Ana içeriğe geç
Sözlük

mensup ile cümle

mensup kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
2001 - Taliban örgütü mensupları, Afganistan'ın Bamyan kentindeki Buda heykellerini tahrip etti.2001: en Afganistán, los talibanes destruyen las estatuas milenarias de Buda.
Iotapianus, Ortadoğu'nun yerli aristokratlarına mensuptur.Jotapiano era miembro de la aristocracia indígena de Oriente Próximo.
Tarikatlardan Bektaşi tarikatına mensuptular.Ocultar personajes del buscador de estadísticas.
Bulgar göçmenlerinden oluşan bir aileye mensuptu.Nació en una familia de emigrantes de Bulgaria.
Burunca mahallesi Karakeçili Yörüklerine mensuptur.Tercero, las tensiones en las órbitas de sus satélites.
Ailesi ilmiye sınıfına mensuptu.Ayuda a su padre en las clases de informática.
Soylu bir İspanyol ailesine mensuptu.Pertenecía a una familia de la nobleza española.
Bu olgu hanedan mensuplarını ve yüksek devlet görevlilerini yöreye çekmiştir.Lo usaban los Caballeros de dignidad y los grandes capitanes.
Tüm sosyalist partilere ait siyasi mahkûmlar ve işçi sınıfına mensup tüm mahkûmlar serbest bırakılmalıdır.Libertad de todos los presos políticos y dirigentes obreros detenidos.
Böylece Kuzey Afrika'da ilk kurulan İslam devletleri Hariciyye mezhebi mensuplarına ait olmuştur.De esta manera partieron, por ejemplo, los primeros disidentes religiosos de Europa hacia Norteamérica.
Ayrıca Müslüman, Musevi ve Budist dinlerine mensup halk da vardır.También existe una comunidad budista y musulmana.
Yanan hizbine mensup birçok kişi Çin’e kaçacaktır.Si tuvieras miles de vidas, China debería reclamarlas.
Bilge İşbara Tamgan Tarkan Aşina Hanedanlığı'na mensuptur.Personal altamente entrenado y conocedor de la tarea técnica.
Ordu mensuplarında, her bakımdan kendilerine güven arttı.Todo esto aumentó la confianza de los soldados en su ejército.
Müseylime, Hıristiyanlığın bir koluna mensup olan Beni Hanife aşiretindendir.Libertador, un mundo de paz nació en tus brazos.
Şia mezhebinin Caferî koluna mensup olan Ziyâdoğulları Hanedânı Türkçe konuşuyordu.Seve tenía en el cuello el regalo que le dio el Pollo a la Turca.
Tüm köy halkı aynı soya mensup olup, 11. kuşakta bir babaya dayanmaktadır.Sobre esta base los medio-huérfanos son los que tienen un padre aún vivo.
Karalılar, Oğuzların Avşar boyuna mensuptur.Son muy demandadas como nascotas para los niños.
Abdurrahman zaten yanında bulunan Berberi kabile mensuplarına bahşiş dağıtmıştı.En el este, eran siervos quienes estaban ligados predominantemente a parcelas de tierra.
Avşar boyunun Şatırlı obasına mensuptur.Está llevándose lo que queda del demacrado cuerpo de la Comadreja.
Bazı kaynaklara göre İslam'ın Âsârî mezhebine mensuptu.Y como en otras ocasiones, todo apunta al terrorismo del islamismo extremo.
Asya'nın çeşitli ülkelerinde mensupları olan bir Hristiyanlık mezhebi.Es una especialidad culinaria en ciertos países asiáticos.
Kültlerin kendi mensuplarının beyinlerini yıkadığı fikri, kült karşıtlarını birleştiren bir tema olmuştur.Lamentamos ver que los cauces de una mente como la suya se vean estrechados por los vínculos de un partido.
Tanas aşiretine mensupturlar.Entradas al estadio.
Bu dönemde Batılı medya mensupları ona "Devrimin Jan Dark'ı" lakabını takmıştır.Durante este periodo, los medios comunicativos la llamaban la "Juana de Arco de la Revolución Naranja".
İkincisi tür ise yozlaşıp tirana dönüşen Kilise mensuplarıdır.En la segunda define lo que es tirano y tiranía.
Aristokrat ailelere mensup diğer birçok Prusyalılar gibi o da askere katıldı.Pensamiento que era compartido por otros militares prusianos.
Ancak Ortodoks inancına mensup kişilerin büyük bir bölümü düzenli olarak kiliseye gitmemektedirler.Tuttavia la stragrande maggioranza dei credenti ortodossi non frequentano la chiesa regolarmente.
İrini Atina'da yaşayan bir soylu aileye, Sarantapechos ailesine mensuptu.Irene nacque in una nobile famiglia di Atene chiamata Saratanpechos.
Oğuz Han yirmi dört Oğuz boyundan yirmi birincisi sayılan İç Oğuzlar'ın Üçoklar koluna mensup idi.Alla sua morte le sopravvissero, oltre ai figli, ventidue nipoti e venti pronipoti.
Verona'nın önemli ailelerinden birinden birine mensuptur.Si fa viva solo una famiglia di Verona.
Karalılar, Oğuzların Avşar boyuna mensuptur.Detti anche Incappucciati, figli della Morte.
Shirai Ryu klanına mensuptur.Scorpion: È il leader del clan Shirai Ryu.
Ceritler, Avşar boyuna mensuptur.I sospetti ricadono su un senzatetto.
Üsküp'te Ortodoks ve İslam dinine mensup insanlar için değişik okullar vardır.La comunità ortodossa ed islamica hanno scuole superiori religiose a Skopje.
Belarus'dan göçmen olarak gelen bir aileye mensuptur.Al contrario, diventa una meta per i migranti partiti dalla Libia.
Tugaya mensup askerler tutuklanarak Sırbistan'daki askeri esir kamplarına nakledildi.In seguito i partigiani furono internati in campi di prigionia svizzeri.
Her ikisi de Hıristiyan dinine mensuptur.Dette a tutti e tre un'educazione cristiana.
Geriye kalan % 4.07'lik nüfus ise iki veya daha fazla etnik kökene mensuptur.Il restante 4,07% della popolazione appartiene ad altre razze, o a più di una.
Daha sonra Uzun Bıçaklar Gecesi'nde SS mensupları tarafından infaz edildi.I cadaveri vennero infatti trasportati nel largo antistante la Chiesa della SS.
Bu görüşte meleklerin cin adlı cenneti koruyan bir kabilesine mensup olduğu görüşü hakimdir.In esso egli è uno degli angeli che accolgono Ockeghem in cielo.
Kuşaklar boyu aynı bölgede yaşayan Sünni bir aileye mensuptur.Le questioni riguardanti nativi di uno Stato domiciliati in un altro.
Takriben 53.000 kişilik Aduatuc'lar kabilesi mensupları Roma'lılar esir pazarlarında satıldılar.Circa 1000 Petilini furono riportati nella loro patria dai romani.
1673'ten itibaren manastır sınıflarında avama mensup kişiler de eğitim görebilmeye başladı.Il Clavelli, infatti nel 1623 ancora poteva ammirarne i resti.
Darbeciler kraliyet sarayını basarak Aleksandar'ı, Draga'yı ve bazı saray mensuplarını öldürdüler.I rivoltosi tennero segregate per giorni nel palazzo Elena, la figlia e alcuni cortigiani.
Sonuç olarak bütün Fokas ordusu mensupları öldürülüp imha edildi.Ad ogni modo l'intera guarnigione venne massacrata.
Alanda izleyiciler ile birlikte yerli ve yabancı basın mensupları da bulunmaktaydı.Attualmente ospita la stampa o qualche delegazione estera in visita.
Nüfusun tamamı Alevi Türkmen olup, başka hiçbir inanç ve etnik guruba mensup insan bulunmamaktadır.Molte organizzazioni non governative turche, come Mu Yok Kimse?
III. Senusret, Mısır'ın onikinci hanedanına mensup beşinci hükümdar.Copto fu capitale del quinto nomo dell'Alto Egitto.
Kürtler ise o tarihte çoğunlukla Zerdüşt inancına mensupturlar.I discepoli forniscono una quantità di ipotesi comuni in quel tempo.
Farklı disiplinlere mensup bilim adamlarının dinlere getirdiği tanımlar farklıdır.Le forme di piatto utilizzate dai popoli della storia sono differenti.
Tapınak mensupları ağlamaya başladığında Jones şöyle demektedir: “Şu histerikleri durdurun.Когда участники плакали, Джонс посоветовал: «Остановите эту истерику.
Arda kalan üç mertebenin mensupları ise pek azdır.Прибавляет одну потерянную мини-жизнь (всего три).
Bunların başında Bourbon sülalesinin mensupları gelmektedirler.От первого из них происходят Пармские Бурбоны.
Her ikisi de Hıristiyan dinine mensuptur.Они оба утратили веру в божественный промысел.
Bu protesto İskoçya Kilisesi mensupları arasında yayılmaya başladı.Перевод стали немедленно использовать в протестантских церквях Шотландии.
İki gün sonra İtalyan faşist askerleri ve Alman Heer ordusunun mensupları tarafından yakalandılar.Два дня спустя группа была захвачена итальянскими солдатами и передана немецкой армии.
Yanan hizbine mensup birçok kişi Çin’e kaçacaktır.Многие вельможи эмигрируют в Китай.
Babası hiçbir Dine mensup değil ve annesi Hıristiyan.Её отец не принадлежит к какой-либо и её мать христианка.
Küçük burjuvazi kesiminden bir aileye mensuptu.Семья относилась к сословию мелких буржуа.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
mensup ile cümle - Sayfa 5 - mensup kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App