Ana içeriğe geç
Sözlük

mera ile cümle

mera kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Merak etme. Tom iyi olacak.Don't worry. Tom will be fine.
Merak etme. Sağduyulu olacağım.Don't worry. I'll be discreet.
Merak etmeyin, tamam mı?Don't worry about it, OK?
Her şey tamam, merak etmeyin!Everything is okay, don't worry!
Tom Mary'nin ne yaptığını merak ediyordu.Tom wondered what Mary was doing.
Tom, mektubun kimden geldiğini merak ederek, Mary'nin elindeki zarfa baktı.Tom stared at the envelope in Mary's hand, wondering who the letter was from.
Tom yarı açık kapıya baktı ve diğer tarafta ne olduğunu merak etti.Tom looked at the half-open door and wondered what was on the other side.
Yandaki ev biraz gürültülü. Onların parti yapıp yapmadıklarını merak ediyorum.The house next door is a bit loud. I wonder if they're throwing a party.
Bazen burada gerçekten kimin sorumlu olduğunu merak ediyorum.I sometimes wonder who's really in charge here.
Evlenip evlenmeyeceğimi merak ediyorum.I wonder if I'll ever get married.
Tom'a ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what happened to Tom.
Polisin silahı niçin bulamadığını merak ediyorum.I wonder why the police didn't find the gun.
Buraya ne zaman varacağını merak ediyordum.I wondered when you'd get here.
Tom'un nerede ve kimle olduğunu merak ediyorum.I wonder where Tom is and who he's with.
Bu ne merak!How curious!
Ne kadar çok meraklı!How very curious!
Bazen doğru kararın ne olduğunu merak ediyorsun.Sometimes you wonder what the right decision is.
O onu meraktan yaptı.He did it out of curiosity.
Tom'un bunca yıldır Mary'ye nasıl katlandığını merak ediyorum.I wonder how Tom put up with Mary for so many years.
Tom'un Mary'de ne gördüğünü merak ediyorum.I wonder what Tom sees in Mary.
Tom'un yarın okula gelip gelmeyeceğini merak etmeden duramıyorum.I can't help but wonder if Tom will be at school tomorrow.
Acaba Tom yarın okulda olacak mı, merak etmeden duramıyorum.I can't help but wonder if Tom will be at school tomorrow.
Tom'un nerede olduğunu merak etmekten başka yapabileceğim bir şey yok.I can't help but wonder where Tom is.
Acaba Tom nerelerde, merakıma engel olamıyorum.I can't help but wonder where Tom is.
İster istemez Tom'un nerede olduğunu merak ediyorum.I can't help but wonder where Tom is.
Hanginizin yalan söylediğini merak ediyorum.I wonder which one of you is lying.
Bu gemiye kimin ad koyduğunu merak ediyorum.I wonder who named this ship.
O geminin nereye gittiğini merak ediyorum.I wonder where that ship is headed.
O aynı şeyi merak ediyordu.She was wondering the same thing.
Arkadaşın Tom'un şimdi ne yaptığını merak ediyorum.I wonder what your friend Tom is doing now.
Tom'un bir kız arkadaşı olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom has a girlfriend.
O, çok meraklı.She's very curious.
O çok meraklı.He's very curious.
Tom'un neden bizimle balık avlamaktan hoşlanmıyor gibi görünmediğini merak ettim.I wondered why Tom didn't seem to enjoy fishing with us.
Onun senin erkek kardeşin olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if he is your brother.
İnsanların neden her zaman gerçeği bilmek istediklerini merak ediyorum.I wonder why people always want to know the truth.
Bir şey hakkında meraklıyım.I'm curious about something.
O, merasime düşkündür.He is fond of ceremony.
Bagajımızı kaybedip kaybetmediğimizi merak ediyorum.I wonder if we lost our luggage.
Hava soğuduğunda neden çok yalnız hissettiğimi merak ediyorum.I wonder why I feel so lonely when it gets cold.
Tom meraklıdır.Tom is curious.
Biz meraklıyız.We're curious.
Tom'la tek başıma bir an geçirebilip geçiremiyeceğimi merak ediyorum.I wonder if I might have a moment alone with Tom.
Tom'un Mary'yi sevip sevmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom likes Mary.
Çok meraklısın.You're very curious.
Benimle birlikte dansa gitmek isteyip istemediğini merak ediyordum.I was wondering if you would like to go to the dance with me.
Bu meraklı.This is curious.
Tom meraklı görünüyor.Tom looks curious.
Tom merakla izledi.Tom watched impatiently.
Çok meraklıyız.We're very curious.
Onlar meraklılar.They're inquisitive.
Onların her ikisi de son derece meraklı.They're awfully nosy.
Meraklı değil misin?Aren't you curious?
Meraklı değil misiniz?Aren't you curious?
Meraktan ölüyorum.I'm worried sick.
O meraklı meraklı ona baktı.She looked quizzically at him.
Okurken daha çok merak sardım.As I was reading, I became more interested.
O kadar meraklı olma.Don't be so nosy.
Merak etmeyin. Onunla ilgileneceğim.Don't worry. I'll take care of that.
Gördüğü her şey onun merakını uyandırıyor.Everything he sees arouses his curiosity.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod