mesel ile cümle
mesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Romanları ve şiirleri çoğunlukla feminizm, kadın sorunları ve toplumsal meseleler üzerinedir.Haar romans en poëzie focust op sociale en feministische onderwerpen maar in verschillende settings.
Mesela, bir kapıyı açıp/kapamak için farenin ileri/geri hareket ettirilmesi gerekir.Van hieruit kwam men door de Voorpoort (Gevangenpoort) het voorhof (of Buitenhof) van het kasteel binnen.
5000 dönüm meşelik koruluğu vardır.Er zullen 55.000 plaatsen en een verschuifbaar dak zijn.
Mesela benim nesil, üzerine düşen görevi başarıyla yerine getirdi.Want jouw perfect gezicht daarvoor ben ik gezwicht.
Meselâ; Skiperler pervâne olmadığı halde antenleri incedir.Bij degenen die weggezonden waren hoorde ook Megistias, maar die gaf echter geen gehoor aan dit bevel.
Ama Ermeni meselesinin çıktığında Batılı devletleri reformlar talep ettiler.Als gevolg van de omwentelingen in Oost-Europa, nam de roep om hervormingen in Albanië toe.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.Daarnaast voorzag de grondwet in goede relaties tussen kerk en staat.
Pek çok olayda bu durum kısa ömürlüdür: mesela mutlak sıfıra kadar soğutursanız.Dit is onder bepaalde omstandigheden normaal, bijvoorbeeld bij wandelen in de koude.
Mesela, Allah'a ve kitaba sövmek küfür olup, imanı bozar.Verder komen het Hemelse Boek, Gods schepping en het Laatste Oordeel in deze soera naar voren.
Mesela Değiştirilir?Is het systeem te wijzigen?
Meselâ; Yunancadan Εκκλησία (kilise) kelimesi Lazcaya eǩlesia olarak girecekti.Net zoals het Oudgrieks ἴσοξ is het woord terug te voeren naar een keltisch woord.
Mezhep Meselesi ve Fıkhî İhtilaflar".Proteststemmers en praatjesmakers".
Meselâ "oda" kelimesi Soranicede yazılırken "ئۆدا" şeklinde yazılmaktadır.Bij het toonzetten van het 'Credo' wilde ik mij aan de tekst houden, en op een speciale manier.
Bu yüzden "Glorfindel meselesi"nin meydâna gelmesi şaşırtıcı değildir.Het wekt geen verbazing dat dit gebruik van 'te' ook in het Fries voorkomt.
Bu mesele kapandı."De zaak is gesloten.
Aslında meseleyi sadece şifahen bildirebildim.Ik heb de kwestie in feite alleen maar mondeling kunnen doorgeven.
Paraya gelince, bu çok zor bir mesele.Wat geld betreft, is dit een lastige kwestie.
Diğer bir konu da, Lenin'in Rusya'ya dönmesi meselesiydi.Umożliwiło to Leninowi ponowny powrót do Rosji.
Mesela OMP_NUM_THREADS bir uygulama için işparçacıklarının sayılarını belirlemede kullanılır.Na przykład OMP_NUM_THREADS jest używana do określenia ilości wątków dla aplikacji.
Burada devamlı televizyon hakları meselesini meydana çıkardı..W pobliżu cały czas czekała sprawa praw telewizyjnych.
Ruh ve Beden Meselesi .Ciało i dusza.
İnananlar açısından mezheplerin bağlayıcı olup olmadığı da tartışıla gelen meselelerdendir.Podczas pierestrojki będącą w ruinie świątynię zwrócono wiernym, którzy ją wyremontowali.
Mesela, insanlar Homo sapiens olarak adlandırılırlar.Na przykład człowiek jest określany nazwą Homo sapiens.
Güneyinde meşelik ve fundalıklar vardır.Na południu występują wapienie i łupki.
Ahlaki meselelerine parmak basarlar.Artykuły Ueber moralische Defectzustände.
Mesela, bir kapıyı açıp/kapamak için farenin ileri/geri hareket ettirilmesi gerekir.Odchodzą od niej ciągi: do otworu wejściowego.
Steven Spielberg bu meselenin önemi ile ilgili olarak: diyor.Sam Spielberg kwestionował jakość takich produkcji”.
Böylece Kilise ile devlet arasındaki uygun ilişki meseleye dahil olmuştur.Podczas spotkania mówiono o znaczeniu dobrych relacji między Kościołem a państwem.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.Od tego czasu funkcjonują jako zespół śpiewaczy.
Mesela kim bilir bağlacındaki "kim" zamir, "bilir" ise bir çekimli fiildir.Kim jestem, czy jestem sobą i co to oznacza, czy można być 'sobą' – to zasadnicza treść powieści.
Federal Cumhurbaşkanı dış meselelerde devleti temsil eder.Ponadto Prezydent Rzeczypospolitej reprezentuje państwo w stosunkach zewnętrznych.
Mesela katlanabilir bıçak veya bir tabanca ve diğer numuneler gibi.Może też brać dodatkową broń, jak kije czy noże.
Mesela Değiştirilir?Dlaczego są zmieniane?
Bu mesele kapandı.Sprawa została zamknięta.
Bu yüzden anlaşılması diğer meselelere göre daha zordur.Łatwo zauważyć, że dla jednych języków postawiony problem jest wyraźnie łatwiejszy niż dla innych.
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.Na wyspie można m.in. organizować śluby.
Mesela, koç katımında kutlama yaparlar.Uroczystości w Kuźnicy.
Söylentiye göre meselâ 67. gezegenin en alt sâkini, 68. gezegenin kralıyla değişmeye yanaşmaz.Ostatnie publicznie dostępne, 88 piętro nie należy do hotelu.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.Z takimi ludźmi nie należy być pasywnym ani nie należy unikać tych spraw.
Meselâ Viyana Üniversitesi 1365'te kurulmuştur.1365 – Założono Uniwersytet Wiedeński.
Bir hizmet kulübü, mesela, gönüllülük ve yardımlaşma etkinlikleriyle var olabilir.Luźna grupa złożona z ochotników może mieć trudności z mobilizacją poparcia i zasobów.
Mesela, A = { 0 , { 0 } } {\displaystyle A=\{0,\{0\}\}} olsun.Przykładowo, n a ⊐ b a n a n a _ {\displaystyle na\sqsupset bana{\underline {na}}} .
En büyük meselesi gayet çok olan nüfus yoğunluğu ve tatlı su ihtiyacıdır.Przybycie tak wielu ludzi zwiększyło zapotrzebowanie na słodką wodę i żywność.
Kürt meselesi.Sprawa Ziętary.
Birçok sebeplerden dolayı ormanlık çam ve meşelik alanlar kesilerek yok edilmiştir.W związku z osuszaniem terenów wyginęło wiele roślin błotno-wodnych, leśnych i torfowych.
Mesele İsrail’de yayınlanan bir belgeselin konusu olmuştur.Co jest w ustawie, którą oprotestował Izrael?
Heidegger ise Varlık meselesi üzerine odaklanmıştır.Surwiwal skupia się na zagadnieniach związanych z przetrwaniem osobniczym.
Mîrânşâh meselesi yüzünden belki bu geliş biraz hızlanmıştı.Dzięki takiemu pożywieniu proces uczłowieczania doznał gwałtownego przyspieszenia.
Schnackenburg meseleyi çözmek üzere ortaya bir sekreter teorisi atmıştır.Solomon Steinheim wysuwał nową teorię objawienia.
Asya'nın, Avrupa'nın doğusu ile iç içe girdiği batı sınırı ise oldukça tartışmalı bir meseledir.Przebieg umownej granicy Europy z Azją na wschodzie i południowym wschodzie wzbudza kontrowersje.
Mesela sayfanın yaratıcısı, başlık, açıklama gibi.Paratekst to np. tytuł, ilustracja, przypis.
Tartışılan diğer bir konu "kamulaştırma" meselesi idi.Pozostała tylko główna idea, tj. walka z uzależnieniami.
Gençlerin kendi fikirleri olamaz mesela.Ludzie jednak mają swoje własne idee.
Mesela Carl Anton Bretschneider tarafından γ notasyonu 1835'te kullanıldı.Na przykład niemiecki matematyk Carl Anton Bretschneider używał symbolu γ w 1835 roku.
Yani futboldan önce başka meselelere kadar uzanır.Tędy wychodzą drużyny piłkarskie przed rozpoczęciem meczów.
Mesela hiç çıkmaz sokak yoktur.Przy ulicy aktualnie nie znajdują się żadne posesje.
Mesela, bir kapıyı açıp/kapamak için farenin ileri/geri hareket ettirilmesi gerekir.En vallgrav skiljer porten från Revelinfästningen (Tvrđava Revelin).
The Meselson–Stahl Experiment Bir diğer yararlı animasyon.The Meselson-Stahl Experiment En annan användbar animation.
Meselâ Viyana Üniversitesi 1365'te kurulmuştur.På samma sätt var det med grundandet av Wiens universitet 1365.
696.MESELE: Esrar hadd-i sekre varmayınca, şer'an haram olur mu?6:9 en omdebatterad vers: "Har ni glömt att ingen orättfärdig skall få ärva Guds rike?