Işık yılı, (sembol: IY, İng. light year (ly)), ışığın bir yılda boşlukta aldığı mesafedir.Ano-luz (símbolo: ly, do inglês light-year) é a distância que a luz atravessa no vácuo em um Ano juliano.
Dağ Kanada'nın en büyük dağı olan Logan Dağı'na 40 km (25 mil) mesafededir.Fica cerca de 40 km a sudoeste do Monte Logan, o mais alto do Canadá.
Orta mesafede koşmaktadır.Precisa a média distância.
Stadyum, Ren Nehri kıyısında, İsviçre sınırına sadece 1 metre mesafededir.É situado as margens do rio Reno, a apenas alguns metros da fronteira com a Suíça.
Mevcut hem normal (orta) 2400mm dingil mesafesi ve 2600mm uzunluğunda.Disponível tanto normal (média) entre eixos 2.400 milímetros e 2.600 milímetros de comprimento.
Hedefe olan mesafeyi.Rebocado até o alvo.
Harezmşâh elçileri Çin hududuna vardıkları zaman, çok uzak mesafeden bembeyaz bir yığın gördüler.Quando todos os demônios enviados falharam, ordenaram Belthazor para persegui-las.
Pekin'de yine aynı mesafelerde yarıştı.A categoria já havia corrido em Pequim.
Görüş mesafesi düşer, yürüyüş güçleşir.É decepcionante você ir cedendo passagem sem poder lutar.
Marie'de ona karşı mesafeli durur.Bianca está determinada a permanecer com ele.
Kışı geçirmek için uzun mesafe göçmendirler.No inverno, migram longas distâncias para sul.
Mesafe ölçer, bir nesneye olan mesafeyi belirleyen bir araçtır.O comprimento é uma magnitude criada para medir a distância entre dois pontos.
Gittikçe açılan mesafeye rağmen Bismarck 10 salvosunda bir kez daha Prince of Wales'a isabet kaydetti.Apesar da bateria problemática, o Prince of Wales conseguiu acertar o Bismarck três vezes.
Kısa mesafeli ve sık uçuşlar için dizayn edilmiştir.Medições detalhadas e extensas são feitas durante voos de longa distância.
İkili ilerleyen günlerde aralarına mesafe koyar.No entanto, a distância entre os dois vai acabar por afastá-los.
Katedilen mesafeler birkaç metreden birkaç bin kilometerye kadar olabilir.A profundidade dessas posições poderia ir de algumas centenas de metros a vários quilómetros.
Bu mesafe içerisinde Güneş Sistemi de dâhil olmak üzere 56 yıldız sisteminin varlığı bilinmektedir.Além do Sistema Solar, há outros 56 sistemas estelares conhecidos atualmente a até essa distância.
Yakın veya uzak mesafeli olabilirler.Os teares podiam ser largos ou estreitos.
Hayalet uçakları uzun mesafeden tespit edebilecek bir sistem fikri ortaya atılıyor.Está aprendendo a controlar projeções de ilusão à distância.
Gözler arasında küçük bir mesafe var.Há calvície entre os olhos.
Yıldızlar arasındaki mesafe, yeni keşfedilen genişletilmiş kümeler içinde çok daha büyüktür.As distâncias entre as estrelas são, portanto, muito maiores nos aglomerados estendidos.
6000 m² kapalı alana sahip, yerleşkeye yürüme mesafesindedir.Possui área de 3 mil m², próximo ao estacionamento.
Teleskobik görüş: Bu yeteneği uzak mesafeleri yakınlaştırıp görmesini sağlar.Visão telescópica: pode enxergar o que ocorre a grandes distâncias.
Yer'in Ay'a olan en uzak mesafesi 384.4 Mm'dir.O que equivale a uma distância comum da Terra para a Lua de 384.403 quilometros.
Moskova yönündeki taarruzda 3. Panzer Ordusu 13 Ekim 1941 tarihinde Moskova'ya 140 km. mesafeye ulaşmıştır.Em 13 de outubro, o 3º Grupo Panzer penetrou dentro de 140 km da capital.
Hoşlanmadığı kişilere de çok mesafeli davranır.Tem gente que gosta e gente que não gosta.
İki temel parametresi vardır: yön ve mesafe.A escala tem dois componentes básicos: o grão e a extensão.
Uzun mesafe koşuları, en az üç kilometre uzunluğunda kesintisiz koşu türüdür.Foi tão difícil o caminho que nos dias ruins eles cobriam menos de três quilômetros.
Uzun mesafede ilk başarısını, Çanakkale Maratonu'nda sağladı.Proporcionando então a primeira excursão ao Maraca.
HMS Dorsetshire (40) kruvazörü çok yakın mesafeden yanan gemiyi tekrar torpilledi.O cruzador pesado HMS Dorsetshire disparou vários torpedos no navio, que então emborcou para bombordo.
Galibin yarış mesafesinin %75'ini Tamamlayamayan araçlar Sınıflandırma Dışı (NC) olarak yazılmıştır.Carros que não completaram 75% da prova foram marcados como "Not Classified (NC)".
İngiliz Parlamentosu'na yürüme mesafesindedir.Abriu caminho para a instituição do governo parlamentar no Brasil.
Bu mesafe yalnızca iki kez koşuldu.Esta regra foi utilizada duas vezes.
Silah özellikle en az 200 m mesafe içerisinde oldukça isabetlidir.É uma arma ideal para ser usada em distancias acima de 700m.
Bu, uzun mesafeli uçak uçuş sürelerine izin verir.O voo de longo curso é um voo de longa duração e distância.
İki nokta arasındaki mesafe yaklaşık 3.500 km’dir.O mais perto que ambas se aproximam está em torno de 10.000 km.
25 Nisan 2005’te insansız uzay roketi hedefinin ilk görüntüsünü 64 milyon km mesafeden aldı.Op 25 april nam de sonde de eerste foto van zijn doelwit op een afstand van 64 miljoen kilometer.
Yabancılara karşı mesafelidir.Hij is afstandelijk tegen vreemden.
Bir PAN genellikle birkaç metre mesafededir.Het bereik van een PAN is meestal enkele meters.
12 Nisan'da yapılan mücadele 87 kilometrelik mesafede gerçekleşti.Op 22 februari werd de slag uitgevochten over een afstand van 16 km.
Bu mesafenin ötesinde güçlükle gözlemlenirler.Boven deze hoogte worden ze nauwelijks waargenomen.
Işığın kat ettiği mesafeyi bana bildiriniz.Gebruik de afstand die het licht in die tijd aflegt.
Yiyecek ararken uzun mesafeler katedebilir.Bij het zoeken naar voedsel kan hij grote afstanden afleggen.
MotorCity Casino Hotel'e yürüme mesafesindedir.De route van het Circuit de Monaco loopt voor het hotel langs.
Yol yarışlarında mesafenin uzman bir ölçüm görevlisi tarafından, tam olarak belirlenmesi zorunludur.Het uitzetten van een parcours voor officiële wedstrijden moet uiteraard met nauwkeurigheid gebeuren.
1960'larda ICAO tarafından standart kısa mesafe radyo seyrüseferi cihazı olarak kabul edildi.Sinds 1960 is VOR de standaard voor korteafstandsnavigatie binnen ICAO.
İlk Alman uzun mesafe demiryolu Saksonya başkenti Dresden ile Leipzig arasında yapıldı.De eerste lange-afstandsspoorbaan in Duitsland liep tussen Leipzig en Dresden.
Bir P noktasının koordinatı, O'dan P'ye kadar olan işaretli mesafe ile belirtilir.De coördinaat r {\displaystyle r} van een punt P is de afstand OP.
Ne kadar da mesafe kat ettik.Het gaat om de afstand.
Medyayı oynat 100 m (yüz metre) Atletizimde en kısa açık hava Kısa mesafe koşusudur.De 800 m is de kortste middellange (MILA) afstand in de atletiek.
Diğer tüm şehirlerle Helsinki'nin arasındaki mesafe buradan başlanarak ölçülmektedir.Alle afstanden tussen Parijs en andere steden worden vanaf dit punt gemeten.
Şehirdeki tüm kavşaklar arasındaki mesafe aynıdır.De ritprijs is in de hele stad hetzelfde.
Orta mesafe yarışlarında koştu.Hij begon zijn loopbaan op de middellange afstand.
Ancak yakın mesafede çok etkilidir, menzili çok yüksek değildir.Ze zijn overdwars afgeplat en nauw aaneengesloten maar niet erg hoog.
İçtank yapısından ayrı olarak iki katı roket itici bağlantı yerleri birbirinden 180° mesafede bulunurlardı.Er hingen twee hooggevoelige richtbare schotelantennes, 180° van elkaar.
Bu şekilde en çok 10 km civarında bir mesafede haberleşebilirler.Hierdoor is communicatie tot op een afstand van ongeveer 10 km mogelijk.
Diğer bir deyişle, çok kısa mesafe.Zeer accuraat zelfs op lange afstand.
Bu, krallığın uzak mesafelerle ticaret yaptığını göstermekteydi.Daardoor werd handel met landen ver van het imperium mogelijk.
İkili ilerleyen günlerde aralarına mesafe koyar.Op den duur loopt het stroef tussen hen beiden.
Çünkü, ateşleme sırasında çıkan ses, bu mesafeden duyulmaktadır.Donder is het geluid dat tijdens onweer gehoord wordt door de ontlading van de bliksem.