Ana içeriğe geç
Sözlük

mesel ile cümle

mesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Afrika'da mesela. Afrika'daki liderle konuştum.حسنا ، وأفريقيا. لقد تحدثت مع القادة في أفريقيا.
Afrika'da mesela. Afrika'daki liderle konuştum.彼らの多くは 特区という概念がルールとして
Afrika'da mesela.Afrika.
Afrika'da mesela.Afrika givetvis.
Afrika'da mesela.Afrika.
Afrika'da mesela.Eh bien, en Afrique.
Afrika'da mesela.Ei bine, în Africa.
Afrika'da mesela.En África.
Afrika'da mesela.In Africa.
Afrika'da mesela.In Afrika.
Afrika'da mesela.No v Africe.
Afrika'da mesela.W Afryce.
Afrika'da mesela.Στην Αφρική.
Afrika'da mesela.Е, в Африка.
Afrika'da mesela.Например, Африка.
Afrika'da mesela.Ну, наприклад, в Африці.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Als we kijken naar heel Afrika, kunnen we zeker veel meer tribale grenzen herkennen, enzovoort.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Dacă ne uităm la întreaga Africa am putea în mod sigur recunoaște mult mai multe diviziuni tribale, etc.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Ha egész Afrikát nézzük, biztosan sokkal többet fogadhatnánk el, törzsi felosztásokat és így tovább.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Jeśli przyjrzymy się Afryce, na pewno dostrzeżemy o wiele więcej podziałów plemiennych itp.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.아프리카 전역을 보면 부족간 분쟁이 훨씬 더 만연하다는 것을 알 수 있습니다.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Se osservassimo l'Africa per intero, troveremmo un quadro molto più ricco, con divisioni tribali e altro.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Si mirásemos todas en África sin duda reconoceríamos bastantes más divisiones tribales, etc.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.Si nous regardions toute l'Afrique nous pourrions certainement reconnaître bien plus de divisions tribal, etc.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.אם באמת היינו מסתכלים על אפריקה, כמעט בוודאות היינו מזהים עוד הרבה חלוקות שבטיות וכדומה.
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.لو نظرنا إلي أفريقيا نستطيع أن نتأكد و نعرف أكثر , الإنقساملت القبلية و هكذا .
Afrika'nın tamamına bakarsak, çok daha fazla bilgi edinebilirdik, mesela kabile bölünmeleri gibi.間違いなく もっと多くの 部族間の境界があるはずです ここではアフリカ第2の大国スーダンを見てみましょう
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.A kérdés az:
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.내일을 위해 나무를 남겨두자는 말은 생각할 가치도 없습니다.
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.la questione non è: "Teniamo l'albero per domani.
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.la question n'est pas de savoir s'il faut laisser cet arbre pour demain mais
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.Nu e o chestiune de "Hai să păstrăm copacul pentru mîine."
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir."Чи не залишити це дерево на завтра?"
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.אין פה שאלה של -- בואו נשאיר את העץ למחר.
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.أيست كذلك المسألة -- دعونا نرك الشجرة للغد.
"ağacı yarına bırakalım" meselesi değildir.今日食べる物さえ無い状態
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad bijvoorbeeld - die niet alleen graag een bom zouden bouwen, maar ook testen.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad, par exemple -- qui voudrait, non seulement construire une bombe, mais aussi la tester.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad por ejemplo -- a quien no sólo le gustaría construir una bomba, sino también probar una bomba.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad spre exemplu -- cărora le-ar plăcea nu numai să construiască o bombă, dar să testeze o bombă.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinežád - kteří by chtěli nejen sestavit bombu, ale také ji vyzkoušet.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.예를 들면 아마디 네자드가 있는데, 이들은 폭탄 제작 뿐 아니라 폭탄을 실험해보는 것도 원합니다.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ахмадинеджад, например - които биха искали не само да изградят бомба, а и да тестват бомба.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ахмадинежад, например, которые хотели бы не только построить бомбу, но протестировать ее.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.כמו אחמדינג'אד, לדוגמא, שהיו רוצים לא רק לבנות פצצה, אלא גם לנסות אותה.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.أحمدي نجاد كمثال -- الذي ليس فقط يود أن يبني قنبلة نووية , لكن يختبرها .
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.核爆弾の製造に加え 核実験をしたがっています この勢力は完全に消滅するでしょう
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.우리가 생각하는 첫번째로 주요한 것은 AIDS는 정책적인 문제라는 것입니다.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Also, wir denken überwiegend, dass AIDS ein strategisches Problem ist.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Aşadar putem spune în primul rând că SIDA este o problemă politică.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Así que creemos, en primer lugar, que el SIDA es una cuestión de política.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Jadi yang pertama dan paling kita pikirkan, AIDS adalah masalah kebijakan.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Myślimy, że AIDS jest kwestią zasad
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Quindi, prima di tutto, noi pensiamo che l'AIDS sia una questione politica.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Tehát úgy véljük, hogy az AIDS elsősorban politika kérdése.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Tout d'abord, nous pensons que le SIDA est un problème de politique.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.We denken dat aids vooral een beleidsissue is.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Затова преди всичко ние мислим, че СПИН е политически проблем.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.Итак, мы считаем, что СПИД — это, в первую очередь, вопрос проводимой политики.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.אם כך, נדמה לנו שבראש ובראשונה איידס הוא נושא פוליטי.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod