Ana içeriğe geç
Sözlük

mesel ile cümle

mesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kürt meselesi.Sprawa Ziętary.
Mesele İsrail’de yayınlanan bir belgeselin konusu olmuştur.Co jest w ustawie, którą oprotestował Izrael?
Heidegger ise Varlık meselesi üzerine odaklanmıştır.Surwiwal skupia się na zagadnieniach związanych z przetrwaniem osobniczym.
Mîrânşâh meselesi yüzünden belki bu geliş biraz hızlanmıştı.Dzięki takiemu pożywieniu proces uczłowieczania doznał gwałtownego przyspieszenia.
Schnackenburg meseleyi çözmek üzere ortaya bir sekreter teorisi atmıştır.Solomon Steinheim wysuwał nową teorię objawienia.
Asya'nın, Avrupa'nın doğusu ile iç içe girdiği batı sınırı ise oldukça tartışmalı bir meseledir.Przebieg umownej granicy Europy z Azją na wschodzie i południowym wschodzie wzbudza kontrowersje.
Mesela sayfanın yaratıcısı, başlık, açıklama gibi.Paratekst to np. tytuł, ilustracja, przypis.
Tartışılan diğer bir konu "kamulaştırma" meselesi idi.Pozostała tylko główna idea, tj. walka z uzależnieniami.
Gençlerin kendi fikirleri olamaz mesela.Ludzie jednak mają swoje własne idee.
Mesela Carl Anton Bretschneider tarafından γ notasyonu 1835'te kullanıldı.Na przykład niemiecki matematyk Carl Anton Bretschneider używał symbolu γ w 1835 roku.
Yani futboldan önce başka meselelere kadar uzanır.Tędy wychodzą drużyny piłkarskie przed rozpoczęciem meczów.
Mesela hiç çıkmaz sokak yoktur.Przy ulicy aktualnie nie znajdują się żadne posesje.
Mesela, bir kapıyı açıp/kapamak için farenin ileri/geri hareket ettirilmesi gerekir.En vallgrav skiljer porten från Revelinfästningen (Tvrđava Revelin).
The Meselson–Stahl Experiment Bir diğer yararlı animasyon.The Meselson-Stahl Experiment En annan användbar animation.
Meselâ Viyana Üniversitesi 1365'te kurulmuştur.På samma sätt var det med grundandet av Wiens universitet 1365.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.På sistnämnda medverkar han själv som sångare.
Mono no aware (Japonca: 物の哀れ), meselelerin acısı anlamına gelen bir Japonca terimidir.Mono no aware (japanska: 物の哀れ?) är ett japanskt uttryck.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.Det är lönlöst att vara passiv med sådana människor och det är lönlöst att undvika frågan.
Mesela kağıdın yanması gibi.Det luktar som bränt papper.
Steven Spielberg bu meselenin önemi ile ilgili olarak: diyor.Det var Spielberg som ville att de skulle vara så stora.
Mesela Uranyum-235 nötron bombardımanına tutulur.Vanligtvis görs det genom att klyva uran-235-atomer.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.En viktig del behandlade förhållandet mellan kyrka och stat.
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.Bröllopet kan inte genomföras.
Mesela bir vitamin olan tiaminin eksikliği sonucunda Wernicke-Korsakoff sendromu görülebilir.Ett exempel på en sådan skada går under namnet Wernicke-Korsakoffs syndrom.
Homer Meselesi olarak da bilinir.Detsamma berättar Homeros om Troja.
Allah-Alem İlişkisi, felsefenin en çetrefilli meselelerinden biridir.Därför är kärleken till Gud den högsta formen av filosofi.
Her şehirde fetva verebilen, meseleleri çözebilen bir âlimin bulunması farz-ı kifâyedir.En främling anländer till staden och rör om tillvaron för dem han möter.
Mesela şu an Kosova çoğu diğer spor dalında dışlandığı halde Kosova Masa Tenisi Federasyonu'nu tanımaktadır.Till exempel släppte man in Kosovos bordtennisförbund fastän Kosovo uteslutits från många idrottsgrenar.
Külliyatın bazı kitaplarında yer alan önemli meselelelerin bir kısmı bu eserde de yayınlanmıştır.En stor del av handlingen i böckerna utspelar sig där.
Ancak Cerrahpaşalı meselesi burada bitmedi.Faran för silikos är inte över.
Yazılarında kadının eğitimi meselesine büyük önem verdi.I sitt arbete intresserade hon sig mycket för kvinnohistoria.
Bir noktanın, mesela y, görüntüsü f -1, ile gösterilir.Konsekvensen är att signalen blir försämrad i jämförelse med t.ex. F-kontakten.
Mesela katlanabilir bıçak veya bir tabanca ve diğer numuneler gibi.Framför allt gäller det skjutvapen, men även andra vapen, som knivar eller batonger.
Mesela, koç katımında kutlama yaparlar.Givetvis ingår en kravall i festhelgen.
Mesela Itachi'nin yüzüğü sağ elin yüzük parmağındadır.Kungen bär Serafimerordens band över höger axel.
Mesela, seçim birimi: 30.000 oy olsun.Fakultativ folkomröstning: Vid lagstiftning om 3 000 väljare kräver det.
Mesela " çevirisidir.Exempelvis tvärflöjt.
Hem Fransız hem de İran hükümetleri, iki meselenin birbirine bağlı olduğunu inkar etmektedirler.Fransmän och tyskar, liksom deras regeringar, misstrodde varandra ömsesidigt.
Doğu, ince mesele (Восток — дело тонкое); Doğu hakkında bahsederken kullanılmaktadır.Terrängen runt Tall al ‘Arabī är platt, och sluttar österut.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Publiken undrade: Varifrån kommer hon?
Allah insanlara meseller irad eder.Догмат Перелік завітів (договорів) Бога з людьми (рос.)
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.Недоцільно з такими людьми бути пасивним, та й недоцільно уникати цього питання.
Fazlalıkları ekleyerek mesela son 64 bitin tekrarıyla sisteme tek bir kök ürettirilebilir.Наприклад, при додаванні надмірності, повторення останніх 64 біта, можна зробити корінь єдиним.
İsviçre'deki gizli hesaplar meselesi hakkında neler konuşuldu?Про що ставиться до відома податкова служба Швеції.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.Крім того, мова якраз не про них, отже не відволікайся від теми дискусії.
Mesela gliserin yağlarda bulunur.Наприклад, у нафтових свердловинах.
Mesela kağıdın yanması gibi.Наприклад, локалізувати вогнище пожежі.
72 mesele konu edilmiştir.Репресовано 72 чоловіки.
Bu balık Afrika'da birçok göle aktarıldı, mesela Viktoria ve yapay Nasser Gölü'ne.Нільський окунь був завезений у водоймах Африки, включаючи озеро Вікторія і водосховище Насер.
Mesela, abim bir parti falan kurdu, ben karışmazdım.Обіку відчував себе частиною команди й не намагався всіляко виділитися.
Mesela, A = { 0 , { 0 } } {\displaystyle A=\{0,\{0\}\}} olsun.Покладімо A = { a , b } {\displaystyle A=\{a,b\}} .
24 saat içinde meydana gelen olaylar Macit Bey meselesi üzerinde/etrafında gelişmektedir.В останні 40 років існування Запорозької січі відбулася істотна еволюція у господарських відносинах.
Faraday, zaman zaman bu mesele üzerinde çalıştı.Архімед довгий час розмірковував над цим завданням.
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.Тут проходять церемонії одруження.
Mesela yılbaşı, Noel, Cadılar Bayramı, Paskalya gibi bayramlar.Головні свята — Різдво, Трійця, Великдень.
Mesela "ی" harfi hem "y" sesini hem "î" sesini vermektedir.Літери η, ι, υ передають на письмі звук «і».
1 Kasımda mesele nihayet halledilmiş gibi görünüyordu.На кінець грудня рішення було прийняте.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.Визначає відносини між церквою і державою.
Mesela Real Madrid'e 2-0 yenilmiştik.Перемогу з рахунком 2:0 здобув «Реал Мадрид».
Mesela kırmızı sıcak cisim, görülebilir ışığın uzun dalga boyları ışınımı yapar.Наприклад, яскраво-червоні кольори у світлі люмінесцентних ламп часто виглядають бордовими.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
mesel ile cümle - Sayfa 33 - mesel kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App