Ana içeriğe geç
Sözlük

mesel ile cümle

mesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Mesela Kafkasya ,Türkiye ve Rusya'nın hem Avrupa hem de Asya kıtasında toprakları vardır.Die Türkei, Russland und Kasachstan liegen sowohl auf dem europäischen als auch auf dem asiatischen Kontinent.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.Außerdem: Es geht nicht um diese, also weiche nicht vom Thema ab.
Federal Cumhurbaşkanı dış meselelerde devleti temsil eder.Bundesvorsitzender) nach außen.
Mesela şirketler belli bir bütçeyi örgütsel alanda hizmet doğrultusuna yöneltebilir.Literatur kann Gesellschaften somit in gewisse Richtungen lenken.
Mesela hiç çıkmaz sokak yoktur.Es gibt zu den Fällen keinen Wanderweg.
Ahlaki meselelerine parmak basarlar.Gedanken über die moralischen Vorurteile.
Başlangıçta Milano kuzey İtalya'nın meselelerini çözmek için seçtiği karargâhtı.Bei seinem ersten Start auf der Langdistanz konnte er den Ironman Italy für sich entscheiden.
Görüldüğü gibi mesele iyice içinden zor çıkılır bir hal almıştır.An der Frage, die er angeschnitten hat, hat er anscheinend ein echtes Interesse.
Kendisi tropik yağmur ormanlarında yaşar; mesela Venezuela, Kolombiya ve Guyana.Seine Heimat sind die tropischen Regenwälder in Venezuela, Kolumbien und Guayana.
Buffy iki kez öldü, mesela.Buffy singt, sie sei bereits zweimal gestorben.
Mesela Türkçedeki çoğul ekinin alomorfları iki tanedir: -lar ve –ler.Im Türkischen gibt es zwei verschiedene Allomorphe, um den Plural anzuzeigen, nämlich -ler und -lar.
Mesela rico; zengin, varlıklı anlamına gelmektedir.Im Altenglischen bedeutet ’rice’ mächtig, wohlhabend.
Vahdetü'l-vücud meselesinin sırları nelerdir?Was ist los mit dem Buh-huu-Baby?.
Mesela Yörükler hoşgörülü insanlardır.Ringelnattern sind tagaktive Tiere.
Mesela Carmen Silva'nın bütün eserleri mevcuttu.Als Beispiele dienten ihr Carmen Cru.
Mesela, insanlar Homo sapiens olarak adlandırılırlar.Die Einwohner werden Sapiens genannt.
Mesela HTML ve PDF verilebilir.Frei verfügbar, auch als HTML und PDF.
Özgürlükçü bir kitle kuramının temel meselesi ise, kitlenin liderden nasıl kurtulacağı sorusu olacaktır.Das grundlegende Dilemma der Invasionsabwehr war die Frage, wo der Gegner geschlagen werden sollte.
Mîrânşâh meselesi yüzünden belki bu geliş biraz hızlanmıştı.Ausgehend von dieser Einnahmequelle folgte ein schneller Aufstieg.
Mesela buradaki animasyonlar, takriben her iki saniyede bir kere salınırlar.Dann den Anlasser stossweise im Abstand von einer Sekunde mehrmals betätigen.
İsviçre'deki gizli hesaplar meselesi hakkında neler konuşuldu?Zum Stand der Forschung in der Schweiz.
Bu yüzden anlaşılması diğer meselelere göre daha zordur.Dies sei wichtiger, als einzelne Dinge zu verstehen.
Mesela, koç katımında kutlama yaparlar.Trauerfeier in der Inselkirche.
Mesela yılbaşı, Noel, Cadılar Bayramı, Paskalya gibi bayramlar.Ostern, Pfingsten, Muttertag, Weihnachten.
Mesela İngilizce öğrenmeye başladım.Gerade jetzt habe ich angefangen, Deutsch zu lernen.
Ancak sigorta meselesi yüzünden Norma ve Alex evlenmek zorunda kalmışlardır.Kurz darauf beschließen Mia und Alex zu heiraten.
Mesela Türklerin Yeniçerileri ile Japonların Samuraylarını örnek olarak verebiliriz.Gezeigt werden unter anderem Ausstellungen zu den japanischen Samurai und zum nordeuropäischen Volk der Samen.
Meselâ: 'Viyana İstanbul olmamalı'.Richtig: „Login nicht möglich.
'Ureynî', Ubudiyet meselesinde derin bir bilgiye sahipti.In der Folge eignete sich Schulthess umfangreiche Kenntnisse auf dem Gebiet des Wasserrechts an.
Mesela kuş kaidesi, kanat çırpan kuş yapımında orta aşamalardan biridir.Die Tigervogelspinne gehört damit zu den mittelgroßen Vogelspinnenarten.
Bir başka mesele için orada olmalıdır.Hierzu ist eine weitere Lage erforderlich.
Bu meseleyi polisin ellerine bırakın.Mets cette affaire entre les mains de la police.
Meseleye derhâl bakmamız gerekiyor.Nous devons examiner la question immédiatement.
Kara delikler hakkındaki temel meselelerden biri hangi koşullar altında oluştukları meselesidir.Une question cruciale à propos des trous noirs est de savoir sous quelles conditions ils peuvent se former.
Diğer bir konu da, Lenin'in Rusya'ya dönmesi meselesiydi.Puis c'est le retour de Lénine en Russie.
Mesela Hominoideler süper familyasını ele alalım.Pour les articles homonymes, voir Superfamille.
Satō Mançurya'nın statüsünü ve "Rusların getirmek istediği herhangi bir meseleyi" tartışabileceğini söyledi.Satō doit discuter le statut de la Mandchourie et de « toute question que les Russes voudraient aborder ».
Meselâ Mûsâ Peygamber, zamanının kutbudur.Moïse est le seul prophète.
Big Bang teorisi kozmolojiye yeni meseleler getirmişti.Le Big Bang amène de nouvelles questions en cosmologie.
Mesela cin, melek, şeytan, İhvan-ı Safâ'ya göre tabiat kuvvetlerinin (el-kuvvetu't-tabiiyye) sembolleridir.Il est réservé à Satan, ses anges, et ceux qui ont commis le péché impardonnable.
Mesela Yo lo vi ilk düzenlemede 15. sıradayken, sonuncu düzenlemede 44. sıradaydı.Par exemple Yo lo vi est numéroté 15 dans la première séquence et numéro 44 dans la séquence finale.
Ruh ve Beden Meselesi .Corps et Âme.
Mesela d, s ve b birbirine karışırlar.Ainsi, Q et B se déterminent mutuellement.
Çok sayıda dergide bu hikâyeleri gözüktü, mesela Atlantic Monthly.Il collabora à divers périodiques, notamment au magazine The Atlantic Monthly.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.Il est inutile avec ces gens d’être passif, et il est inutile d’éviter le sujet.
İnananlar açısından mezheplerin bağlayıcı olup olmadığı da tartışıla gelen meselelerdendir.Le baptême est ainsi réservé aux croyants adolescents ou adultes (baptême du croyant) ,.
Bu aşamadan sonra mesele bir intikam meselesi haline de gelmiştir.Ce n'est que par la suite qu'il en fait une affaire de vengeance.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.Je me considère même comme un chanteur manqué.
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.Le mariage peut avoir lieu.
72 mesele konu edilmiştir.À propos de 37 observations.
Bu düşüncesini daha sonra Milliyetçilik Meselesi kitabında geliştirmiştir.Il a développé plus tard cette idée dans son livre ‘la question du nationalisme’.
Mesela Java gergedanları hâlâ esaret altında üreyememiştir.Et les Uruk-hai n'ont pas été engendrés par Saroumane.
Parti Kongresi’nin çoğunluğu bu meselede Lenin’i destekledi.Un vote de la majorité du parti fut favorable à la stratégie de Lénine.
Mesela Yörükler hoşgörülü insanlardır.Les Encephalartos sont des espèces dioïques.
Mesela “Kıpti” dilidir.Il faut rendre « rugueuse » la langue.
Bu yüzden anlaşılması diğer meselelere göre daha zordur.Parce qu'il est plus difficile que partout ailleurs à conquérir.
Heidegger ise Varlık meselesi üzerine odaklanmıştır.Lehideux est alors attentif aux questions sociales.
1 Kasımda mesele nihayet halledilmiş gibi görünüyordu.Elle est finalement résolue en novembre.
Mesela, koç katımında kutlama yaparlar.On fête en son honneur les Lupercales.
Mesele, Roma Senatosu Senato'na sunuldu ve Ravenna'daki Arian Ostrogothic Mahkemesi nezdinde incelendi.La question est portée devant le Sénat romain et devant la Cour du roi ostrogoth à Ravenne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
mesel ile cümle - Sayfa 27 - mesel kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App