Ana içeriğe geç
Sözlük

memnun ile cümle

memnun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O senden memnun olacaktır.Han bliver glad for historien.
Boba Fett'te memnunlukla Sarlacc'ın midesine düşer.Mange fans troede ikke på, at Boba Fett døde i maven på Sarlacc.
Büyücüler Kraliçesi planının gerçekleşmesinden çok memnundur.Kongen blev dybt oprørt over dronningens død.
Fakat bundan hiç de memnun değildir.Hun er ikke glad for dette.
Ancak Macar halkı bu işgalden memnun değildi.Men ikke kun byens borgere var interesseret i renoveringen.
"Isıyah"ın birkaç amacı vardır: Yer Ruhlarını memnun kılmak.Fedtegreven har ét mål i livet – at tjene penge.
Sizi neler hangileri memnun etmektedir?Hvem bekymrer sig om deres stolthed?
"O olursa pek âlâ memnunuz" der.Og afslutningsvis: "Det ville være beundringsværdigt, hvis de morer sig storartet.
Tek bir çekimin tamamlanması, yönetmen çekimden tamamıyla memnun olana kadar, dört gün sürdü.Det tog dem fire dage at passere dette sted, ifølge forfatteren.
Bu tartışmada Euthypro "tanrıları memnun eden şeyin kutsal olduğunu" söyler.Euthyphro svarer, at det fromme er det, som guderne elsker.
Herkes memnundu.Alle var tilfredse.
Sonuçtan memnundu.Han var tilfreds med resultatet.
Evlendiğimize memnun oldum.Jeg er glad for at vi er blevet gift.
Papa bu habere çok memnun oldu.Paven uttrykte stor tilfredshet med dette.
Ben de çok memnun oldum.I tillegg er det ganske fornøyelig.
Yapmam için beni zorlamadılar; ama yaptığım için memnundular."Jeg er ikke kommet for å oppheve, men for å oppfylle.»
Rusya'da bundan memnun değildi.I Russland var man misfornøyd med traktaten.
Rick bu durumdan pek memnun değildir.Larry er imidlertid ikke interessert.
Böylece herkes ihtiyacına göre olabildiğince memnun edilmiş olur.Sørg for at de får alt de trenger.
Bazı eleştirmenler de filmin karmaşık yapısından memnun oldu.De norske kritikerne var også fornøyd med filmen.
Robert, kendisine pay edilen güçten memnun değildi ve babası ve kardeşleri ile şiddetli bir çekişmeye girişti.Han var også misfornøyd med fordeling av makt og posisjon, og kranglet heftig med faren og brødrene.
Ancak hayatlarından memnundurlar.Disse holder gjerne sammen livet ut.
Rock ise heyecanlı ifadelerle ''Ben Oscar'a ev sahibi olacağım için çok memnunum.«Trent Reznor: 'I Am Truly Stunned' to Win an Oscar».
Ancak durum halen memnun edici değildi.Da ble det ikke så spennende lenger.
Büyücüler Kraliçesi planının gerçekleşmesinden çok memnundur.Kongen ble dypt opprørt over sin dronnings død.
Moskova'da bulunduğu müddette Häyhänen'den duyduğu memnuniyetsizliği üstlerine bildirdi.Han utmerket seg ytterligere ved den katastrofale retretten fra Moskva.
Ancak Macar halkı bu işgalden memnun değildi.Befolkningen var ikke begeistret for deres tilbakekomst.
Meyer iki ana karakteri oynayacakların seçiminden dolayı memnun olmuştu.Mayer var uenig med Cukor i to av hans valg av skuespillere.
Ancak mutluluk daha çok iyi bir yaşam tarzı ve halinden memnun olmayı ifade eder.Velvære ble definert som en sammensetning av opplevd lykkelighet og tilfredshet med livet.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Ekteskapet var vanskelig fra begynnelsen.
Ama Williams sonuçtan memnun kalmadı.Fahr ble ikke fornøyd med resultatet.
(Bunu memnuniyetle karşılasam da kabul etmem mümkün değil.)(Muligens var dette den eneste, men det vet vi ikke med sikkerhet.)
Bundan memnun olmalıyız.Saya puas sekali akan hal itu.
Bundan memnun olsam da olmasam da, bu diğerlerinin hoşuna gitse de gitmese de...'Saya tidak peduli jika yang lain tidak suka, Saya akan merasa senang jika yang lain begitu."
Burada 3 yıl çalışsa da pek memnun olmadığı bu işi bıraktı.Selama 3 tahun ia di sana, nilai-nilainya nyaris tidak memuaskan.
Allah her şeyin doğrusunu bilir ki; çok sevindik ve memnun olduk.Pengertiannya yaitu; Kita dan semuanya adalah bagian dari dzat Allah.
RHCP üyeleri de Slovak'ın yerine aldıkları gitarist Jack Sherman'dan memnun değildir.Hal ini merupakan saat yang tepat, karena grup band tidak puas dengan gitaris pengganti Slovak, Jack Sherman.
Fakat bundan hiç de memnun değildir.Namun dia masih belum juga puas.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Awalnya pernikahan tersebut tidak begitu baik.
Ancak, Styles bu saldırıdan memnun görünmüyordu.Matilda tampaknya tidak terkesan oleh rencana ini.
Ancak, daha sonra Jackson aniden bu planı iptal etti çünkü performanstan memnun değildi.David menjadi sorotan pada malam itu, karena menyanyikan lagu tersebut tanpa cela.
Fakat sonuçtan memnun kalınmadı.Tapi hasilnya tidak menggembirakan.
Başa geçerken yaşanan olaylardan ötürü Claudius senatoyu memnun etmek için büyük özen gösterdi.Claudius merasakan penderitaan yang sangat berat untuk menyenangkan hati para Senator.
Ben'i kedicik gibi gösteren bir karakterin varlığından memnun olmam gerekir.Bastet digambarkan sebagai seorang perempuan dengan kepala kucing yang jinak.
“Eğer efendi memnun olduysa,” dedim.“Tak mengapa jika untuk kebaikan,” katanya.
Bundan büyük memnuniyet duydum."Aku agak mengagumi itu."
"Sonuçtan herkes memnun".Nhưng có vẻ mọi người đều khá hài lòng với kết quả".
Kendisi de yeni şato sahibini karşılayan ilk köylü olmaktan memnuniyet duyduğunu soyler.Đây là xã đầu tiên của huyện được công nhận xã đạt chuẩn văn hóa nông thôn mới.
Saltanatı boyunca, Nero sık sık toplumun alt sınıflarını koruyan ve memnun eden politikalar yürüttü.Trong thời gian trị vì của ông, Nero thường có những chính sách làm hài lòng những tàng lớp hạ lưu.
Sizi neler hangileri memnun etmektedir?Có ai vui mừng chăng?
Bu durum karşısında hocası, ondan çok etkilenmiş ve durumdan çok memnun olduğunu belirtmiştir.Bất ngờ hơn, bà cậu đã hoàn toàn hạnh phúc khi nghe điều này.
Yapmam için beni zorlamadılar; ama yaptığım için memnundular."Họ không yêu cầu tôi làm vậy; nhưng họ tỏ ra cảm kích với việc làm này của tôi."
Oyundaki başarı göstergeleri pozitif bütçeyi korumak ve vatandaş memnuniyetini yüksek tutmaktır.Chỉ số thành công là duy trì cân đối ngân sách tích cực và sự hài lòng của công dân.
Ancak bu durmdan herkes memnun değildir.Nhưng không phải ai cũng vui mừng trước sự kiện này.
Bu antlaşma her iki tarafı da memnun etmemiştir.Thỏa hiệp này không làm thỏa mãn các bên.
Mi ğojas. ≈ Memnun oldum.Bongdanet. Thích thanh hải nương.
Kont bu gelişmeden çok memnun olmuştur.Phó Thái hậu rất vui mừng về điều này.
Her ikisi de durumdan memnundur, fakat beklenmedik bir şekilde rahatsızlanacaktır.Cả hai đều được sủng ái, nhưng người em không may qua đời sớm về bệnh tật.
Ben de çok memnun oldum.Nhị Thế rất vui lòng .
Gerçekten de Papa Gregarious da bu gelişmeden tamamiyle memnunsuz değildi.Giáo hoàng Gregory XIV không hài lòng về tình trạng này.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
memnun ile cümle - Sayfa 44 - memnun kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App