1970'lerde memur olarak görev yapmıştır.W latach 70. był urzędnikiem policyjnym.
2004 yılında doğal yaşamı koruma memurları Arizona’nın güneyinde jaguarları görüntülediler.W 1996 i od 2004 urzędnicy w Arizonie fotografowali i dokumentowali życie jaguarów na południu stanu.
Burada bir süre madenlerde polis memurluğu görevinde bulundu.Przez krótki czas mieściły się tu biura Admiralicji.
Daha sonra 1982'de ölümüne dek memur olarak çalıştı.Pracował naukowo aż do śmierci w 1982 roku.
Babası, Posta-Telgraf memurlarından Hakkı Bey’dir.Jego ojciec był kierownikiem urzędu pocztowego.
Belki son zamanlarda iki Avusturyalı polis memurunun Ocak 2009'da tutuklanması etkili olmuştu.Wojskowy został uwolniony przez włoską policję w styczniu 1982 roku.
Burada bulunan İngiliz subaylar ve memurlar tutuklandı.Z początku umieszczono tutaj oficerów brytyjskich i francuskich.
Devlet memurudur.Państwo zawłaszczone?
8 Ekim - İşçi ve memur emeklilerine yeni zam kabul edildi.2) Jeżeli 8 grudnia jest dniem roboczym, pracownicy sklepów mogą pracować.
4 polis memuru öldü.Zginęło 14 funkcjonariuszy.
1902'de Broadway'de memurluk yaptı.W 1970 roku zadebiutował na Broadwayu.
Siyaset yapmadan önce bir devlet memuruydu.Przed wojną był urzędnikiem.
Burada tarım hizmetlerinde memur olarak çalışmaya başlamıştır.Został urzędnikiem w tamtejszym nadleśnictwie.
Bu eczaneler, bizzat sağlık zabıtası memurları tarafından muntazam şekilde denetlenirlerdi.Dane te były skrupulatnie weryfikowane przez urzędników z Hauptstelle.
Polis, 50'den fazla memuru gözaltına aldı.Dzięki jego zeznaniom aresztowano ponad pięćdziesięciu tajnych działaczy.
Bu yapının diğer bölümünüde memurlar-esnaf ve işçiler oluşturur.W skład komisji wchodzą funkcjonariusze i pracownicy tego zakładu.
Babası bir memur idi.Jej ojciec był oficerem.
Paris'te hukuk okuduktan sonra memurluk,gazetecilik ve yazarlık yaptı.W czasie trwania wojny domowej w Hiszpanii modlił się, czytał i studiował.
Babası Royal Canadian Mounted Police görevlisi olan özel polis memurudur.Oficer policji - Oficer Kanadyjskiej Królewskiej Policji Konnej.
1983'te devlet memurluğundan ayrıldı.Z urzędu prefekta zrezygnował w 1983.
Her Sayma Memuru, bu alan için bir referandum ekibine sahiptir.W drafcie każdy zespół ma numer, z którym będzie wybierał.
Ders verenlerin büyük bölümü kültür sahibi yüksek devlet memurları idi.Właścicielami kluczy są wysocy urzędnicy państwowi.
Cüveynî İmparatorluğun çok önemli bir memuru olur.Jako książęcy zięć stał się kimś zdecydowanie ważniejszym.
İşçi ve memurlara sendika kurma hakkı ile grev hakkı tanınmıştır.Ograniczone pozostają prawa związkowe, w tym prawo do strajku.
Bir komiser muavini öldü, iki polis memuru yakalandı.Zajęli posterunek policji, zabijając przy tym dwóch funkcjonariuszy.
1898 ile 1908 arasında, Selanik Postanesinde posta memuru olarak görev yaptı.W latach 1889–1903 poza wojskiem – urzędnik pocztowy.
İki de memur yedek üyesi vardır.Prezydent ma dwóch zastępców.
Polonya'nın Yurtdışı Teşkilatının örnek bir memuruydu.Był wzorowym urzędnikiem polskiej Służby Zagranicznej.
Ölenlerden 17'si polis memuru, 24'ü isyancı ve 61'i sivildi.Bland de döda fanns 17 poliser, 24 upprorsmakare och 61 civilister.
Babası José Luis Casillas, Millî Eğitim Bakanlığı'nda bir memurdu.Hans pappa heter José Luis Casillas och är tjänsteman vid utbildningsministeriet.
Babası Royal Canadian Mounted Police görevlisi olan özel polis memurudur.Den fick då namnet Royal Canadian Mounted Police.
Asıl mesleği polis memurluğudur.Hennes yrke är polis.
Memur Barbrady: Kasabanın tek polis memurudur.Konstapel Barbrady, en polis i staden.
Aedilis (Latince: aedes, aedis kökünden "Tapınak", "yapmak"), Roma İmparatorluğunda bir memuriyet biçimidir.Edil (latin: aedilis, av aedes, 'rum', 'tempel') var en typ av ämbetsman i antikens Rom.
Karakoldaki üç polis memuru kayboldu.Tre poliser från Berkutpolisen har gripits.
Polis memuru Michael'ın öldüğünü sanır.Polisen tror då att Williamson är död.
Daha sonra Maliye Bakanlığı'nda devlet memurluğuna başladı.Det var därför som Secret Service löd under finansdepartementet.
Buralarda yaklaşık 250 işçi ve memur istihdam edilmektir.Omkring 150 officerare och civila anställda arbetar här.
Ancak devlet memurlarından yardım alamadı.Han fick inget hjälp från den federala regeringen.
1983'te devlet memurluğundan ayrıldı.Han lämnade styrelsen 1983.
Bir müddet Divan-ı Hümayun Kalemi'ne devam etmişse de, babasının vefatından sonra memuriyeti bırakmıştır.Därefter bosatte han sig på godset Hakunge som han ärvt från sin far.
Başlangıçta küçük memuriyetlerde bulundu.De var i början i minoritet.
Babası bir memur idi.Hans pappa är agent.
Eğitimini tamamlamasının ardından 1 Mart 1888'de Yıldız Kütüphanesine memur tayin edildi.Efter att ha blivit färdigutrustad togs hon sedan i tjänst av flottan den 1 februari 1896.
1809'da itfaiye memuru oldu.Ytterligare en stadsbrand skedde 1809.
Sonrasında polis memuru Burak Yıldız'ı öldürdü.Senare låter han Dödsstjärnan attackera basen.
Onu sorgulayan polis memuru ise onun anlattıklarına güvenmiyordur.Sorgligt nog tror inte polisen på honom senare när han försöker berätta detta.
Aynı yıl Posta ve Telgraf Nezareti Telgraf Kalemi (Fen Şubesi)'ne memur olarak atandı.Året efter skapades ministeriet för Posten och Telegrafen (Postes et Télégraphes).
Sonradan Elazığ'da iskan memurluğu yapar.Snart därefter lämnar de häckningsområdet.
Memuriyet hayatının on beş yaşından önce başladığı tahmin edilir.Nattarbete tillåts redan från 15 års ålder..
Çin'de bu dile guānhuà (官话), memurların dili denmekteydi.Ordet är en översättning av kinesiska guānhuà (官話; 官话) som avser mandarinernas språk.
Katil polis memuru ile de karşılaşır.Polisen fick även gärningsmannen namngiven.
Soyguncuların planı kasadaki sorumlu memur kasayı açmayı reddedince bozuldu.Le Matin krävde att kassaskåpet skulle öppnas.
Kadrolarında devamlı memur şeklinde on altı bin kişi (tahmini) çalışmaktadır.Under festen arbetar totalt 12 000 personer.
Birkaç ay sonra İzmir'de Divan-ı Harp üyesi ve tahkik memuriyeti ile görevlendirildi.TNS representeras i Sverige under ett antal år av TNS Gallup med sidobolag.
Otuz yıl kadar memurluk yaptı.Därtill satt hon som ordförande i trettio år.
Philip Johan von Strahlenberg (1676–1747) Alman kökenli İsveçli askeri memur ve coğrafyacıdır.Philip Johan von Strahlenberg (1676–1747), officier och kartograf.
Fransa'da bir devlet memurunun çocuğu olarak doğdu.Han föddes i Paris som son till en fransk general i armén.
KESK, memur sendikaları konfederasyonu kuruldu.Efterhand slöt sig de lokala fackföreningarna samman i distriktsförbund.
1906’da Gördes Belediyesi’nde memurluk yapmaya başladı.1906, Då Tekniska Samfundet i Göteborg besökt”.