mesel ile cümle

mesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ama mesela başka bir şey deneyin, eksi on altı deneyin.当てはまりません。
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.A například motorkáři dosahují stejných rychlostí.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Chẳng hạn như những người đi xe máy, họ cũng có tốc độ như vậy.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Co do prędkości, motocykliści mogą jechać równie szybko.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Dar de exemplu, motocicliștii, merg cu aceeşi viteză.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.De például a biciklisták, ugyanazzal a sebességgel rendelkeznek.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.이를테면 오토바이도 비슷한 속도를 냅니다.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Maar motorrijders bijvoorbeeld, die hebben dezelfde snelheid.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Mais par exemple, les motards, ils ont la même vitesse.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Mas, por exemplo, os ciclistas andam à mesma velocidade.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Motorradfahrer zum Beispiel sind genauso schnell.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Napríklad motorkári idú rovnakou rýchlosťou.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Per esempio, i motociclisti, hanno la stessa velocità.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Por ejemplo, los motociclistas llevan esa misma velocidad.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Sebagai contohnya, pengendara sepeda, kecepatannya sama.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Till exempel cyklister, de har samma hastighet.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Για παράδειγμα, οι μοτοσυκλετιστές, αναπτύσσουν την ίδια ταχύτητα.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Вот например, велосипедисты, у них такая же скорость.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Но например, колоездачите, те развиват същата скорост.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.אבל למשל, רוכבי אופנוע, יש להם את אותה מהירות.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.و لكن سائقي الدراجات، علي سبيل المثال، تكون لديهم نفس السرعة.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.同じくらいのスピードを出せます フルフェイスヘルメットをかぶっていれば
Ama mesele bu değil.Mais ce n'est pas l'essentiel.
Ama mesele bu değil.Nhưng nó -- không phải là trọng điểm.
Ama mesele bu değil.Nie o to chodzi.
Ama mesele bu değil.Nu asta e ideea.
Ama mesele bu değil. O, geleceğin biçimini kavradı.Él entendió la forma del futuro.##
Ama mesele bu değil. O, geleceğin biçimini kavradı.Értette, miként alakul majd a jövő.
Ama mesele bu değil. O, geleceğin biçimini kavradı.Er verstand die Form der Zukunft.
Ama mesele bu değil. O, geleceğin biçimini kavradı.Han forstod hvordan fremtiden ville forme sig.
Ama mesele bu değil. O, geleceğin biçimini kavradı.요점은 그게 아닙니다. 미래의 모습을 이해했다는 것이죠.
Ama mesele bu değil. O, geleceğin biçimini kavradı.Lui aveva intuito come sarebbe stato il futuro.
Ama mesele bu değil. O, geleceğin biçimini kavradı.Mas a questão não é essa: ele percebeu a forma do futuro.
Ama mesele bu değil. O, geleceğin biçimini kavradı.Αυτός είχε καταλάβει το σχήμα του μέλλοντος.
Ama mesele bu değil. O, geleceğin biçimini kavradı.זאת לא הנקודה. הוא הבין את הצורה של העתיד.
Ama mesele bu değil. O, geleceğin biçimini kavradı.ليس هذا هو المهم. لقد فهم شكل المستقبل
Ama mesele bu değil.Но не в этом дело.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.Aber tatsächlich geht es nicht nur darum.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.Ale to nie wystarczy.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.Dar nu e suficient.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.De, valójában nem csak erről szól.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.하지만 제 요점은 그것만이 아닙니다.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.Maar het blijft een feit dat dat niet het enige is.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.Mais en fait ce n'est pas que ça.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.Ma questo ancora non è ancora sufficiente.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.Men, faktum er stadig at det ikke kun er det.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.Nhưng, như thế không chỉ có vậy.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.Pero aun así, no se trata solo de eso.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.Όμως, δεν είναι μονάχα αυτό.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.Но, конечно, дело не только в этом.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.Но фактът е, че все още не е точно така.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.אבל, עדיין העובדה היא שזה לא רק זה.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.ولكن، تظل الحقيقة أن هذا ليس كل شيء.
Ama meselenin sadece bu olmadığı gerçek.ソフト・パワーを持つには 「つながり」も大切です
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.Ale jeżeli chodziłoby o tylko o to rozwiązanie byłoby proste i oczywiste.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.Ale kdyby spravedlnost byla jediný problém, nabízelo by se snadné a samozřejmé řešení.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.Dar daca corectitudinea ar fi fost singura miza, ar fi existat o solutie simpla si evidenta.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.De ha csak az igazságosságról szólt volna, lett volna egy egyszerű és nyilvánvaló megoldás.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.하지만 공정함이 유일하게 중요한 요소라면 쉽고도 분명한 해결책이 있었을 겁니다.
Ama mesele sadece adalet olsaydı, net ve basit bir çözüm bulmak kolaydı.Ma se la parità fosse stata l'unica cosa in gioco, ci sarebbe stata una soluzione facile ed ovvia.

İlgili Sayfalar