Ruh ve Beden Meselesi .Kehon ja mielen viisaus.
Birincisi açık olan hükümlerdir ki bunlar hemen herkesin anlayabileceği meselelerdir.Tämä on ainoita Olimpian tekoja, josta kaikki saavat tietää lähes heti.
Johannes'in papalığı sırasında çağdaş dünya meseleleriyle yakından ilgilendi.Sarah on ottanut voimakkaasti kantaa ajankohtaisiin kysymyksiin.
Cheang sanatsal metotlarla sosyal meseleleri yaratıcı bir şekilde iç içe geçirir.Hamm on tuonut esiin taiteessaan yhteiskunnallisia näkökulmia.
Asıl mesele ise, artık yıl 2004 değil.Το πιο πρόσφατο είναι του 2004.
Bu bir zaman meselesi," dedi.Είναι απλά θέμα χρόνου».
Bugün Yunan milliyetçiliği, Yunan-Türk arasındaki Kıbrıs meselesinde önemini koruyor.Σήμερα ο ελληνικός εθνικισμός παραμένει σημαντικός στην ελληνοτουρκική διαμάχη για την Κύπρο.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.Είναι μάταιο να είσαι απαθής με τέτοιους ανθρώπους και είναι μάταιο να αποφεύγεις το πρόβλημα.
72 mesele konu edilmiştir.Κατασκευάστηκαν 72.
Satō Mançurya'nın statüsünü ve "Rusların getirmek istediği herhangi bir meseleyi" tartışabileceğini söyledi.Satō skulle diskutere Manchuriets status og "ethvert spørgsmål russerne måtte ønske at bringe på banen".
Ruh ve Beden Meselesi .Krop og begær.
Her meseleyi çok abartır ve çok yalan söyler.De lever hver sin løgn og dette præger dem.
Bu yüzden anlaşılması diğer meselelere göre daha zordur.Det fører til en sværere forståelse for andre stater.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.Han havde særlig interesse for ordningen af forholdet mellem kirke og stat.
Bu mesele kapandı.Sagen var afsluttet.
Bu arada iş ortağı John Bisco ise yayımla ve finansal meselelerle ilgilendi.John B. Cobb, Jr. har også udgivet bøger om biologi og økonomi.
Millî mesele olmasından öte millî sorun olarak da ele alınabilir.Alt efter convention kan der desuden forekomme andre særlige ting.
İsviçre'deki gizli hesaplar meselesi hakkında neler konuşuldu?Zahlen und Fakten über die Schweiz.
"Bir kez daha 'Kürt Meselesi'"."Trouble Again Over The 'Elint'".
Meseleyi açıklamak için üç örnek yetecektir.Dermed kræver det altså tre parametre for at kunne angive et specifikt punkt.
Mesele İsrail’de yayınlanan bir belgeselin konusu olmuştur.En dokumentarisk beretning om livet i Israel i dag.
Mesele şuradadır ki, Sovyet sistemi dinlere karşı siyasıt götürüyordu.I denne tid brugte sovjet-ledelsen i høj grad patriotismen for at opildne sovjet-borgerne til opofrelse.
Ruh ve Beden Meselesi .Ånd, sjel og kropp ?
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Det som samlet dem var spørsmål som: Hva er alle tings opprinnelse?
Bu mesele, günümüzde “ufuk meselesi” olarak adlandırılır.I dag ville kalle det for «spesialeffekter».
Tarihçilerin çalışmalarının özgünlüğü titiz bir meseledir.I flere tilfeller har journalisters hemmelige kilder vært et eksplisitt mål.
İsviçre'deki gizli hesaplar meselesi hakkında neler konuşuldu?Beskjeden inneholder detaljer om en sveitsisk bankkonto.
Günlerdir bu meseleyle uğraşıyoruz.Dette har vært diskutert lenge.
Çevre meseleleri daha dikkatli ele alınmaktadır.Det tas i større grad hensyn til værforholdene.
İlk iş olarak İran meselesini ele aldı.Dette gjelder i første rekke Iran.
Satō Mançurya'nın statüsünü ve "Rusların getirmek istediği herhangi bir meseleyi" tartışabileceğini söyledi.Satō bermaksud membicarakan status Manchuria dan "masalah apa saja yang akan diangkat Rusia."
Onun başlıca çıkarları aile meseleleri, dans, toplar ve mücevherlerdi.Perhatian utamanya adalah masalah keluarga, tarian, pesta, dan perhiasan.
Bu antlaşma sonrası Habsburglar Alman meselelerinden dışlanmıştır (Kleindeutschland).Wangsa Habsburg secara permanen dikeluarkan dari urusan-urusan dalam negeri Jerman (Kleindeutschland).
Balkanlar'daki operasyonların tamamen savunmacı bir mesele olduğu için çabaları engellendi.Usahanya terhambat oleh fakta bahwa operasi di Balkan adalah masalah yang benar-benar defensif.
Bu husus, Pauli dışlama ilkesinin ana rolü üstlendiği ilk çok elektronlu sistemler meselesidir.Ini adalah kasus pertama dari banyaknya sistem elektron di mana asas larangan Pauli memainkan peran penting.
Bu, aşk medresesinin derslerinden bir meseledir.Berisi pengajaran mengenai kasih.
Asıl mesele ise, artık yıl 2004 değil.Sebenarnya periode transisi ini tidak berakhir pada tahun 2002 melainkan pada tahun 2004.
İslam felsefesinde (Kelam) bu konu hüsün-kubuh meselesi olarak tartışılmıştır.Walaupun demikian, jasa-jasanya sering pula dipertanyakan kalangan sejarawan, termasuk oleh Rei Matsuura.
Bu yüzden "Glorfindel meselesi"nin meydâna gelmesi şaşırtıcı değildir.Maka tidak heran jika ia bisa langsung masuk ke jenjang Mu’allimien.
Şu anda senin varlığını hissediyor, seni bulması an meselesi."Sekarang ini kamu mengenal Dia dan kamu telah melihat Dia."
Her meseleyi çok abartır ve çok yalan söyler.Karyanya luar biasa dan meliputi banyak hal.
Briand-Kellogg Paktı meselesinde de aynı şey olmuştur.Krillin juga dipaksa Chi-chi melakukan hal yang sama secara lucu.
Bu bir zaman meselesi," dedi.Chỉ là vấn đề thời gian thôi," ông nói.
1890'dan sonra ise sosyopolitik meseleler ve sosyal ekonomi üzerine yoğunlaşmıştır.Từ 1890 trở đi, ông bắt đầu băn khoăn về những câu hỏi chính trị xã hội và kinh tế xã hội.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Câu hỏi duy nhất mà tôi hứng thú là: Họ có ra khỏi đó không?
Ahlaki meselelerine parmak basarlar.Họ đạo Thánh Tâm xã Hưng Phú.
Bu mesele, günümüzde “ufuk meselesi” olarak adlandırılır.“Âm thướng” 陰上: là thanh hỏi theo cách gọi ngày nay.
Görüldüğü gibi mesele iyice içinden zor çıkılır bir hal almıştır.Có vẻ như gã vừa đem vứt một thứ gì đó rất nặng.
Mâturidî kelâmında insan hürriyeti meselesi.Na thị Khổng Tử dữ Tử Du đích đối thoại.
Meseleler görüşüldükten sonra, karar meclisi dağılırdı.Sau khi bầu các quan chức lâm thời, Hội nghị giải tán.
Diğer yandan, Anatoly Khazanov meselenin bu kadar basit olamayacağını ileri sürmüştür.Tuy nhiên, nhà sử học Andrei Lankov đã lập luận rằng điều này khó có thể đúng.
Donanmaları olmaksızın Venetilerin yenilmesi artık sadece zaman meselesiydi.Trong khi ấy quân Ba Tư không hải là không có thắng lợi.
Kız bu teklifleri kabul etmeyince bunu gurur meselesi sayarak yorumlar üretmeye başlarlar.Nếu bạn chưa biết gì về bài hát này, hãy mở trình duyệt của bạn ngay.
Sovyet hükümeti Keşmir meselesinde Hindistan'ın politikasını desteklemektedir".“Thứ trưởng Trung Quốc bị điều tra bởi Đảng Cộng sản trong chiến dịch chống tham nhũng”.
Bu kanunlar trafik, alkol satışı ve hayvan bakımı gibi meselelere etki edebilir.それらの法律は交通、アルコール類販売、動物飼養などの問題を扱う。
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?彼らが説明を試みようとしたものには、 すべてのものはどこからくるのか?
Asıl mesele ise, artık yıl 2004 değil.実際、2011年のおいでませ!
Hayır lan işte, bu defa mesele hepimizin ölecek olması değil, dört ayımın kalmış olması."誰も恨みはしない」と述べ、その4か月後に死去した。
72 mesele konu edilmiştir.^ アニメ72話。
Her meseleyi çok abartır ve çok yalan söyler.あれは全て嘘だったし、私は非常に申し訳なく思っている。