Ana içeriğe geç
Sözlük

memur ile cümle

memur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.Police officers were taking bribes from hawkers who were hawking on the streets.
Diğer memur:Second official:
Bizler memuruz, soyguncular içerde.We are staffs here, the robber is inside.
Geçen sene Cheung Sha Wan'da 2 polis memuru ve... ve bir müfettişi öldürmekten aranıyorHe is suspected to kill an inspector at Central and two policemans at Cheung Sha Wan last year.
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.Put yourself in the position of the kidnapper wanting to bribe the officer.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.If the officer is honest, you get a huge penalty of being arrested for bribery.
Bunun gibi adamlar memuriyet sınavından kalmalılar!Men like them should fail their civil examinations!
Joseon'daki bütün soylular Hanyang'da memuriyet sınavları için toplandılar.All the nobles in Joseon have gathered in Hanyang for the civil examinations.
Her köyde Direniş ordusundan bir yönetici veya bir memur var.In every village there's an LRA officer or somebody senior in the LRA.
Memur bey...Sir...
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Here one of the guinea-pigs cheered, and was immediately suppressed by the officers of the court.
'Welcome to Dong Jak' 10. kademe bir memurun şehrin valisi olması hakkındaydı.Welcome to Dongjakgu. The one where a level 10 civil servant becomes the mayor.
Bir memur görevlendirilirdi sizin için.You were appointed a social worker.
Tüm çalışanlar eski polis --ilginç-- ve şartlı tahliye memurlarıydı.All of the staff were ex-police -- interesting -- and ex-probation officers.
Ve polis memurları, yardımcı savcılar, katipler içeriye giriyorlardı.And police officers were coming in and assistant prosecutors and clerk workers.
Vatandaşlar, ve Devlet Memurları]Citizens, and Servants.]
BENVOLIO İşte ben yaklaşım ere yakın mücadele, düşman Ve senin memurları:BENVOLlO Here were the servants of your adversary And yours, close fighting ere I did approach:
[Mercutio, Benvolio, Sayfa ve Memurları girin.][Enter Mercutio, Benvolio, Page, and Servants.]
[Capulet'in, Lady Capulet'in, Hemşire ve Memurları girin.][Enter Capulet, Lady Capulet, Nurse, and Servants.]
Fakat görevli memur rüşvet vermeden böyle bir izni vermeyeceğini belirtti.Yet the officer in charge would not simply give her the permit for want of a bribe.
Ve bu, Memur Park, haklarınızdan vazgeçtiğinizi beyan eden belge.And this, Officer Park, is your declaration for relinquishing your rights.
Ama Memur Park...But Officer Park...
Memur Park, neredesiniz?Officer Park, where are you now?
Memur Park'ın başka niyetleri varsa parayla birlikte kaçabilir, değil mi?If Officer Park has other intentions, he might run away with the money, is that it?
Şu an Memur Park nerede?Where is Officer Park right now?
Memur Park!Officer Park!
Yemeğinizi böldüğüm için özür dilerim ama Memur Park sizi arıyor.Sorry to interrupt your meal but Officer Park's looking for you.
İşte Memur Park orada.Oh, there's Officer Park.
Şehrimizdeki 8,000'den fazla memur ne olacak?Will it be the more than 8,000 civil servants in our town?
Başbakanın ayak işlerini mi yapıyorsun, yoksa bir devlet memuru musun?Because you do the president's side work, you're an official government worker?
Yani bir polis memuru gökyüzünde sallanan bir ufoyu takip ediyordu. Tamam?So - there was a police officer who was tracking a UFO that was swaying back and forth in the sky.
Olanlara şahit olan bir polis memuru, şu yorumu yapmıştı:A police commissioner on the scene, remarked
Bu benim sık sık kullandığım bir teknoloji oldu, polis memuru olarak.This was a technology I would frequently deploy as a police officer.
Görev başındaki bir polis memurunu nasıl alıkoyarsınız, o... çocukları!How dare you imprison a police officer on duty! Bastards!
Polis memuru mu?A police officer?
Bir polis memurunu iktidarsız yapmak, onun görevini doğru dürüst yapmasını engellemektir.Making a police officer impotent is an obstruction of his duties.
Bir hükümet memuru yüzünden kalbin çarpıyor... ...ve uyuyamıyorsan ne yaparsın?What do you do when your heart beats faster, due to a government official and can't fall asleep?
Burada polis memuru olarak hapishane görevine gittim.I now went to a prison assignment as a police officer.
Normalde polis memurları hapishane görevi yapmak istemezler.Normally police officers don't want to do prison.
Babasının devlet memuru olduğunu düşünüyor.He thinks his father was a civil servant.
Babam memurdu ve o öldü.My father was a civil servant. He's dead.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.My father worked as a policeman in the city.
Bay He Jiu, bilirkişi memuru !Mr. He Jiu, the coroner.
Memur Zhou, Memur Hua, Kutlama mı var?Officer Zhou, Officer Hua, having a celebration?
Hayır! memur He Jiu yaktıNo, the coroner He Jiu did.
Devlet memurlarına rüşvet verip halkı sömürüyor!He conspired with officials to supress good citizens.
Memura rüşvet verip, vatandaşı sömürüyorsunYou conspired to suppress the good citizens.
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.Ordinary people: barbers, clerks, white-collar people.
Pekala memur bey, o gunle ilgili hatiralarim hic bir zaman yitip gitmediWell, officer, my memory of that day has never gone away
Saray memuru İsaya, ‹‹Efendim, çocuğum ölmeden yetiş!›› dedi.The nobleman said to him, "Sir, come down before my child dies."
Yusuf: "Beni memleketin hazinelerine memur et, çünkü ben korumasını ve yönetmesini bilirim" dedi."Appoint me over the granaries of the land," (he said); "I shall be a knowledgeable keeper."
Sen, onlara vekil olmağa memur değilsin.It is not for you to be their guardian.
Ey elçiler demişti, başka ne memuriyetiniz var?And asked them: "What matter, O angels, brings you here?"
On dokuz memuru vardır.Over it are nineteen (guards).
Ve şüphe yok ki size koruyucular memur edilmiştir elbette.Surely there are guardians over you,
Hiçbir kimse yoktur ki onun bir gözetip koruyan memuru bulunmasın.That over each soul there is a guardian.
Sizi topraktan O meydana getirdi. Sizi orada ömür sürmeye O memur etti.It is He who raised you from the earth and settled you upon it.
"Hem ben iman edenleri kovmaya memur değilim."I am certainly not one to drive away the believers.
Her can, kendisiyle beraber bir sevk memuru ve bir şahid bulunduğu halde gelir.Each soul will come with a driver and a witness.
Ben sizin üzerinize vekil değilim. (Sadece tebliğ etmekle memurum).I am not a guardian over you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
memur ile cümle - Sayfa 6 - memur kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App