mesel ile cümle

mesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.Mas, se o que estava em jogo era apenas a justiça, teria havido uma solução fácil e óbvia.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.Men hvis retfærdighed var det eneste på spil, ville der have været en let og selvindlysende løsning.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.Namun jika keadilan adalah satu-satunya alasan ada jalan keluar yang mudah dan jelas.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.Nhưng nếu chỉ có sự công bằng đang được xét xử, sẽ có một giải pháp đơn giản và hiển nhiên.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.Pero si la equidad fuese lo único en juego, habría sido una solución fácil y obvia.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.Si l'équité était la seule chose en jeu, il y aurait eu une solution simple et évidente.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.Αλλά εάν επρόκειτο μόνο για θέμα δικαίου, τότε θα υπήρχε μια εύκολη και προφανής λύση.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.Если корень проблемы только в этом, то спор можно разрешить легко и просто.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.Но ако честността беше единственият залог, би имало лесно и очевидно решение.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.אך אם הגינות הייתה הדבר היחיד עליו דובר כאן, אז היה פתרון ברור וקל לבעיה.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.لكن إذا كان العدل هو الشئ الوحيد على المحك، لكان هناك حل واضح وساهل.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.簡単で明快な解決方法があるはずだ それは何だろうか?(観客:みんながカートを使用する)
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Aber es ist nicht nur die Sterblichkeit von diesen Störungen.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil. Aynı zamanda hastalık oranı.Het betreft niet alleen de sterfte als gevolg van deze stoornissen, maar ook het ziektecijfer.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil. Aynı zamanda hastalık oranı.Nhưng đó không đơn thuần là tỉ lệ tử vong do những rối loạn này, mà đó là triệu chứng bệnh.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil. Aynı zamanda hastalık oranı.Nie chodzi tylko o śmiertelność, ale również zachorowalność.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil. Aynı zamanda hastalık oranı.Tieto choroby nespôsobujú len smrť, ale aj postihnutie.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil. Aynı zamanda hastalık oranı.U těchto poruch nejde jen o mortalitu, ale také o morbiditu.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil. Aynı zamanda hastalık oranı.Але ці розлади провокують не лише смертність, а ще й хворобливість.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil. Aynı zamanda hastalık oranı.Но важно помнить не только о смертности в итоге этих болезней, но также и о самом процессе болезни.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Dar aceste tulburări nu duc doar la mortalitate.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.De nem csak a halandóság következik ezekből a rendelenességekből.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.주목해야 할 것은 이 장애들로부터 이어지는 사망률 뿐 아니라
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Mais il ne s'agit pas que de la mortalité liée à ces troubles.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Ma non si tratta solo della mortalità data da questo disturbo.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Mas não é só a mortalidade destes distúrbios.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Men det handlar inte bara om dödligheten hos dessa sjukdomar.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Pero no se trata solo de mortalidad por estos trastornos.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Tapi kita tidak hanya membicarakan kematian sebagai akibat dari kelainan ini.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Αλλά δεν είναι μόνο η θνησιμότητα αυτών των διαταραχών.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.אבל זו לא רק התמותה מהפרעות אלו.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.لكن ليس فقط الوفيات من تلك الأمراض.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.但係,呢啲病唔單止增加死亡風險
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.疾病率です
Ama mesele sorular değildi.Ale tu nie o pytania chodzi,
Ama mesele sorular değildi. Bilgilerdi.重要なのはデータです
Ama mesele sorular değildi.Dar nu despre întrebări e vorba.
Ama mesele sorular değildi.하지만 질문에 관한 게 아니에요.
Ama mesele sorular değildi.Ma il punto non sono le domande.
Ama mesele sorular değildi.Mais il n'est pas question de ça.
Ama mesele sorular değildi.Pero no sobre preguntas.
Ama mesele sorular değildi.Но дело не в вопросах.
Ama mesele sorular değildi.אבל העניין איננו השאלות.
Ama mesele sorular değildi.لكن الأمر ليس عن الأسئلة.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Aber der Punkt ist doch, dass wir das Wörterbuch zur gesamten Sprache machen könne.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Ale zajímavá věc je, že bychom mohli udělat ze slovníku celý jazyk.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.De az a helyzet, hogy lehetne a szótár akár az egész nyelv is.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Het punt is dat we het woordenboek tot de hele taal zouden kunnen maken.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.하지만 이제는 사전이 언어 전체를 포함하도록 만들 수 있어요.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Ma il punto è che possiamo fare in modo che il dizionario sia tutta la lingua.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Mas a questão é que podemos fazer do dicionário toda a língua.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Men sagen er den, at vi kunne gøre ordbogen til hele sproget.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Nhưng vấn đề là, chúng ta có thể làm cho từ điển là cả ngôn ngữ.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Nous pouvons faire entrer toute la langue dans le dictionnaire.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Stvar je v tem, da bi slovar res lahko predstavljal jezik.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Treaba e că, am putea face dicţionarul să fie întreaga limbă.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Właściwie moglibyśmy sprawić, by cały język był słownikiem.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Το θέμα είναι ότι θα μπορούσαμε να κάνουμε το λεξικό να είναι ολόκληρη η γλώσσα.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Але справа в тому, що ми могли б помістити в словник мову повністю.
Ama mesele şu ki, sözlüğü tüm dil haline getirebiliriz.Но дело в том, что мы могли бы поместить в словарь весь язык.

İlgili Sayfalar