Ana içeriğe geç
Sözlük

memur ile cümle

memur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Karakoldaki üç polis memuru kayboldu.I tre agenti si trovano al distretto di polizia.
4 polis memuru öldü.Muoiono anche quattro agenti di polizia.
Babası Royal Canadian Mounted Police görevlisi olan özel polis memurudur.La polizia è sotto la responsabilità della Royal Canadian Mounted Police.
Rattenhuber Münih'te doğdu ve bir polis memuru olarak kariyer yaptı.Rattenhuber nacque a Monaco di Baviera, dove iniziò la propria carriera come poliziotto.
1902'de Broadway'de memurluk yaptı.Lavoro che rifece a Broadway nel 1902.
Sefere Belçikalı bir memur ve aynı zamanda geminin sahibi olan Adrien de Gerlache liderlik etti.La spedizione fu condotta dall'ufficiale belga Adrien de Gerlache, proprietario della nave.
Moskova Hükümeti, yani Moskova Belediye Başkanı Moskova şehir, en yüksek memur tarafından yönetilmektedir.Il governo di Mosca è guidato dal più alto ufficiale della città di Mosca, vale a dire il sindaco di Mosca.
2003 yılında çekilen Jay-Z/Beyoncé "'03 Bonnie & Clyde" klibinde şef polis memurunu oynamıştır.Nel 2002 compare nel videoclip 03 Bonnie & Clyde di Jay-Z e Beyoncé nelle vesti di un ufficiale di polizia.
Alison Lohman - Christine Brown: Bankada çalışan genç bir kredi memuru.Alison Lohman è Christine Brown, una giovane impiegata di banca, mite e ambiziosa.
Babasının yerel sicil memurluğu ofisinde çalıştı ve sadece sekiz yaşında iken babası öldü.Il padre lavorava in un ufficio locale di registrazione e morì quando Karl aveva solo otto anni.
Beraberinde yirmi civarında subay, asker ve sivil memur bulunmaktaydı.Al suo comando, vi erano solo 200 tra soldati e ufficiali.
Devlet memurluklarında önemli değişiklikler yapmaya koyuldu.Nel frattempo, sembrerebbero essere stati attuati dei cambiamenti nei comandi militari.
Sağlık ocağıve saglık evi vardır fakat saglık memuru yoktur.Devono costruire una casa per senzatetto ma il salario è minimo.
Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır.Il racconto di lui termina nell'ospedale psichiatrico giudiziario.
Serinin adı New York şehrinde polis memuru olan Max Payne'den gelmektedir.La serie prende il nome dal suo protagonista, Max Payne, poliziotto della NYPD.
Sağlık ocağı var sağlık memuru bulunmamaktadır.L'ufficiale non sta bene ed ha bisogno di un dottore.
Onu sorgulayan polis memuru ise onun anlattıklarına güvenmiyordur.La sorella, che lo ha ingaggiato, non gli crede.
Delegelerin %39'u işçi, %32,5'i memur, %20'si köylülerden oluşuyordu.Il 39% era costituito da operai, il 20% da contadini, il 32,5% da colletti bianchi, e l'8,5% da altri gruppi.
Kent seçkinleri dinsel önderler, varlıklı toprak sahipleri ve yüksek rütbeli sivil memurlardan oluşmakta idi.L'élite era composta dai sacerdoti, dai ricchi proprietari terrieri e dagli impiegati statali d'alto rango.
İddialı bir banka memurudur.È sede di una banca.
Ayrıca bir polis memuru da vurularak şehit edilmiştir.C'è notizia che sia stato sparato un colpo contro la Polizia.
Şair devlet memurluğu yapmıştır.Il papa affida loro la gestione dello Stato.
Franck Brinsolaro, 49, (SDLP) polis memuru, Charb'ın koruması olarak atandı.Uno degli agenti di polizia uccisi, Franck Brinsolaro, era la guardia del corpo di Charb.
Yerel yönetimlerde memurluk olarak yöneticilik yapmıştır.Da ispettori diventeranno amministratori.
1840), Norveçli memur ve siyasetçi.201 c.p.p.), politico o militare.
Cüveynî İmparatorluğun çok önemli bir memuru olur.La cavalleria sarebbe divenuta un importante strumento.
İşçi ve memurlara sendika kurma hakkı ile grev hakkı tanınmıştır.Si negava a tutti i dipendenti pubblici il diritto allo sciopero.
Rüşvet alırken yakalanan memur tutuklandı.Пойманный на взятке чиновник арестован.
Babası, Rüsamet Emaneti (Gümrükler memur) Süleyman Hayri Bey'dir.Его отец тогда был раджой (наследником) престола султаната.
1951 yılından 1954 yılına kadar Zimmerman Bavyera'da memur oldu ama 1963 yılında bir avukat oldu.С 1954 по 1954 годы Циммерман — чиновник в Баварии, но в 1963 году становится адвокатом.
Los Angeles Bölge Savcılığı dört polis memuru hakkında darp ve orantısız güç kullanma suçundan dava açar.Окружной прокурор Лос-Анджелеса обвинил четверых полицейских в применении чрезмерного насилия.
4 polis memuru öldü.Погибли 4 полицейских.
Dış işlerin idaresi için tarafımızdan memurlar atanmıştır.Нами уже назначены чиновники для ведения иностранных дел.
Demir madenleri memuru olan babası 1751'de öldü.Его отец, мелкий служащий на металлургическом заводе, умер в 1751 году.
Babası Royal Canadian Mounted Police görevlisi olan özel polis memurudur.В этом смысле она схожа с канадской Royal Canadian Mounted Police.
Yahudilere, devlet memuru olma hakkı verildi.Евреи лишались права нести государственную службу.
Delegelerin %39'u işçi, %32,5'i memur, %20'si köylülerden oluşuyordu.39 % делегатов составили рабочие, 32,5 % служащие, 20 % — крестьяне.
Ve onlara ganimetten pay ve yüksek memuriyetler vadederdi.Также, у них были боги Доля (удача) и Недоля (неудача).
Bir süre öğretmen ve memur olarak çalışmıştır.Какой-то период работал учителем и чиновником.
Hiçbir vali ya da yüksek memur ona danışılmadan atanmaz oldu.Ни премьер, ни адмиралтейство не послали ему ответа.
3 Ocak 2019 tarihinde Brandi Rhodes, şirketin baş marka memuru olarak duyuruldu.3 января 2019 года жена Коди — Брэнди Роудс была объявлена ​​бренд-директором компании.
Moskova'da, bir memur ailesinde doğdu.Родился в Москве в семье офицера.
Asıl mesleği polis memurluğudur.По основной профессии — полицейский.
Başlangıçta küçük memuriyetlerde bulundu.Первоначально он продавался скромно.
2002 yılından itibaren senato idari memuru olmuştur.С 2002 г. — генерал армии.
25 Eylül 1928 tarihinde memuriyetten emekliye ayrıldı.25 сентября 1928 года принял вечные обеты.
Resmi pasaport: Millet Meclisi üyelerine ve memurlara verilir.Официальный паспорт: выдаётся членам Национальной Ассамблеи и гражданским работникам.
Sağlık ocağı var sağlık memuru bulunmamaktadır.Картера зовут на помощь, так как не хватает врачей.
Burada bulunan İngiliz subaylar ve memurlar tutuklandı.Также здесь стали селиться британские военные и чиновники.
Takım suç mahallini araştırırken arka bahçedeki kulübede patlayıcılar patlar ve iki memur ölür.Когда полиция обыскивает гараж во дворе дома, раздаётся взрыв, погибают двое полицейских.
İki de memur yedek üyesi vardır.У него есть 2 заместителя.
Soruşturma kapsamında iki polis memuru gözaltına alındı.Более двух миллионов сотрудников полиции были привлечены к расследованию.
Ayrıca bir polis memuru da vurularak şehit edilmiştir.Милиционера подозреваемый также ударил.
Polis memuru Michael'ın öldüğünü sanır.Врач объявляет, что Кайл погиб.
Memur Sendikaları Konfederasyonuyla birlikte faaliyet yürütmektedir.Отношения профсоюза с властями продолжают накаляться.
Otuz yıl kadar memurluk yaptı.В течение 30 лет был сенатором.
Devlet memurlarının yerli kumaş kullanması zorunluluğu getirildi.Чиновников обязали ходить в национальной тибетской одежде.
Strategema kelimesini ilk olarak eski Roma memuru Sextus Julius Frontinus bir kitabında kullandı.Об этом же упоминал и римский политик и военный писатель Секст Юлий Фронтин.
Memur Barbrady: Kasabanın tek polis memurudur.Офицер Ба́рбреди (англ. Barbrady) — сотрудник полиции.
Memuriyet hayatında kurduğu dostluklar, kendisini yetiştirmesinde yardımcı oldu.Незнакомые люди, увидев его творение, помогают ему в строительстве.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod