행은 또 다른 과학적 문제들을 가져다 줍니다.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.Ma anche quel potere ha il suo carico di problemi scientifici.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.Maar die kracht brengt haar eigen wetenschappelijke aandachtspunten met zich mee.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.Mas esse poder também tem as suas questões científicas.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.Nhưng quyền lực đó đi kèm với những vấn đề khoa học liên quan.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.Pero ese poder conlleva su propia serie de cuestiones científicas.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.Але ця сила має свої наукові проблеми.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.Но эта сила имеет ряд научных проблем.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.אבל הכוח הזה בא עם הבעיות הפיסיקליות שלו.
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.لكن هذه الطاقة تأتي مع حاضنها الخاص في الامور العلمية
Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor.飛べたとしよう
Ama önümüzdeki mesele şudur:Aber die wichtigste Frage ist diese:
Ama önümüzdeki mesele şudur:Ale klíčová otázka je:
Ama önümüzdeki mesele şudur: Dahil olduğunuz kabilelerin etkileri ne kadar?Ale pytanie dnia brzmi: jaką siłę przebicia mają plemiona, które tworzycie?
Ama önümüzdeki mesele şudur: Dahil olduğunuz kabilelerin etkileri ne kadar?Maar dit is de hamvraag: wat voor impact hebben de stammen waar je in zit?
Ama önümüzdeki mesele şudur: Dahil olduğunuz kabilelerin etkileri ne kadar?Ma la vera domanda e' che tipo d'impatto hanno le tribu' a cui appartenete?
Ama önümüzdeki mesele şudur:Dar problema pe care o avem pe masă e asta.
Ama önümüzdeki mesele şudur:여기서 문제가 되는 점은,
Ama önümüzdeki mesele şudur:Mais la vraie question est celle-ci:
Ama önümüzdeki mesele şudur:Mas o cerne da questão é:
Ama önümüzdeki mesele şudur:Nhưng câu hỏi được đặt ra là:
Ama önümüzdeki mesele şudur:Pero la pregunta sobre la mesa es ésta.
Ama önümüzdeki mesele şudur:Αλλά το παρόν ζήτημα είναι το εξής.
Ama önümüzdeki mesele şudur:Но въпроса е следния.
Ama önümüzdeki mesele şudur:Однако, вопрос на повестке дня звучит так:
Ama önümüzdeki mesele şudur:אך השאלה שנמצאת על השולחן היא זו,
Ama önümüzdeki mesele şudur:لكن السؤال على الطاولة هو.
Ama önümüzdeki mesele şudur:あなたが属している集団は
Ama yarış şans meselesi değildir.Pero las carreras no tiene que ver con la suerte.
Ama yarış şans meselesi değildir. Dikkatli olunuz.אבל מירוץ הוא לא על כל מזל. קח זהירות.
Ama yarış şans meselesi değildir. Dikkatli olunuz.لكن السباق ليس كل شيء عن الحظ. خذ الحذر.
Ama yarış şans meselesi değildir. Dikkatli olunuz.私はそれを得た。ねえ、車は偉大な形でです。
Ama yarış şans meselesi değildir.Mais la course n'est pas qu'une question de chance.
Ama yarış şans meselesi değildir.Mas corrida não é só sorte.
Ama yarış şans meselesi değildir.Nhưng đua xe không phải là tất cả về may mắn.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.이와같은 실내 정원을 만들었고 공기가 나선형으로 돌아나가도록 했습니다.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.Maar nogmaals, het gaat over de levensstijl, de kwaliteit -- iets dat aangenamer zou zijn als werkplek.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.Mas novamente, trata-se do estilo, da qualidade, duma coisa que seria mais agradável como local de trabalho.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.Pero de nuevo, sobre el estilo de vida, la calidad -- algo que podría disfrutarse más como lugar de trabajo.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.הדרך שניתן ליצור דגם של גנים אלה, הדרך שהם מתפתלים סביב.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.الطريقة التي يمكنك بها أن تخطط تلك الحدائق، الطريقة التي تدوم حولها.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.螺旋状の配置方法 繰り返しますが それらはまさしく ライフスタイル 生活の質--
Amiral Pierre, ama bütün mesele pivot bazı amiral ve aptallık제독 피에르 -하지만 전체 사건의 피벗 일부 제독의 어리석음했습니다
Amiral Pierre, ama bütün mesele pivot bazı amiral ve aptallıkאך הציר המרכזי של הפרשה היתה טיפשות של האדמירל מעט - אדמירל פייר,
Amiral Pierre, ama bütün mesele pivot bazı amiral ve aptallıkولكن محور القضية كلها غباء بعض اميرال -- الأميرال بيير ،
Amiral Pierre, ama bütün mesele pivot bazı amiral ve aptallık私は思う。
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.그러나 자세히 들여다 보면, 이들이 글로벌 지하드를 수행하고 있는 것이 아닙니다. 훨씬 더 현실적인 문제를 가지고 싸우고 있는 것입니다.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.Maar als je nader kijkt, zie je dat ze geen mondiale jihad strijden. Ze strijden voor veel kleinere zaken.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.Но ако разгледате внимателно, те не се бият за глобален джихад. Те воюват за много по-малки цели.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.Но если присмотреться, они не ведут глобальный джихад. Они сражаются из-за намного более узких конфликтов.