Ana içeriğe geç
Sözlük

mera ile cümle

mera kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dış dünyayı sık sık merak etmeme rağmen bütün hayatımı Kuzey Kore' de geçireceğimi sanmıştım.I thought I would spend my entire life in North Korea, until everything suddenly changed.
Şimdi belki sizler de bu karmaşıklığın neye benzediğini merak ediyorsunuzdur.Now you may be wondering what all this complexity looks like.
Şimdi, 1910'lu yıllarda dilimlenmiş ekmek icat edilmeden önce ne söylendiğini merak ediyorum?Now, before sliced bread was invented in the 1910s
3 ile 12 yaş arasında kaç kişi var merak ediyorum.I'm interested in how many are three to 12 years old.
Sizi meraklandırdı değil mi?Again, it makes you wonder.
Öncelikle bu ikisi arasındaki farkı merak edebiliriz. -Let me do it in a nice, vibrant color.
- Baba, bizi merak etmeyin.- Dad, we'll be okay.
Boeun, merak etme.Boeun, don't worry.
Merak etme dostum.Don't worry, dude.
Herkes merak edecek.Everyone will be worried.
Eğer kafanız karışırsa merak etmeyin.If that's confuses you, don't worry about it.
Bu gerçek mi merak ediyorum.I wonder if that's true.
İyiyim merak etmeyin, rahatsız olmayın -- bu çok kötü niyetli bir şey.I'll be all right, keep your seats (Laughter) -- game that these people play.
Kredi C'nin vade tarihi gelince ne olacağını merak ediyorum.And I wonder what's going to happen when Loan C comes due.
Bir lahit için niye bu öykünün seçilmiş olduğunu merak ediyor olabilirsiniz.You know, the story is so intense. One wonders why this would be chosen for a sarcophagus.
Siz şimdi bu işlemin neresi kullanışlı diye merak ediyorsunuzdur,And so you're probably saying, Sal, when is this multiplication thing even useful?
Merak Dolayısıyla, sadece, var zaten anlar kaplanmıştır.So just if you were wondering, I have already covered moments.
Oyuncular topçulardaki bu sınırlandırma konusunda çok meraklanıyorlar.The players are curious about the new limitation on artillery.
kız nerde şimdi ? bakmıyor değil mi ? merak etmetin ! dışarda şimdi !where is she ? not here ? Don't worry ! she is out now!
Peki ! merak etme nöbetçi koydum !Don't worry ! I put the watchman
İnsanların bu kapkeki satın almak için daha ne kadar ödeyeceklerini merak ediyorum hakikaten.I want to see how much people are willing to pay.
Ancak biz diğer hayvanlarla muhtemel bir bağ olup olmadığını merak ettik.But we wondered if there's a possible link with other animals.
Merak, ilgi, masumiyet ve coşku, bilim yapmak için en temel ve en önemli şeyler.Curiosity, interest, innocence and zeal are the most basic and most important things to do science.
Bu nesnelerin üzerindeki yazıların içeriğini merak ediyor olabilirsiniz.You might wonder what these objects contain in terms of their text.
Siz olup olmadığınızı merak etmiştim.I wondered if it was you
Onunla evlenmeyi düşünüp düşünmeyeceğini merak ediyorum.I wonder if you'll marry her
Bunun teması, şimdiden yedi milyon defa duyduğunuz gibi, merakın yeniden keşfi.The theme of this one, as you guys have now heard seven million times, is the rediscovery of wonder.
Başlarda, bunu nasıl çözeceğimi ve bundan nasıl kaçacağımı merak ediyordum.At first, I wondered about how to react to it and just wanted to avoid it.
Benim için zeki de olacaksan..Bunu merakla bekleyeceğimi diyorum.You getting smarter for me... I'm looking forward to it.
Merak etmiş olmalı.He must be worried.
Eğer merak ediyorsanız size Worldchanging'i izlemenizi tavsiye ederim.I encourage you to look on Worldchanging if you're into it.
Hepimiz oyunlarımızı seviyoruz, ama merak etmeden de duramıyoruz:We all love our games, but we can't help but wonder:
Benim Magnesia'yı da sileceğim. Merak ediyorum, acaba magmesyum elementi de ilkI'll erase my Magnesia.
Satırın geri kalanını merak edebilirsiniz. -And what-- you might say hey, what about the rest of that row?
Ve şimdi elbette yine "İşe yaradı mı?" diye, merak ediyorsunuz.And now you're of course curious if it also worked.
Ama merak ettim, ya hiçbir sınır olmasaydı?But I wondered, what if there could be no boundary at all?
Bazılarınız tuzlarla ne yapacağımızı merak ediyordur.Some of you might be wondering what we would do with all the salts.
Hasta olmazsın merak etme.You won't get sick.
Olmaz olmaz merak etme.It's alright, it's alright.
Onu görmemek seni meraklandırmıyor mu?Doesn't not seeing her make you curious?
Merak etme,Don't worry,
Tamam mı? Şunu merak edebilirsiniz, neden böyle bir şey yapıyorlar?So you may wonder, why on Earth are they doing it?
Neden olduğunu merak edebilirsiniz.And you may wonder why.
Visard için visard! meraklı göz deformiteleri alıntı erdirmez ne?A visard for a visard! what care I What curious eye doth quote deformities?
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciAs is a winged messenger of heaven Unto the white-upturned wondering eyes
Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniI wonder at this haste; that I must wed
Oh, hayır, beni merak etme.Oh no, don't worry.
Merak etmeyin!Don't be upset!
"Hımm." Biraz merak etmeye başlamıştım."Hmm." I was beginning to get slightly intrigued.
Merak ediyordum, "Acaba onun için bir yol bulabilir miyim şimdi?" diye.I wonder if I can find a way for her now.
Merak hissediyorum, ve hayranlık duyuyorum ama bazen de ümitsiz hissediyorum.I feel curiosity, and I feel wonder, but at times I have also felt despair.
Bu tür şeylere inanılmaz bir merakı vardı.So he had this incredible curiosity.
Çok temel bir mesele var -- TV'de ilk perdeye "teaser" (meraklandırıcı) denir.There's a fundamental question -- in TV, the first act is called the teaser.
Kelimenin tam anlamıyla meraklandırıcı.It's literally the teaser.
Elbette World of Warplanes'de neler olacağını çok merak ediyorlar.They're really curious about what will happen with World of Warplanes, of course.
Şimdi, bunun var olması hakkında başka bir teori daha var, merak ediyorum, hangisi haklı?Now, the other theory as to why this exists-- and, you know, who knows?
Fakat daha da merakladım, eğer bunu başarabiliyorlarsa başka neleri yapabilirlerdi?But I was curious to know, what else would they do if they could do this much?
Çok param yoktu, fakat zamanım ve merak duygum vardı.(Music) I didn't have much money, but I had time and a sense of wonder.
"Oo! Aman Tanrım". Bunun ne anlama geldiğini hiç merak ettiniz mi?"Oh my God." Have you ever wondered what that meant?
Meraktan ölüyorum, sonuç ne?I'm dying of curiosity, what's the outcome?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod