Ana içeriğe geç
Sözlük

memnuniyet ile cümle

memnuniyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
(Bunu memnuniyetle karşılasam da kabul etmem mümkün değil.)('Sembra che io non possa farlo') Il est possible qu'il vienne.
Hiçbir memnuniyet de sürekli değildir, ondan çok daima yeni bir çabanın yeni başlangıç noktasıdır.Il singolo Why Does It Always Rain on Me è stato il primo grande successo.
Tabi ki, memnuniyetle.Конечно, с удовольствием.
Elbette, memnuniyet duyarım.Конечно, с удовольствием.
Onun yüzünde bir memnuniyet görüntüsü belirdi.На его лице появилось выражение удовлетворенности.
Memnuniyetsizliğinin ne olduğunu açıklayabilir misin?Ты можешь объяснить своё недовольство?
Memnuniyetle lahana turşusu yerim.Я бы с удовольствием поел квашеной капусты.
Bu deklerasyonu Siyonist Federasyonu'nun bilgisine sunmanızdan memnuniyet duyacağım.Я был бы весьма признателен Вам, если бы Вы довели эту Декларацию до сведения Сионистской федерации.
Yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.Я была рада помочь!
İlk boşanma kilise çevrelerinde memnuniyetsizlikle karşılanmıştı.Оба мужа находились в недопустимой степени родства с ней с точки зрения церкви.
Moskova'da bulunduğu müddette Häyhänen'den duyduğu memnuniyetsizliği üstlerine bildirdi.Неудивительно поэтому, что в числе вызванных в Москву для увещания оказался и он.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı.Подчиняется Костинскому территориальному управлению.
Misafir kutsaldır ve hiçbir memnuniyetsizliğine mahal verilmeyecek şekilde ağırlanır.Девушка привыкла жить в роскоши и ни в чём себе не отказывать.
Dünyanın geri kalanı olarak biz, sizi memnuniyetle ve keyifle takip edeceğiz."إذا نحن أثنينا عليك بصالح " .
Oyundaki başarı göstergeleri pozitif bütçeyi korumak ve vatandaş memnuniyetini yüksek tutmaktır.ومؤشرات النجاح هي: الاحتفاظ بميزانية موجبة وسعادة المواطنين.
Halen ağaçlandırılacak yerimiz vardı ve “memnuniyetle ” dedik.كان الزاوي "متشوقًا ومسرورًا"، وذكر أنه كان "...
Yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.Eu fiquei muito feliz em ajudar!
Senato yeni İmparatoru onayladı ve birçok eyâlet memnuniyetle Gordian tarafına geçti.O senado confirmou o novo imperador e a maioria das províncias ficaram contentes.
İlk eleştiriler memnuniyet vericidir.As primeiras sensações são de conforto.
Kendisi de memnuniyetle karşıladı.Mas nos recebia com alegria.
Rick buna onay verir ve grubun geri kalanı Rick'in onayını almış olmaktan duydukları memnuniyeti gösterir.Rick mostra sua aprovação, e o resto do grupo responde com entusiasmo.
Rusya içinse durum memnuniyet vericiydi.Sua recepção na Rússia foi extremamente positiva.
Obi-Wan ise kendisinden memnuniyetini dile getirir ve sabretmesini öğütler.Bison declara que a manterá viva para satisfazer sua alma.
Hiçbir memnuniyet de sürekli değildir, ondan çok daima yeni bir çabanın yeni başlangıç noktasıdır."Nunca desista" é o grande lema do seu novo trabalho.
Tahtta çok uzun süre kalamadıklarından dolayı bu memnuniyetsizlik uzun sürmedi.Mal sabiam que o jogo não se estenderia muito mais.
Memnuniyetle sana yardımcı olacağım.Estarei encantado de ajudá-lo.
Hayatın dört meyvesi: Hakikat, memnuniyet, tefekkür ve Naam.Vier Vruchten van het Leven: Waarheid, Tevredenheid, Contemplatie en Naam (in Naam van God).
Polonya'nın geri dönüşü Avrupa Yayın Birliği'nde memnuniyetle karşılanmıştır.De heroprichting werd toegejuicht vanuit Polen.
Kullanıcı demografisi – Kullanıcıların kimlikleri öneri memnuniyetlerini etkileyebilir.De afdeling AG Usability (bruikbaarheid) van het project ondervraagt gebruikers om verbeteringen te bereiken.
Kendisi de yeni şato sahibini karşılayan ilk köylü olmaktan memnuniyet duyduğunu soyler.Hij besluit zich voor te doen als de nieuwe priester van het dorpje.
Size memnuniyetle ve bedava Almanca öğretmek isterim.Ik wil u graag en gratis Duits leren.
Evet, memnuniyetle.Ja, met veel plezier.
Bu deklerasyonu Siyonist Federasyonu'nun bilgisine sunmanızdan memnuniyet duyacağım.Byłbym wdzięczny, gdyby zechciał Pan zapoznać z tą deklaracją Federację Syjonistów.
Hiçbir sürümün memnuniyet verici olduğunu zannetmiyorum.Żadna nie wydaje się satysfakcjonująca.
Michael'da kaçış planını yürütebilmek için memnuniyetle kabul eder.Zastanawiają się nad planem ucieczki.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı.Administracyjnie region przynależał do guberni kurlandzkiej.
Liderler, ortak basın toplantısında, görüşmelerle ilgili memnuniyetlerini dile getirdiler.Na końcowej konferencji prasowej organizatorzy wyrazili zadowolenie z wyników oglądalności.
Aralarında birçok memnuniyetsizin de bulunduğu bu grup, Robespierre tarafından ezilmiştir.Zostali oni przychylnie powitani przez członków Zgromadzenia Narodowego, w tym – przez Robespierre'a.
Fakat halk memnuniyetsizliğini dile getirmeye, Kreon’a karşı çıkmaya cesaret edemez.Na nieszczęście jednak nie ma jeszcze odwagi przeciwstawić się Sunny'emu.
(Bunu memnuniyetle karşılasam da kabul etmem mümkün değil.)Ja tack, om ni vill vara så vänlig.)
Bu deklerasyonu Siyonist Federasyonu'nun bilgisine sunmanızdan memnuniyet duyacağım.Jag skulle vara tacksam om Ni ville göra denna deklaration veterlig för den Sionistiska federationen.
Hiçbir sürümün memnuniyet verici olduğunu zannetmiyorum.Och inte en enda människa såg glad ut!
Bundan büyük memnuniyet duydum."Jag är så otroligt glad för det."
Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı.Обрано споруду Прилуцької районної державної адміністрації.
Yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.Я певен, що Ти допомагатимеш нам.
Kendisi de memnuniyetle karşıladı.Я приймаю її із задоволенням.
Rusya içinse durum memnuniyet vericiydi.Відносини з Росією були складним.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, bu karardan memnuniyet duyduğunu açıklamıştır.Політичне керівництво країни висловило задоволення цим рішенням.
Evet, memnuniyetle.Так, залюбки.
Antik çağda, tahıl hasadı yedi hafta sürerdi ve bu dönem memnuniyet zamanıydı.V biblických dobách trvala sklizeň obilí sedm týdnů a byla obdobím radosti a veselí.
Kendisi de memnuniyetle karşıladı.Přivítali ho tam s velkou radostí.
Rusya içinse durum memnuniyet vericiydi.Kvůli lepším podmínkám v Rusku zůstal.
Hiçbir sürümün memnuniyet verici olduğunu zannetmiyorum.To však neznamená, že by nám všechny věci připadaly zábavné.
Bundan büyük memnuniyet duydum."Jsem s tím poměrně spokojená“.
Hiçbir memnuniyet de sürekli değildir, ondan çok daima yeni bir çabanın yeni başlangıç noktasıdır.Astfel de manevre nu reușesc întotdeauna, ceea ce este un motiv în plus de teamă pentru începători.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı.Acum este succedată de Unitatea Teritorială Administrativă Găgăuzia.
Genellikle müşteri memnuniyetinden dolaylı (endirekt) olarak ölçülür.De obicei, un risturn se acordă: în funcție de importanța clientului.
Hiç kimse, öneriyi memnuniyetle karşılamadı.Nimeni nu a salutat propunerea.
Gelmekten memnuniyet duyarım.Aș fi încântat să vin.
Tom memnuniyetle kabul etti.Tom a acceptat cu bucurie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod