Mesela tarımsal alanlarda her bir parselin en az 5000 metrekare olması gerekmektedir.Un standard important al divziei este că toate echipele trebuie să aibă o sală de minimum 5.000 de locuri.
Meseleler görüşüldükten sonra, karar meclisi dağılırdı.După ce deciziile sunt ratificate, Congresul se dizolvă.
Günlerdir bu meseleyle uğraşıyoruz.M-am gândit mult în ultimele zile.
Bir başka mesele için orada olmalıdır.A trebuit să-și caute un alt loc de muncă.
72 mesele konu edilmiştir.77 de întrebări.
Mesela Itachi'nin yüzüğü sağ elin yüzük parmağındadır.Ivan Rakitić are un tatuaj pe brațul drept, cu numele fratelui său, Dejan.
Mesela, koç katımında kutlama yaparlar.Astfel el organizează o petrecere în cinstea proclămrii sale.
Ancak Cerrahpaşalı meselesi burada bitmedi.Dar Kalabar nu a terminat încă.
Donanmaları olmaksızın Venetilerin yenilmesi artık sadece zaman meselesiydi.Atenienii, lipsiți acum de flota, nu au mai fost în stare să i se opună.
Böylece biri, bütün ögeleri çekerek mesela She lamazo kalo! "ey güzel bayan!" diyebilir.Toți ne aducem aminte de cele care se sfârșesc cu «Bucură-te, Maria, pururi Fecioară!»”
Meseleyi senin yargına bırakıyorum.Las problema asta la latitudinea ta.
Meseleyi detayıyla açıkladı.A explica chestiunea în detaliu.
Dedektif meseleyi derhal incelemek için söz verdi.Detectivul a promis că va investiga problema imediat.
Acayip hayvanları sever, mesela yılanlar gibi.Îi plac animalele ciudate, cum ar fi șerpii, de exemplu.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Legtöbbjük a következő alapvető kérdéseket fogalmazta meg: Honnan származik minden?
Satō Mançurya'nın statüsünü ve "Rusların getirmek istediği herhangi bir meseleyi" tartışabileceğini söyledi.Megvitatták Mandzsúria helyzetét és "minden ügyet, amit az oroszok felhozhatnak".
Mesela HTML ve PDF verilebilir.A mentés lehetséges HTML és PDF formátumban is.
Mesela alttaki eşitliklerin tümüne "E" diyelim.A teljes szóanyagból mutatványképen a „CS”.
Bu mesele kapandı.Az ügy lezárva.
Federal Cumhurbaşkanı dış meselelerde devleti temsil eder.Az elnök képviselte az államot a külkapcsolatokban.
Mesela: Jesús (yalın) elskar þig.Édes Jézus én szerelmem.
Çeşitli teknik korunmalar var, mesela hafıza korunması.Ilyen elterjedt másolásvédelmi technológia például a SafeDisc.
Ruh ve Beden Meselesi .A test és lélek viszonylatában.
Mesela, en hafif element olan hidrojenin üç izotopu vardır.A legegyszerűbb elemnek, a hidrogénnek három, a természetben is megtalálható izotópja ismeretes.
Kültürleşme stratejilerini belirleyen iki mesele vardır .A stratégiai manőverezésnek két típusát különböztetjük meg.
Mesela akustik optikten ayırt edilir.Vegyük például a harmonikus akusztikus hangszerhangok skálázását.
Mesela Yörükler hoşgörülü insanlardır.A nemfémek jellemzően diamágnesesek.
Mesela Değiştirilir?Változni fognak?
Tartışılan diğer bir konu "kamulaştırma" meselesi idi.Az egyik fő gond még mindig a „frakciózás” volt.
Sovyet hükümeti Keşmir meselesinde Hindistan'ın politikasını desteklemektedir".Bhután kormánya hozzájárul, hogy India kormánya képviselje őt külső kapcsolataiban."
Mesela: "ister gel ister gelme", "ne sevdiğin belli ne sevmediğin", "ya bugün gel ya yarın".Például “Eljött az igazság pillanata, szeretsz vagy nem?”.
Steven Spielberg bu meselenin önemi ile ilgili olarak: diyor.De Steven Spielberg!” – jegyezte meg Spiegelman az esettel kapcsolatban.
Mesela İngilizce öğrenmeye başladım.Ekkor kezdett el angolul írni.
Konstantius Hıristiyan kilisesinin meseleleriyle aktif olarak ilgilendi.Constantinus a keresztény egyház védőjeként jelentette ki magát.
Mesela yukarıdaki örnekte "Can film seyretmeyi sever.(Egy osztályismétlő emlékezései) „Szeretem hátulról nézni a bekapcsolt tévét.”
Çinliler mesela Ti-halkı hakkında m.ö.A kínai hagyomány szerint a tibetiek Kr. e.
Mesela, koç katımında kutlama yaparlar.Arculatában igazodik az ünnephez.
Meselâ bağabalıkları böyledir.Ilyenek a keszegek.
Mesela, A = { 0 , { 0 } } {\displaystyle A=\{0,\{0\}\}} olsun.Legyen y = u v {\displaystyle y={\frac {u}{v}}} .
Mesela x e hacim X e de basınç dememiz gibi.M-et még fázistérnek, x-et kezdeti állapotnak is nevezzük.
Millî mesele olmasından öte millî sorun olarak da ele alınabilir.Mindegyik a többire való tekintet nélkül működhet.
Mesela Concorde 4 tane Olympos 593 turbojet motor kullanmaktadır.Hasonló hajtóművek: Olympus 593
Ancak bu mesele bugün aydınlatılmıştır.Mindazonáltal a kérdés ma is nyitott.
Mesela Real Madrid'e 2-0 yenilmiştik.A mérkőzést a Real Madrid nyerte 2–0-ra.
Musul Meselesi Lozan'da çözümlenemedi.Móziában a Tanit-szimbólum nem terjedt el.
Bazı ufak meseleleri Massino'nun kulağına fısıldadılar.Nagy emberek beszélgetései az Elisium mezején.
Meselâ Viyana Üniversitesi 1365'te kurulmuştur.IV. Rudolf herceg 1365-ben alapította meg a bécsi egyetemet.
Meselâ Viyana Üniversitesi 1365'te kurulmuştur.Wienin yliopisto perustettiin vuonna 1365.
Bataryalı elektrikli araçların güvenlik meselelerine uluslararası standart olan ISO 6469 ile değinilmektedir.Sähköauton turvallisuusnäkökohtia on pohdittu kansainvälisessä ISO standardissa 6469.
Ben bir gitaristim ve birden mesela bir parçada hiç gitar kullanılmıyordur, veya davul yoktur.Olen kitaristi, ja yhtäkkiä minulle sanotaankin, että tässä kappaleessa ei ole kitaraa, tai rumpuja.
‘Bir Kadın Bir Erkek’ mesela.Moodi on "nainen".
Mesela İngilizce öğrenmeye başladım.Hän aloitti myös englannin kielen opiskelun.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.On turhaa olla passiivinen tällaisten ihmisten kanssa, ja kysymyksen välttäminen on turhaa.
Asıl mesele ise, artık yıl 2004 değil.6 Ei järjestetty sitten vuoden 2004.
Meseleyi açıklamak için üç örnek yetecektir.Selittämiselle esitetään kolme määritelmää.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Tyypillisiä luonnonfilosofien kysymyksiä olivat: Mistä kaikki tulee?
Başlangıçta Milano kuzey İtalya'nın meselelerini çözmek için seçtiği karargâhtı.Hänen ensimmäinen asemapaikkansa oli Milano Italiassa.
İsviçre'deki gizli hesaplar meselesi hakkında neler konuşuldu?Hän toimi Sveitsissä salaisten neuvottelujen aikaan.
Her meseleyi çok abartır ve çok yalan söyler.Kaikki kappaleet säveltänyt ja sanoittanut Kauko Röyhkä.
Mesela futbol aşkı birçok olaylara neden olmuştur.Jalkapallon fanikulttuurin takia on tapahtunut useita valitettavia onnettomuuksia.