Ana içeriğe geç
Sözlük

mera ile cümle

mera kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Herhangi bir merasimde imece usulü yardımlaşma sergilenmektedir.A principle of gratitude is awakened in every generous mind.
Çocukluğundan beri fosil toplama merakı vardı.He began collecting fossils during childhood.
Çok meraklıdır; köye kadar gelip dolaşır, insanları izler.They reluctantly concede and he wanders through the town looking for entertainment.
(Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz.And herewith We command You in God's holy protection. .
Kızının bu merakı Will'i yıllar öncesine 1992 yılındaki anılarına götürür."Will's paternity drove story for DAYS in the 90's.
Morse'un mekanik araştırmalara merakı genç yaşlarında başlamıştır.Gall's scientific inquiry began in his youth.
Cumhurbaşkanının kim olacağı merakla beklenmekteydi.No matter who's president.
Şimdiki gençler teknolojiye çok meraklılar."The others are afraid of technology.
Onunda 1894 yılında mezarlık duvarıyla merasim holü inşâ edildi.At some point in the 1800s, a cemetery was established here.
Mera alanı yeterli düzeydedir.The terrain is level.
O gece kitabı evine götürür ve büyük bir merakla okur.That morning he takes the book home and reads it, completely engrossed.
Sergei ise Katerina'ya düğün merasiminden sonra oradan ayrılacaklarına dair teminatlar vermektedir.Sergei reassures her and they leave for the wedding ceremony.
Curiosity kelimesi Türkçede "Merak" anlamına gelir.The word "Sürpriz", means "Surprise" in Turkish.
Lara bu merakını gidermek için Mısır'ı ziyaret eder.Alan is sent there to resolve this weird case.
Bu nedenle çayır ve mera alanlarında daralma olmaktadır.It seems to be of particular importance in leaves and at growing points.
Girişteki merasim kapısı 13. yüzyıldan kalmadır.The entrance portico leads to a 13th-century portal.
Dil öğrenmeye olan merak ve yatkınlığı sonucunda 9 dil konuşabiliyordu.He also had a knack for languages, and eventually could speak nine.
Çayır ve meraların kapladığı alan yaklaşık % 15’tir.Twenty-five per cent or more are recorded."
Bunlara örnek olarak düğünler,cenazeler ve merasim törenleridir.These include ceremonies for initiations, marriages and funerals.
Üstelik ben de merak ediyorum, basitlik nedir?I'm also wondering myself, what is simplicity?
Ve bundan dolayı, her zaman şu insan kısmını merak ettim.And because of that, I always wondered about this human thing.
Yataktaki gerçek hastaysa çoğu zaman doktorların nerede olduklarını merak ediyor.The real patient often wonders, where is everyone?
Peki merak ediyorum, en yüksek hızınız nedir?BG: So I'm kind of curious, what's your top speed?
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?So just as a curiosity, where did you land when you flew over the Grand Canyon?
Ne tür hikâyeler anlatacaklar diye merak ediyorum?And I am wondering what kinds of stories are they going to tell?
Her zaman İtalya'nın neden modern yapımlarda lider olduğunu merak etmişimdir.I've often wondered why Italy is really a leader in modern design.
"Patron kim burada?" sorusunu merak edebilirsiniz.You can ask the question, "Who's the boss?"
- Bu çerçeve niye boş diye merak ediyorsunuzdur.You must wonder why this frame is empty? -No.
Acaba aldı mı diye merak ettim.I just wanted to know if he took it.
Duyduğuma göre o bir Sunbaeymiş.Kim olabilir?Çok merak ettim!I heard he was a sunbae? Who might he be? I'm curious!
Ben kim olduğunu merak ediyordum.I was wondering who it was.
Merak etmeyin.Not to worry.
Bugün, sonunda merakla beklenen Buluşma günü.Today, it's finally the much anticipated Date day.
Ben de HaNi'min yanında hangi aptalın gezindiğini merak ediyordum.I was wondering what fool kept hanging around my Ha Ni.
Beni sevdiğini ve diğer şeyleri söyleyerek.. Nasıl hissettiğimi merak etmiyor musun?Saying that you like me and stuff.. don't you know how I feel?
Belki de bu grafiğin neye benzediğini merak ediyorsunuzdur. -And actually, you're probably curious, what does this graph look like?
Grafiği 3 boyutlu grafikerimizde çizmek ve nasıl - 40 olduğunu görmek için meraklanıyorum.And I'd actually be curious to graph this on a three dimensional grapher to see why it's minus 40.
Bu resme ne zaman baksam, annem babama şöyle mi sesleniyor diye merak ediyorum,Every time I look at this piece, I always wonder if my mom's whispering to my dad,
Merak etmeyin.Kökleşmiş bir lezzet bir amatörün yapışına benzeyemez.No wonder. A deep taste like this can't come from an amateur.
Fakat biz, insanların bir çok seviyedeki etkileşimlerini merak ediyoruz.But we're always interested in multitiered levels of human interaction.
Ben dünya şimdi ne yaptığını merak ediyorum.I wonder what the world is doing now.
Ben onlar hasat ne kadar merak ediyorum.I wonder how much they have reaped.
"Meraki", tutkuyla, severek"Meraki," with passion, with love
Şimdi bazılarını "marmite"ın ne olduğu merak edebilir.Now some of you will be wondering what marmite is.
Bazen merak ediyorum.I sometimes wonder.
Çok fazla param yoktu, ama zamanım ve merak duygum vardı.I didn't have much money, but I had time and a sense of wonder.
Hiç bunun ne anlama geldiğini merak ettiniz mi?Have you ever wondered what that meant?
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.There is a huge wave of interest in happiness, among researchers.
Kolay değil oğlum bu iş! Sen hiç merak etme anne!That's not an easy task to achieve.
Merak etmeye başladım: Daha biz boylam problemini çözemeden bu balık nasıl çözdü?I begin to wonder: how did this fish solve the longitude problem before we did?
O ağın altında ne olduğunu hep merak etmiştim.And I always wondered what happened under that web.
Senin ne yaptığını merak ediyordum.I was just wondering what you were up to.
Şimdi güzel Eğer bir bilanço daha önce rastlamak değil, merak etme... basit.Now if you haven't come across a balance sheet before, don't worry -- it's pretty simple.
Doğru ve yanlış hakkında meraklıydı.He was worried about right and wrong.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Without being in the least curious, she had once by chance opened Gregor's door.
O pek yakın zamanda o, çok az göz vardı aslında merak diğerleri için.He scarcely wondered about the fact that recently he had had so little consideration for the others.
Büyülenmiştim, bu insanların bunu nasıl yaptığını merak ediyordum.And I was fascinated, I wanted to know how do these guys do it.
Umarım bir merak uyandırmışımdır.Anyway, hopefully you found that interesting
Merak etme herşey yolunda gidecek.You're going to do fine.
Ve şunu merak etmeme neden oldu:And it got me wondering:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
mera ile cümle - Sayfa 40 - mera kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App