Ana içeriğe geç
Sözlük

mensup ile cümle

mensup kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yasaların bazıları kadınlara ve diğer dini gruplara mensup kişilere karşı ayrımcılık yapmaktadır.Some of these laws discriminate against women and persons of other religious groups.
İshak kabilesinin Habar Jeclo klanına mensuptur.He hails from the Habar Jeclo clan of the Isaaq.
1368'de Daylam, bir İsmaili hanedanı olan Kuşaycilere mensup Kiya Sayf al-Din tarafından yönetildi.By 1368, Daylam was governed by Kiya Sayf al-Din, a member of the Kushaijis, an Ismaili dynasty.
Tonga'daki Müslümanlar çoğunlukla Sünni mezhebine mensuptur.Muslims in Tonga belong to Sunni denomination.
Medya mensuplarıMedia
Sovyet Kuzey Filosuna mensup muhrip GroznySoviet Northern Fleet destroyer Grozny.
Lideri Pol Pot'tu ve parti mensupları "Kızır Kmerler" olarak bilinirdi.Its leader was Pol Pot and its followers were generally known as Khmer Rouge (Red Khmers).
[1] Doğum ile Rurik hanedanına, evliliği ile Salian hanedanına mensuptu.She married Henry IV of Germany in 1089 and took the name Adelaide (or Adelheid).[1]
Lothar von Trotha, önde gelen bir Sakson soylu ailesine mensuptu.Lothar von Trotha belonged to a prominent Saxon noble family.
MÖ 458), MÖ 480-458 yılları arasında hüküm süren Sparta'nın Agiad hanedanına mensup kralıydı.[1]458 BC) was the Agiad King of Sparta from 480 to 458 BC.[2]
Kanun, ordu mensuplarının ve hizmette bulunan polislerin seçimlere katılmasına izin vermemektedir.The Law does not allow army members and policemen in service to participate in elections.
Katolik Kilisesi'ne mensup bir Hıristiyan filozof olan Thomas Aquinas.St Thomas Aquinas, Christian philosopher of the Catholic Church
Hanefi mezhebine mensuptur.He belonged to hanafi school of thought.
Yine de kral, dini liderleri ve ordu mensuplarını yabancılaştırmayı başarmıştı.Nevertheless, the king had managed to alienate religious leaders and army members.
Bunların neredeyse tamamı Bulgar Ortodoks Kilisesi'ne mensup etnik Bulgarlardır (%96).Nearly all of them are ethnic Bulgarians (96%) who belong to the Bulgarian Orthodox Church.
Çin'deki bazı Moğolların soyadları var çünkü ebeveynleri Han, Hui, Mançu vb. halklara mensuptur.Some Mongolians in China do have surnames because their parents are Han, Hui, Manchu etc.
Azm, başta Genelkurmay Başkanı Hüsnü Zaim olmak üzere ordu mensuplarıyla çatıştı.Azm clashed with members of the military, especially Chief of Staff Husni al-Za'im.
Bunge, Çarlık Rusyası'ndaki Alman azınlığa mensup bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi.Bunge was born as son of a family that belonged to the German minority in Tsarist Russia.
Şah Süleyman ve saray mensupları, İsfahan, 1670.Shah Suleiman I and his courtiers, Isfahan, 1670.
Kureyş'in aristokrat Emevi kabilesine mensup olan Osman, Taif'in varlıklı bir tüccarıydı.Belonging to the Quraysh's aristocratic Umayyad clan, Uthman was an affluent merchant of Taif.
Bazı ülkelerde Romanların çoğunluğu Roman kiliselerine mensuptur.In some countries, the majority of Roma belong to Romani churches.
Partiye mensup Kürtler, Kürt bölgelerindeki askeri birleşimleri geride bırakmıştı.Kurds belonging to the party had overtaken the military compounds in the Kurdish areas.
Lillebonne’da, işçi sınıfına mensup bir ailede doğdu; çocukluğunu Yvetot, Normandiya’da geçirdi.Ernaux grew up in Yvetot in Normandy.
Tarnów Piskoposluğuna mensup bir Katolik rahip olan Heller, 1959'da tayin edildi.A Catholic priest belonging to the Diocese of Tarnów, Heller was ordained in 1959.
Sumu-la-El (veya Sumulael, Sumu-la-ilu ) Babil'in Birinci Hanedanlığına mensup bir Kraldı.Sumu-la-El (also Sumulael or Sumu-la-ilu) was a King in the First Dynasty of Babylon.
Arabistan'ın batısındaki Ta'ifliydi [2] ve Benî Sakif kabilesine mensuptu.He was from Ta'if in western Arabia,[2] and belonged to the tribe Banu Thaqif.
Ailesi Dürzi inancına mensuptu.His family were followers of the Druze religion.
Muhtemelen saray mensupları tarafından öldürüldü.Possibly assassinated by his courtiers.
Birçok Hristiyan Suriyeli yüksek sosyo-ekonomik sınıfa mensuptur.[1]Many Christian Syrians belong to a high socio-economic class.[301]
Sünniler çoğunlukla Hanefi ve Şafii mezhebine mensuptur.The Sunnis are mainly of the Hanafi and Shafi'i madhhabs.
Zeynifelek Abhaz asıllı olup soylu Klıç ailesine mensuptu.Zeynifelek was Abkhaz, and belonged to the princely Klıç family.
Ailesi Lüteriyen Kilisesi-Missouri Sinodu'na mensuptu.His family belonged to the Lutheran Church–Missouri Synod.
Anne tarafından Germiyanoğulları Beyliği'ni kuran âileye mensuptur.Das nackte Kind in den Händen seiner Mutter wendet sich frontal den Gläubigen zu.
Şiîlerin çoğunluğunun mensup olduğu fıkhî mezheptir.Auf ihren Platten hatten die meisten Bestatteten gelegen.
Bu dine mensup kişilere Hindu denir.Anhänger dieser Religionen werden Hindus genannt.
Hazaralar, Moğol kavimlerine mensupturlar.Berg-Gesetzes und dessen Motive für Nicht-Montanisten.
Çinli bir aileye mensuptu.Eine Familie beherrscht China.
Toplamda, 1996–2006 yılları arasında ilk etnik gruplara mensup kişi sayısı %29 artmıştır.Insgesamt wuchs die Zahl der Angehörigen der First Nations von 1996 bis 2006 um 29 %.
Genellikle Çerkezlerin Abaza (Aşuva) koluna mensupturlar.Mitunter kommen sie in enger benachbarten Gruppen (Ballywee) vor.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Er stammte wahrscheinlich aus wohlhabender griechischer Familie und war offenbar sehr belesen.
Tümenin mensupları Hitlerjugend'den geliyordu.Wobei die Leutnants durchweg aus der Hitlerjugend stammten.
İki gün sonra İtalyan faşist askerleri ve Alman Heer ordusunun mensupları tarafından yakalandılar.Zwei Tage später wurden sie von italienischen und deutschen Soldaten gefangen genommen.
Bazı kaynaklar ise içerideki kişilerin PKK mensupları olduğunu ifade etmiştir.Denn in diesem Land leben Familien, deren Angehörige Militante der PKK sind.
Arda kalan üç mertebenin mensupları ise pek azdır.Sie haben drei (selten vier) Kelchblätter.
Her ikisi de Hıristiyan dinine mensuptur.Beide waren zum christlichen Glauben konvertiert.
Oğuz boylarından hangisine mensup olduğu belli değildir.Sie will wissen, von wem die Haut ist.
Ekvator Ginesi halkının %87'si katolik hristiyan inancına mensuptur.94 % der Bevölkerung Tuxtepecs ist katholischen Glaubens.
Dîvân, hangi dil ve millete mensup olursa olsun, her sınıf halka, kadın erkek herkese açıktı.Seine Gnade und Barmherzigkeit beschirmt jeden Menschen, zu aller Zeit.
Çok sayıda Sünni Müslüman tasavvufa mensuptur.Etliche nichtmuslimische Terrorgruppen werden unterschlagen.
Dokuzlu (Bişanlı) oymağı, Osmanlı arşiv vesikalarına göre Avşar boyuna mensuptu.Die etwa neun abwärts zeigenden, sichelförmigen Laubblätter bilden Rosetten.
Göçmen bir Yahudi aileye mensuptur fakat kendisi ateisttir.Er hat jüdische Vorfahren, ist jedoch ein Atheist.
Bu aileye mensup proteinler proto-onkogendir.Deshalb gilt diese Proteinfamilie auch als menschliches Proto-Onkogen.
Geriye kalan % 4.07'lik nüfus ise iki veya daha fazla etnik kökene mensuptur.0,3 % entstammten einer anderen Ethnizität, 4,7 % hatten zwei oder mehr Ethnizitäten.
Okul mensupları, "fizyokratlar" diye tanımlanır.Von nun an heißen die Krankengymnasten einheitlich „Physiotherapeuten“.
Ailenin hayatta olan mensupları da sürgüne gönderildiler.Auch für die lebenden Mitglieder der Bruderschaft wurde gebetet.
Soylu bir İspanyol ailesine mensuptu.Er entstammt einer wohlhabenden spanischen Adelsfamilie.
Babası, Kazakların önde gelen bir ailesine mensup Baytursun Şosakulı idi.Er führte ein vor der Familie geheimgehaltenes Doppelleben als Homosexueller.
Ailesi orta sınıfa mensuptu.Die Familie gehöre zur Mittelklasse.
Romalı soylu bir aileye mensuptur.Er entstammte einer römischen Adelsfamilie.
Tesadüfen, Cattell’in babası bu mesleklerin her ikisine de mensuptu.Schellings Vater traute die beiden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod