Bu bir zaman meselesi," dedi.でも、それも時代という事なんだ」と語っている。
Lorentz, temel hidrodinamik denklemlerinden yola çıkarak meseleyi hesap yoluyla çözmeyi önerdi.ローレンツは流体力学の基本的方程式を出発点として、問題を数値的に解くことを提案した。
Faraday, zaman zaman bu mesele üzerinde çalıştı.ハットンはここで時間について着目した。
Ancak Cerrahpaşalı meselesi burada bitmedi.ただし、体育館はこの時点では未完成。
Model, karmaşık sistemlerde bilgi temsili, bilgi akışı ve karar verme ile ilgili temel meseleleri temsil eder.そのモデルは、複雑システムの知識表現、情報フロー、及び意思決定における基本の課題を表現する。
Ahlaki meselelerine parmak basarlar.生命倫理の問題にもとりくむ。
Ruh ve Beden Meselesi .身体と霊魂の相関関係。
1890'dan sonra ise sosyopolitik meseleler ve sosyal ekonomi üzerine yoğunlaşmıştır.1890年から社会政治学、社会経済学に興味を持ち始めた。
Itachi ile olan meselesi de bundan farklı değildir.その容姿は藤崎と全く似ていない。
Mono no aware (Japonca: 物の哀れ), meselelerin acısı anlamına gelen bir Japonca terimidir.MONO NO AWARE(モノ ノ アワレ)は、日本のロックバンド。
Bir başka mesele için orada olmalıdır.もう一つにも到達するおそれがある。
Doğu, ince mesele (Восток — дело тонкое); Doğu hakkında bahsederken kullanılmaktadır.東部夏時間(とうぶなつじかん、Eastern Daylight Time:略称EDT)は、東部標準時(EST)の夏時間のことである。
Aynı şekilde Ukrayna meselesindeki yetersizliklerinden dolayı hükümeti suçladı.合意は同様にウクライナ政府も関与している。
Onlara umumi şeyleri öğret, ince meseleleri açma.つまらぬ事をたいそうらしく心得て、こせこせしてはならない。
Asıl mesele ise, artık yıl 2004 değil.现在都2004年了,不应景了。
İslam felsefesinde (Kelam) bu konu hüsün-kubuh meselesi olarak tartışılmıştır.統計誤用是指統計學的爭論被斷言為謬誤。
1890'dan sonra ise sosyopolitik meseleler ve sosyal ekonomi üzerine yoğunlaşmıştır.自1890年以后,他开始倾向于研究社会政治学和社会经济学问题。
Hava yolculuğunun doğasından dolayı havacılık hukuku, genel olarak uluslararası hukuk meselesi olarak görülür.并且由于航空旅行的性质,在很多情况下还与国际法有关。
Ruh ve Beden Meselesi .心所法與心。
Bu dönemde Avrupa liberalizmi ivme kazanmış; ekonomik, sosyal ve politik meseleler gündeme getirilmiştir.在这段时间内,欧洲自由主义的发展势头增长;其议程包括经济、社会和政治的议题。
Dil bir sınıf meselesi olmaktan ziyade, halka aitti.有了文学的国语,我们的国语才可算得真正国语。
Bu konuların yanında Kalfat ve Kalfatlıların çeşitli mesele ve sorunları konuşulur.现在就我所感觉到的,以及同志们提出来的一些问题,讲一讲。
Büyük meselelerde de onun yoldaşı olmuş ve kendisine danışılmıştır.試為陛下論說輕重,及其大小。
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.(我告訴你,這是我們兩個人的事,不要搬人家出來。
Itachi ile olan meselesi de bundan farklı değildir.这一点与雅可比法不同。
Mesele İsrail’de yayınlanan bir belgeselin konusu olmuştur.讲述在以色列发生的一件离婚诉讼。
Bu meselenin anlatılması da pek uzun sürer; dalı, kökü pek çoktur.自明数言事,上甚喜,久而稍厌之。
Homer Meselesi olarak da bilinir.与荷马齐名。
Meseleyi diplomasi yoluyla çözmek için Tangut kralına elçi gönderildi.他们要求英皇采取外交措施来达到这个目的。
Ne var kî, İslâmî meseleler hakkındaki görüşleri, dönemin dinî otoritelerince çoğunlukla eleştirilmiştir.此廟在大家樂興盛時期,許多信徒經常於半夜詢問明牌而盛極一時。
Kadından emir alınca bunu gurur meselesi yapanlar var.女方收下男方的聘礼后,视情形给一定回礼。
İslam felsefesinde (Kelam) bu konu hüsün-kubuh meselesi olarak tartışılmıştır.그러나 이 천장에 대해서는 문화재청이 일방적으로 천장한 것이라 하여 논란이 있다.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?그들 대부분은 다음과 같이 물었다: 만물은 어디에서 유래하는가?
Bir başka mesele için orada olmalıdır.이는 또다른 문제들로 이어질 것이다.
Ne var kî, İslâmî meseleler hakkındaki görüşleri, dönemin dinî otoritelerince çoğunlukla eleştirilmiştir.그러나 이들 고구려어계 어휘의 대부분은 시간의 경과와 함께 순차적으로 신라어계 어휘로 대체된 것으로 보인다.
Mesele İsrail’de yayınlanan bir belgeselin konusu olmuştur.본 문서는 이스라엘의 교육에 관한 내용이다.
Ahlaki meselelerine parmak basarlar.우상숭배와 도덕적 타락을 질타하였다.
Bu durum onun gelecekte ruhani meselelerde etkin olacağının bir göstergesi kabul edilmiştir.이 책은 그가 미래에 예술적으로 영향력 있는 사람이 될 것이라 증명하였다.
Çevre meseleleri daha dikkatli ele alınmaktadır.무제는 더욱 예관을 중하게 여겼다.
Yazılarında kadının eğitimi meselesine büyük önem verdi.그녀는 여성의 교육에 관심이 많았다.
Kürt Meselesi Nasıl Çözülmez?수도권 문제 어떻게 해결할 것입니까.
İstifa meselesi bugünün meselesi değil” dedi.“고려대, 로스쿨 반납 오늘 결정”.
Yukarıda belirtilen Kıpçak soyundan gelme meselesi yeniden araştırılmalıdır.앞에서 언급한 동전던지기 사례를 다시 생각해 보자.
Tecrübeli gey aktivist Barbara Gittings, "En çok neresinde acıyor diye bir mesele sözkonusudur.베테랑 게이 운동가 발바라 기팅스(Barbara Gittings)는 동성애자 권리 운동을 하기로 결정했습니다, "그것은 가장 아픈 곳의 문제인가?"
Ruh ve Beden Meselesi .영혼과 육체는 같은가?
Cheang sanatsal metotlarla sosyal meseleleri yaratıcı bir şekilde iç içe geçirir.피카소는 미술 활동을 통하여 사회적 문제를 알렸다.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.עם אנשים כאלה אין טעם להיות פסיבי, והימנעות מהסוגיה תהיה חסרת תועלת.
1379 yılında Harezm meselesi tekrar patlak verdi.הקהילה נחרבה פעם נוספת בשנת 1379.
İlk iş olarak İran meselesini ele aldı.למזלו הוא הספיק לצאת מאיראן קודם המשפט.
Peres; “Bizler Holokost ve Ermeni meselesi arasında benzerlik bulma girişimlerine karşıyız.פרס אמר בראיון: "אנחנו דוחים ניסיונות ליצור דמיון בין השואה לבין ההאשמות הארמניות...
Bu bir zaman meselesi," dedi.זה רק עניין של זמן."
Ahlaki meselelerine parmak basarlar.נמנה עם רבני הציונות הדתית.
Alman ikmal meselesi de büyük sorun oldu.גם הגבול המקסיקני היה בעייתי.
Bu aşamadan sonra mesele bir intikam meselesi haline de gelmiştir.הפעם מוטיב הגורל נשמע כתרועת ניצחון.
Ancak Cerrahpaşalı meselesi burada bitmedi.אך מיסוד הקפואירה לא הסתיים כאן.
Bu teorik açıklama biçimi benzer şekilde, altyapı-üstyapı meselesinde de görülür.ספק של מקלדות כאלה צריך ידע באופטומטריה.
72 mesele konu edilmiştir.באיגרת 72 פסוקים.
Meseleler görüşüldükten sonra, karar meclisi dağılırdı.לאחר מספר מחלוקות, המועצה פוזרה.
Genellikle şarkılarında toplumsal meseleleri işledi.ההרכב מרבה לעסוק בשיריו בנושאים חברתיים.
Asıl mesele ise, artık yıl 2004 değil.וכן לא עודכן מ-2013.