İlçede Kütüphane Memurluğu mevcut bulunmaktadır.Numera ligger även turistbyrån i Gamla biblioteket.
Personel, Gestapo ve Kripo'dan çağrılan polis memurlarından oluşuyordu.Personalen bestod av inkallade poliser från Gestapo och Kripo.
New York'ta sadece altı ay kaldıktan sonra, Berger Stockholm'e geri döndü ve memur olarak çalıştı.Efter bara sex månader i New York återvände Berger till Stockholm och arbetade som kontorist.
2009 yılında Amerika Birleşik Devletleri gümrük memurları 60.000 çift sahte UGG tespit etmiştir.У 2009 році співробітники митниці США конфіскували 60000 пар фальшивих чобіт UGG.
4 polis memuru öldü.4 військовослужбовців загинули.
Yahudilere, devlet memuru olma hakkı verildi.Євреї позбавлялися права перебувати на державній службі.
Los Angeles Bölge Savcılığı dört polis memuru hakkında darp ve orantısız güç kullanma suçundan dava açar.Окружний прокурор Лос-Анджелеса звинуватив чотирьох поліцейських в застосуванні надмірної насильства.
Whorf, bilime olan ilgisine rağmen, ömrü boyunca orada memur olarak çalışmış ve kariyer sahibi olmuştur.Незважаючи на свої наукові інтереси, Ворф залишився співробітником компанії на все життя і зробив кар'єру.
Moskova'da, bir memur ailesinde doğdu.Народився у Москві в сім'ї чиновника.
Asıl mesleği polis memurluğudur.За професією — поліцейський.
Kadın devlet memuriyetine girmeye başladı.Жінка захопилася веденням господарства.
Kalan nüfusun birçoğu çay fabrikalarında çalışır veya memurdur.Більшість населення працює або вчиться у Харкові.
Bir memurun oğluydu.У відставного майора був син.
Devlet memurlarının yerli kumaş kullanması zorunluluğu getirildi.Чиновників зобов'язали ходити в національному тибетському одязі.
Polis şefi emri verir ancak diğer polis memurları el hareketi çekerler ve oradan uzaklaşırlar.Вони його майже ловлять, але поліція допомагає йому і ті тікають.
13 yıllık memuriyetinden sonra işten çıkartıldı.Після 31 року було відпущено нею на волю.
Memurların sendika hakları kaldırıldı.Право власності відповідачів скасовано.
1971 yılında İzmir Maiyet Memurluğuna atandı.У 1971 р. вийшов на заслужений відпочинок.
Ayrıca bir polis memuru da vurularak şehit edilmiştir.При перестрілці був поранений також один з поліцейських.
İki memur da yaralandı.Тоді ж ще двоє військовослужбовців були поранені.
Erdem Kısa, polis memuru.Кліщ, поліцейський.
Yabancı dil bilenler gümrük memurluğu ve tercümanlık görevlerine bile atanmıştır.Для іноземців впроваджені курси польської мови та культури.
Ancak görevli ne bir hemşire ne de bir sağlık memuru veya doktoru vardır.Але йому нічого не приносить задоволення — ані дружина, ані коханка, ані робота, ані друзі.
İki de memur yedek üyesi vardır.Групи мають по два військовослужбовця.
"Nihat", memurluk yaptığı dönemde kullandığı mahlasıdır.Шекель (міра) — стародавня міра маси,яку використовували у Межиріччі.
1995 yılında memuriyetten istifa ederek özel sektöre geçmiştir.В 1995 році внесений до державного переліку обов'язкового приватизування.
Bugünkü belediye zabıta memurlarının vazifesini o dönemde muhtesipler görmekteydi.Міські закони строго регулювали тривалість робочого дня в ті часи.
İlçede Kütüphane Memurluğu mevcut bulunmaktadır.Бібліотека має статус загальнодоступної.
Babası bir memur idi.Його батько був офіцером.
Burada tarım hizmetlerinde memur olarak çalışmaya başlamıştır.Він починав працювати у цьому підрозділі як старший агроном.
Babası bir devlet memuruydu ve bilinmeyen bir sebepten dolayı hayatını kaybetti.Його мама померла при пологах, а батька з невідомої причини не було поряд.
Olayda makam şoförü ile bir polis memuru öldü.Були вбиті на капітанському містку вахтовий начальник і боцман.
40'a yakın polis memuru başka illere nakledildi.Як головний тренер додав ще 40 очок.
Ben bir polis memuruyum.Я поліцейський.
5 Haziran 1985 doğumlu olan oyuncu memur bir ailenin tek kızı olarak Diyarbakır ’da dünyaya geldi.Народилася 5 червня 1985 року в Діярбакирі.
Özel giysiler şamanlar ve memurlar için yapılır.Speciální šaty jsou vyrobeny pro šamany a úředníky.
Alt düzey bir memur olan Francesco Gramsci'nin yedi oğlundan biriydi.Byl čtvrté ze sedmi dětí nižšího úředníka Francesca Gramsci.
Asıl mesleği polis memurluğudur.Civilním povoláním je policistka.
İki memur da yaralandı.Zraněni byli i dva policisté.
Polis memuru Michael'ın öldüğünü sanır.Byla si jistá, že je Michael mrtvý.
Aynı devlet memuriyetine ancak on yıl geçtikten sonra tekrar tayin olunabilecekti.Jejich touha mohla být naplněna až o deset let později.
2010’da Britanya İmparatorluğu Madalyası (OBE) Memurluğu 'na atanarak onurlandırıldı.V roce 2010 byl oceněn Řádem britského impéria (OBE).
Soruşturma kapsamında iki polis memuru gözaltına alındı.Inspekce obvinila dva policisty.
Moskova Hükümeti, yani Moskova Belediye Başkanı Moskova şehir, en yüksek memur tarafından yönetilmektedir.Vláda Moskvy je vedena nejvyšším úředníkem města, tj. starostou Moskvy.
Polis memurları, aracın içinde biri dolu iki tabanca bulduklarını söylediler.Všichni dostali dvě otázky: Nosil jste u sebe zbraň?
1915'te devlet memurluğundan ayrılıp tüm zamanını yazarlığa ayırdı.V roce 1954 zanechal své veřejné práce a celý svůj čas zasvětil psaní.
1814 ve 1829 yılları arasında Kassel’deki kütüphanede sekreter olarak memuriyet görevi yapmıştır.V letech 1814–1829 působil jako sekretář knihovny v Kasselu.
Moskova'da, bir memur ailesinde doğdu.Narodil se v Moskvě v rodině vojáka.
Sonra düzenli olarak terfi etti, gişe memuru, yer gösterici, sahne şefi asistanı ve ışık operatörü oldu.Postupně byl povyšován na pokladního, uvaděče, asistenta inspicienta a osvětlovače.
Ayrıca 400 adet sivil memur da burada görev yapmaktadır.Na místě jej střeží na 400 policejních úředníků.
Aynı yıl Edirne maiyet memurluğuna atandı.Ve stejném roce mu byl udělen Řád Za zásluhy.
Devlet memurluklarında önemli değişiklikler yapmaya koyuldu.Bylo však třeba učinit zásadní změny v jejím vedení.
1996'da İstanbul’a yerleşti ve banka memurluğundan istifa edip tümüyle yazarlığa yöneldi.Roku 2003 opustil zaměstnání v bance a naplno se věnuje výtvarné tvorbě.
Bir süre devlet memuru olarak çalıştı.Zde chvíli pracoval jako úředník.
Khali, profesyonel güreş kariyerine başlamadan önce, Punjab devlet ofisinde polis memurluğu görevinde bulundu.Před zahájením profesioální wrestlingové kariéry byl policistou v indickém státě Paňdžáb.
Londra'da bir sigorta komisyoncusunda çaycı ve dosyalama memuru olarak işe başladı.V Londýně si našel práci jako fakturant.
2 Ağustos 1952'de İstanbul'da, devlet memurluğu yapan çiftin tek çocuğu olarak doğdu.25. října 1102 se vévodskému páru narodil syn.
On bir yıl devlet memurluğu yaptı.Pro veřejnost byl jedenáct let uzavřen.
Memurluğa Babıâlı Tercüme Odası'nda başladı.Po odchodu z horní komory parlamentu se věnuje překladatelské činnosti.
Devlet memuru ailenin iki çocuğundan biridir.Dodal, že jeden z těch dvou policistů je otcem velké rodiny.