Daha sonra, 1993 yazında, Atlanta'da iki polis memuruna saldırıldı ve suçlu bulundu.V březnu 2013 byl v Atlantě obviněn z napadení dvou fanoušků.
Saraya alınan acemilerin terbiyesine memur edilenlere de denir.Jako dvořané mohou být označeni také ti, kteří drželi nějaký dvorský úřad.
1898 ile 1908 arasında, Selanik Postanesinde posta memuru olarak görev yaptı.Între 1898 și 1908 a lucrat ca funcționar poștal la Oficiul Poștal din Salonic.
Hikmet Bey, Selanik’te Hariciye Nezareti’nde memur idi.Sciții erau un popor în răsăritul Daciei.
Belediyede 15 memur mevcuttur.În cadrul Primăriei activează 15 angajați.
Otuz yıl kadar memurluk yaptı.Sunt 30 de ani de când vă comand.
Babası bir memur idi.Domnul e un agent.
Son yıllarda eğitime verilen önem sonucu özellikle kamuda istihdam edilmiş pek çok memur bulunmaktadır.Stațiunea s-a făcut cunoscută în primii ani de activitate prin numeroasele lucrări publicate mai ales de prof.
Bu arada Rumeli Beylerbeyliği yapmış ve bundan sonra bir müddet devlet memurluğundan ayrılmıştır.Mihai alege o cale diplomatică și lasă, pentru moment, starea de lucruri existentă.
Hakimlik ve çeşitli bakanlıklarda memurluk görevlerinde bulunmuştur.Ei îndeplineau funcții judiciare și administrative într-un comitat.
Değişik kurum ve kuruluşlarda çalışan birçok memur vardır.Există o mare varietate de grupuri de lucru si alte comisii.
1908'e kadar Diyarbakır'da küçük memuriyetler yaptı.Ocupă diverse funcții în Diyarbakır, până în anul 1908.
Memurların sendika hakları kaldırıldı.S-a recurs la limitarea drepturilor sindicale.
Babası bir polis memuru, okul öğretmeni ve güzellik salonu sahibiydi.Mama ei a fost un mic întreprinzător, deținând o școală de dans și un magazin de bijuterii.
Asker, memur ve sivillerden oluşan toplam 1.673 kişi yargılanır.Fiecare grup de luptă era încadrat cu 1.362 de soldați și ofițeri.
Rüsumat memurluğu yapar.Un jurământ îndeplinit!
Mebuslukla devlet memurluğu birbirinden ayrılmalıdır.Administrația Sfântului Scaun este separată.
Sonrasında ise 5 yıl kadar memurluk yapmıştır.Apoi , ea a luat un curs de corespondență până când a împlinit 15 ani.
Genelde yeni Bolşevik devlet kurumları ve memurları büyük metropol alanlarının dışında yaşamıyorlardı.Noile instituții agricole și vocaționale au fost însă înființate începând de atunci în afara marilor orașe.
Memur Guliyev cepheye alındı.Căpitanul Gorecki a susținut prima variantă.
Banka memurudur.Este funcţionar bancar.
Polis memuru bir kurşun geçirmez yelek giydi.Ofițerul de poliție a purtat o vestă anti-glonț.
Tom polis memurlarından kaçtı.Tom a fugit de ofițerii de poliție.
Bir kafeden çıktıktan sonra, dört sivil polis memuru tarafından tutuklandı.Végül mikor kilépett egy élelmiszerboltból, négy civil ruhás rendőr letartóztatta.
Bu rolde cezaevi memuru rolünü oynamıştır.Itt az író egy börtönőr szerepét vállalta el.
Babasının reklâm memuru olması dolayısıyla ailesi 1763’te Lorch’a taşınmak zorunda kaldı.Az apa foglalkozása miatt többször lakhelyet változtattak: 1763-ban a család Lorchba költözött.
Şair devlet memurluğu yapmıştır.A költőt állami szolgálatra kötelezték.
Güvenlik memuru yanlarındaki çantayı açar ve Marshal’a niçin 5 silaha ihtiyaç duyduğunu sorar.Mars a biztonsági őrhöz fordulva azt mondja, ezért van szükség öt pisztolyra.
Babası Fransız konsolosluğunda görevli bir memurdu.Édesapja a francia kormánynak dolgozott konzulként.
Ayrıca bir polis memuru da vurularak şehit edilmiştir.Egy rendőrt lelőttek.
Çatışma sırasında bir polis memuru yaralanarak hayatını kaybetti.Az összecsapásban egy rendőr életét vesztette.
Günlük hayatına devam edebilmek için küçük bir ticarethanede memur olarak iş buldu.Parkolóőrként dolgozik, hogy biztosítsa mindennapi megélhetését.
Şubat 1867'de selamlık törenine memur oldu.1867 februárjában kegyelemmel szabadult.
Kısa bir süre banka memuru olarak çalışır, aynı zamanda köpek satıcılığı yapar.Fordítóként kezdett dolgozni, és rövid ideig a Kereskedelmi Bank alkalmazottja is volt.
Her memur görevinden sorumluydu.Ezen felül mindegyik tiszt felelős volt valamiért.
Tribunus: Kıdemli memur.Mélt., főtiszt.
Bu eczaneler, bizzat sağlık zabıtası memurları tarafından muntazam şekilde denetlenirlerdi.Az ott dolgozókat mindenesetre elővigyázatosságból evakuálták.
Asıl mesleği polis memurluğudur.Polgári foglalkozása rendőr.
Başlangıçta küçük memuriyetlerde bulundu.Kezdetben kisebb csapatokban szerepelt.
Müşterinin otelden memnun kalması resepsiyon memurunun elindedir.Csomagszállítás: a vendég kívánságára a szálloda munkatársa által.
Kurulduğundan beri dört memur görev sırasında hayatını kaybetti.Szolgálati feladatát teljesítve négy alkalommal végzett pályamódosítást.
Moskova Hükümeti, yani Moskova Belediye Başkanı Moskova şehir, en yüksek memur tarafından yönetilmektedir.Moszkva polgármestere a város közigazgatásának első számú vezetője, Moszkva Kormányának elnöke.
Ayrıca Kim'in babası ve üç kardeşi de Goryeo mahkemesinin memurlarıydı.William Murdoch apja és nagyapja is tengerészkapitány volt, csakúgy, mint nagyapjának négy testvére.
Köyün eğitim düzeyi çok yüksek olmasından dolayı gurbette çok fazla memur nüfusu bulunmaktadır.A bankszektorban dolgozók magas száma miatt igen nagy az átlagjövedelem is.
Moskova'da, bir memur ailesinde doğdu.Moszkvában, építész családjában született.
Bir süre gümrük ve vergi memuru olarak çalıştı.Rövid ideig lakatosként és építőmunkásként dolgozott.
Rüsumat memurluğu yapar.Szerzetesi fogadalmat tett.
Birçok iş değiştirdikten sonra vergi memuru oldu.A rendszerváltás után vállalkozó lett.
Hariciye Nezareti Mektubi Kalemi'nde memurluğa başladı (1862).Távírászként kezdett foglalkozni a távíró tökéletesítésével (1868).
Güvenlik memurları her yarışta raunt aralarında onların güvenli olup olmadığını kontrol eder.Minden versenyző vigyázzon a maga és mások biztonságára.
Recep Güleç, polis memuru.Ügynökvadászat, ügynökhajsza.
İstanbul'da kendisine memur olarak bir görev verilmeyince uzun süre yokluk içinde yaşadı.Sokáig élt nagy szegénységben mint munkanélküli.
Bir süre İlahiyat Fakültesi kütüphanesinde memurluk yaptı.Rövid ideig a Bibliothèque royale-t is vezette.
Ama Michael ölmemiştir ve polis memurunu öldürür.Roth túléli, Michael testőrét pedig lelövik a rendőrök.
Kalan nüfusun birçoğu çay fabrikalarında çalışır veya memurdur.Lakói közül sokan Csaca és Zsolna üzemeiben dolgozak.
Mevsimlik İşçi 235, daimi kadrolu İşçi 45 ve memur kadrosunda 17 personeli bulunmaktadır.A társaság 245 alkalmazottat foglalkoztat, a létszám 215 teljes állású foglalkoztatottnak felel meg.
Yıllar sonra polis memurumuz bir ıslahevinde bir kolu takma olarak çalışmaktadır."Pár nap múlva apám a minisztertanácsról hivatalába érkezvén erős füstszagot érzett a szőnyeg felől.
1809'da itfaiye memuru oldu.1899-ben helyi tűzoltóságot szerveztek.
Mülki İdare Amirliği Mesleğine, 1990 Yılında Siirt maiyyet memuru (Kaymakam Aday) olarak başladı.Az eredeti, munkástulajdonért szerveződő Munkástanácsok Országos Szövetsége megalakulásának segítése (1990).
Papa, Bernard Clairvaux'luyu İkinci Haçlı Seferi'ne katılma hakkında vaazlar vermekle memur etti.A pápa felkérte Bernátot, hogy hirdesse meg a második keresztes hadjáratot.