mesel ile cümle

mesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.På sistnämnda medverkar han själv som sångare.
Mono no aware (Japonca: 物の哀れ), meselelerin acısı anlamına gelen bir Japonca terimidir.Mono no aware (japanska: 物の哀れ?) är ett japanskt uttryck.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.Det är lönlöst att vara passiv med sådana människor och det är lönlöst att undvika frågan.
Mesela kağıdın yanması gibi.Det luktar som bränt papper.
Steven Spielberg bu meselenin önemi ile ilgili olarak: diyor.Det var Spielberg som ville att de skulle vara så stora.
Mesela Uranyum-235 nötron bombardımanına tutulur.Vanligtvis görs det genom att klyva uran-235-atomer.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.En viktig del behandlade förhållandet mellan kyrka och stat.
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.Bröllopet kan inte genomföras.
Mesela bir vitamin olan tiaminin eksikliği sonucunda Wernicke-Korsakoff sendromu görülebilir.Ett exempel på en sådan skada går under namnet Wernicke-Korsakoffs syndrom.
Homer Meselesi olarak da bilinir.Detsamma berättar Homeros om Troja.
Allah-Alem İlişkisi, felsefenin en çetrefilli meselelerinden biridir.Därför är kärleken till Gud den högsta formen av filosofi.
Yere belirli bir sayıda (mesela.Specialiserad inom ett visst område, t.ex. säkerhet.
Her şehirde fetva verebilen, meseleleri çözebilen bir âlimin bulunması farz-ı kifâyedir.En främling anländer till staden och rör om tillvaron för dem han möter.
Mesela şu an Kosova çoğu diğer spor dalında dışlandığı halde Kosova Masa Tenisi Federasyonu'nu tanımaktadır.Till exempel släppte man in Kosovos bordtennisförbund fastän Kosovo uteslutits från många idrottsgrenar.
Külliyatın bazı kitaplarında yer alan önemli meselelelerin bir kısmı bu eserde de yayınlanmıştır.En stor del av handlingen i böckerna utspelar sig där.
Ancak Cerrahpaşalı meselesi burada bitmedi.Faran för silikos är inte över.
Yazılarında kadının eğitimi meselesine büyük önem verdi.I sitt arbete intresserade hon sig mycket för kvinnohistoria.
Bir noktanın, mesela y, görüntüsü f -1, ile gösterilir.Konsekvensen är att signalen blir försämrad i jämförelse med t.ex. F-kontakten.
Mesela katlanabilir bıçak veya bir tabanca ve diğer numuneler gibi.Framför allt gäller det skjutvapen, men även andra vapen, som knivar eller batonger.
Mesela, koç katımında kutlama yaparlar.Givetvis ingår en kravall i festhelgen.
Meşelik Mahallesinde Cumartesi sabahları halk pazarı vardır.Mycket besökt är grönsaksmarknaden i stadskärnan på lördagförmiddagarna.
Mesela Itachi'nin yüzüğü sağ elin yüzük parmağındadır.Kungen bär Serafimerordens band över höger axel.
Mesela, seçim birimi: 30.000 oy olsun.Fakultativ folkomröstning: Vid lagstiftning om 3 000 väljare kräver det.
Mesela " çevirisidir.Exempelvis tvärflöjt.
Hem Fransız hem de İran hükümetleri, iki meselenin birbirine bağlı olduğunu inkar etmektedirler.Fransmän och tyskar, liksom deras regeringar, misstrodde varandra ömsesidigt.
Doğu, ince mesele (Восток — дело тонкое); Doğu hakkında bahsederken kullanılmaktadır.Terrängen runt Tall al ‘Arabī är platt, och sluttar österut.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Publiken undrade: Varifrån kommer hon?
Dağları meşeliktir.Zəngəzur dağları, вірм.
Allah insanlara meseller irad eder.Догмат Перелік завітів (договорів) Бога з людьми (рос.)
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.Недоцільно з такими людьми бути пасивним, та й недоцільно уникати цього питання.
Fazlalıkları ekleyerek mesela son 64 bitin tekrarıyla sisteme tek bir kök ürettirilebilir.Наприклад, при додаванні надмірності, повторення останніх 64 біта, можна зробити корінь єдиним.
İsviçre'deki gizli hesaplar meselesi hakkında neler konuşuldu?Про що ставиться до відома податкова служба Швеції.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.Крім того, мова якраз не про них, отже не відволікайся від теми дискусії.
Mesela gliserin yağlarda bulunur.Наприклад, у нафтових свердловинах.
Mesela kağıdın yanması gibi.Наприклад, локалізувати вогнище пожежі.
72 mesele konu edilmiştir.Репресовано 72 чоловіки.
Bu balık Afrika'da birçok göle aktarıldı, mesela Viktoria ve yapay Nasser Gölü'ne.Нільський окунь був завезений у водоймах Африки, включаючи озеро Вікторія і водосховище Насер.
Mesela, abim bir parti falan kurdu, ben karışmazdım.Обіку відчував себе частиною команди й не намагався всіляко виділитися.
Mesela, A = { 0 , { 0 } } {\displaystyle A=\{0,\{0\}\}} olsun.Покладімо A = { a , b } {\displaystyle A=\{a,b\}} .
Dedelerimiz meşeleri budayarak keserek kendilerine ev yerleri açmışlar.Сусіди просили і їхні хати прикрасити.
24 saat içinde meydana gelen olaylar Macit Bey meselesi üzerinde/etrafında gelişmektedir.В останні 40 років існування Запорозької січі відбулася істотна еволюція у господарських відносинах.
Faraday, zaman zaman bu mesele üzerinde çalıştı.Архімед довгий час розмірковував над цим завданням.
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.Тут проходять церемонії одруження.
Mesela yılbaşı, Noel, Cadılar Bayramı, Paskalya gibi bayramlar.Головні свята — Різдво, Трійця, Великдень.
Mesela "ی" harfi hem "y" sesini hem "î" sesini vermektedir.Літери η, ι, υ передають на письмі звук «і».
1 Kasımda mesele nihayet halledilmiş gibi görünüyordu.На кінець грудня рішення було прийняте.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.Визначає відносини між церквою і державою.
Mesela Real Madrid'e 2-0 yenilmiştik.Перемогу з рахунком 2:0 здобув «Реал Мадрид».
Mesela kırmızı sıcak cisim, görülebilir ışığın uzun dalga boyları ışınımı yapar.Наприклад, яскраво-червоні кольори у світлі люмінесцентних ламп часто виглядають бордовими.
Yani futboldan önce başka meselelere kadar uzanır.Це можна віднести до будь чого від економіки до футболу.
Mesela; WWE'nin profesyonel güreşçisi The Rock, face karakterine en iyi örnektir.Гра, в якій його персонаж «Віід» («Weed») беззаперечно є найкращим.
O sırada pencereden onları gören padişah her ikisini de huzuruna çağırarak meseleyi sormuş.Через це потрапила в поле зору чекістів, які двічі викликали її на допит.
Her meseleyi çok abartır ve çok yalan söyler.Але він як завжди бреше й продовжує брехати.
İlçede yaklaşık olarak 23.500 hektar çam, 5.000 hektarda meşelik orman bulunur.Є близько 300 озер загальною площею в п'ять тисяч гектарів.
Bu yüzden anlaşılması diğer meselelere göre daha zordur.Через це Нао важко довіряти іншим.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.Але все таки вона проявила себе і як співачка.
Önemsiz meseleler veya sırf merak için rahatsız edilmemeleri gerekir.Та не такий Лейк, щоб турбуватися через дрібниці.
Mesela İngilizce öğrenmeye başladım.Згодом вивчив англійську мову.
Bu mesele kapandı.Справу було закрито.
Bu sadece bir zaman meselesi.Це лише питання часу.

İlgili Sayfalar