Ana içeriğe geç
Sözlük

mesel ile cümle

mesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yani futboldan önce başka meselelere kadar uzanır.Це можна віднести до будь чого від економіки до футболу.
Mesela; WWE'nin profesyonel güreşçisi The Rock, face karakterine en iyi örnektir.Гра, в якій його персонаж «Віід» («Weed») беззаперечно є найкращим.
O sırada pencereden onları gören padişah her ikisini de huzuruna çağırarak meseleyi sormuş.Через це потрапила в поле зору чекістів, які двічі викликали її на допит.
Her meseleyi çok abartır ve çok yalan söyler.Але він як завжди бреше й продовжує брехати.
Bu yüzden anlaşılması diğer meselelere göre daha zordur.Через це Нао важко довіряти іншим.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.Але все таки вона проявила себе і як співачка.
Önemsiz meseleler veya sırf merak için rahatsız edilmemeleri gerekir.Та не такий Лейк, щоб турбуватися через дрібниці.
Mesela İngilizce öğrenmeye başladım.Згодом вивчив англійську мову.
Bu mesele kapandı.Справу було закрито.
Bu sadece bir zaman meselesi.Це лише питання часу.
Bölüm Zamanlama Meselesi 2 Kasım 2022 3,14 11. 2,27 12. 3,57 10.3,57 3.15 4.04 3.
Meselâ Mûsâ Peygamber, zamanının kutbudur.Postava proroka Mojžíše v Tóře a v Koránu.
Bu mesele kapandı.Tím diskuze skončila.
Donanmaları olmaksızın Venetilerin yenilmesi artık sadece zaman meselesiydi.Nyní již byla porážka konfederátů jen otázkou času.
Mesela Değiştirilir?Jak ji změnili?.
Mesela, maya hücresi hakkında öğrenilen bir özellik, insan hücresi üzerinde de incelenilebilir.Například, co známe o buňce kvasinky, dá se použít i na lidskou buňku.
Mesela Real Madrid'e 2-0 yenilmiştik.Real Madrid zvítězil 0:2.
Çok sayıda dergide bu hikâyeleri gözüktü, mesela Atlantic Monthly.Většinou své literární texty publikoval v časopise The Atlantic Monthly.
İnananlar açısından mezheplerin bağlayıcı olup olmadığı da tartışıla gelen meselelerdendir.V té je vystavována při tzv. (eucharistickém) výstavu, neboli věřící jsou vyzváni k adoraci (klanění).
Asya'nın, Avrupa'nın doğusu ile iç içe girdiği batı sınırı ise oldukça tartışmalı bir meseledir.Hranice Evropy s Asií je velice sporná.
Homer Meselesi olarak da bilinir.Může za to Homer.
Vahdetü'l-vücud meselesinin sırları nelerdir?Jak to vypadá uvnitř vozu KU-KA?.
İsviçre'deki gizli hesaplar meselesi hakkında neler konuşuldu?Zároveň se objevily neprokázané informace o tajném kontu ODS ve Švýcarsku.
Mesela: Jesús (yalın) elskar þig.Milujeme Ježíše Krista.
Çeşitli teknik korunmalar var, mesela hafıza korunması.Ovšem tento přístup potřebuje ochranné mechanismy, jako například zamykání paměti.
Ancak Cerrahpaşalı meselesi burada bitmedi.Spory o psychotest nekončí.
Meselâ, Aristo'nun Fizik kitabındaki ilk unsur, hiçbir insanî özellik taşımaz.Lewisovým posledním románem je Dokud nemáme tvář.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.Sám zde působil jako zpěvák.
Hayır lan işte, bu defa mesele hepimizin ölecek olması değil, dört ayımın kalmış olması."Bez Duka nemám pro co žít.“ On sám zemřel čtyři měsíce poté.
Buradaki mesele herkesin daha fazla bahis yapmasını sağlamak ve daha fazla para kazanmaktır.S každým dalším rokem podpora události narůstá a vybere se více peněz.
21. yüzyılın başından beri henüz çözülememiş temel fizik meselelerinden biri, ünlü enformasyon paradoksudur.Na počátku 21. století jde o jeden z nejvýznamnějších nevyřešených problémů v obecné relativitě.
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.Pořádají se zde svatby.
72 mesele konu edilmiştir.Celkem bylo odebráno 72 kusů.
Mesela HTML ve PDF verilebilir.Za nezbytné minimum lze považovat export do formátů HTML a PDF.
Dolaysıyla burada konu 3 meseleye değinecek.To vyžaduje tři věci.
Mesele, vekil olma meselesi değildir.Předmětem promlčení nejsou povinnosti.
Ancak bu mesele bugün aydınlatılmıştır.Tento model byl však dnes zpochybněn.
Bilgileri parça parça birleştirmeye başlıyor ve bir süre sonra konuyu kendi meselesiymiş gibi kabulleniyor.Jen je záměrně pozve o trochu dříve, aby jim vysvětlila, jak se mají chovat.
Mesela, koç katımında kutlama yaparlar.Barokní slavnost na zámečku v Kravařích.
Her meseleyi çok abartır ve çok yalan söyler.Tím je relativizováno i celé lhaní.
Tarihçilerin çalışmalarının özgünlüğü titiz bir meseledir.Chlazení samotných procesorů je také náročná úloha.
Mesela Sid Meier's Alpha Centauri ve Sid Meier's Colonization oyunlarının tasarımcısı Brian Reynoldsdır.Tým vývojářů vedl Brian Reynolds, který má za sebou tituly jako Civilization II a Sid Meier's Alpha Centauri.
Mesela hiç çıkmaz sokak yoktur.Úzká ulice nemá chodník.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Gânditorii au început să-și pună întrebări: De unde derivă totul?
Bu bir zaman meselesi," dedi.Este doar o chestiune de timp,” a spus el.
Özellikle ilişkimizin başında bu uzun mesafe meselesi çok sinir bozucuydu.Chestia asta cu relația la distanță a fost foarte enervantă, mai ales la începutul relației noastre.
Bu antlaşma sonrası Habsburglar Alman meselelerinden dışlanmıştır (Kleindeutschland).Habsburgii au fost excluși definitiv din afacerile germane (Kleindeutschland).
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.E inutil să fi pasiv cu acești oameni și e inutilă evitarea problemei.
Bugün Yunan milliyetçiliği, Yunan-Türk arasındaki Kıbrıs meselesinde önemini koruyor.Astăzi naționalismul grec rămâne important în disputa greco-turcă cu privire la insula Cipru.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.S-a mai remarcat ca un bun cântăreț.
Diğer ülkelerde de, mesela İtalya’da da benzer gelişmeler olmuştur.Legi similare au fost adoptate și în alte țări, precum Italia.
Mesela: Jesús (yalın) elskar þig.Iubește-L pe Dumnezeul tău.
Ulusalararası ilişkiler departmanı 1995'te bu tür meseleler ile ilgilinmesi için kuruldu.În 1995 s-a înființat „Departamentul de relații internaționale" pentru gestionarea activităților din domeniu.
Mesela anadili İngilizce olanlar tek bir /t/ sesi ayırt ederler.De exemplu, vorbitorilor de engleză le este greu să distingă cuvintele un și în.
Mesela "belief" (inanç) sözcüğünü "bee-leaf" (arı-yaprak) şeklinde yazılabilir.Spre exemplu cuvântul „bite” ( muscătură ) era pronunțat înainte ca și cuvântul „beet” ( sfecla ).
Mesela kadın çok heyecanlı olabilir.La umezeală ea poate fi foarte mucoasă.
Mesela HTML ve PDF verilebilir.Este disponibilă în format ODF, HTML și PDF.
Mesela Carl Anton Bretschneider tarafından γ notasyonu 1835'te kullanıldı.De exemplu, matematicianul german Carl Anton Bretschneider a folosit notația γ în 1835.
Katolik inancıyla ilgili konularda ve dinî, ahlâki meselelerin çözümünde yetkilidir.El este împuternicit în problemele credinței catolice și pentru rezolvarea problemelor ecleziastice.
Mesela "Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?"nün kahramanı Gülseren, benim için özeldir.Cumpătarea) O, tu, cel ce-aștepți a pomenilor ploaie, te ferește că rău câștig te-nconvoaie!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod